ASAYİŞ - 23 Nisan 2024 Salı 20:42

Uşak’ta trafik kazası: 5 yaralı

A
A
A
Uşak’ta trafik kazası: 5 yaralı

Uşak’ta iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 5 kişi yaralandı.


Kaza, Ankara-Uşak karayolu Karlık köyü kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Ankara istikametinden Uşak istikametine giden K.Ç. idaresindeki 42 AHT 105 plakalı otomobil, M.Ç. kontrolündeki 01 ATN 390 plakalı otomobile yandan çarptı. Çarpma sonucu otomobil refüje çıkarak durabildi. Çevredeki vatandaşları ihbarı üzerine olay yerine 112 Sağlık ekipleri, jandarma ve polis sevk edildi. 112 Sağlık ekiplerince 01 ATN 390 plakalı otomobilin sürücüsü ve yolcu konumunda bulunan B.Ç. (66), E.Ç. (5), S.Ç. (37) ve A.Ç. (69) kentteki hastanelere kaldırıldı. Öte yandan yaralıların sağlık durumu iyi olduğu öğrenilirken, 42 AHT 105 plakalı otomobil sürücüsü jandarma ekiplerince alınan ifadesinde otomobilin tekeri patladığı için direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ifade ettiği öğrenildi.



Uşak’ta trafik kazası: 5 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Zorlu tır yolculukların üstesinden gelmek isteyen kadın şoför, ileri sürüş eğitimi alıyor Ağır vasıta şoförlüğü için ileri sürüş eğitimlerine katılan Zarife Neslişah Turgan, bir aylık eğitim sürecinin ardından ilk uzun yol seferine çıkacak. Küçük yaşlardan itibaren tırlara karşı ilgisi olan Zarife Neslişah Turgan, ağır vasıta şoförlüğü için CE sınıfı ehliyet aldı. Şehirlerarası tır şoförlüğüne başlamadan önce bir lojistik firmasının açtığı tır ileri sürüş eğitimi kursuna katıldı. Bir aylık süreçte defansif sürüş, gece sürüşü, yorgunlukla mücadele ve ekonomik sürüş teknikleri eğitimlerini tamamlamasının ardından Turgan, ilk uzun yol seferine çıkacak. Tırlara karşı ilgim yeni değil, önceden beri olan bir ilgiydi bu zaten. Bilmiyorum nedenini. Ailede yok tır şoförü, tır kaptanı ama ben çok seviyorum bu mesleği. Uzun zamandan beri hayalim olduğu için şimdi hayalimi gerçekleştirmek için de kendim bir firma arayışına girdim. “Akademinin zaten varoluş sebebi bu eğitim” Eğitimlerden sonra daha donanımlı bir ağır vasıta şoförü olacağını aktaran Turgan, “Biz şu an bir ay boyunca eğitim alıyoruz burada. Yollara çıkmadan önce hani ‘alın arabayı yola çıkın demiyorlar’ bize tabii ki. Bir ay boyunca eğitim veriyorlar. Bu akademinin zaten varoluş sebebi bu eğitim. Bizleri yola çıktığımızda daha bilgili, daha mantıklı bir şekilde yollara çıkmamız için bu eğitim var” dedi. “Kadınları her yerde görmek istiyoruz” Eğitimlerden sonra aynı lojistik şirketinde çalışmaya devam edeceğini dile getiren Turgan, firmada tek kadın şoför olacağını belirterek, “Ben şu an bizim firmada tekim ve yollarda