ASAYİŞ - 26 Nisan 2026 Pazar 08:30

Uşak’ta görev başındaki polis ekiplerine pompalı tüfekle ateş açıldı: 2 polis yaralandı

A
A
A
Uşak’ta görev başındaki polis ekiplerine pompalı tüfekle ateş açıldı: 2 polis yaralandı

Uşak’ın Ulubey ilçesinde aile içi şiddet ve kavga ihbarına giden polis ekiplerine pompalı tüfekle ateş açılması sonucu 2 polis memuru yaralandı.


Olay, Ulubey ilçesi Dilaver Mahallesi Kurtuluş Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aile içi şiddet ve kavga ihbarı üzerine adrese giden polis ekipleri, eve ulaştıkları sırada bahçeden açılan pompalı tüfekli saldırıya uğradı. Açılan ateş sonucu polis memurları İ.Ş. ve E.E.A. yaralandı.


İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve 112 Acil Sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı polisler, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından şüphelinin kimliği E.R. (40) olarak tespit edildi. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için ekiplerce çalışma başlatıldı.


Başlatılan yakalama çalışmalarında ekiplerce dron destekli arama gerçekleştirildi. Şüphelinin ilçe merkezinde bulunan metruk bir binada saklandığını tespit edildi. Şüphelinin, bölgeye gelen ekiplere yeniden ateş açması üzerine olay yerine özel harekât ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 3 saat süren çalışmaların ardından şüpheli, yapılan ikna çağrıları sonucu teslim olarak gözaltına alındı.



-Uşak Valisi Serdar Kartal konuya ilişkin açıklamalarda bulundu


Uşak Valisi Serdar Kartal, Ulubey İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek olayla alakalı Ulubey Kaymakamı İbrahim Çoşkunaslan, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi ve İl Jandarma Komutanı Özgür Kılıç’tan bilgi aldı.


Vali Kartal yaptığı açıklamada, "Bugün Ulubey ilçemizde menfur bir saldırı yaşadık. Aile içi şiddetle ilgili şikayete giden polis arkadaşlarımıza, bir saldırgan şahıs tarafından pompalı tüfekle yakın mesafeden ateş açıldı. Bir polisimizin durumu biraz ağır olduğu için onu İzmir’e sevk ettik. Diğer arkadaşımız da bacağından yaralandı. Onu da taburcu ettiler. Şimdi evinde istirahat halinde. Saldırgan şahıs da bizim özel harekat ekiplerimiz tarafından ikna edilerek sağ olarak ele geçirildi. Bu konuyla ilgili hem adli hem idari soruşturmamız devam ediyor." dedi.



