YEREL HABERLER - 13 Haziran 2017 Salı 22:08

Haluk Levent’in sosyal medya grubu Suriyeli yoksul aile ile iftar yaptı

A
A
A
Haluk Levent’in sosyal medya grubu Suriyeli yoksul aile ile iftar yaptı

Sanatçı Haluk Levent öncülüğünde sosyal medya üzerinde örgütlenen ve kendilerini ‘Ahbap Platformu’ olarak adlandırılan bir grup Van’da Suriyeli yoksul bir ailenin sofrasına misafir oldu.

Sanatçı Haluk Levent öncülüğünde sosyal medya üzerinde örgütlenen ve kendilerini ‘Ahbap Platformu’ olarak adlandırılan bir grup Van’da Suriyeli yoksul bir ailenin sofrasına misafir oldu.


17 gündür kentte yoksulların sofrasına misafir olan grup beraberlerinde aldıkları yemeklerle hem yoksul aileleri sevindiriyor hem de beraberce iftar açıyorlar. Açıklamalarda bulunan Ahbap Van Platformu üyelerinden Yılmaz Samıoğlu, “Haluk Levent öncülüğünde sosyal medya üzerinde örgütlenen platformumuz sevgiyi yayma, birliktelik, paylaşım, dayanışma ve farkındalık oluşturma maksadıyla kuruldu. Türkiye’nin 81 ilinde sosyal medya üzerinde organize olarak özelikle yoksul ailelere, engelli bireylere, lösemi hastalarına, ilik nakli bekleyen vatandaşlara ve toplumun diğer dezavantajlı kesimlerine yönelik anlamlı faaliyetler yapmaya çalışıyoruz" dedi.



“Amacımız toplumun yoksulluğa karşı daha duyarlı olmalarını sağlamak”


Van Ahbap olarak Ramazan ayı boyunca yoksul aileleri tespit edip sofralarına misafir olacaklarını anlatan Samıoğlu, “Bugün 17. iftar yemeğimizde Suriyeli bir aileye konuk olduk. Amacımız toplumun yoksullara ve yoksulluğa karşı daha bilinçli, daha duyarlı, hoşgörülü ve paylaşımcı olmalarını sağlamaktır. Suriyeli ailenin içinde bulunduğu durum yoksullukla birlikte tam bir travma halidir. Savaş nedeniyle topraklarından ayrılmak zorunda kalan bu güzel ailenin yaşadığı evde ne elektrik ne de su var. Temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan aile, olumsuz şartlarda yaşamlarını idame ettirmeye çalışmaktadır” şeklinde konuştu.



“Hepimiz ahbabız, dünya hepimiz için güzel ve geniş”


Her gün iftara iki saat kala arkadaşlarıyla beraber lokantalara giderek ziyaret ettiklerini ve gidecekleri aile için yemek talebinde bulunduklarını ifade eden Samıoğlu şunları kaydetti:


