GÜNDEM - 17 Temmuz 2024 Çarşamba 11:31

15 Temmuz Milletin Zaferi, Uşak Üniversitesinde anlatıldı

A
A
A
15 Temmuz Milletin Zaferi, Uşak Üniversitesinde anlatıldı

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve kahraman milletimizin onurlu direnişi sayesinde, dünyada eşi görülmemiş bir cesaret ile Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) karşı büyük bir demokrasi zaferine imza attığımız 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, Uşak Üniversitesinde düzenlenen etkinliklerle kutlandı.



Uşak Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliklerde; şehitlerimizin ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Lokma İkramı, ‘15 Temmuz’ konulu fotoğraf sergisi, Yönetmen-Yapımcı Nazif Tunç ile Oyuncu Ali Nuri Türkoğlu’nun katılımıyla ‘15 Temmuz Milletin Zaferi’ konulu panel ve ‘Şafak Vakti’ isimli film gösterimi gerçekleştirildi.



Etkinliğe, Uşak Valisi Dr. Turan Ergün, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Şehit Mehmet Çetin’in babası Hüseyin Çetin, il protokolü, kamu kurumlarının ve STK’ların temsilcileri, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kenan Taş, Prof. Dr. Lütfi Özav ile Prof. Dr. Osman Birgin, fakülte dekanları, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleri, akademisyenler, idari personel, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.


Bu yıl ‘Milletin Zaferi’ temasıyla gerçekleştirilen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri şehitlerin ruhlarına ithafen lokma dağıtımıyla başladı. Daha sonra Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye alanında açılan “15 Temmuz’’ konulu fotoğraf sergisi gezildi.



Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan etkinlikte, İslami İlimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Mehmet Bilal Tiryakioğlu tarafından Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Dr. Öğretim Üyesi Nihat Tosun tarafından şehitlerimiz için Hatim duası okundu.



‘‘Bağımsızlığımızı canı pahasına savunan şehitlerimizin aziz hatırasına sonsuza dek sahip çıkacağız.’’


Farklı siyasi, sosyal ve kültürel görüşlerden vatandaşların bir araya gelerek ortak bir amaç uğruna kenetlendiği 15 Temmuz gecesinin anıldığı etkinliğin açılışında konuşan Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş “Fetöcü hain darbe girişimine karşı kurtuluş mücadelesi verirken toprağa düşen tüm kardeşlerimizi rahmetle anıyor, bütün gazilerimize sağlık ve esenlik diliyorum. Şairin dediği gibi “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır”. Bu millet size minnettardır. Unutulmamalıdır ki bağımsızlığımızı canı pahasına savunan şehitlerimizin aziz hatırasına sonsuza dek sahip çıkacağız.” diyerek konuşmasına başladı.



“O gece milletimizin birlik ve beraberlik içinde verdiği mücadele, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük gücünün milletin iradesi olduğunu bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir.”


Rektör Savaş, “15 Temmuz 2016 gecesi, demokrasimize, milli iradeye ve ülkemizin bağımsızlığına yönelik gerçekleştirilen hain saldırı, milletimizin birlik ve beraberlik içinde gösterdiği kahramanca direnişle bertaraf edilmiştir. O gece, milletimizin tüm fertleri, siyasi görüş, mezhep, etnik köken farkı gözetmeksizin tek yürek olmuş, vatanını savunmak için meydanlara çıkmıştır. Bu birlik ve beraberlik, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük gücünün milletin iradesi olduğunu bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir” dedi.


Prof. Dr. Ekrem Savaş konuşmasında şu noktalara vurgu yaptı: “Şehit ve gazilerimizin fedakarlıkları sayesinde, bugün özgür ve bağımsız bir ülke olarak geleceğe güvenle bakıyoruz. Uşak Üniversitesi olarak onların hatırasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak hiç unutmayacağız görevlerimizden biridir. 15 Temmuz 2016 tarihinde hain Fetöcü teröristler tarafından milli iradeye vurulmak istenen darbe, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve necip milletimizin kahramanca direnişi sayesinde Allah’a hamdolsun ki durdurulmuştur. Aziz milletimiz o gece, dünya tarihinde çok az görülen bir sivil direniş örneği göstermiş, bir demokrasi destanı yazmıştır. Şairin “Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın” dediği gibi; necip milletimiz de göğsünü siper etmiş ve bu hayâsızca akını püskürtmüştür.”



