POLİTİKA - 09 Aralık 2018 Pazar 18:20

Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Takva, partililerle bir araya geldi

A
A
A
Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Takva, partililerle bir araya geldi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Takva, partililerle bir araya geldi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Takva, partililerle bir araya geldi.


İl Başkanlığı binası önünde düzenlenen aday tanıtım programında konuşan AK Parti Van İl Başkanı Kayhan Türkmenoğlu, 31 Mart seçimlerinin Van için, Van’ın geleceği için, Van’ın gençleri için en stratejik seçim olduğuna değinerek, “Bu yerel seçimler Van’ın 2023 hedeflerini belirleyecek seçimlerdir. Daha önce bu caddelerde terör kol geziyordu. Konuşamıyordu. Esnaflar adeta bir ipotek altındaydı. Bugün hamdolsun Van’da bütün insanların yüzü gülüyor. Sonuçta yerel seçimler yerel iktidardır. Bizim çok güçlü teşkilatımızın yanında çok güçlü bir yerel iktidarımız olması gerekiyordu. Yaklaşık bir aydır genel merkezimiz çalışmalar, anketler yaptı. Nihayetinde Necdet Takva Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız tarafından Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak görevlendirildi. Bizlerde tüm teşkilatlarımızla Necdet Takva’yı bağrımıza basacağız” dedi.



“Büyük bir sorumluluğun altına girdik”


AK Parti Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Takva ise bir kaç gün önce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak Van’dan ayrıldığını ancak bugün Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak vatandaşların karşısında olduğunu dile getirerek, “Gittiğimde bu kentin tüccarının temsilcisiydim, Şimdi Cumhurbaşkanımız tarafından sizleri temsil etmek üzere görevlendirilerek döndüm. Şehrimizi birlikte yönetme yolundaki bu onur verici görevlendirmeden kaçmadık ve şimdi Van zamanı diyerek büyük bir sorumluluğun altına girdik” dedi.


Van’ın kadim bir coğrafya ve kadim bir memleket olduğuna vurgu yapan Takva, “Bu topraklar önemli medeniyetlere beşiklik etmiş, tarihin önemli kavşaklarının buluştuğu bir merkez. Urartular gibi nice büyük medeniyetlerin, Ermenilerin, Türklerin, Kürtlerin yolunun geçtiği bu memleket hala çeşitliliği ile kıymetini koruyan bir kent. Bizlerin bu güzel kente ödemesi gereken büyük vefa borcu olduğu kanaatindeyim. Şimdi benim için, şimdi bizler için belki de bu borcu ödemek için büyük bir fırsatı değerlendirmenin eşiğindeyiz. Van halkı kendine ait olmayanlara gösterdiği teveccühü artık kendisi için, kendi şehri için, kendi geleceği için kullanacak. Van halkına inanıyor güveniyorum” diye konuştu.


Van’ı öncelemekten başka hiç bir kaygılarının olmadığını belirten Takva, “Ekonomide Değişim Hareketi gibi bir ekiple çıktığımız yolda iki dönem boyunca, bir icra makamı olmamasına rağmen elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce bir değişimin, dönüşümün, üretimin çarkları olma çabasını verdik. Bunu yaparken bazı durumlarla karşılaştığımızda hep iç çektik, serzenişler ortaya koyduk. Bu kenti bu memleketin evlatları yönetsin istedik. Yani bir yerde yerelleşmenin altını çizdik. Bu bir ırkçılık değil, memleketin talebiydi. Bunu istedik. Bu kentin dezavantajlı bir kent olduğunun altını çizdik. Bu dezavantajın artık son bulmasını, Van’ın da diğer kentlerin bulunduğu refah seviyesine ulaşmasının çağrısını yaptık. Bu kent sadece sınır bekçiliği yapmasın üretsin, kazansın, çalışsın, çalıştırsın istedik. Beyin ve sermaye göçü vermenin sona ermesi gerektiğini söyleyip bu manada çabalar sarf ettik. Bunlarla birlikte bu kentin on yıllar boyunca yaşadığı acı, gözyaşı, hüzün değil güzelliklerle de hemhal olması gerektiğini ve bu yönde girişimler olması gerektiğini haykırdık. Tüm bu söz ve taleplerden yola çıkarak da yapabildiğimiz her şeyi yaptık. Ama bir noktaya kadar yapabildik” ifadelerine yer verdi.