Uşak’ta görev başındaki polis ekiplerine pompalı tüfekle ateş açıldı: 2 polis yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İEÜ Yayınevi dünya sahnesinde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Yayınevi, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın (ÜAK) belirlediği tüm kriterleri yerine getirerek ‘uluslararası yayınevi’ statüsü kazandı. İEÜ Yayınevi’nin hazırladığı kitaplar, dünyada ilk 500’de yer alan birçok üniversitenin kütüphanesinde yer alarak gençlerle buluşmaya başladı. İEÜ Yayınevi’nden Sorumlu Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gözde Yazgı Tütüncü, "Üniversitemizin 25’inci yaşını kutladığımız bu özel yılda, dünyanın en iyi yayınevleri arasına adımızı yazdırdığımız için mutlu ve gururluyuz" diye konuştu. İzmir’in kültürel ve entelektüel birikimini besleyen, akademik üretimi görünür kılan ve bu üretimi kalıcı eserlere dönüştüren İzmir Ekonomi Üniversitesi Yayınevi, ‘uluslararası yayınevi’ statüsünü kazanmak için planlı ve stratejik adımlar attı. ÜAK tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda hareket eden İEÜ Yayınevi, bilginin kampüs dışına çıkarak topluma yayılmasına öncülük etti. En az dört yıl uluslararası düzeyde düzenli faaliyet yürütülmesi, yayımlanan eserlerin yurt dışındaki üniversitelerin kütüphanelerinde kataloglanması ve aynı alanda farklı yazarlara ait en az 20 kitabın yayımlanmış olması gibi birçok kriteri yerine getiren İEÜ Yayınevi, uluslararası akademik ağın bir parçası haline geldi. "İzmir’in bilgi ekosistemi güçleniyor" İEÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gözde Yazgı Tütüncü, akademik ve bilimsel içeriklerin nitelikli biçimde yayımlanmasının, toplumsal gelişimin en temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Yayınevimizin uluslararası statü kazanması, üniversitemizin bilgi üretme ve bu bilgiyi toplumla paylaşma konusundaki kararlılığının güçlü bir göstergesi oldu. Bilgi; erişilebilir ve sürdürülebilir hale geldiğinde gerçek etki meydana getirir. Bu anlamda yayınevimiz, üniversitemizin ürettiği bilginin kampüs sınırlarını aşarak topluma, kente ve dünyaya ulaşmasını sağlayan kritik bir köprü görevi üstleniyor. Yayınevimiz, İzmir’in bilgi ekosistemini güçlendiriyor. Aynı zamanda yerel ile evrensel arasında bağ kurarak İzmir’i uluslararası akademik dolaşımın bir parçası haline getiriyor" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte etki artacak" Prof. Dr. Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yayınevimizin rolü, yalnızca kitap basmakla sınırlı değil. Biz; gençlerin eleştirel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini geliştiren bir yapı olarak hareket ediyoruz. Nitelikli kaynaklara erişim imkanı sağlayarak öğrencilerin kişisel ve akademik gelişimini destekliyoruz. Bu yönüyle yayınevimiz, üniversitemizin eğitim misyonunu tamamlayan ve derinleştiren önemli bir unsur. Eserlerimizin, dünyanın önde gelen üniversitelerinin kütüphanelerinde yer alması ise üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun somut bir çıktısı. Bu başarı, sadece akademik üretimin kalitesini değil, aynı zamanda üniversitemizin küresel ölçekte görünürlüğünü ve etkisini de artıracak."
Manisa Mesir Fener Alayı şölene dönüştü 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen Fener Alayı, binlerce kişinin katılımıyla dev bir şölene dönüştü. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen Halk Dansları Gala Gecesi ise 12 ülkeden gelen misafirlerin performanslarıyla festivale uluslararası bir renk kattı. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan köklü gelenek, bir hafta süren etkinliklerle kentte büyük bir heyecana neden oldu. Festivalin en görkemli anlarından biri olan fener alayı, Kafe Sera önünden başlayarak Manisa sokaklarını adeta bir karnaval alanına çevirdi. Yürüyüşe; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Özge Arslan, belediye meclis üyeleri, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şehir merkezinde halkın yoğun sevgi gösterileri eşliğinde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programın devamında düzenlenen Halk Dansları Gala Gecesi, tam bir görsel şölene ev sahipliği yaptı. 12 farklı ülkeden Manisa’ya gelen dans grupları, kendi kültürlerine özgü performanslarını sergiledi. Renkli kostümleri ve etkileyici koreografileriyle izleyenleri büyüleyen ekipler, festivalin evrensel kardeşlik mesajını sahnede bir kez daha perçinledi. Gala gecesinde konuk ülke temsilcilerine plaket takdim eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Tam mesirin ruhuna uygun; tiyatrosu, doğa sporları, gastronomisi ve misafir ülkelerden gelen halk oyunlarıyla dopdolu bir festival yaşıyoruz. Manisa’yı bir kültür şölenine çeviren tüm misafirlerimize ‘hoş geldiniz’ diyor, onları en iyi şekilde ağırlayan hemşehrilerime teşekkür ediyorum." Başkan Dutlulu, pazar günü öğle saatlerinde Sultan Camii külliyesinde gerçekleştirilecek tarihi saçım törenine de tüm halkı davet ederek, "486 yıldır ecdadımızdan miras kalan bu güzel geleneği, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesle paylaşmaya devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı bu büyük coşkuya ortak olmaya bekliyoruz" dedi. Kortejden galaya uzanan bu renkli geceyle festival coşkusu zirveye taşınırken, Manisalılar tarihi miraslarına sahip çıkmanın gururunu bir kez daha yaşadı.
İstanbul Barış Manço’nun şarkılarından esinlenilerek yapılan eserler sanatseverlerle buluştu Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) bünyesinde gerçekleştirilen ArtıKÜME ODAK 2025 seçkisi kapsamındaki "Mümkün" sergisi, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun hatırasını sanatla buluşturdu. Kaligrafi sanatçısı tarafından Barış Manço’nun ölümsüz şarkı sözlerinden ilhamla hazırlanan 50 eser, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Doğukan Manço, "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. İstanbul’un tarihi mekanlarından Karaköy Palas’ta; ArtıKÜME 2025 seçkisi ile Türkiye genelindeki kültür sanat etkinliklerini sistematik biçimde kayıt altına alan ODAK projesinin tanıtım sergisi aynı çatı altında buluştu. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından yürütülen çalışmalar doğrultusunda sanatın üretimiyle, kültürün verisi yan yana geldi. "Mümkün" isimli sergi de 25 sanatçının eserleri sanat severlerle buluştu. Barış Manço şarkıları kaligrafiyle hayat buldu Serginin en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun unutulmaz eserlerinden esinlenerek hazırlanan özel koleksiyon oluşturuyor. Kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay imzasını taşıyan ve sanatçının şarkı sözlerini görsel bir şölene dönüştüren 50 tablo, ziyaretçileri nostaljik bir yolculuğuna çıkarıyor. Sergi alanını ziyaret eden Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço, babasının eserlerinin kaligrafi sanatıyla yorumlandığı tabloları incelerken duygu dolu anlar yaşadı. Eserler hakkında sanatçı Erhan Olcay’dan detaylı bilgi alan Manço, projenin babasının mirasını yaşatmak adına çok değerli olduğunu ifade etti. "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor" Heyecanlı ve duygu dolu anlar yaşadığını ifade eden Şarkıcı ve DJ Doğukan Manço, "Burada Barış Manço’yu ciddi bir tema olarak işlemişler. Barış Manço’nun bizlere anlattığı o eserleri kendi yorumuyla görselleştiren ve bize bunları aktaran çok değerli bir serginin içerisindeyiz. Bu sergi insan oğlunun var oluşundan başlıyor ta ki ölümüne kadar. Bunları başka bir ağızdan dinliyor olmakla resmedilmiş halini görüyorum. Çok büyük bir heyecanla bakıyorum. Burada dört kapı eserinin yorumlanmasını görüyoruz. Ben bile dört kapıyı dinlerken bir dakika dur bir daha başka bir gözle bakayım diyorum. Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. "50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım" Sergide bulunan 50 eserinin hepsinde de Barış Manço’nun şarkılarından esinlendiğini belirten kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay, "Sergimin ismi yolculuk. 3 yıldır üzerinde çalıştığım bir proje 50 parçadan oluşuyor. 2 bölüme ayırdım sergiyi birincisi insanın yolculuğunu anlattığım bir seçki diğeri de müzikal grafi diye adlandırdığım çalışmalardan oluşuyor. 50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım. Sergimin ismi yolculuk o da Barış Manço’nun 2023, 2024 ikinci yolculuk, 2025 son yolculuk diye şarkıları var. Ben de eserlerimi o yıllarda oluşturduğum için aynı zamanda sergime isim vermiş oldu bu şarkılar. Her şarkıya bir eser yaptım" dedi.