‘‘15 Temmuz’u anlamak için, Çanakkale’den Kutü’l Amare’ye, İstiklal Harbimizden Kıbrıs çıkarmasına kadar yaşadığımız nice badireleri gözlerimizin önünden geçirmemiz gerekir.’’


Rektör Savaş; “15 Temmuz’u anlamak için, Çanakkale’den Kutü’l Amare’ye, İstiklal Harbimizden Kıbrıs çıkarmasına kadar yaşadığımız nice badireleri gözlerimizin önünden geçirmemiz gerekir. 15 Temmuz’u anlamak için, darbecilerin başarılı olmaları halinde memleketimizi ne hale getireceklerinin farkında olmak gerekir. Halkımızın destan yazdığı bu tarihi günde, pek çok kahraman da ortaya çıkmıştır. Bunlardan ikisi vardır ki onları asla unutmayacağız: Biri Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir ve diğeri hemşerimiz Mehmet Çetin’dir. Darbe girişimi sırasında Marmaris’teki çatışmada şehit düşen Cumhurbaşkanlığı koruma polisi Uşaklı Mehmet Çetin, 15 Temmuz günü hainlere karşı duvar olmuş, ser verip, vatan aşkından taviz vermemiş bir kahramanlık abidesidir. Şehadete ulaşacağını bile bile verilen görevi canı pahasına yerine getirmiş ve şehit olmuştur. Aziz şehidimizin ruhu şad olsun” dedi.



“15 Temmuz, sadece bir direnişin değil, aynı zamanda demokrasimize olan inancımızın, bağlılığımızın da bir göstergesi, milletimizin zaferidir.”


“15 Temmuz, sadece bir direnişin değil, aynı zamanda demokrasimize olan inancımızın ve bağlılığımızın da bir göstergesidir” diyerek demokrasinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Ekrem Savaş; “Bu anlamlı günde, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Milli ve manevi duygularla yoğrulmuş, evrensel değerlerle barışık, vatan ve bayrak sevgisiyle dolu nesiller yetiştirmek hepimizin görevidir. Uşak Üniversitesi olarak, 15 Temmuz ruhunu yaşatmak ve geleceğe taşımak adına üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Gençlerimize, demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmanın önemini anlatmak, onların bilinçli ve duyarlı bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunmak en büyük hedeflerimizden biridir. Bu doğrultuda, akademik çalışmalarımızı ve sosyal projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz’’ şeklinde konuştu.



Prof. Dr. Savaş: ‘‘Sevgili gençler, unutmayın ki, "Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.’’


Konuşmasında gençlere de seslenen Rektör Savaş şunları kaydetti: “Sevgili gençler; sizler, ülkemizin geleceğisiniz. 15 Temmuz’da yaşananları unutmamak ve unutturmamak, demokrasimize sahip çıkmak, sizlerin en önemli görevlerindendir. Sizlerin, bu bilinçle hareket ederek ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşıyacağınıza olan inancımız tamdır. Unutmayın ki, "Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır." Bu ilke doğrultusunda, her zaman daha iyiye, daha güzele ve daha doğruya ulaşmak için gayret etmeliyiz. Bir millet, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez. Şanlı 15 Temmuz mücadelesi bunun en son örneğidir. 15 Temmuz’u unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.



Uşak Valisi Dr. Turan Ergün ise yaptığı konuşmada; “Biz de o gün Ankara’da karanlık geceyi en yoğun şekilde yaşayanlardandık. FETÖ ve onun destekçileri tarafından Türk milletinin varlığına ve bağımsızlığına karşı yapılan bu hareket, bu eylem, bu darbe girişimi, inanın bu millete tuzak kurmak isteyenlerin ne ilk oyunu ne de son oyunu olacaktır. Bizim yapmamız gereken tarihini bilerek, tarihinden ders alarak bu tür eylemlerin olabileceğini buna karşı millet olarak her zaman uyanık olmamıza hafızamızdan çıkarmamak. Milletimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlara inin çağrısıyla canını, kanını, malını hiçbir şeyini düşünmeden evlerini terk edip sokaklara çıktı. Sokaklarda tankların, silahların önüne çırılçıplak, sadece yumruğuyla, sırtına doladığı ay yıldızlı bayrağıyla çıkıp o tankları, o topları durdurmayı başardı. 251 şehit verdik binlerce gazimiz canlarını siper etti. İşte o gece şehadet şerbeti içenlerden birisi olan Cumhurbaşkanlığı koruması Uşaklı hemşerimiz rahmetli Mehmet Çetin’in babası Hüseyin Amca’da şu an aramızda. Uşaklılar, Cumhuriyet’in kuruluşu döneminde iki yıl işgal altında yaşamış bir il olarak işgalin ne olduğunu iyi bilir. Bu toprakların nasıl kurulduğunu ve nasıl korunması gerektiğini de iyi bilir. Bu toprakları korumak için canı pahasına gerekirse yerine getiren Uşak, Milli Mücadele döneminde yetiştirdiği kahramanlarıyla milli mücadelenin kazanılmasında önemli dönüm noktalarından birisi olmuştur. Aziz Milletimiz, kanıyla, canıyla bu hain girişimi durdurmayı başararak tüm dünyaya bir kahramanlık örneği daha gösterdi. Onun için diyoruz ki unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi 80 yıl geçse de aynı tazeliğiyle dimağlarda kalmalı. Çünkü ancak öyle uyanık oluruz, uyanık kalırız” dedi.



Panelin ardından, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca desteklenen, darbe girişimi sırasında Çengelköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde yaşananlara odaklanan ve milletimizin ortaya koyduğu kahramanca mücadeleyi beyaz perdeye taşıyan ‘Şafak Vakti’ adlı filmin gösterimi gerçekleştirildi.



15 Temmuz Milletin Zaferi, Uşak Üniversitesinde anlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya BBP Genel Başkanı Destici: "İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka Trump da Netanyahu da yargılanmalıdır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Donald Trump’ı sert sözlerle eleştirerek, "İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka hem Gazze’ki soykırım için hem de bu saldırılar için yargılanmalıdır. Yargılanmaz ve ceza almazsa bundan sonra dünyanın huzurunu, barışını Birleşmiş Milletlerde koruyamaz" dedi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin düzenlediği iftar programına katıldı. Erenler ilçesinde bulunan bir düğün salonunda yapılan iftar sonrasında açıklamalarda bulunan Destici, İsrail-İran arasındaki savaş hakkında açıklamalarda bulundu. Destici, "İran nefsi müdafaa yaparak kendisini ve ülkesini, milletini savunmaktadır. Biz Amerikan saldırganlığını da İsrail saldırganlığını da kınıyor ve lanetliyoruz. Bombalarla tam 168 kız çocuğunu parça parça ederek öldürdüler. 8 tane Amerika’da ya da İsrail’de olsaydı acaba İslam dünyasına karşı, Türkiye’ye karşı nasıl bir tavır içinde olurlardı. İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka Trump da Netanyahu da hem Gazze’ki soykırım için hem de bu saldırılar için mutlaka yargılanmalıdır. Bunlar yargılanmaz ve ceza almazsa bundan sonra dünyanın huzurunu, barışını Birleşmiş Milletlerde koruyamaz. Onun için Birleşmiş Milletlerde korkup sinmeyecek, genel sekreter cesaretli değilse bırakacak, dünya barışını savunacak, kim haksızlık yapıyorsa onun karşısında duracak ama bugün maalesef böyle şeyler yok" dedi. "Bölgede ABD’yi de İsrail’i de istemiyoruz" Destici, "Biz kardeş İran halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ama uyarılarımız da var. Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde 4 dron saldırısı gerçekleştirilmiştir ve haklı olarak Azerbaycan buna tepki göstermiştir. İran, şayet bu dronları kendisi atmadıysa bunu ispatını yapmalıdır. Azerbaycan’da düşen dronların menşeini açıklamalıdır. Biz elbette Azerbaycan’ın yanındayız, tarafımız net ama İran’da bir Müslüman ülkedir, oradakiler de kardeşlerimizdir. Türkiye şu ana kadar sağ duyu sahibi olarak ABD ve İsrail saldırılarını kınamıştır ama ortamı germekten uzak durmuştur ve meselenin barışçıl yollardan anlaşmayla ateşkes edilerek sağlanması için büyük bir gayret göstermektedir. Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız, her gün onlarca devlet adamlarıyla görüşmektedir. Türkiye’nin gayesi bölgenin istikrarıdır ve Türkiye bölgede savaş istememektedir. Biz esasen bölgede ABD’yi de İsrail’i de istemiyoruz. İsrail gitmeden de bu bölgenin huzura ermesi mümkün değildir" diye konuştu.
