KÜLTÜR SANAT - 04 Şubat 2023 Cumartesi 14:47

Dünyaca ünlü el yapımı halılar Uşak Halı Sergisi’nde sanatseverlerle buluştu

A
A
A
Dünyaca ünlü el yapımı halılar Uşak Halı Sergisi’nde sanatseverlerle buluştu

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 46 eşsiz el yapımı halıyı sanatseverlerle buluşturduğu Uşak Halı Sergisi, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonu’nda 10 Şubat’a kadar ücretsiz olarak ziyarete açık olacak.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 46 eşsiz el yapımı halıyı sanatseverlerle buluşturduğu Uşak Halı Sergisi, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonu’nda 10 Şubat’a kadar ücretsiz olarak ziyarete açık olacak.


Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin Anadolu’nun kadim geleneklerinden el yapımı halı sanatını Kuzey Kıbrıs’la buluşturduğu “Uşak Halı Sergisi”, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre ve Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın’ın katılımıyla Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonu’nda açıldı.


Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin Anadolu’nun köklü geleneklerinden el yapımı tarihi halıları sanatseverlerle buluşturduğu “Uşak Halı Sergisi” açıldı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre ve Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın’ın katılımı ile açılan sergi, 10 Şubat’a kadar ücretsiz olarak ziyarete açık olacak.


Paris Louvre Müzesi, Floransa Bardini Müzesi, New York Metropolitan Sanat Müzesi, National Gallery of Art başta olmak üzere dünyanın pek çok önemli müzesinde örnekleri sergilenen el yapımı Uşak halılarını Kuzey Kıbrıs’la buluşturan “Uşak Halı Sergisi”, 46 eşsiz el yapımı halıyı bir araya getiriyor.


Sergi öncesinde, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel’i makamında ziyaret eden Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin “Uşak Halı Sergisi”ne ev sahipliği yaparak Kuzey Kıbrıs’la buluşturması nedeniyle Dr. Günsel’e teşekkür ederek el yapımı bir halı takdim etti.


“Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, açılışını yaptığı 435’inci sergisi ve müzelerinde sergilediği eserlerle olağanüstü bir sanat hafızası oluşturuyor. Bu hafıza 1571’e kadar uzanıyor”


Uşak Halı Sergisi’nin açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bugün burada Uşak’tan kıymetli bir heyeti ağırlıyoruz. Anavatan Türkiye ile bağlarımızı güçlendirecek kıymetli bir serginin açılışını yapıyoruz” sözleriyle başladığı konuşmasını, “Gerek ticarette, gerek sanayide, gerek kültürel olarak kurduğumuz bu bağları üniversitelerimiz aracılığıyla güçlendirmeye devam ediyoruz. Yaşadığımız o zor günlerde en büyük hayalimiz işte bu bağların güçlendiği bir gelecekti” ifadesini kullandı.


“Kıbrıs Türkleri bu adaya 1571’den sonra yerleşti. Ancak Anadolu’daki köklerini hiç bir zaman unutmadı. O kültürden hiç bir zaman kopmadı” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Atalarımızın Kıbrıs’a geldiği dönemlerde Uşak’ta başlayan halıcılık geleneği, dünyanın her yerinde değer gören, bölgenin en önemli kültürel varlıklarından biri haline geldi. Anadolu’nun bu geleneğinin, bugün Yakın Doğu Üniversitesi ve Kıbrıs Modern Sanat Müzesi aracılığı ile ülkemizle buluşmasını son derece anlamlı ve kıymetli buluyorum. Huzurunuzda Yakın Doğu Üniversitesi ve Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne bu kıymetli girişimleri için teşekkür ediyorum” dedi.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yıllardır ambargolarla ve izolasyonlarla mücadele ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Günsel Ailesi’nin büyük bir cesaretle, Yakın Doğu Üniversitesi aracılığıyla ülkemizde oluşturduğu bilim, kültür ve sanat ortamı ile ambargolara rağmen dünyaya ulaşıyoruz” dedi. “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, açılışını yaptığı 435’inci sergisi ve müzelerinde sergilediği eserlerle olağanüstü bir sanat hafızası oluşturuyor. Bu hafıza, 1571’e kadar uzanıyor” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Bugün burada açılışını yaptığımız ‘Uşak Halıları Sergisi’ ile bir yandan geçmişe giderken, diğer yandan Anadolu ile Türkiye ile aramızdaki güçlü bağlara bir yenisini daha ekliyoruz. Bu sergiyle bir mesaj veriyoruz. Biz, Türkiye ile biriz, bir bütünüz ve geleceğe de birlikte yürüyoruz” ifadesini kullandı.