“Her gün farklı bir tatlıcıdan tatlı, köfteciden çiğ köfte, fırınlardan ise pide talep ediyoruz. Van esnafı bu konuda hassas ve duyarlıdır. Bu sayede yaptığımız yardımları tamamen esnafa mal ediyor ve hiç kimseden parasal bir talepte bulunmuyoruz. Sonuç olarak da gerçekleştirdiğimiz bu dayanışma etkinliklerimize halkımızı ve özellikle duyarlı, paylaşımcı, açık görüşlü ve yenilikçi fikir sahibi gençlerimizi davet ediyoruz. Hepimiz ahbabız, dünya hepimiz için güzel ve geniş."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Ezgi Apartmanı davasına devam edildi Kahramanmaraş’ta Ezgi Apartmanı davası sonrası açıklama yapan Avukat Ersan Şen, "Bu binanın yıkılmasının sebebi net belli. Müteahhitlik hatası, statik proje hatası. Bunları diğer raporlar ortaya koydu. Ancak hassas bir konu. Sosyal medya baskısını anlıyoruz. Ancak biz bir an önce adaletin yerini bulacağına inanıyoruz" dedi. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P, iç mimar E.D. ile sanık avukatları, taraf avukatları ve müşteriler katıldı. Tutuklu sanıklar S.K. ve M.P. savunmalarını yaparken daha önceki beyanlarını ifade ederek beraatlarını talep etti. Daha sonra avukatların beyanlarına geçildi. Mahkeme başkanı katılan beyanlarını alırken, avukatlar kamu görevlilerine yönelik ihbar talebinde de bulundu. Savcılık makamı gelen bilirkişi raporuna itirazı olmadığını belirterek esas hakkında mütalaa vermeye hazır olduğunu beyan etti. Mahkeme başkanı fenni mesule söz verdi. Fenni mesul M.T, suçlamaları kabul etmedi. Daha sonra söz alan pastane iç mimarı E.D’, "Ben bu iş yerinde sözleşmem dışında bir iş yapmadım, tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Daha sonra kamu görevlilerinin avukatlarına söz verildi. Avukatlar suçlamaları kabul etmeyerek beratlarını talep etti. Sanık M.K, "Rapora karşı beyanı aleyhimize olan suçlamaları kabul etmiyoruz. Biz sözleşme ve anahtar teslimi iş verdik. Sözleşmenin içeriğine bakmadım. İçerinin dekorasyonu ile ilgili anlaşmalar yapıldı. İç mimar E.D, aramızdaki sözleşmelerde ne varsa onu yaptı. Sözleşme dışına çıkılmamıştır. Suçlamaları kabul etmiyoruz tahliyemizi istiyoruz" dedi. Sanık S.K. ise, "Ben daha önceki beyanlarımı tekrar ediyorum. Benim tadilatlardan bir ilişkim yoktur tahliyemi ve beratımı talep ediyorum" diye konuştu. Avukat Mesut Çakar, "Rapor diğer raporlar gözetilmeden kendi yorumları katılarak hazırlanmış. İçeriği çelişkilidir. Müvekkillerimiz tutuksuz yargılanması lazım. Uzun zamandır haksız yere yatıyorlar. Suçlamaları kabul etmiyoruz. Tahliyelerini talep ediyoruz" dedi. Avukat Ali Uçkaç da, "Bu insanların birebir inşaat işi yapmadılar. Teknik olarak bu işlere yapmış ya da yapacak olmaları da mümkün değil. Bilirkişiler tamamen kendi kendilerine yorum yapmışlar. En ufak teknik ve bilimsel analiz yok. Dosya da önlerine gelen sayfaları okuyarak yoruma dayalı bir açıklama yapmışlar. Sanıkların tahliyesini talep ediyoruz" ifadesini kullandı. Avukat Ersan Şen ise, "11. duruşmadayız. Bina 1996’da tamamlanmış, temsil ettiğim sanıklar alttan iki dükkanı 2003 ve 2006’da almışlar. 2017’de önemli tadilat geçirmiş, 2023’te de deprem meydana gelmiş, bina yıkılmış, insanlar hayatlarını kaybetmişler. Bir de 2017 ve 2023 yılları arasında geçen uzun zamana baktığımızda, burada 9 dairesi ve dükkanları olduğunu dikkate aldığımızda olası kasttan bahsetmemiz mümkün değil. Olursan olsun, umursamıyorum, kabullenme, çok para kazanmak istiyorum, ama bu binayı da yıkmak istiyorum, böyle tuhaf bir zihniyet ile hareket edilebilir mi, böyle bir şey olabilir mi? Temsil ettiğim sanıklara olası kasttan ceza düşünülebilir mi? Sami ve Mustafa kusursuzdur. Sorumlular cezalandırılsın, ama sadece suçu işleyenler cezalandırılsın. Dosyaya 2’si net lehe, ikisinin de KTÜ raporu dahil önemli kısımları dahil sanıklarımızın lehine şeklinde dosyaya girdi. Rapor statik proje hatasının binayı tek başına yıkmaya yeterli olduğunu söylüyor, müteahhit hatalarının da pastane tadilatından daha çok tahribat verdiğini söylüyor. Pastane tadilatlarından dolayı yıkıldığını asla diyemiyor. Bu bina mükemmele yakın yapılmış deselerdi, gelmişsiniz binayı vahşi bir şekilde tahrip etmiş, kolon kesmişsiniz dese anlarım. 