Kayseri MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Kocasinan İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Özdemir, "Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz" dedi. Kentte bulunan bir düğün salonunda düzenlenen iftar programına MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanı Halit Yağmur ve partililer katıldı. İftarın açılmasının ardından bir konuşma yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, "Amerika Birleşik Devletleri’nin yine İsrail ile beraber sınır komşumuz olan İran’a yönelik kabul edilemez ve hukuk dışı eylemleri münasebetiyle bugün sadece Ortadoğu dünyası, Ortadoğu bölgesi değil bütün İslam dünyası, bütün İslam alemi ne yazık ki buruk bir Ramazan’ı daha geçirmek durumunda kalıyor. Bu eylemlerin böyle devam devam ederse, Ortadoğu’yu sadece bölgesel anlamda kalmayıp, bütün dünyayı birbirine tetikleyen diğer eylemler ve gelişmeler sebebiyle yeni bir savaş dalgasının içerisine almasının kaçınılmaz olduğunu ifade etmek isteriz. Buna ne derseniz deyin, isterseniz ‘küresel bir savaş’ deyin, isterseniz 3. Dünya Savaşı’ deyin, fakat ne yazık ki insanlık bu şer odaklarının eliyle gerçekleşen hukuk dışı ve hukuk tanımaz eylemler münasebetiyle böylesi bir iklime sürüklenmeye başlamıştır. Hatta savaş şartları artık hasıl olmaya koyulmuştur. Bakınız bugün sadece Ortadoğu’da 8 ülke arasında askeri çatışmalar vuku bulmuştur. Kuzeyimizdeki Ukrayna’yı hemen Asya’da Pakistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan’ı da dahil ettiğimizde ve diğer iç gerginlikleri de hesaba kattığımızda bütün dünya ne yazık ki bu savaş ikliminin içerisine girmiştir. Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan çatışma ve savaş sayısının bu kadar yoğun olduğu bir dönemde, hamdolsun Milliyetçi Hareket Partisi’nin kutlu liderimiz Devlet Bahçeli’nin izinde biz Türkiye’nin bu ateş deryasının bünyemize sıçramasından uzak tutulduk. Aynı zamanda uzak kalmakla beraber de kendi gücümüzü geçmişe göre aradan geçen yıllar boyunca da giderek, pekiştirerek daha da yüksek bir noktaya taşımış olduk. Şimdi yeni bir dönemin daha içerisindeyiz. Hazırlığını yaptığımız ne varsa bu dönem milletimizi huzur içerisinde, güvenlik içerisinde, barış iklimi içerisinde ve esenlik içerisinde tutabilmektir" dedi. "Bir ülke ne kadar ayrışırsa, o ülkeye dışarıdan yapılan müdahalelerle rahat sonuç alınabilir" Milli birlik ve beraberliğin önemine değinen Özdemir, "Güvenlik olmazsa, milli birlik beraberlik olmazsa, küresel emperyalist hesaplarla beraber siyonist hesaplar sizi kuşatırsa ve sizde bu kuşatma karşısında gereken irade ve kudretini gösteremezseniz, neye yarar sizin zenginliğiniz, neye yarar sizin varlığınız? Bütün çaba ve gayretlerin sadece İslam alemini etnik ve mezhep temelli ayrımcılığa tabi tutmak bunun ardından da yine İslam ülkelerini etnik ve mezhep temelli ayrıştırıp, buralarda siyasi otoritenin ve siyasi iradenin gücünü zayıflatıp, çökmüş devletler oluşturmak suretiyle İsrail’e alan açmak ve İsrail’in sözde Arz-ı Mev’ud hedefleri için topraklarını genişletme çabasına hizmet etme anlayışında bulunan küresel çabaların var olduğu malumdur. Bu çaba ve gayretlerin ana eksende şekillendiği konu başlıkları mutlak suretle ayrılma ve ayrışmadır. Çünkü bir millet ve bir devlet kendi bünyesinde ne kadar ayrılır ve ayrışırsa o ülkeye dışarıdan yapılacak müdahalelerden daha rahat sonuç alınabilir, daha rahat yol alınabilir anlayışı hakimdir. Bakın bunun son örneğini bizler İran’da gördük. Öncelikle İran’da geride bıraktığımız yer yaz aylarında süren 12 günlük savaşta öncelikle İran’ın bazı askeri kapasitelerini yok edilmek istendi. Peşi sıra hemen İran’da bir ekonomik kriz tetiklenmeye çalışıldı. Çok yüksek devalüasyon oranlarına ulaşıldı. Hemen ardından toplumu da dışarıdan kışkırtmak suretiyle İranlıları kendi devletleriyle savaşır hale getirip orada bir iç savaşı çıkarmanın yolları arandı. Hemen peşi sıra dışarıdan geçmiş yıllarda, geçmiş dönemlerde İran’da hükümette