Yönetimde oldukları süre boyunca siyasetçilere önerilerde bulunduklarını da sözlerine ekleyen Takva, şöyle konuştu:


“Siyaseti bu kentin menfaati doğrultusunda etkin kullanmak için önemli bir mecra olarak gördüğümüzü her seferinde söyledik. Seçim zamanlarında profiller çizip bu kenti kimlerin yönetmesi gerektiği yönünde görüşler bildirdik. Gelinen noktada da tüm bu muhataplarımızın önüne koyduğumuz önerileri hayata geçirme fırsatı bulacağımız bir vazife ile karşı karşıya kaldık. Hem siyaseten hem de yönetim olarak işimizin kolay olmadığının farkındayım. Çünkü dediğim gibi dezavantajlı bir bölgede bir hizmet yarışı vereceğiz. Yine siyaseten çok çalışmamız gereken bir seçim yarışının içine girmiş olduğumuzun bilincindeyiz. Daha önce biz halkımızın desteğini istedik, aldık, kazandık. İnşallah yine başaracağız. Yine kazanıp bu kazancı Van’ın lehine çevireceğiz.”


Görevin tevdi edildikten hemen sonra söyledikleri açıklamalara da değinen Takva, “Halktan olacağız, sıradan olacağız, başkan değil hizmet eden olacağız. Çok çalışacak, kazanacak, üretecek, kalkınacak, refah oluşturacağız’ demiştim. Bizim bundan başka hiç bir emelimiz, gayemiz, niyetimiz, hesabımız yok. Beni, ekibimi, bizleri gidip başka kentlere, başka insanlara, Ankara’ya sormanıza gerek yok. Beni Eminpaşa’daki komşuma, Cumhuriyet Caddesi’nde iş yeri sahibi esnafımıza, odada oturup çay içtiğimiz, dertleştiğimiz tüccara sormanız yeterli.



"Ne yaptığımızı, neleri yapamadığımızı, neleri yapabileceğimizi yine sizler biliyorsunuz"


Benim şu anda, burada sizlere kendimi anlatmama gerek yok. Ama size vereceğimiz sözlerimiz var. Belediyeyi yönetirken her kese eşit olacağız, bilinen klasik siyasetçilerden olmayacağız. Bizden öncekilerin yapamadıklarını nakarat haline getirip yapılamayanlar üzerinden boş laf üretmeyeceğiz. Yalan konuşmayacağız. Boş vaatler vermeyeceğiz. Asla bahanelere sığınmayacağız. Bu ülkenin en iyi belediyesi ve hizmet üreten kurumunu oluşturacağız. Yereli yönetirken halkımızı esas alacak, her bir Vanlıyı hak ettiği şekilde onurlandıracak, belediye hizmetlerini kapılarının önüne kadar götüreceğiz. Çünkü biz belediye başkanlığının ‘şehr-ül emin’ olduğunun bilincindeyiz. Şehrin emini olmak bunu gerektirir. Hz. Ömer gibi adil, Hz. Ebubekir gibi sadık, Hz Ali gibi vefalı ve yiğit olmayı, cevval olmayı gerektiriyor” şeklinde konuştu.