daha çok kadın kaptan görmek istiyoruz. Biz kadınları her yerde görmek istiyoruz. Özellikle de bu uzun yollarda, bu uzun arabalarla, bu büyük arabalarla tır kaptan olarak birçok kadını görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Çok güvenli bir şekilde zaten oturuyorsunuz o koltuğa” Otomobil ile ağır vasıta sürmeyi kıyaslayan Turgan, “İlk kapısını açarken fark ediyorsunuz aradaki farkı. Yani çok fark var ama çok güvenli ve çok özverili bir şekilde zaten oturuyorsunuz o koltuğa. Çünkü gerçekten her şey dört dörtlük yapılmış bu araçlarda. Zorlanacaklarını sanmıyorum. Ama tabii ki fark var. Çok fark var arasında. Bunu o koltuğa oturmadan anlayamazsınız” diye konuştu. Kursiyerlere teorik ve garaj eğitimlerinden tır ileri sürüş tekniklerine kadar birçok konuda eğitim verdiklerini belirten ileri sürüş teknikleri ve yol güvenlik uzmanı Fatih Levent Alpay, “Biz buraya hiçbir şey bilmeyen yani tıra nasıl binilirden başlıyoruz tırdan nasıl inilire kadar her şeyi öğretiyoruz. Hiçbir şey bilmeden buraya gelen bir arkadaş buradan tam donanımlı defansif sürüş, gece sürüşü, yorgunlukla mücadele ve ekonomik sürüş teknikleri eğitimlerini alarak aynı zamanda burada da gördüğünüz gibi anti-skid eğitimlerimizi de tamamlayarak arkadaşları kendi şirket bünyemizde istihdam ediyoruz. Kendi filomuzdaki sürücülerimizin yeterli sayıya ulaştıktan sonra da bir sonraki amacımız piyasada hizmet veren diğer şirketlere ve şahıslara da bu eğitimi sunacağız” ifadelerini kullandı. “Kadınlara biz pozitif ayrımcılık yapıyoruz” Firma bünyesinde kadın şoförleri istihdam etmek istediklerini aktaran Alpay, “Kadınlara biz pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Yani normal arkadaşlarımıza bir öğretiyorsak onlara üç öğretiyoruz ki kadınların da bu sektörde istihdam etmesini sağlamak istiyoruz. Erkeklerin yapacağı her işi kadınların da yapabileceğini düşünüyoruz şirket olarak” dedi. Eğitimlerde yer alan tek kadın kursiyer Turgan’ın pist eğitimlerinde de başarı gösterdiğini dile getiren Alpay, “Çok iyi takip ediyor, çok iyi dinliyor ve sınıfta aldığı eğitimlerden sonra pist eğitimleri ve garaj eğitimlerinde de çok başarılı. Yani biz burada sadece Neslişah Hanım gibi eğitime gelen arkadaşlara sınıfta teorik ders vermiyoruz. Yeri geliyor garaja çıkartıyoruz, dorseleri söktürüyoruz, taktırıyoruz, körük kesme operasyonlarını öğretiyoruz, çadır açma kapama, aynı zamanda dediğim gibi dorse sökme takma ve işin en önemli ve en eğlenceli kısmı, öğrenciler için en eğlenceli kısmı anti-skid pist eğitimleri. Burada buzlu bir ortamda veya karlı bir ortamda nasıl fren yapmaları gerektiğini, nasıl engelden kaçmaları gerektiğini tüm katılımcılarımıza öğretiyoruz” diye konuştu.