bulunan bir isim oldu, piyasaya sürüldü ve rejim değişikliği noktasında da yine hem siyonist hem de emperyalist hesaplara hız verildiği bütün dünya kamuoyuna açıkça yansıtıldı. Bunun akabinde ise sözde müzakereler ve diplomatik temaslar İran’la yürütüldü. İran’ın kabul edemeyeceği egemenlik alanına giren bazı şartlarda öne sürülmek suretiyle işte bugünlerde gördüğümüz gibi dışarıdan komşumuza yönelik bir askeri müdahalenin yolları da açılmış oldu. Türkiye açısından yaşanan bu gelişmeleri kabul etmemiz mümkün değildir" ifadelerini kullandı. "Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğü korunmalı" İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çizen Özdemir, "İran’ın uzun yıllardan bu yana komşumuz olduğu ve kader birlikteliği yaptığımız bir devlet olduğu gerçeğinden hareketle toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğinin bizler Milliyetçi Halk Partisi olarak altını çiziyoruz. Kimse farklı tezgahlar ve kurgularla bilhassa İran’da bulunan İranlı Türk kökenli kardeşlerimizi kışkırtmak suretiyle yol alabileceklerini zannetmesinler. Çünkü bölgede yaşanan ve yaşanması istenen senaryoların ne olduğunu Milliyetçi Hareket Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin çok değerli kadroları ve Genel Başkanımızın izinde de bu anlayışa sahip olan tüm Türk evlatları evvelden itibaren bu çabaları sevmiş, anlamış ve tavrını da ona göre koymuştur" şeklinde konuştu. "Terörsüz Türkiye, Türkiye’yi milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabasıdır" Terörsüz Türkiye’nin, milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabası olduğunu belirten Özdemir, "İşte bu şartlar altında Türkiye’nin mutlak suretle Suriye’de de iç huzur ve barış iklimine kavuşmuşken, bölgede terör örgütleri eliyle mesafe almaya kalkışıp, İsrail’in amaçlarına hizmet edecek eylemlerin önüne geçebilmek maksadıyla yine Sayın Genel Başkanımız 22 Ekim 2024 tarihinde bir çağrı yapmış ve bu çağrıyla beraber artık ülkemizde ve bölgemizde ‘Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge hedefi de buna dayalı çalışmalar ve çabalarla hız kazanmış ve yol almıştır. İşte o günlerde bizim bu kutlu milli birlik ve beraberliğimizi tesis eden milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek hedefleyen, bu çağrı ve anlayışımıza sözde eleştiri getirenlerin bugünlerde ne derece de büyük bir utanç yaşadıklarını da eminim hep birlikte görüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’, Türkiye’yi milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabasıdır. ‘Terörsüz Türkiye’ emperyalist ve siyonist hesapların vasat bulduğu ve kanlı senaryolara düştüğü böylesi bir eylemde hem kendi vatandaşımızı hem de ‘ben kaderimi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile beraber görüyorum’ diyen, bütün Orta Doğu insanlarını huzur, refah ve barış iklimi içerisinde yaşatma hedefidir. Biz bu gayreti sergilerken, hasım ve düşman odakların yine aynı dönemde bir yandan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizi bir yandan da Türkiye’yi hedef aldığını hep birlikte görüyoruz. Ne yapsalar beyhude" diye konuştu.