ÇEVRE - 17 Mayıs 2024 Cuma 10:12

Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Eroğlu, Uşak Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

A
A
A
Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Eroğlu, Uşak Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Uşak Üniversitesinde öğrencilerle bir araya geldi. Uşak Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşen ‘Tarih Boyunca Teknolojik Gelişmeler’ adlı konferansta, Prof. Dr. Eroğlu, öğrencilere geleceğe yönelik bir bakış açısı sundu.



Uşak Üniversitesi tarafından ‘Filistin’e Destek-Bahar Etkinlikleri’ kapsamında gerçekleştirilen konferansa Vali Dr. Turan Ergün, Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, il protokolü, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.



Etkinliğin açılış konuşmasına dünyanın gözleri önünde Filistin’de yaşanan zulme vurgu yaparak başlayan Rektör Savaş; Uşak Üniversitesinin toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ederek, düzenlediği sosyal, kültürel ve bilimsel etkinliklerle önemli bir misyon üstlenmeye devam ettiğini belirtti. Prof. Dr. Ekrem Savaş, “Bu yıl ‘Filistin’e Destek/Bahar Etkinlikleri’ temasıyla düzenlediğimiz bu etkinliklerle, öğrencilerimizin ve toplumun genelinde bilinç ve empati seviyelerini arttırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda, geleceğe yönelik umut dolu bir perspektif sunarak, gençlerimizin daha donanımlı ve bilinçli bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi.



Rektör Savaş, Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Eroğlu’nun konferansta tarihte önemli çalışmalar yapmış alimlerinden bahsederek gençlere yeni vizyon, yeni ufuklar açacağını söyleyerek kendilerini Uşak Üniversitesinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.



Vali Dr. Ergün ise yaptığı konuşmada Uşak’ın Türkiye ekonomisine katkılarını anlatırken Uşak Üniversitesi tarafından yapılan bilimsel ve toplumsal çalışmaların Türkiye için önemini de dile getirdi.


Açılış konuşmalarının ardından 60. Hükümet Çevre ve Orman Bakanı, 61. 62. 63. 64. ve 65. Hükümet Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu yaptığı sunumda "Tarih Boyunca Teknolojik Gelişmeler" konusunu ele alarak, öğrencilerin gelecek 100 yıl perspektiflerine katkı sundu.



“Dün gerçekleştirdiğiniz ‘Filistin’e destek yürüyüşünden dolayı Uşak Üniversitesi öğrencilerimizle gurur duydum.’’


Konuşmasının başında Uşak Üniversitesi tarafından dün gerçekleştirilen Filistin’e Destek Yürüyüşünden dolayı Uşak Üniversitesi öğrencileriyle gurur duyduğunu söyleyen Eroğlu, Filistin’de İsrail tarafından dünyanın gözleri önünde mezalim yapıldığının altını çizerek dünyada mazlum insanların sesinin Türk milleti olduğunu söyleyip Filistin’in kırmızı çizgimiz olduğunu belirtti.


Eroğlu sunumunda İslam’ın ilk emrinin ‘Oku’ olduğunu ve okumadan gayenin, ilimde gelişip araştırma yapmak olduğunu söyledi. İlk vahyin oku emriyle başlaması ve bu emrin iki defa tekrar edilmesi okumanın ve bilmenin insan hayatında ne kadar ehemmiyetli bir husus olduğunu gösterdiğini ifade eden Eroğlu, ‘‘İslam dünyasında çok kısa bir müddet zarfında tıb, astronomi, matematik, fizik, kimyaya kadar pek çok sahada ilim adamının yetişmesindeki en büyük amil, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber efendimizin emirleridir. Böylece İslam dünyasında her sahada ilim adamları yetişmiştir. Bu mevzuda çok sayıda kitap ve makale vardır. İslam dünyasında çok hızlı bir şekilde gelişen ilim, sadece İslam dünyasını değil, bütün insanlığı aydınlatmıştır. Hârizmî’den İbn Sînâ’ya, Kaşgarlı Mahmut’tan Pîri Reis’e ve günümüzde Aziz Sancar’a kadar’’ dedi.


Eroğlu: ‘‘Türkiye, ileri teknolojiyi her alanda kullanmaktadır.’’


Türkiye’nin kalkınma yolculuğundan ayrıntılı şekilde bahseden Prof. Dr. Eroğlu, özellikle son 22 yılda yapılan teknolojik gelişmelere dikkati çekti. Türkiye’nin, ileri teknolojiyi her alanda kullanmakta olduğunu belirten Prof. Dr. Eroğlu, Dünya’da ilk ve tek olan, yüksek teknoloji ürünü, ülkemizin gururu olan KKTC İçme suyu Temin Tesisi hakkında bilgi verdi.


Eroğlu: ‘‘Türkiye ileri teknoloji alanında son 22 yılda muazzam bir hamle yapmıştır.’’


İleri teknolojiyi kullanmayan veya zamanında kullanmayan ülkelerin veya bireylerin her zaman birkaç adım geriden gelmeye mahkûm olduğunu ifade eden Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Türkiye’nin ileri teknoloji alanında son 22 yılda muazzam bir hamle yapmış olduğunun altını çizerek ‘‘Ülkemiz savunma sanayinde yaptığı çalışmalarla Dünya’nın sayılı ülkeleri arasına girmiştir. Bu alanda yapılan çalışmaları unutmayalım’’ şeklinde konuştu.


2002 yılında Savunma Sanayiinde yüzde 20 olan yerlilik oranının günümüzde yüzde 85’e yükseldiğini belirten Eroğlu, savunma sanayimizin göz bebeği projeleri olan; ilk milli muharip uçağımız Kaan’dan, TCG Anadolu Gemisi, İHA, SİHA ve birçok projeden bahsetti.



Konuşmasının sonunda öğrencilere tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Eroğlu, ‘‘Ülkemizin daha da büyümesi ve güçlenmesi için daha çok çalışmaya ve daha çok üretmeye ihtiyacımız var. Bunun için sadece beden gücü yetmez. İleri teknolojiyi üretmeli ve kullanmalıyız. Bugün milli gelirimizi arttırmak için sadece buğday, domates, patates, biber üretip bunu ihraç ederek kalkınamayız. Bizim yerli ve milli yazılımlar yapmaya, teknolojiyi kullanmaya ve bu ileri teknolojiyi ihraç ederek kalkınmaya ihtiyacımız var. Bu sebeple siz sevgili gençler, üniversite yıllarınızı çok iyi değerlendirin. Kendinizi geliştirin, meraklı olun. Okuyun, inceleyin ve daha iyilerini yapmak için gayret edin.2053, 2071 ve 2099’un güçlü ve müreffeh Türkiye’si için çalışmalıyız, çalışmalıyız, çalışmalıyız’’ dedi.



Konferans, Vali Dr. Turan Ergün ve Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş tarafından Eski Orman ve Su İşeri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na teşekkür plaketi verilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.


Konferans sonrasında Prof. Dr. Eroğlu, Uşak Üniversitesi Deri, Tekstil ve Seramik Uygulama ve Araştırma Merkezini ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı.



Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Eroğlu, Uşak Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van 32 yıllık ayakkabı ustasının çırak sitemi: "Eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz" Van’da 32 yıldır mülki amirlere özel ayakkabı üreten ve eskiyenleri ekonomiye kazandıran Fikret Kaya, gençlerin "elim kirleniyor" diyerek mesleğe ilgi göstermemesinden dert yanarak zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Van’ın İpekyolu ilçesinde yarım asrı geride bırakan ömrünün 32 yılını ayakkabı tezgahının başında geçiren Fikret Kaya, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çıraklıktan başladığı ayakkabıcılık mesleğini 32 yıldır aralıksız sürdüren Fikret Kaya, değişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla icra ediyor. Meslek hayatı boyunca el emeğinin yerini fabrikasyona bırakışına tanıklık eden Kaya, bir yandan mülki amirler ve bürokratlar için özel sipariş ayakkabı üretirken bir yandan da eskiyen ayakkabıları aslına uygun şekilde onararak ekonomiye katkı sağlıyor. "Biz eskiyi özlüyoruz" İHA muhabirine konuşan ayakkabı ustası Fikret Kaya, geçmişten bugüne el emeği bittiğini ve her şeyin artık fabrikasyona döndüğünü belirtti. Ayakkabı ustası Kaya, "Teknoloji ve makineler çıkınca hem biz hem de müşterilerimiz rahat etti. Ama yine de biz eskiyi özlüyoruz. Keşke o eski günler olsaydı, keşke eskiye devam edebilseydik. O zorlukları, o sıkıntıları yine görseydik; ama maalesef o günlere geri dönemiyoruz. Bugünün teknolojisi bunu gerektiriyormuş, biz de bu teknolojiyle devam ediyoruz" dedi. "Bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz" Eski yıllarda mesleklerine olan ilginin daha fazla olduğunu ve bu yüzden çırak bulma sorunlarının olmadığını hatırlatan Kaya, "Eskiden en azından 3-5 tane çırak çalıştırıyorduk, şimdi ise bir tane bile bulamıyoruz. Mesleğe rağbet yok. Rağbet olmadığı için ileride bu mesleğin büyük sıkıntılar yaşayacağını görüyorum. Hem kendi mesleğimize hem de diğer mesleklere bakıyorum; genel olarak büyük bir sıkıntı var. Özellikle bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz. Gelen çırak da 3-5 gün çalışıp bırakıp gidiyor. ’Usta, bu benim işim değil’ diyor ve bir daha gelmiyor. Babasını arıyorum, ’Oğlun işe niye gelmedi?’ diye soruyorum; ’Vallahi benim oğlum bu işi yapmayacak, bu iş kirlidir; eli kirleniyor, boya oluyor’ diyor. Oysa eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz. Mecburuz ama maalesef çırak bulamadığımız için yetiştiremiyoruz. Korkarım ki bu gidişle mesleğimiz ölüyor" diye konuştu. Eski ayakkabıları tamir ederek bir yandan geri dönüşüme katkı sağladıklarını dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa geri dönüşüme büyük katkı sağlıyoruz. Çok şükür, çok güzel tadilat ve tamiratlar yapıyoruz. Yaptığımız işlemler hiç belli olmuyor; orijinali neyse, aynı şekilde onarıp müşterilerimize teslim ediyoruz. Ayrıca bürokrat kesimine, mülki amirlerimize ve büyüklerimize özel sipariş üzerine ayakkabı yapmaya da devam ediyoruz."