İzmir Kuzey Ege Spor Oyunları Aliağa’da sona erdi İzmir’de ilk defa düzenlenen ve Aliağa’nın ev sahipliğinde 12 farklı branşta bin 453 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen Kuzey Ege Spor Oyunları düzenlenen törenle sona erdi. Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinesinde organize edilen Kuzey Ege Spor Oyunları’na Kınık, Bergama, Menemen, Foça ve Dikili’den de sporcular katıldı. 6 gün boyunca minikler, küçükler, yıldızlar ve gençler kategorilerinde kız ve erkekler ayrı ayrı olmak üzere 12 branşta kıyasıya mücadele eden sporcular, yeteneklerini sergileyerek başarı elde ettiler. Tören, Avcı Ramadan Çocuk Oyun Alanı’nda yapıldı Kuzey Ege Spor Oyunları’nın ödül töreni, Avcı Ramadan Çocuk Oyun Alanı’nda gerçekleşti. Törene Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik, Dikili Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kayacan, İl Gençlik ve Spor Müdürü Murat Eskici, Spor Federasyonları Daire Başkanı Erbil Yiğitbaş, Kınık Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ahu Geç ,Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Günay Karataş, gençlik ve spor ilçe müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri, beden eğitimi ve spor öğretmenleri, antrenörler, sporcular ve aileleri katıldı. Murat Eskici: "Hedefimiz bir olimpiyat şampiyonu çıkarmak" Törende konuşma yapan Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, sporun tabana yayılması için büyük bir gayret içerisinde olduklarını belirterek, "Bu gençlerin içerisinden bir tane olimpiyat şampiyonu çıkarmak için çalışıyoruz. İnanıyorum ki İzmir’de nice şampiyonlar var ve olimpiyat şampiyonlarımız var. Bu hareketlilik sayesinde dünyaya Ege’nin incisi İzmir’in adını duyuracak nice şampiyon sporcular çıkaracağımıza yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Mesut Öztürk: "Dostluk ve barış kazandı" Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk ise 6 günden beri süren Kuzey Ege Spor Oyunları’nın 6 ilçenin katılımıyla büyük bir coşku ve heyecanla tamamlandığını ifade ederek, "Büyük Atatürk’ün ’Spor dostluk, barış ve kardeşliktir’ sözünü rehber alan tüm sporcularımızı kutluyor, katılımlarınız için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Zekeriya Güney: "Bu oyunlar en güzel şekilde devam edecektir" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney yaptığı konuşmada "6 gün boyunca Aliağa ilçemizin ev sahipliğinde diğer 5 ilçelerimizden gelen sporcularımızla birlikte centilmence mücadeleler oldu. Mutlaka bu oyunların kazananları belli olacak. Ama kazanan bütün herkes, bütün ilçelerimiz kazandı, gençlerimiz kazandı, sporcularımız kazandı ve dostluk kazandı. Ben inanıyorum ki bundan sonraki süreçlerde bu oyunlar en güzel şekilde devam edecektir. Bu oyunların düzenlenmesinde emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Herkese çok çalıştı, belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum, spor ilçe müdürlüğü personeline, eğitimcilerine, milli eğitim müdürlüğümüze, bütün ilçelerimizin milli eğitim müdürlüklerine, bütün sporcularımıza teşekkür ediyorum” dedi. Törenin ardından dereceye giren sporculara ve takımlara ödülleri ve kupaları takdim edildi.
Eskişehir 37 yıl önce şehit olan komutanlarını kabri başında andılar 28 Nisan 1987’de Hakkari’de teröristlerle girdiği çatışma sonucunda şehit düşen Piyade Üsteğmen Halil Durmaz’ın Eskişehir Hava Şehitliği’nde bulunan kabri, 37 yıl sonra silah arkadaşları tarafından ziyaret edildi. Afyon ilinin Emirdağ ilçesi Dağılgan köyünde doğan ve Kara Harp Okulu’ndaki eğitiminin ardından 1982 yılında teğmen olarak orduya katılan Halil Durmaz, 28 Nisan 1987 yılında Hakkari Dağ ve Komanda Tugayı 1’nci Komando Taburu’nda şark hizmeti yaparken teröristlerle girilen çatışmada şehit düştü. Evli ve bir erkek çocuğu babası Durmaz’ın