- 20 Ağustos 2021 Cuma 13:40

28 Şubat mağduru, darbeci paşalara verilen ceza kesinleşince gözyaşlarını tutamadı

A
A
A
28 Şubat mağduru, darbeci paşalara verilen ceza kesinleşince gözyaşlarını tutamadı

28 Şubat postmodern askeri darbenin mağdurlarından olan ve 11 sene kamu görevinden uzak kalan Prof.

28 Şubat postmodern askeri darbenin mağdurlarından olan ve 11 sene kamu görevinden uzak kalan Prof. Dr. Ömer Karahan, darbeci generallere verilen cezanın kesinleşmesinin ardından duygusal anlar yaşadı. "Oğluma ders anlatacağım dönemde beni ihraç ettiler" diyen Karahan, yaşadığı zorlu günleri hatırlayınca gözyaşlarına hakim olamadı.


28 Şubat postmodern askeri darbesinde Konya Selçuk Üniversitesinde Dekan Yardımcısı olan Prof. Dr. Ömer Karahan, muhafazakar olduğu gerekçesiyle görevinden uzaklaştırıldı. 11 yıl kamu görevinden uzak kalan ve çok zor günler geçiren Prof. Dr. Ömer Karahan, darbeci generallere verilen cezanın kesinleşmesi ve paşaların yaşadıkları farklı yerlerde gözaltına alınmaya başlamalarının ardından duygusal anlar yaşadı


28 Şubat darbesi ve sonrasında yaşadığı zor süreç hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ömer Karahan, gelinen son noktayı “Müslümana kaybetmek yok” şeklinde özetledi. Karahan “Selçuk Üniversitesinde çalıştığımız dönemde 11 senelik bir kesinti oldu. 28 Şubat sürecinde geçirdiğimiz bir soruşturmayla kamu görevinden çıkarılma cezası aldık. Böyle olunca 11 sene üniversite dışında çalışmak zorunda kaldım. Biz inançlı insanlarız. Ben şahsen ‘Müslümana kaybetmek yok’ diye düşünüyorum” dedi.



Yaşanılan sıkıntıları hatırladığında gözyaşlarını tutamadı


Darbe döneminde zulmün karşısında durarak cezalandırılan Karahan, o dönemlerde yaşadığı sıkıntılara da değindi. Kamu görevinden ihraç edildikten sonra özel kurumlarda çalışmak zorunda kaldığını anımsatan Karahan, özel bir kuruma geçerek para kazanmak için mücadele verdiğini kaydetti. O dönemde tıp fakültesinde dördüncü sınıfa geçen oğlunun dersine giremediğini belirten Karahan, sözlerini devam ettirirken gözyaşlarını tutamadı. Karahan, “Büyükler ’Zahmetleri zahmet belleme, belki de rahmettir’ diyorlar. 28 Şubat sürecinde çok ciddi sıkıntılar yaşadım. Maddi olarak gündelik hayat bakımından. Fakat şu an bir muhasebesini yaptığımız zaman madden de manen de 11 senelik süreçte biz kazançlı çıktık. Doğruyu savunmak adına. Bir de tabi ben kamu görevinde çalışıyordum, para kazanmak gibi bir derdimiz yoktu. Beni ihraç ettiler, para kazanmaya mecbur ettiler. O süreçte ailevi olarak çok sıkıntılı süreç yaşamadık. Ailemden de daima destek gördüm ama içimde burukluk var. Mesela o dönemde hala hatırladığım zaman duygusallaşırım. Benim oğlum, tıp fakültesi öğrencisiydi, üçüncü sınıftaydı. Oğlumun dördüncü sınıfa geçip ona ders anlatacağım dönemde beni ihraç ettiler. Bu hala ağrıma gider. Oğluma öğrenim görevlisi olarak hizmet vermemek ağrıma gider” şeklinde konuştu.



"Darbecilere tetikçilik yapan rektörler de cezalandırılmalı"


Darbe komutanlarının tutuklanmasına rağmen adaletin tam olarak tescil etmediğini savunan Prof. Dr. Karahan, o dönemlerde komutanların tetikçiliğini yapan rektörlerin hala cezalandırılmadığını savundu. Karahan, sözlerini şu şekilde tamamladı:


“Tabi bu adaletin yerini bulması açısından olumlu bir hadise fakat şu an şunu düşünmek lazım; ’Adalet yerini buldu mu?’ Ben bulduğuna inanmıyorum. Bunlar işin başıydı ama işin tetikçileri nerede, bunların sahada tetikçiliklerini yapan, zulmü uygulayanlarla ilgili kaç tane üniversite rektörü bu zulme ortak oldu. Kaç tane üniversite rektörü cezalandırıldı. Onlara dair yapılan hiç bir şey yok.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
İzmir İzmir’de "Orman Benim" etkinliği: "Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı" Türkiye genelinde orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla eş zamanlı olarak hayata geçirilen "Orman Benim" kampanyası kapsamında İzmir’de düzenlenen etkinlikte, protokol üyeleri ve öğrenciler ormanlık alanda çöp topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle orman yangınlarına karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla gerçekleştirilen ’Orman Benim’ etkinliği, İzmir’de Gaziemir Sarnıç Orman Parkı’nda düzenlendi. Etkinlik kapsamında Bölge Müdürü Yılmaz, Kaymakam Kurnaz ve öğrenciler, yangın riskine karşı ormanlık alandaki çöpleri ve yanıcı maddeleri hep birlikte temizledi. "Bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınları var" Etkinlikte konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin dünyanın en büyük sorunlarının başında geldiğini vurguladı. Ormanların yenilenebilir doğal kaynaklar ve insanlığın ortak değeri olduğunu belirten Yılmaz, "Bu değerlere sahip çıkmak sadece ormancıların değil her bireyin birinci önceliği olmalıdır. Ormanların atmosferdeki karbon emisyonunu tutmada, temiz hava ve temiz su oluşumundaki etkileri tartışılmaz. ’İnsan için sağlık, sağlık için orman’ diyoruz. Önümüzdeki süreçte tüm insanlık yeteri kadar tedbir almaz ise bizleri bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınlarını sayabiliriz. Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı. İnsanımızı eğitmek, bilinçlendirmek ve dikkatini çekmek için bu etkinliklerimiz tüm Türkiye’de yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küçük ihmaller büyük felaketlere sebep olabiliyor" Ormanların sadece ağaçlardan oluşan alanlar olmadığını, hayatın kaynağı ve gelecekten emanet alınan kutsal bir değer olduğunu vurgulayan Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz ise, "Bir ağacın büyümesi yıllar alırken, dikkatsizlik sonucu çıkan bir yangın maalesef binlerce canlıyı ve doğal yaşamı birkaç saat içinde yok edebilmektedir. Çevreyi korumak büyük projelerle olduğu kadar küçük ihmalleri önlemekle de mümkündür. Ormana atılan bir cam şişe, söndürülmeden bırakılan bir izmarit ya da gelişigüzel bırakılmış atıklar büyük felaketlere sebep olabilmektedir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlik ile orman içi ve çevresindeki yanıcı maddelerin temizlenmesi, çevre duyarlılığının ve çocuklarımızda orman sevgisinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerimizin göstereceği duyarlılık yarının daha yeşil Türkiye’sinin en güçlü teminatıdır" diye konuştu. Öğrencilerden sert tepki: "Vatanlarına ihanet ediyorlar" Etkinliğe katılarak doğa için çöp toplayan öğrencilerden 5. sınıf öğrencisi Irmak Beşken, "Ormanlarımız kirlenmesin, çöpler yangınlara sebep olmasın diye temizlik yapıyoruz. Yangın çıktığında üzülüyoruz çünkü canlı ağaçlarımız kayboluyor, ormanlarımız boşalıyor. Onları çok seviyoruz, ağaçlar ve bitkiler geleceğin kahramanlarıdır" dedi. Doğayı korumak için arkadaşlarıyla birlikte etkinlikte yer aldığını belirten 7. sınıf öğrencisi Damla İşçi ise orman yangınlarına sebep olanlara tepki göstererek, "Doğa bize oksijen sağlıyor. Çevreyi kirleten insanlar hem bizi hem kendilerini düşünmüyorlar. Orman yangınlarını çıkaranlar vatanlarına ihanet ediyorlar ve bizim geleceğimizi tehlike altına atıyorlar" şeklinde konuştu. Vatandaşların ormanların korunmasına dikkat çekmek için bir araya geldiği etkinliğe, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Muğla Bodrum’da marketlere sıkı denetim Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla ilçe genelindeki marketlerde kapsamlı hijyen, etiket ve ruhsat denetimleri gerçekleştirdi. Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından ilçe genelinde faaliyet gösteren marketlere yönelik denetimler titizlikle sürdürülüyor. Gerçekleştirilen son denetimlerde, raflarda bulunan ürünlerin son kullanma tarihleri başta olmak üzere genel temizlik, hijyen şartları, ruhsat geçerliliği ve iş yeri düzeni detaylı bir şekilde incelendi. Ekipler ayrıca tüketici haklarının korunması amacıyla reyonlarda satışa sunulan ürünlerin fiyat etiketlerinin kontrollerini de gerçekleştirdi. Yapılan çalışmalarda ilçe genelinde toplam 46 market denetlenirken, kurallara uymadığı tespit edilen işletmeler hakkında ilgili yönetmelik maddelerince yasal işlem uygulandı. Bu kapsamda, Belediye Encümenine sevk edilmek üzere 18 idari işlem uygulanırken, çeşitli eksiklikleri bulunan işletmeler için tespit tutanakları düzenlendi. Kontroller sırasında bazı marketlerde tespit edilen ve halk sağlığını tehdit eden son kullanma tarihi geçmiş ürünlere, imha edilmek üzere zabıta ekiplerince el konuldu. Ayrıca, fiyat etiketi bulunmayan ürünler ile ruhsatta belirtilen adres bilgilerinin güncel olmadığı işletmeler hakkında da gerekli idari işlemler yerine getirildi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede halk sağlığının korunmasının en temel önceliklerinden biri olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Vatandaşlarımızın güvenli, hijyenik ve standartlara uygun gıdaya ulaşabilmesi bizim için her şeyden önemlidir. Zabıta ekiplerimiz, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurların önüne geçmek ve hemşehrilerimizin haklarını güvence altına almak için sahadaki çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürüyor. Kurallara uyan, vatandaşımızın sağlığını ve tüketici haklarını gözeten esnafımıza teşekkür ediyor; ilçe genelindeki denetimlerimizin aynı hassasiyetle ve tavizsiz bir şekilde devam edeceğinin bilinmesini istiyorum" Bodrum Belediyesi ekipleri, vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşması amacıyla ilçe genelindeki rutin denetimlerine hız kesmeden devam edecek.