Adaylık yarışının siyasi bir yarış olduğunun farkında olduğuna değinen Takva, “Bu seçimi öncekilerde olduğu gibi politik bir düşmanlığa çevirme gayretlerine pirim vermeyeceğiz. Barış içerisinde bir yarış olmasını besleyeceğiz. Bu seçim kimsenin kimse ile harp muharebesi olmayacak. Bu seçim bu kenti en iyi idare edecek ismin seçilmesinin yarışıdır. Bunların hiç birisine gerek yok. Daha önce Van TSO olarak bu kentin siyasetçilerinin önüne koyduğumuz manifestolarda yazdıklarımızın arkasında olacağız. Bu kent on yıllardır zaten büyük acılar, ıstıraplar yaşıyor. Bu kent her dönem, belli politik figürlerin siyasi kararları doğrultusunda büyük toplumsal değişikliklere sahne oluyor. Ama daha fazlasına gerek yok. Daha fazla ötekiler yaratmaya gerek yok. Bakın biz öteki değiliz. Bu kentin sahipleriyiz. Bu seçim yarışında biz nasıl komşumuza saldırmayacak, hakaret etmeyecek, iftira atmayacaksak bizler için de Barış ve huzur içerisinde geçen bir yarış olmasının mücadelesini vereceğiz. Geleneksel seçim stratejilerini, alışkanlıklarını, kalıplarını kırıyoruz. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi geleneksel yöntemlerden vazgeçiyoruz.


Tamamıyla sizlerle, bu şehrin halkı ile kenti nasıl yöneteceğimize karar vereceğimiz bir sürecimiz olacak. Kapalı salon toplantıları yapmayacağız. 24 saat sahada olacak, halkımıza onlar için ne yapacağımızı anlatacağız. Gizli kapaklı görüşmeler ile kendimizi sadece parti seçmenine anlatmayacağız. Kendimizin bile inanmadığı projeleri bir seçim klasiğine dönüştürme gafletine girmeyeceğiz. Bu kentin, ihtiyaçlarına, geleceğine, kaderine oturup beraber karar vereceğiz. Kısaca biz siyasette de, aş-iş üretmede de, yönetmede de tam anlamıyla bir devrim yapacağız. Beni tanıyanlar bunu başarabileceğimizi bilir. Önümüzdeki günlerde ilçelerimizde sürece dahil olacak arkadaşlarımızla tekrar huzurunuzda olacağız. Projelerimizi, şehrin, halkın ihtiyaç duyduğu müdahale alanlarını paylaşacağız. Bizler birlikte bu seçimi kazanacağız. Bunu hiç tereddütsüz bir şekilde söylüyorum.


“Bu seçim kendimizin değil, kentimizin seçimi olacak”


Burada sadece belediye başkanlığını kazanma mücadelesi veren bir figür olmadığına vurgu yapan Takva, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Burada olmamın siyasi, iktisadi, idari birçok anlamı var. AK Parti eliyle ben yeni bir sürecin, yeni bir dönemin, yeni bir anlayışın tesis edilmeye çalışıldığını düşünüyorum ve bizlerin bu sürecin bir parçası olarak vazifelendirildiğine inanıyorum. İşte bu nedenle de yükümüz ağır, sorumluluğumuz büyük. Ama sizleri gördüğümde şunu da söyleyebiliyorum ki, desteğiniz ve motivasyonunuz bunlardan daha büyük. İnşallah bu seçim kendimizin değil, kentimizin seçimi olacak. Şimdi bu rozeti sayın il başkanımız göğsüme taktı. Ben bu rozeti 31 Mart akşam saat beşten sonra çıkaracağım. Çünkü biz siyaset için değil, kent için bu yola baş koyduk. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bu göreve bizleri layık gördüğü için şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bana destek veren herkese de buradan sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum” diye konuştu.