vefatı o dönemlerde hem ailesine hem de komutanları olarak başlarında bulunduğu askerlere büyük üzüntü yaşattı. Şehadete erişinin ardından Eskişehir Hava Şehitliği’ne defnedilen Şehit Piyade Üsteğmen Halil Durmaz’ın kabri, şehit olduğu dönemde komutanlığını yaptığı askerleri tarafından ziyaret edildi. Farklı illerden Eskişehir’e gelen ve 37 yıl sonra komutanlarının mezarı başında anan silah arkadaşları, duygu dolu anların yaşanmasına sebep oldu. Halil Durmaz’ın şehit olduğu yıllarda gerek vatani görevini yapmak için er ve erbaş olarak orada bulunan gerekse Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay ve subay olarak görev yapan silah arkadaşları, gösterdikleri vefa örneği ile şehidin eşi Hülya Durmaz’a da duygu dolu anlar yaşattı. Aradan geçen 37 yılın ardından aralarında emekli subayların ve emekli generallerin de bulunduğu silah arkadaşları tarafından şehit eşinin kabrinin ziyaret edilmesinden büyük memnuniyet duyduğunu belirten Hülya Durmaz, kocasının bayrağını seven birisi olarak vatanını ailesine tercih etmesinin gurur verici olduğunu söyledi. "O zamanın askerleriyle Şehit Üsteğmen Halil Durmaz’ı anmak maksadıyla buradayız" 1987 yılında üsteğmen olarak görev yapan emekli Albay Halit Olgun, "O zamanın askerleriyle beraber Şehit Üsteğmen Halil Durmaz’ı anmak maksadıyla buradayız. Türkiye’nin çok değişik coğrafyalarından gelenler var. 81 vilayetimiz var, inanıyorum ki bunun yüzde 30’undan gelenler oldu. Hatta Almanya’dan gelen arkadaşımız var. Biz 37 yıl sonra şimdi, bu topraklarda can vermiş kardeşimizi anmak maksadıyla bir araya gelmiş o zamanki yirmili yaşlarının gençleriyle şimdiki dede olmuş insanlar bir güzelliği yaşatmaya, değer yargılarının değersizleştiği günümüz dünyasında bir değeri ortaya koymaya çalışıyoruz. İnanıyorum ki bundan da burada bulunan herkes ziyadesiyle memnuniyet duyuyordur" dedi. "Terör ve teröristlerle mücadelenin ilk büyük çatışmasında 12 şehit vermiştik” Halil Durmaz’ın nasıl şehit düştüğünü anlatan Olgun, "28 Nisan 1987 yılında Ramazan’ın ilk günü. 1980’lerde başlayan terör ve teröristlerle mücadelenin ilk büyük çatışmasıydı. Şemdinli, Tütünlü bölgesinde cereyan etmişti. Çatışmada 1 binbaşı, 2 üsteğmen ve yaklaşık 9 erbaşı şehit vermiştik. O çatışmada Ömer Aktuğ binbaşımız, İzzettin Polat ve Halil Durmaz üsteğmenimiz ile ismini şu an ifade edemeyeceğim vatan evlatları şehit oldular. Bu ülkenin bekası için canlarını feda ettiler. Bu ülke varsa bu bayrakların altında yatan şehitlerin yüzü suyu hürmetine var. Biz askerler olarak vatan, millet, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatını feda etmeye yemin etmiş insanlar olarak bundan onur ve hep gurur duyuyoruz. Bizim hayatımız vatan, şeref ve vazife. Başka da bir şey yok" şeklinde konuştu. "Birileri bu vatan için şehit olacaktı, bu şehitlerin arasında benim sevgili eşim de vardı" Şehit Piyade Üsteğmen Halil Durmaz’ın eşi Hülya Durmaz ise eşinin silah arkadaşlarının gerçekleştirdiği ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken şu ifadeleri kullandı: "82 devreler her yıl 28 Nisan’da anma programlarını gerçekleştiriyorlar. Ancak ben şuna inanıyorum, bu vatanı ve toprağı her bir bireyimiz çok sevmekte. Yakın olmasak da onların gönüllerinde şehitlerimizin yaşadığına ben inanıyorum. Değerli komutanımız, devre arkadaşı ve nefer olan askerleri başta olmak üzere gelen bütün misafirlerimizin hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çok mutlu olduğumu söyleyebilirim. Karışık duygular yaşadım. Eşimin aralarında olmasını çok isterdim ama vatanını ve bayrağını seven bir asker olarak da bizleri vatanına tercih etmesi gurur veriyor. Bu vatan hepimizin vatanı. Birileri bu vatan için şehit olacak, bu şehitlerin arasında benim sevgili eşim de vardı. Eşim başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum."