ASAYİŞ - 07 Nisan 2012 Cumartesi 11:59

AОAÇBEYLİ BELEDİYESİ`NE HACİZ ŞOKU

A
A
A
AОAÇBEYLİ BELEDİYESİ`NE HACİZ ŞOKU

Uşak`ın Sivaslı ilçesine bağlı Ağaçbeyli Belediyesi haciz nedeniyle hizmet veremez hale geldi. Yaklaşık 3 ay önce Fransa`ya kaçtığı iddia edilen Başkan Turgay Tirit`in kestiği çekler yüzünden haciz şoku yaşayan belediye, su parası dahi tahsil edemez duruma düştü.
Uşak Valiliği, yaşanan haciz şoku ve Başkan Tirit`in yurtdışına kaçtığı iddiası üzerine idari soruşturma başlattı. Uşak`ın Sivaslı ilçesine bağlı bin 136 nüfuslu Ağaçbeyli belde belediyesinde haciz şoku yaşanıyor. Önceki gün belediyeye gelen haciz memurları ödenmeyen borçlar yüzünden başkanlık makamındaki koltukları, belediyedeki tüm bilgisayarları ve demirbaşları haczetti. Bilgisayarlar ve eşyalar haczedilince belediye hizmet veremez hale geldi. Belediyede haczedilmeyen sadece makam koltuğu ile masası
kaldı.
Bu arada, 3 Ocak 2012 tarihinde Fransa`ya kaçtığı ve o günden buyana beldeye uğramadığı öğrenilen Belediye Başkanı Turgay Tirit`in halen raporlu olduğu ve maaş almaya devam ettiği iddia edildi.
SORUŞTURMA AÇILDI
İddiaya göre, Belediye Başkanı Turgay Tirit, yaklaşık 3 milyon TL`yi aşan şahsi borçları ve özel işlerinde belediye çeklerini kullandığı için 3 Ocak günü Fransa`ya kaçtı. Tirit`in 3 Ocak tarihinden sonra bir daha beldeye uğramadığı ve halen Fransa`da olduğunu belirten Ağaçbeyli Belediye Başkan Vekili Musa Boyar, "Haciz yüzünden hizmet veremez hale geldik. Yetkililerden bize yardım etmelerini istiyoruz. Başkan Tirit hakkında şahsi işlerinde belediyenin çeklerini kullandığı gerekçesiyle
suç duyurusunda bulunduk" dedi. Yaşanan olumsuzluklar yüzünden belde halkının mağdur olduğunu ve su parası dahi tahsil edemediklerini anlatan Musa Boyar, "Başkan yurtdışına giderken bana vekalet bıraktı. Sağlık sorunları nedeniyle Fransa`ya gittiğini söyledi. Sadece kendisi değil çocuklarını da götürdü. Kendi şahsi işleri için belediyenin çeklerini kullandığını öğrendik. Her gün bir haciz ihbarıyla karşılaşıyoruz. Geçen yıl yapmayı planladığı ancak yapmadığı festival için belediyenin çeklerini kullanmış.
Bu çekler ödenmeyince belediyedeki tüm eşyalar iki gün önce haczedildi. Biz kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduk. Valilik idari soruşturma açtı. Bilgisayarlar haczedildiği için su parası dahi tahsil edemiyoruz. Böyle giderse borç yüzünden elektrikler kesilecek ve belde halkı hem susuz hem elektriksiz kalacak. Şuanda birikmiş yaklaşık 20 bin TL elektrik borcumuz var. Bunu yapılandırmıştık. Ancak vatandaşlardan tahsilat yapamadığımız için o parayı da ödeyemiyoruz. Yetkililerden bu konuda destek
istiyoruz. En azından biriken elektrik
borcumuzun ödenmesine destek olsunlar. Şuanda belediyenin acil olarak ödenmesi gereken yaklaşık 100 bin TL borç var. Toplam borcun ise yaklaşık bir milyon TL`yi bulduğunu tahmin ediyoruz" dedi.
Ağaçbeyli Beldesinde 29 Mart 2009`daki yerel seçimlerde AK Parti`den aday adayı olan ancak aday gösterilmeyen Turgay Tirit seçimlere Demokrat Parti`nin (DP) adayı olarak girmiş ve başkan seçmişti. Mazbatasını alır almaz AK Parti`ye geçen Tirit, `parti disiplinine uymadığı` gerekçesiyle Mart ayı içerisinde partiden ihraç etti.
Ağaçbeyli Belediyesi`nde vatandaşlar ise Başkan Tirit`e tepki göstererek sorunların çözüme kavuşturulmasını istiyor. Vatandaşların çoğu konu hakkında kameralara açıklama yapmaktan kaçınırken bazıları da olası elektrik ve su kesintilerinin beldeyi zor duruma sokacağını
