KÜLTÜR SANAT - 21 Temmuz 2024 Pazar 12:24

Dev kazanda pişen Uşak Tarhana Çorbası, Guinness Rekorlar Kitabına girdi

A
A
A
Dev kazanda pişen Uşak Tarhana Çorbası, Guinness Rekorlar Kitabına girdi

Uşak Belediyesi tarafından Yeşil Karaağaç Doğal Yaşam Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Uşak Tarhana Festivali ikinci gününde birbirinden çeşitli etkinliklere yer verirken; özel olarak üretilen 31 bin 800 tonluk kazanda pişen Uşak Tarhanası dünya rekoru kırarak Guinness Rekorlar Kitabına girmeyi başardı.


Tarhana festivali, binlerce kişinin katılımıyla ikinci gününe coşkuyla başladı. Saatler 19.00’u gösterdiğinde nefesler tutularak Guinness Tarhana Pişirme Rekoru denemesi gerçekleşti. Her detayı titizlikle planlayan ve talimatlarıyla kusursuz bir süreç atlatılmasını sağlayan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım dev kazanın başında yaptığı konuşmada, tarihi ana imza atmayı hedeflediklerini ve bunun için gerekli tüm hazırlıklara çok önceden başlandığını belirtti. Tarhana çorbasının pişme işlemi tamamlandıktan sonra coşkulu kalabalığın eşlik ettiği rekor tasdik aşaması Guinness Türkiye Temsilcilerinin gözetiminde gerçekleşti. Dev kazanda kaynatılan Uşak Tarhanası, 31 bin 800 kiloluk ağırlığındaki kazanda 30 bin 292 litre ile Guinness dünya rekorlar kitabına girmeyi başardı. Böylece dünya rekoru kırarak dünyanın en büyük çorbası unvanıyla uluslararası düzeyde tescillendi.


Bu büyük gururu tüm vatandaşları ile paylaşan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım; “Uluslararası Uşak Tarhana Festivalimizin ikinci günündeyiz. Bugün bizler için en büyük ve en gururlu gün. Göreve geldiğimiz günden itibaren vurguladığım gibi bizim en büyük amacımız Uşak’ımızı ve Uşak’ımızın en önemli sembolü olan tarhanamızı tanıtmak. Bu akşam itibarıyla bunu başarmış bulunuyoruz. 31 bin 800 litrelik dev kazanımızda kaynatılan tarhana çorbası ile en büyük çorba rekorunu kırarak 30 bin 292 litre ile Guinness dünya rekorlar kitabına girmeyi başardık. İlkler şehri bunu çoktan haketmişti. Her alanda olduğumuz gibi bu başarıyı da Uşak’ımıza kazandırdık. Bunun gururu ve mutluluğu bizlere fazlasıyla yeter. Verdiğim sözleri tek tek gerçekleştirerek şehrimizi her anlamda hakettiği yere getireceğim. Bu mutluluğu yaşamımızı sağlayan tüm ekibimize emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi. Gurbetçi festivalinin dışında yerel ve yöremize özgü bir festival hazırladıklarının altını çizen Başkan Yalım; “Uşak’ımızı uluslararası düzeyde tanıtacağımızı belirtmiştim. Tüm çalışmalarımızı buna uygun gerçekleştirerek, böylesine önemli bir kitaba adımızı yazdırmayı başardık. Bende bu özel anı il dışından gelen çok kıymetli misafirlerimiz ve vatandaşlarım ile paylaşmaktan büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Tüm misafirlerimize bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Bu gurur hepimizin” diye konuştu.


Rekoru taçlandıran yarışma


Rekor heyecanın hemen ardından En Fazla Tarhana İçme Yarışması düzenlenerek vatandaşlar arasında kıyasıya rekabet yaşandı. Renkli anlara ev sahipliği yapan eğlenceli yarışmada en fazla tarhanayı içen kişiye ödülü takdim edildi.


Uluslararası Uşak Tarhana Festivali’nin ikinci gününde gecenin ilerleyen saatlerinde ise yerel sanatçılarımız Şevki Ünlü, Garip Ali, Mustafa Çobanoğlu ve Şaban Er sahne alarak dinleyicileriyle buluştu. Günün kapanışını renkli şarkı repertuarı ve eşsiz sahne performansı ile Türk halk Müziğinin usta sesi Onur Akın gerçekleştirdi. Binlerce kişinin adeta tek yürek olduğu ve hep bir ağızdan şarkılara eşlik ettiği gece ile Uşak halkı unutulmaz bir gün yaşadı.