“Necdet Takva ismi birilerini şimdiden korkuttu”


AK Parti Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar ise çok küçük hesaplar peşinde olmadıklarının altını çizerek, “bu şehirde yaşayan yaşayacak olan gençlerimiz, çocuklarımız ve torunlarımız adına güzelliklerimiz var. Hesaplarımız, güzel niyetlerimiz var. Necdet Takva, Van’da bilinen, tanınan, sevilen ve de ismiyle beraber coşkuyla anılan bir kardeşimizdir. Biz bu defa bu işi bitireceğiz. Şehrimizin hizmete ihtiyacı var. Bu şehrin geleceği olmalı. Güzel, huzurlu bir kent ama aynı zamanda işi olan aşı olan bir şehir olmalı. Dileğim şudur ki; partime, Van’ıma yakışan marka isim Necdet Takva’nın sizlerin gönlünde yer bulmasıdır. Necdet Takva’nın adaylığının ilanından hemen sonra bazı kesimlerden eleştiriler geldi. Eleştiriye açığız ama şunu diyeyim. Necdet Takva adayımız birilerini çoktan korkuttu” ifadelerine yer verdi.


AK Parti Van Milletvekili Abdulahat Arvas da konuşmalarında HDP’li gençlere seslenerek, “Siz gelin AK Partili olun Kandil’in emrine girerek boşuna ölmeyin. AK Parti size hayatı, hizmeti, geleceği bahşediyor. Ak Parti Kürtlerin, Türklerin, Lazların, Arapların ve kısacası kendini AK Partili hisseden herkesin partisidir. Güzel ünler bizi bekliyor. Caddelerimizi kan gölüne çevirenlerin, işyerlerimizi yakanların, gençlerimizi Kandil’e gitsin ölsün diyen zihniyetin artık son bulması lazım. O karanlık, ideoloji ve ırkçı zihniyetin de artık Van’da bitmesi lazım. AK Parti inşallah 31 Mart’ta bunların da dersini verecektir” diye konuştu.