“Tarihi Uşak halılarımızı yeniden dünya ile buluşturmak üzere çıktığımız bu yolda, ilk adımımızı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde atmak bizim için çok anlamlı.”


Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın açılıştaki konuşmasına, “Bugün bize ev sahipliği yapan Yakın Doğu Ailesi’yle birlikte tarihi Uşak halılarımızı siz sanatseverlerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Başta Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel olmak üzere, Yakın Doğu Üniversitesi ve Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne teşekkür ediyorum” sözleri ile başladı.


Uşak Belediyesi olarak, Uşak’ın en önemli kültürel geleneklerinden biri olan halı dokumacılığını yeniden canlandırdıklarını söyleyen Belediye Başkanı Çakın, “Dokur Evi’miz aracılığı ile birçok kişiye halı dokumacılığı kültürünü aşılayarak, bu geleneği yeniden canlandırıyoruz. Tarihi Uşak halılarımızı yeniden dünya ile buluşturmak üzere çıktığımız bu yolda ilk adımımızı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde atmak bizim için çok anlamlı” ifadesini kullandı.


Uşak’ın çok zengin bir kültüre sahip olduğunu söyleyen Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, “Lidya ve Friglere kadar dayanan Uşak Halıları dokumacılık sektöründe sadece bir halıdan ibaret değil. 1500’lü yıllardan itibaren başta Osman0lı Sarayı olmak üzere, Avrupa’da önemli bir değer gören Uşak halıları, motiflerinde hüzün, mutluluk ve heyecan duygularını içlerinde barındırıyor. Dünyanın pek çok önemli müzesinde sanat eseri olarak sergilenen halılarımızın Kıbrıs Modern Sanat Müzesi aracılığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sergilenmesinden büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu değerli kültürü, gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz” dedi.


“Geleceği oluşturacak ilerlemenin en önemli parçaları olan bilimi, sanatı, kültürü, teknolojiyi geliştirirken; sadece üniversitemizi ve ülkemizi değil aynı zamanda uluslararası arenada Türk dünyasını da temsil ettiğimiz bilinciyle çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz.”


Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ konuşmasına Uşak kentinin Türkiye için önemini vurgulayarak başladı. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Türkiye’de ilk şeker fabrikası ve ilk elektrik üretim santrali gibi pek çok ilklere ev sahipliği yapan Uşak kentimiz; Cumhuriyet döneminde sanayileşmenin ve sanatın temellerinin atılmasına öncülük etmiştir. Özellikle, hepimizin hafızalarında yer etmiş olan Cumhuriyetin simge fotoğraflarından, ‘Cumhuriyeti biz böyle kurduk’ bunun en güzel örneklerinden” ifadesini kullandı.


“Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü’nde yükselen sanat, bilim ve teknoloji ile yoğrulan her bir projeyi; varlığını geleceğe taşıma kararlılığı ile Akdeniz’de kök salmaya devam eden ülkemizin köklerine ulaşan can suyu olarak görüyoruz” diyen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Bugün burada açılışını yaptığımız Uşak Halı Sergisi ile köklerimiz, Anadolumuzun önemli kentlerinden Uşak’a uzanıyor” ifadesini kullandı.


