- 05 Nisan 2022 Salı 10:55

Uşak protokolü şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi

A
A
A
Uşak protokolü şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi

UŞAK (İHA) –Uşak’ta Ramazan ayı münasebetiyle düzenlenen iftar yemeğinde şehit aileleri ve gazilerle bir araya gelen Vali Funda Kocabıyık; “Şehit ve gazilerimizin bizim için, ülkemiz için yaptıkları fedakârlığın, ödedikleri bedelin büyüklüğünü ifade etmeye kelimeler yetmez.

UŞAK (İHA) –Uşak’ta Ramazan ayı münasebetiyle düzenlenen iftar yemeğinde şehit aileleri ve gazilerle bir araya gelen Vali Funda Kocabıyık; “Şehit ve gazilerimizin bizim için, ülkemiz için yaptıkları fedakârlığın, ödedikleri bedelin büyüklüğünü ifade etmeye kelimeler yetmez. Şehitlerimiz bizim istiklalimizin, bu topraklardaki şanlı tarihimizin ölümsüz sembolleridir” dedi.



Vali Funda Kocabıyık, Ramazan ayı münasebetiyle düzenlenen iftar yemeğinde şehit aileleri, gaziler ve aileleriyle bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlanan yemekte konuşan Vali Funda Kocabıyık, Ramazan ayının manevi atmosferinde bir iftar sofrasında şehit aileleri, gaziler ve aileleriyle bir arada olmaktan büyük onur duyduğunu kaydetti.



“Bin yıldır mazluma umut zalime korku veriyoruz”


Türk milleti olarak bin yıldır bu coğrafyada adalet, kardeşlik, huzur ve güvenliği tesis etmek için mücadele ettiklerini belirten Vali Funda Kocabıyık, “Bin yıldır mazluma umut, zalime korku veriyoruz. Hakk’a bağlı hürriyeti kendimize şiar edinmiş necip bir millet olarak kültürümüz, geleneğimiz ve göreneklerimizle bu topraklarda büyük ve zengin bir medeniyet kurduk. Bu medeniyet; şehitlerimizin, gazilerimizin ve onların yakınları olan sizlerin emsalsiz fedakârlığıyla kuruldu. Bizler, bu büyük fedakârlığın mimarları olan şehitlerimizi, gazilerimizi ve onların bize emanetleri olan yakınlarını her zaman baş tacı edeceğiz. Bu vesileyle, mübarek Ramazan ayında iftar soframızı bizimle paylaştığınız ve bizi şereflendirdiğiniz için şükranlarımı sunuyorum” dedi.



“Gazilerimiz anıtlaşmış timsallerimizdir”


“Bizim inancımızda şehitlik, en yüce makamlardandır” diyen Vali Funda Kocabıyık, konuşmasına şöyle devam etti:


“Böylesine yüce bir makama, tarihte emsali görülmemiş bir fedakârlıkla kavuşma rahmetine nail olan şehitlerimizin manevi mirası, Türk milletinin en değerli hazinesi olmuştur. Böylece vatanına, bayrağına ve milletine göz dikenlere hak ettikleri dersi vermeyi her zaman kutsal bir görev bilen aziz milletimiz, bundan sonra da kutsal bildiği bütün emanetleri canı pahasına koruyacaktır. Şehadet yolunda gözünü kırpmadan yürürken vatan uğruna gazilik mertebesine ulaşan kıymetli gazilerimiz de bu kutlu yürüyüşün yeryüzündeki anıtlaşmış timsalleridir. Şehit ve gazilerimizin bizim için, ülkemiz için yaptıkları fedakârlığın, ödedikleri bedelin büyüklüğünü ifade etmeye kelimeler yetmez. Şehitlerimiz bizim istiklalimizin, bu topraklardaki şanlı tarihimizin ölümsüz sembolleridir”



İftar programına Vali Funda Kocabıyık’ın yanı sıra milletvekilleri Mehmet Altay, Özkan Yalım, Belediye Başkanı Mehmet Çakın, Cumhuriyet Başsavcısı Bünyami Korkmaz, Adalet Komisyonu Başkanı İsmail Deniz, Vali Yardımcıları Muammer Balcı, Eyüp Fırat, Semih Cembekli, Musa Aydemir, İl Emniyet Müdürü Mesut Gezer, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Kılıç, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ertan Keleş ile daire müdürleri, şehit aileleri, gaziler ve gazi aileleri katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.