85 sayfa raporun her sayfasını okudum sabaha kadar. Olası kast yoktur sanıkların beraatını istiyorum" dedi. Mahkeme raporun içeriği ve sonuç kısmı uyumsuz olduğundan, aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildi. Mahkeme, sanıklardan E.D.’nin tahliyesine, S.K. ve M.P.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 6 Temmuz tarihine ertelendi. Mahkeme sonrası açıklama yapan Avukat Ersan Şen, "Son bir rapor geldi. O rapor esasında 85 sayfalık bir rapor, lehimizeydi. Ama sonucuyla ilgili sıkıntılar var. Onları ortaya koyduk ve taleplerimiz kabul görmüyor. Çünkü biz Ezgi Apartmanı’nda yaptırdığımız tadilatlarda bu binanın yıkılmadı. Daha önce başka raporlar, İstanbul’dan alınan rapor, ODTÜ’den alınan rapor net bir şekilde haklılığımızı ortaya koyuyordu. Bu defa Pamukkale Üniversitesinden mahkemeye bir rapor aldırdı. Raporlar arasında ne var bir bakılsın diye. Esasında baktığınızda rapor lehimize ama sonucu itibariyle bireyselleştirme, netleştirme yapmadan bıraktığı için mahkeme dedi ki bu rapor eksik. Tadilatların bu binanın yıkılma etkisinin olup olmadığını bana net bir şekilde söyleyin. Çünkü taksiri suçlarda herkes kendi kusur ve fiilinden dolayı sorumludur. Yani siz böyle herkesi sorgutamazsınız. Bizim bakımımızda da böyle bir netleştirmenin olmadığını, raporun içeriğiyle sonucu arasında çelişki olduğunu biz de bunları ortaya koyduk. Raporun içeriği 81. sayfası dahil lehimize, bu lehimize teslim edilecek. Özellikle ODTÜ raporu 26 simülasyon üzerinden net bir şekilde ortaya koydu. Bu binanın yıkılmasının sebebi net belli. Müteahhitlik hatası, statik proje hatası. Bunları diğer raporlar ortaya koydu. Ancak hassas bir konu. Sosyal medya baskısını anlıyoruz. Ancak biz bir an önce adaletin yerini bulacağına inanıyoruz. Şu anda temsil ettiğimiz sanıklardan birisi tutuklu. Bir sebep tahliye oldu. Bunun tahliye olması oldukça önemliydi. Bu sanıkların tahliye olacağına inanıyoruz. Ama dediğim gibi gelen rapordan sonra bir ek rapor almayı uygun gördü. Raporda bazı açıklaması gereken hususlar ortaya konuldu. Umarım belli bir aşamaya da geliriz. Raporda bir an önce ek rapor olarak gelir, dosyaya girer. En azından savunmalarımızın net karşılığını görebiliriz" dedi.
İstanbul İstanbul merkezli 4 ilde terör operasyonu: 8 tutuklama İstanbul merkezli 4 ilde terör örgütü DHKP/C’ye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 20 şüpheliden 8’i tutuklandı, 12 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının terör örgütü DHKP/C’ye yönelik soruşturması kapsamında, örgütün faaliyetlerinin deşifre edilmesi, örgütün açık alan yapılanmalarından olan ‘Grup Yorum, TAYAD ve Mahalle Alan’ yapılanmalarına yönelik çalışma sürüyor. Soruşturma kapsamında İstanbul’da 19, Hatay’da 2, Ankara’da 1, Kocaeli’de 1 kişi olmak üzere, toplamda 23 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Kararın ardından güvenlik güçlerince İstanbul merkezli Hatay, Ankara ve Kocaeli illerinde toplam 23 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Yapılan baskınlarda toplamda 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 3 şüphelinin ise firarda olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. İfadelerinin ardından savcılık, 12 şüpheliyi adli kontrol kararı talebiyle, 8 şüpheliyi ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkeme, 20 şüpheliden 12’si hakkında adli kontrol kararı verirken, 8 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca 20 Nisan’da, örgütün fikir ve ideolojisi doğrultusunda hareket eden şahısların Şişli ilçesinde bulunan İdil Kültür Merkezinde toplantı yapması nedeni ile söz konusu adreste arama işlemi yapıldı. Aramalarda çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyale el konuldu.