Başta Kıbrıs Modern Sanat Müzesi olmak üzere, Kıbrıs Araba Müzesi, Yakın Doğu Sanat Müzesi, Surlariçi Şehir Müzesi, Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi ve GÜNSEL Sanat Müzesi’nin envanterinde yer alan ve çağdaş sanatı tarihle bütünleştiren bir anlayışla oluşturulan koleksiyonların büyüklüğü 100 bin parçayı aştığını söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Geleceği oluşturacak ilerlemenin en önemli parçaları olan bilimi, sanatı, kültürü, teknolojiyi geliştirirken; sadece üniversitemizi ve ülkemizi değil aynı zamanda uluslararası arenada Türk dünyasını da temsil ettiğimiz bilinciyle çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı’dan Gönen Sera OSB’ye ziyaret Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gönen Sera Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyarette bölgede devam eden çalışmalar, yatırım süreci ve yürütülen projeler hakkında yetkililerden bilgi alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Balıkesir’in Gönen ilçesinde faaliyete geçecek ve dünyanın en büyüğü olacak Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu ve gıda tedarikinin birçok ülke için beka meselesine dönüştüğünü belirten Bakan Yumaklı, Türkiye’nin son 23 yılda yaptığı yatırımlarla bu sorunu tamamen aştığını vurguladı. Dünya ile rekabet edebilmek için güncel teknolojinin entegrasyonunun ve sahip olunan kaynakların doğru kullanılmasının şart olduğunu söyleyen Bakan Yumaklı, gıda konusunda Türkiye’nin sadece kendi vatandaşlarına değil, dünyaya da tedarik sağladığını ifade etti. Yumaklı, "Tarımsal hasılanın içerisinde önemli bir payı, yaklaşık 33 milyar dolar civarında bir rakama ulaşmıştık. Yurtiçi hasılamızla birlikte Avrupa’da birinci, dünyada da 7. sırada olduk." dedi. "12 ay boyunca üretim yapılabilecek" Gönen Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi Projesi’nin alanında dünyanın en büyüğü olacağına dikkat çeken Bakan Yumaklı, projenin potansiyeline ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Gönen’de jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisinin bir arada kullanıldığı kombine bir sistem için çalışmaların hızla devam ettiğini belirten Yumaklı, "Proje bittiğinde 12 ay boyunca üretim yapılabilecek. 250 bin ton meyve ve sebze üretilebilecek, 10 bin kişi istihdam edilebilecek." ifadelerini kullandı. Yumaklı, Gönen’in limanlara ve İstanbul gibi büyük pazarlara olan yakınlığıyla stratejik bir konumda olduğunu, koruma-kullanma dengesi içerisinde bütün kaynakların optimum düzeyde değerlendirileceğini dile getirdi. "Altyapı için 8 milyar Türk lirası finansman sağlandı" Türkiye genelindeki Organize Tarım Bölgeleri (OTB) hedeflerine de değinen Bakan Yumaklı, illerdeki tarımsal üsler olarak nitelendirdiği projeler kapsamında 42 ilde 61 OTB planladıklarını açıkladı. Sera, besi ve su ürünleriyle alakalı 45 bölgeye tüzel kişilik kazandırıldığını ve 20 bölgenin altyapısının tamamlanarak yatırımcıların hizmetine sunulduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Organize tarım bölgelerinin altyapılarını gerçekleştirmek için bugüne kadar 8 milyar Türk lirası finansman sağladık. 15 organize tarım bölgesinde üretime başlandı hamdolsun. Yüksek verimli, katma değerli üretim ve tarım-sanayi entegrasyonu ancak bu organize tarım bölgelerinde mümkün. Şu anda üretime geçmiş olan organize tarım bölgelerinde 10 bin istihdam var ve 60 bin ton bitkisel üretim gerçekleştiriliyor." Yetkililer, Gönen Sera OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin tarım ve ekonomisine önemli katkı sunacağını belirtti.
Balıkesir 1.Uluslararası Balıkesir GastroFest’te ziyaretçi akını Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde kapılarını açan ve ziyaretçi akınına uğrayan 1. Uluslararası Balıkesir GastroFest’te Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’, ünlü şef Danilo Zanna ile mutfağa girdi. Şehrin tescilli ve meşhur peynirlerini dünya mutfağıyla buluşturan ekip, birlikte hazırladıkları "dört peynirli pizza" ile ziyaretçilerden de tam not aldı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin bu yıl ilkini gerçekleştirdiği ve binlerce Balıkesirlinin açılış meydanını doldurduğu bir törenle kapılarını ziyaretçilerine açan Uluslararası Balıkesir GastroFest, ikinci gününde de ziyaretçi akınına uğramaya devam ediyor. Balıkesir’in eşsiz lezzetlerinin ve kültürel zenginliklerinin dünyaya tanıtıldığı festivalin ikinci gün etkinlikleri kapsamında mutfak atölyesine konuk olan ünlü şef Danilo Zanna, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın ile bir araya geldi. Meydanı dolduran kalabalığın alkışları eşliğinde mutfağa geçen Akın çifti ve Danilo Şef, Balıkesir’in coğrafi işaretli ve tescilli peynirlerini kullanarak dört peynirli özel bir pizza yaptı. Şehrin dört bir yanından gelen dört farklı peynir çeşidiyle harmanlanan pizza, ziyaretçilerden de tam not aldı. Bu topraklar çok değerli Gastronomi dünyasının önde gelen isimlerini Balıkesir’de ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduklarını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "İnanıyorum ki bu festivallerin devamı gelecek. Bizim insanımızın da bu festivallere ihtiyacı varmış. Bu kalabalık onu gösteriyor" dedi. Dört Peynirli Pizza yapımının püf noktalarına da değinen şef Danilo Zanna, "Balıkesir aslında bereket anlamındadır. Balıkesir oluşurken demişler ki her şey olsun. Hem deniz olsun hem güneş olsun hem rüzgar olsun hem dağlar olsun yeşillik olsun, bereketli olsun isminini de Balıkesir verelim. Ben aşağı yukarı 10 yıl önce Balıkesir’e geldim. Ben Toscanalıyım. Balıkesir Toscana’ya çok benziyor. Onun gibi bereketli. Ben bir yabancı olarak söylüyorum bu topraklar çok değerli çok güzel. Toprağa dokunabilmek, ağaca yeşile dokunabilmek çok kıymetli. Yemek insanlar için çok önemlidir. Ülkeler barış sağlarken bile oturup yemek yerler. Gastronomi kültürler arasında çok önemli bir yer taşır" diye konuştu.
Iğdır TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Iğdır’daki kayısı bahçelerimiz dondan zarar gördü" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Iğdır’da yaşanan zirai don ve doğal afetlerin tarım arazilerinde oluşturduğu zararı yerinde inceledi. Üreticilerle bir araya gelen Bayraktar, afetlerden etkilenen çiftçilerin yaşadığı sorunları dinledi. Bir takım inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Iğdır’a gelen Bayraktar, bölge illerinin ziraat odaları başkanları ve ilgililerle birlikte Melekli beldesindeki İrem Bağları’nda incelemelerde bulundu. Bayraktar son yıllarda yaşanan doğal afetler nedeniyle birçok çiftçi ve tarım sektörünü yakından etkilediğini söyledi. Afetlerin bu yıl da devam ettiğini anlatan Bayraktar, "Tabi yağışlar önemli. Yani kümülatif yağış raporlarına baktığımızda aşağı yukarı son 6 ayda geçen yıla göre yağışlarda yüzde 89 oranında artış var. Bundan memnuniyet duymamak mümkün değil. Sonuçta barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi ve geçen sene tabi kuraklık yaşadığımız için bu yağışlar doğrusu bize iyi geldi" diye konuştu. Yağışların hububat üretimini ciddi şekilde artıracağını söyleyen Bayraktar, "Buğday üretimimiz büyük bir ihtimalle 20 milyon tonların üzerine inşallah çıkacak. Bunu hep beraber göreceğiz ama aşırı yağışların afet yapmasını beklemiyorduk. Aşırı yağışlar Türkiye’nin birçok bölgesinde su baskınlarına sebebiyet verdi, Türkiye’de sel felaketi yaşayan bölgeleri gezme imkanı buldum. Gittiğim arazilerde 2 metre, 3 metre boyunda su vardı. Tabii barajların da bir bir kısmı açılmış, mecburen kapaklar açıldığı için büyük alanlarda, işte 50 bin dekar, 100 bin dekar alanlarda maalesef bir sel felaketi oluştu. Tabii birçok bölgede sel felaketi ile karşı karşıya kaldık. Bunun dışında dolu felaketi devam ediyor. Halen devam ediyor, birçok vilayette yine birçok alanlarımız, geniş alanlarımız dolu felaketi ile karşı karşıya kaldı" dedi. Türkiye genelinde zirai don olayının büyük çaplı kayıplara yol açmadığını belirten Bayraktar, Iğdır’da ise özellikle meyve bahçelerinin dondan ciddi şekilde etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi: "Hava sıcaklıklarının düşmesi bizi biraz endişelendirdi ama çok fazla don felaketiyle karşılaşmadık. Maalesef bu ilimizde, Iğdır ilimizde tarım alanları, özellikle kayısı bahçelerimiz ve diğer meyve bahçelerimiz dona maruz kaldı ve bundan zarar gördü. Özellikle Iğdır ilimizde 14-15 Nisan ve 30 Nisan tarihlerinde don hadisesi meydana geldi. 112 köyde 2016 çiftçimiz, 10 bin 238 dekar alanımız bu don felaketinden zarar gördü. Kayısı, erik, şeftali, karpuz, domates ve nektarin ürünlerimiz yüzde 30 ile yüzde 95 oranında zarar gördü. Iğdır merkez, Tuzluca, Karakoyunlu ve Aralık ilçelerimizde bu don afeti etkili oldu. Ayrıca Iğdır merkezde 30 Nisan 2026 tarihinde dolu afeti meydana geldi ve kayısı bahçelerimizde 200 üreticimiz 1000 dekar bahçemiz yüzde 35’ler mertebesinde zarar gördü. Tuzluca’da aşağı yukarı 250 civarında üreticimiz 3 bin 91 dekar alanda yüzde 60 mertebesinde bir zararla karşı karşıya kaldı." Tarım Sigortaları Havuzuna (TARSİM) kayıtlı olan çiftçilerin zararlarının kısmen de olsa karşılanacağının altını çizen Bayraktar, "Yani TARSİM bunların zararlarını karşılayacak ama ayıtlı olmayan üreticilerimizin burada devlet desteğine ihtiyacı var. Zaten 2025 yılında da biz destekleri TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimiz için istedik ve onlara ciddi manada bir destek bulduk. Yine bu bölgede de TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize destek bekliyoruz" şeklinde konuştu. Yaşanan afetlerden dolayı üreticilerin maruz kaldığı zararın takipçisi olacaklarını söyleyen Bayraktar, "Üreticilerimiz bir ekonomik faaliyetin içindeler. Para kazandıkları müddetçe bu üretimlerine devam ediyorlar, para kazanamadıkları takdirde de biliyorsunuz sektör göç veriyor. Özellikle gençlerimizi bu sektörde tutmanın fevkalade zor olduğunu hep görüyoruz. Gençlerimizin oranı fevkalade düştü. Şimdi dolayısıyla hem göçü önleme adına hem de tanımsal üretimin sürdürülebilir olması açısından üreticimizin desteğe ihtiyacı var. Yani çiftçimizi tarlada tutmamız lazım, üretimde tutmamız lazım. Köyünde, bağında, bahçesinde tutmamız lazım. Ben bu maksatla buraya geldim, yerinde görmek istedim. Aslında hem Tarım ve Orman Bakanlığımızın yaptığı çalışmalar ve tuttuğu raporlar önümde hem oda başkanlarımızın verdiği bilgiler önümde ama ben kendi gözümle burada görmek istedim ve bilgiyi burada başkanlarımdan ve çiftçilerimizden almak istedim. İnşallah tabi bunun Ankara’da takipçisi olacağız" dedi.