Program, Takva’ya AK Parti rozetinin takılması ile sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi beş yıldır sanatseverleri ağırlıyor İş Bankası’nın Ankara Ulus’taki tarihi binasında hizmet veren İktisadi Bağımsızlık Müzesi beş yıldır sanatseverleri ağırlıyor. Türkiye İş Bankası’nın Ankara Ulus’taki tarihi binasında hizmet veren İktisadi Bağımsızlık Müzesi beş yıldır sanatseverleri, tarih meraklılarını ve öğrencileri ağırlıyor. Cumhuriyet’in kuruluş döneminin yönetim ve finans merkezi Ulus’un simgesel yapılarından olan ve Türkiye İş Bankası’nın 3. genel müdürlük binası olarak inşa edilen tarihi bina, 2 Mayıs 2019’da İktisadi Bağımsızlık Müzesi olarak ziyaretçilere kapılarını açtı. Müze, pandemi nedeniyle uzun süre kapalı olmasına karşın bugüne kadar 400 bine yakın ziyaretçiyi ağırladı. Ayrıca, her yaş grubundan öğrencilere yönelik düzenlenen ücretsiz atölyelerde ve rehberli turlarda 40 bine yakın öğrenci ağırlandı. Türkiye İş Bankası’nın kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına bir saygı duruşu niteliğindeki İktisadi Bağımsızlık Müzesi; milli mücadelenin ardından tam bağımsızlığa erişme yolunda atılan adımlara belge, fotoğraf, film ve objelerle ışık tutarak, ziyaretçilerini yüz yıllık bir tarih yolculuğuna davet ediyor. Müzenin kalıcı sergisi Milli Egemenlik, İzmir İktisat Kongresi, Milli Bir Bankanın Kuruluşu, İlk On Yıl, Kumaş ve Kömür, Şeker, Şişecam, Tasarruf, Sümerbank ve Üreticiye Destek başlıkları altında toplam 10 bölümden oluşuyor. Cumhuriyet’in ilanından günümüze yaşanan ekonomik gelişmelerin görülebileceği müze, İş Bankası’nın tarihine de ışık tutuyor. Müzeye ev sahipliği yapan tarihi bina, İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından 1929 yılında İş Bankası’nın üçüncü genel müdürlük binası olarak inşa edildi. Cumhuriyet dönemi mimarlığında etkin bir rol alan ve Çankaya Köşkü’nü de tefriş eden iç mimar Selahattin Refik Sırmalı tarafından dekorasyonu yapılan 95 yıllık tarihi bina, Cumhuriyet modernleşmesinin simgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Müzenin ikinci katında Türkiye İş Bankası’nın 100. yılı vesilesiyle yeni bir sergi hazırlanıyor. İş Bankası’nın iletişim, reklam ve kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin tarihinin anlatılacağı serginin Banka’nın kuruluş yıldönümü olan 26 Ağustos’ta açılması planlanıyor. Müzenin üçüncü katında yer alan Ankara Sanat Galerisi ise 1 Temmuz 2024 tarihine dek “Oktay Anılanmert Retrospektif” sergisine ev sahipliği yapıyor. Desenleri ve beyaz ağırlıklı resimleri ile tanınan Anılanmert, bu sergide Boston’da yaptığı çalışmalarından doğan ve hareketin öne çıktığı daha renkli eserleriyle de sanatseverlerle buluşuyor. Müzede rehberli turlar ve atölyeler dahil olmak üzere tüm etkinlikler ücretsiz olarak sunuluyor. Müze, pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 arasında ziyaret edilebiliyor.
Bursa Hayat Hastanesi’nde robotik cerrahi dönemi Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Küçükalp, diz ve total kalça protezi ameliyatlarında robotik cerrahi hakkında bilgiler vererek hastalara hatırlatmalarda bulundu. Doç. Dr. Abdullah Küçükalp, diz ve total kalça protezi ameliyatlarında robotik cerrahinin planlama ve ameliyatın gerçekleştirme süreçlerinde robotik sistemlerin kullanıldığı bir teknoloji olduğunu söyledi. Açıklamasında, “Robotik cerrahi teknolojisi, cerrahların daha hassas ve kişiselleştirilmiş müdahaleler yapmalarına imkan sağlar. Hastanın anatomik yapısını 3 boyutlu tomografi çekimleri sonucunda değerlendirerek kişiye özgün en uygun protezin seçilmesin ve yerleştirme sürecini hem ameliyat öncesinde planlama hem de ameliyat içerisinde kontrol etmeye imkan verir” diyen Doç. Dr. Abdullah Küçükalp sözlerini şöyle sürdürdü: “Robotik kollar yardımı ve infrared alıcılar sayesinde kusursuz kemik kesileri yapılırken bağ dengesinde doğal dize en yakın pozisyonda gerçekleştirilir. Robotik cerrahi, diz ve kalça protez ameliyatlarında daha doğru pozisyonlama, daha az yumuşak doku hasarı ve daha hızlı iyileşme sürecini gibi avantajlar sağlayarak hastaların sağlıklarına çok hızlı kavuşmalarını sağlar.” Son teknoloji kullanılıyor Çalışmaları hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Abdullah