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Trump’ın kurduğu düzen, yeni dünya düzeni olamaz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Trump’ın kurduğu yeni düzen, yeni dünya düzeni olamaz. Bu düzene sonuna kadar itiraz ediyoruz" dedi. Ankara’da Gölbaşı Belediyesi’nin ev sahipliğinde iftar programı düzenlendi. Programa, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı katıldı. Özel, Gölbaşı’na her geldiğinde daha iyiye gittiğini söyleyerek, "Ankara’nın parlayan bir yıldızına dönüşmüş olan bu güzel ilçemizde eşsiz sevgi çiçeği de yetişiyor. Yanı başımızda Müslüman kardeşlerimiz, komşumuz İran’da siyonist bir İsrail ve emperyalist Amerika’nın hesap kitap yapmadan, kimseye danışmadan, uyarmadan giriştikleri saldırılar sonucunda kan akıyor. Böyle bir günde Gölbaşı’nın eşsiz sevgi çiçeğinin yetiştiği bu topraklardan mübarek Ramazan gününde bir kez daha savaşın durmasını dileyelim, barış dileyelim. Tüm dünyadaki çocuklar için huzur dileyelim. 160 kız öğrencinin katledildiği o saldırıyı bir kez daha kınayalım. En kısa sürede barışın sağlanmasını dileyelim" diye konuştu. "Filistin’in olmadığı yere İsrail’i oturttular" Trump’ın Gazze merakı olduğunu söyleyen Özel, "‘Gazze’yi gördüm. Orada Filistinlilerin ne işi var?’ diyor. ‘Onları etraftaki beş Müslüman ülkeye süpürelim, oraya oteller, casinolar, kumarhaneler dikelim. Sahil de güzel, denizinde de petrol var. Gazze’yi istiyorum’ diyor. Şimdi bu Trump kalkmış bir heyet kurmuş, dünyanın aklı başında liderleri uzak durmuş. Maalesef bizimkiler o heyete, Gazze Barış Masası’na güya adı barış, Gazze’yi yağmalama masasına oturdular. Dedik ki ‘Niye oturdunuz? Filistin yok.’ Dediler ki ‘İsrail de yok. İki taraf olmayacak, biz böyle yapacağız.’ Tam toplantıya iki gün kala İsrail’i, Netanyahu’yu kabul ettiler ve Filistin’in olmadığı yere İsrail’i oturttular. Böyle olunca o kumarhanelerin, otellerin dikileceği planlarını ortaya çıkardılar ve bunu Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığında yapıyorlar" ifadelerini kullandı. "Trump’ın kurduğu düzen, yeni dünya düzeni olamaz" İran’daki savaşta Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) rejim değiştirmeye çalıştırdığını aktaran Özel, "Biz, İran’ın daha demokratik olmasını, kadın haklarına saygılı bir rejimin oluşmasını, insan hakkı ihlallerinin olmamasını isteriz ama bunların hepsini İran’dan, İranlıların kararıyla ve kendi iç meseleleri olarak halletmelerini, ülkelerini demokratikleştirmelerini isteriz. İran’a füzelerle, İran’a katliam dalışlarıyla, vuruşlarıyla yapılan saldırıları, ülke Venezuela olsa da İran olsa da ülkenin yönetim kadrolarına yapılan suikastleri ya da evine girip oradan kaçırma şeklindeki işleri dünyanın hiçbir yerinde doğru bulmuyoruz. Trump’ın kurduğu yeni düzen, yeni dünya düzeni olamaz. Bu düzene sonuna kadar itiraz ediyoruz" açıklamasında bulundu. Özel, "Ordumuzun, deniz kuvvetlerinin, Kuzey Kıbrıs’a hızla intikali ve orada her türlü tedbiri almasını fevkalade önemseriz. Aklımız Kıbrıs’tadır, Filistin’dedir, İran’daki Müslümanların yanındadır" dedi. "Hem kamuya olan borçlarımızı ödedik" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ise, "Hem kamuya hem de esnafa aynı zamanda bankalara çok ciddi bir borç vardı. Personeline maaşını kredi vererek ancak verebiliyordu. Bir çok esnaf belediye bizden alışveriş yapmasın diye adeta dua ediyordu, imtina ediyordu. Mazotunu alamayan, arabasına adeta parça bulamayan sıkıntılı bir belediye devraldık. Ama biz bundan yılmayacağımızı ortaya koymuştuk göreve talip olmakla beraber. Onun için hiç yılmadık ve dedik ki o günlerde inşallah 2025 sonunda bütçeye ulaşacağız. Rabbim bizi mahcup etmedi geldiğimiz bugün itibariyle. Hem kamuya olan borçlarımızı ödedik. Hem piyasaya esnafa olan borçlarımızı ödedik. Gölbaşı’na mal satmaktan kaçınan insanlar esnaf bugün Gölbaşı Belediyesi’ne mal satmak, Gölbaşı Belediyesi’ne hizmet vermek için birbiriyle yaraşıyor" diye konuştu.