belirtiyor. Sivaslı ilçe Kaymakamı Kepçeli ise konu hakkında soruşturma açıldığını ifade ederek belde halkının mağdur olmaması için gerekli çalışmaların başlatıldığını bildirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Tatvan’da Sumud Filosu’na destek eylemi Bitlis’in Tatvan ilçesinde, Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu’na İsrail’in uluslararası sularda yaptığı müdahale protesto edildi. Bitlis Filistin Dayanışma Platformu öncülüğünde İbadullah Camii önünde bir araya gelen STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş, alıkonulan 21 gemi ve aktivistler için destek eylemi gerçekleştirdi. Grup adına açıklama yapan Cihat Bakırhan, "Zalimlere buradan sesleniyoruz, açlığa, susuzluğa ve ölüme mahkum etmeye çalıştığınız Gazze halkının imanını yenemeyeceksiniz. Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Global Sumud Filosu’na el koyan, aktivistleri hukuksuz şekilde alıkoyan İsrail, bu illegal eylemine derhal son vermelidir. Kardeşlerimizin can güvenliğinden tamamen İsrail rejimi sorumludur. Gazze bir hapishane değil, onurlu insanların vatanıdır. İnsani yardımların önündeki tüm engeller kalkmalı, limanlar ve kapılar dünyaya açılmalıdır. Uluslararası kamuoyu, kınama mesajlarının ötesine geçmeli bu terör şebekesine karşı siyasi, askeri ve ekonomik yaptırımları derhal devreye sokmalıdır. Bizler Türkiye’nin meydanlarından ilan ediyoruz; Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz. Zulmünüz arttıkça zevaliniz de yaklaşıyor. Gazze özgür olana dek, son kirli siyonist postalı o kutsal topraklardan çekilene dek susmayacağız, durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz" dedi. "Gazze özgür olana dek susmayacağız" mesajıyla sona eren basın açıklaması, atılan sloganların ardından sona erdi.
Ankara İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.
Kütahya Kütahya’da ney geleneği sürdürülüyor Kütahya’da faaliyet gösteren Mevlana Araştırma Kültür ve Sanat Derneği, 2007 yılından bu yana sürdürdüğü ney eğitimleriyle hem Türk musikisini hem de tasavvuf kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Dernekte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, farklı yaş gruplarından ve seviyelerden öğrencilerle düzenli eğitimler gerçekleştirdiklerini söyledi. Aydın, her hafta yapılan derslerde, klasik Türk musikisi repertuarından seçilen eserler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Aydın, bu süreçte öğrencilerin sadece teknik anlamda değil, aynı zamanda müzikal ve kültürel açıdan da gelişim gösterdiğini belirtti. Eğitimlerin belirli bir aşamaya ulaşmasının ardından, öğrencilerle birlikte oluşturulan repertuar doğrultusunda konserler düzenlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Derneğin bugüne kadar birçok öğrenci yetiştirdiğini vurgulayan Aydın, bu öğrenciler arasında üniversitelerde ney hocalığı yapanların, farklı şehirlerde konserler verenlerin ve sanat yolculuğunu profesyonel düzeye taşıyan isimlerin bulunduğunu dile getirdi. Bu durumun kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Aydın, yeni öğrencilerle bu geleneği sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi. Neyin yalnızca bir enstrüman olmadığını özellikle vurgulayan Aydın, bu sazın derin bir manevi anlam taşıdığını ifade etti. Kamışlıkta yetişen bir kamışın, çeşitli işlemlerden geçirilerek bir enstrümana dönüşmesini anlatan Aydın, bu sürecin insanın olgunlaşma yolculuğuna benzetildiğini belirtti. Neyin içinin boşaltılması, ateşle dağlanması ve şekillendirilmesi gibi aşamaların, tasavvufta insanın nefs terbiyesiyle ilişkilendirildiğini söyledi. Neyin tarihi kökenlerine de değinen Aydın, bu sazın Anadolu’da asıl anlamını Mevlana Celaleddin-i Rumi ile birlikte kazandığını ifade etti. Mevlana’nın Mesnevi adlı eserinin ilk 18 beyitinde neyin, insan-ı kâmilin sembolü olarak anlatıldığını hatırlatan Aydın, bu yaklaşımın yüzyıllardır etkisini sürdürdüğünü belirtti. Neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, Türk sanatının önemli bir parçası olan ney ve Türk musikisinin gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etti. Ney kursuna katılan kursiyerler de neyin insan ruhunu dinlendiren, stres azaltan ve iç huzuru sağlayan bir müzik aleti olduğunu dile getirerek, bu sanatı öğrenmenin kendileri için hem kültürel hem de manevi bir kazanım olduğunu ifade etti.