Küçükalp, “Özel Hayat Hastanesi, diz ve kalça cerrahisinde ortopedi alanında bulunan en gelişmiş robot kullanılan robotik cerrahi yöntemi ile daha kolay, daha ağrısız, daha başarılı ve daha güvenilir çözümler sunuyor. Hastanede kullanılan, uzay teknolojisi robotik cerrahi sayesinde dize ve kalçaya en uygun ve en anatomik protez uygulanabiliyor. Hastane bünyesinde artroplasti konusunda çok geniş vaka tecrübesine sahip bir doçent olmak üzere 4 ortopedi uzmanı robotik cerrahi ameliyatlarını yapabilmektedir” dedi. Doç. Dr. Abdullah Küçükalp, robotik cerrahi ile protez ameliyatı uygulanmasının klasik ameliyatlara kıyasla diz ve kalça protezi operasyonları sonrasında hastanın günlük yaşam aktivitelerine daha hızlı ve sağlıklı olarak geri dönebilmesini, yürüme, merdiven çıkma, araba kullanma gibi fonksiyonlarını hızla kazanabilmesini sağladığına da dikkat çekti. MAKOplasty yöntemi ile daha yüksek memnuniyetin hedeflendiğini ifade eden Doç. Dr. Abdullah Küçükalpsistem hakkında da şunları söyledi: “Sistem tüm dünyada yaygınlığını sürekli arttırmakta ve sürekli gelişimini sürdürmektedir ve total kalça, total diz ve parsiyel diz olarak adlandırılan temel artoplasti ameliyatlarının tamamı uygulanabilirken, gelişimini sürdürdüğü için gelecekte ayak bileği, omuz, omurga cerrahileri kullanılabilme ihtimaline sahiptir. Artroplasti ameliyatlarının başarısını belirleyen etkenler içinde en önemlileri kişiye özel uygun protez boyutunun belirlenmesi ve tam anatomik olarak protezin yerleştirilebilmesidir. MAKOplasty yöntemi ile cerrah, hastasına uygun ebatlardaki protezi ameliyat öncesinde seçebilir ve ameliyat sırasında bu protezi en düzgün şekilde yerleştirebilir.” “Ameliyatın ardından aynı gün yürütüyoruz” MAKOplasty total diz ve kalça protezinin, -Eklem kıkırdaklarında aşınma, dizde şekil bozukluğu oluşumu, sıklıkla bacakların içe yönelerek ‘O’ şeklini alması, -Kalça veya diz ekleminin içinde ve diz kapağının altında veya dışında özellikle aktivite ile oluşan ağrı, gece ağrısı ve uyku kalitesinde bozulması, - Eklem hareketlerinde sertlik ve kısıtlılık, dizin tam olarak açılamaması ve kapanamaması -Yürüme bozukluğu, sağlıklı ve ağrısız yürüme mesafesinin kısalması, denge kaybı durumlarında kullanıldığına ifade eden ve Robotik protez ameliyatı sonrası hastalarını ayni gün ayağa kaldırarak ilk adımlarını attırdıklarını söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Küçükalp, “Uygulanan Multimodal analjezi protokolü yardımı ile en az ağrı ile ameliyat sonrası süreç tamamlanır. Hızlı ve etkili bir rehabilitasyon programı ile, genellikle birkaç gün hastanede kalan hastalar, evlerine çıkarlarken desteksiz olarak yataktan kalkma, tuvalete gitme ve ev içerisinde dolaşma kabiliyetine sahip olurlar” dedi.
İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Özer, yarım kalan projeleri tamamlıyor Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, geçmiş dönemden yarım kalan projeleri hızla tamamlıyor. Esenyurtlu gençlerin daha nitelikli eğitim alabilmesi ve ilçede derslik başına düşen öğrenci sayısının azaltılması amacıyla hayata geçirilen Kampüs Lise projesi yükseliyor. Esenyurt Belediyesi’nin yapımına başladığı Kampüs Lise projesinde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Beş lisenin bir arada bulunduğu projede, yurt binası, kapalı spor salonu ve fen lisesinin çalışmalarının yüzde 50’si tamamlandı. Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in talimatlarıyla yapımına devam edilen Kampüs Lise içerisinde, 1 Anadolu lisesi, 1 fen lisesi, 1 imam hatip lisesi, 1 meslek lisesi ve 1 spor lisesini bulunuyor. İlçede gençlerin daha nitelikli eğitim almasının sağlanacağı proje, kısa sürede tamamlanarak öğrencilerin hizmetine açılacak. 3 bin 600 genç burada eğitim alacak Beş farklı branştaki liseyi aynı kampüste buluşturacak olan proje bittiğinde, okul konusunda büyük yetersizlikler yaşayan Esenyurt’un eğitim sorununun çözümüne önemli katkı sağlayacak. Proje içerisinde 5 lisenin yanı sıra spor alanları, amfi, 26 atölye, sosyal tesis alanları, kütüphane, konferans salonu, 104 yataklı yurt binası, 824 kişilik yemekhane ve otopark bulunuyor. 1 milyar 52 milyon TL gibi dev bir bütçenin ayrıldığı proje tamamlandığında 3 bin 600 genç burada eğitim alacak.