Dev kazanda pişen Uşak Tarhana Çorbası, Guinness Rekorlar Kitabına girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Başkan Dutlulu, Soma Termik Santrali işçilerini iftarda ağırladı Manisa Büyükşehir Belediyesi, Soma Termik Santrali önünde 17 gündür hak mücadelesi veren işçiler ve aileleri için iftar programı düzenledi. İftar sofrasında işçilere seslenen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "17 gündür nasıl yanınızdaysak, bundan sonra da her süreçte yanınızda olmaya devam edeceğiz" dedi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla vatandaşların yanında olan Manisa Büyükşehir Belediyesi, Soma’da termik santrali işçilerine yönelik iftar programı gerçekleştirdi. Soma Termik Santrali işçilerinin 17 gündür devam eden hak arama mücadelesine destek vermek amacıyla tesis önünde düzenlenen iftar programına CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, Manisa Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcıları, başkan danışmanları, siyasi parti ve sendika temsilcileri, santral çalışanları ile aileleri katıldı. "Her zaman yanınızdayız" Her zaman işçilerin yanlarında olduklarını ifade eden Milletvekili Bakırlıoğlu, "Bizler siyasetçi olmaktan öte, bu toprakların birer evladı olarak her zaman yanınızdayız. Şunu iyi bilin ki; Meclis çatısı altında sizin sesiniz kısılmayacak. Yarın sabah Ankara’ya döndüğümde ilk işim, bu kazanımların kalıcı hale gelmesi ve o çok istediğimiz kamulaştırma adımlarının atılması için gerekli girişimlerde bulunmak olacak" dedi. "Tek çözüm kamulaştırmak" İşçilerin başarısını kutlayan ve büyük bir iş başardıklarını söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, başarının birlik ve beraberlikten kaynaklandığını söyledi. 17 gündür yanlarında olduklarını ve bundan sonra da olmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Dutlulu, "17 gündür nasıl yanınızdaysak, daha önce nasıl yanınızdaysak, bundan sonra nasıl bir sonuç olursa olsun, nasıl bir süreç olursa olsun Manisa Büyükşehir Belediyesi de Soma Belediye Başkanı da Manisa’mızın milletvekilleri de her zaman yanınızda olmaya devam edecek; bundan şüpheniz olmasın. Soma halkı, Türkiye’de örnek olacak bir birliktelik gerçekleştirdi. Allah bir daha böyle şeylere ihtiyaç duyurmasın. Biz buraya gelmeden birkaç gün önce, ’Bu süreç nasıl olacak?’ diyorduk. Haberi aldık, mutlu olduk. Tabii haberdeki soru işaretleri içimizi kuşkuya düşürdü ama en azından şimdilik işçi kardeşlerimizin sorunları çözülüyor, işe başlıyorlar, maaşlar alınıyor. Ama bundan sonraki süreçte de hepimizin dikkatli olması lazım. Arkadaşlarımız çok güzel söyledi: ‘Bu işin tek çözümü kamulaştırma.’ Bunu bakan da kabul ediyor, herkes kabul ediyor. Bu iş şirketlere devredilecek bir iş değil. Ama kamulaştırma yapılamıyorsa da bir an önce buranın sorunu çözülsün, Soma’nın sorunu çözülsün, sizlerin sorunu çözülsün; bunu istiyoruz. Bunun için de elimizden geleni yapacağız" dedi. "Termik santral işçisi devlet işçisi olsun" Mücadelenin henüz bitmediğine dikkat çeken Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, "Bugün güzel haberler aldık, hayırlı haberler aldık. Ancak bu haberler bir başlangıç, henüz her şey bitmiş değil. Sıcak su devam ettiği sürece ödenecek bir teşvik söz konusu. İki ay sonra sıcak su sona erdiğinde termik santralin durumu ne olacak? Çalışmaya devam edecek mi? Sizlerin durumu ne olacak? Bu konuda yeterli bir açıklama yok. Soma’mızın geleceğine birlikte sahip çıkacağız. Soma’mızın termik santrali, madenleri Somalının olana kadar birlikte mücadeleye devam edeceğiz. Tek bir isteğimiz var: Termik santral eskiden olduğu gibi yine devlet tarafından işletilsin. Termik santral işçisi devlet işçisi olsun. İşçimizin de ilçemizin de gelecek korkusu kalmasın" ifadelerini kullandı. "Soma olarak kenetlendik" Konuşmasına destek veren herkese teşekkür ederek başlayan TES-İŞ Şube Başkanı Mustafa Girginler, "Ben sizlerin önünde sayın vekilime, bizleri Meclis’te her zaman sesimiz olduğu için kendilerine çok teşekkür etmek istiyorum. Bugün direnişimizin 17. günü. 17 günden beri bizlere burada her türlü imkanı sunan, bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediye Başkanıma, Soma Belediye Başkanıma çok teşekkürlerimi sunuyorum. Soma olarak çok güzel birbirimize kenetlendik, birbirimize sahip çıktık. Bir heyet oluşturduk. Bu heyet aynı şekilde işimizin devamlılığı için, uzun süreli bu tesisimizin, Soma’mızın mağdur olmaması için çalışması için bizler aynı şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.
Sakarya BBP Genel Başkanı Destici: "İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka Trump da Netanyahu da yargılanmalıdır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Donald Trump’ı sert sözlerle eleştirerek, "İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka hem Gazze’ki soykırım için hem de bu saldırılar için yargılanmalıdır. Yargılanmaz ve ceza almazsa bundan sonra dünyanın huzurunu, barışını Birleşmiş Milletlerde koruyamaz" dedi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin düzenlediği iftar programına katıldı. Erenler ilçesinde bulunan bir düğün salonunda yapılan iftar sonrasında açıklamalarda bulunan Destici, İsrail-İran arasındaki savaş hakkında açıklamalarda bulundu. Destici, "İran nefsi müdafaa yaparak kendisini ve ülkesini, milletini savunmaktadır. Biz Amerikan saldırganlığını da İsrail saldırganlığını da kınıyor ve lanetliyoruz. Bombalarla tam 168 kız çocuğunu parça parça ederek öldürdüler. 8 tane Amerika’da ya da İsrail’de olsaydı acaba İslam dünyasına karşı, Türkiye’ye karşı nasıl bir tavır içinde olurlardı. İşledikleri açık bir savaş suçudur ve mutlaka Trump da Netanyahu da hem Gazze’ki soykırım için hem de bu saldırılar için mutlaka yargılanmalıdır. Bunlar yargılanmaz ve ceza almazsa bundan sonra dünyanın huzurunu, barışını Birleşmiş Milletlerde koruyamaz. Onun için Birleşmiş Milletlerde korkup sinmeyecek, genel sekreter cesaretli değilse bırakacak, dünya barışını savunacak, kim haksızlık yapıyorsa onun karşısında duracak ama bugün maalesef böyle şeyler yok" dedi. "Bölgede ABD’yi de İsrail’i de istemiyoruz" Destici, "Biz kardeş İran halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ama uyarılarımız da var. Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde 4 dron saldırısı gerçekleştirilmiştir ve haklı olarak Azerbaycan buna tepki göstermiştir. İran, şayet bu dronları kendisi atmadıysa bunu ispatını yapmalıdır. Azerbaycan’da düşen dronların menşeini açıklamalıdır. Biz elbette Azerbaycan’ın yanındayız, tarafımız net ama İran’da bir Müslüman ülkedir, oradakiler de kardeşlerimizdir. Türkiye şu ana kadar sağ duyu sahibi olarak ABD ve İsrail saldırılarını kınamıştır ama ortamı germekten uzak durmuştur ve meselenin barışçıl yollardan anlaşmayla ateşkes edilerek sağlanması için büyük bir gayret göstermektedir. Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız, her gün onlarca devlet adamlarıyla görüşmektedir. Türkiye’nin gayesi bölgenin istikrarıdır ve Türkiye bölgede savaş istememektedir. Biz esasen bölgede ABD’yi de İsrail’i de istemiyoruz. İsrail gitmeden de bu bölgenin huzura ermesi mümkün değildir" diye konuştu.