ASAYİŞ - 06 Eylül 2025 Cumartesi 20:38

Erciş’te silahlı saldırıya uğrayan diğer kardeş de hayatını kaybetti

A
A
A
Erciş’te silahlı saldırıya uğrayan diğer kardeş de hayatını kaybetti

Van’ın Erciş ilçesinde silahlı saldırıya uğrayan 2 kardeşten biri hayatını kaybederken, diğer kardeş de tedavi altına alındığı hastanede yaşamını yitirdi.


Edinilen bilgiye göre olay, Van Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Kafe işleten Musa ve Mehmet Demir adlı kardeşler, iş yerlerinin önünde park halindeki hafif ticari aracın içinde bulundukları sırada silahlı saldırıya uğradı. Demir kardeşler, olay yerine sevk edilen ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Musa Demir, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, durumu kritik olan Mehmet Demir de doktorların müdahalelerine kurtarılamadı.


Polis ekipleri, olayı gerçekleştiren saldırganların yakalanması için çalışma başlattı.



Erciş’te silahlı saldırıya uğrayan diğer kardeş de hayatını kaybetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya İnönü Üniversitesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel sergi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği programlarının kadın öğretim elemanları, görsel sanatlar öğretmenleri, lisansüstü öğrenciler ve farklı disiplinlerde çalışan kadınların eserleri açılan sergide sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Küratörlüğünü İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım Bölüm Başkanı Doç Dr. Binnaz Koca’nın yaptığı serginin açılışına İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yüksel Göğebakan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Serginin küratörlüğünü yapan Doç. Dr. Binnaz Koca, sergiyle ilgili bilgiler verdi. Koca, sergide hem bireysel hem de kolektif çalışmaların yer aldığını belirterek, sergideki eserlerin yalnızca 8 Mart temasıyla sınırlı olmadığını ifade etti. Koca, "Sergide yer alan bazı çalışmalar sanatçıların Dünya Kadınlar Günü’ne dair bakışını yansıtırken, bazıları da sanatçıların genel üretim süreçlerinin bir parçası olan eserlerden oluşuyor. Kadınların üretkenliği ve gelişmişliği yalnızca belirli günlerle sınırlı değil yaşamın her alanında devam eden bir süreçtir" dedi Sergide ayrıca sanatçıların birlikte hazırladığı kolektif bir masa çalışması da yer aldı. Bu çalışma hakkında da bilgiler aktaran Koca, "Tabağında Ne Var? isimli masa yerleştirmesinde oluşturulan tabaklar hem bir yüzey hem de bir taşıyıcı olarak düşünülüyor. Herkes kendi tabağını, kendi malzemesi, üretim dili ve yaklaşımıyla üretti. Tabağın içine yerleşen şey düşünce, gündem. Kadınlar Günü’ne dair kişisel bir yorum, bir duygu, bir soru ya da bir itiraz olarak yer almıştır. Sergide ayrıca isimsiz bir tabak da bulunmaktadır. Bu tabağın içine yerleştirilen siyah kurdeleler, hayatını kaybeden kadınlara dikkat çekmek amacıyla hazırlanmıştır. Ziyaretçiler, kurdeleleri yakalarına takarak hem anmaya hem de farkındalık oluşturmaya katılmıştır" diye konuştu Serginin açılışı Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat tarafından gerçekleştirildi. Açılışın ardından Rektör Akpolat, sergiyi ziyaret ederek Doç. Dr. Binnaz Koca’dan sergi hakkında bilgi aldı.
Hatay İran’da tırına şarapnel parçası isabet eden Türk tır şoförü ağır yaralandı Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan tır şoförü Hüseyin Fırat, Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle ağır yaralandı. Evladının sağlık durumundan endişe duyan anne Hayriye Fırat, oğlunun ülkesinde ameliyat olmasını istediğini söyledi. Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan Hüseyin Fırat, tır şoförlüğü yaparak geçimini sürdürüyor. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, Afganistan’da yükü boşalttı. Afganistan’da yükünü boşalttıktan sonra geri dönmek için yola çıkan Fırat, İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zincan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Evladının sağlık durumundan endişe duyan anne Hayriye Fırat, oğlunun ülkesinde ameliyat olmasını istediğini söyledi. "Afganistan’dan dönerken İran’ın Tebriz şehrinde füze isabet etti ve oğlum İran’nın Zincan Hastanesi’nde tedavi görüyor" Evladının sağlık durumundan endişe duyan anne Hayriye Fırat, "Oğlum İstanbul’dan aldığı yükü Afganistan’a götürdü. Afganistan’dan dönerken İran’ın Tebriz şehrinde füze isabet etti. Oğlum İran’nın Zincan Hastanesi’nde tedavi görüyor. Oğlumun sağlık durumundan endişeliyim ve haber alamıyorum. Olayı duyduğum zaman çok kötü oldum. Oğlumun ameliyat olması lazım ama İran’da olmasını istemiyorum. Oğlum şuanda İran’da ve sağlık durumu kritik olduğunu söylediler. Oğlumun orada ameliyat olmasını istemiyorum. Oğlumun tedavisini Türkiye’de olmasını istiyorum. Oğlumun kendi ülkesinde ameliyat olmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş 4 çocuk annesini gören şaşırıyor: Elinde küreği lahmacun ustalığı yapıyor Kahramanmaraş’ta yaşayan 4 çocuk annesi 50 yaşındaki Neslihan Gürdal, çalıştığı fırında lahmacun ustalığı yaparak dikkat çekiyor. Gürdal, işini severek yaptığını belirterek, "‘Abla bu erkek işi’ diyorlar. İnsanlar çok şaşırıyor" dedi. Kahramanmaraş’ta yaşayan 4 çocuk annesi eşine destek olmak için fırında çalışmaya başlayan Neslihan Gürdal (50), kısa sürede lahmacun ustalığını öğrenerek tezgahın başına geçti. Görenlerin şaşırıp ‘Abla bu erkek işi’ dediği Gürdal, hem ailesine katkı sağlıyor hem de kadınların her işi başarabileceğini gösteriyor. Neslihan Gürdal, eşine destek olmak amacıyla fırında çalışmaya başladığını ve zamanla mesleği öğrenerek lahmacun ustası olduğunu söyledi. "‘Abla bu iş erkek işi’ diyenler oluyor" Yaptığı işi görenlerin şaşırdığını ifade eden Gürdal, "Eşime destek olmak için onun yanında bu işi öğrenmeye başladım. Şimdi lahmacun ustalığı yapıyorum. Yaptığım işi görenler çok şaşırıyor. ‘Abla bu iş erkek işi’ diyenler oluyor. Ama ben hem eşime destek oluyorum hem de kadınlarımızın her işi yapıp başarabileceğini göstermiş oluyorum" dedi. Kadınların güçlü olduğuna dikkat çeken Gürdal, "Kadınlarımız güçlü ve kuvvetlidir. Her iş alanında başarıyla çalışabilirler. Biz Türk kadınları olarak çok güçlüyüz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüzü de kutluyorum" diye konuştu.
Gaziantep Mezun olduğu lisede 30 yıldır öğretmenlik yapıyor Gaziantep’te mezun olduğu liseye moda tasarım teknolojileri alanı öğretmeni olarak atanan Derya Arısoy, öğrenciyken oturduğu sıralarda şimdi öğretmen olarak öğrencilere 30 yıldır eğitim vermenin mutluluğunu yaşıyor. Gaziantep’in Şahinbey ilçesindeki Hacı Muzaffer Bakbak Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 1989 yılında mezun olan 53 yaşındaki Derya Arısoy, öğrenci olduğu dönemde aynı zamanda ortaokul olan okulda hem ortaokul hem de lise eğitimini başarıyla tamamladı. Lise öğrencisiyken öğretmeninden aldığı feyzle bu mesleği seçen Arısoy, 1989 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Giyim Üretim Teknolojisi Bölümü’ndeki 4 yıllık eğitiminin ardından mezun oldu ve girdiği yeterlilik sınavını kazanarak yıllardır hayalini kurduğu öğretmenliği kazandı. Bir zamanlar öğrenci olduğu okulda öğretmen olarak görev yapıyor Gaziantep’teki çeşitli okullarda görev yaparak öğretmenlik hayalini gerçekleştiren Arısoy, daha sonra ise 1993 yılında mezun olduğu liseye atandı. Yıllarca çocukluğunun geçtiği okulda öğrencilerini geleceğe hazırlayan Arısoy, bir zamanlar öğrenci olduğu okulda öğretmen olarak görev yapmanın ve öğrenci yetiştirmenin gururunu yaşıyor. 30 yıldır mezun olduğu lisede öğretmenlik yapan Arısoy, yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Öğrencisi olduğu okulda öğrencilerinin başarısı için mesleğini severek yapan Arısoy, yıllarca eğitim gördüğü okulda kutsal mesleğini sürdürerek eğitim vermeye devam ediyor. Öğrencilerinin başarısı için çalışıyor Öğrencilik yıllarındaki anılarını canlı tutarak hizmet aşkıyla görevini sürdüren Arısoy, öğrencilerinin en iyi eğitimi alabilmesi için çaba gösteriyor. Mezun olduğu okulda öğretmenlik yapmanın gururunu ve mutluluğunu yaşayan Arısoy, kendisiyle aynı sınıflarda eğitim gören yüzlerce öğrencisinin başarısı için çalışıyor. Öğrencilik yıllarının geçtiği lisede öğretmenlik yapmanın gururunu yaşadığını söyleyen Arısoy, mezun olduğu liseye öğretmen olarak atandığında ilk olarak eğitim gördüğü sınıfa gittiğini ve sıraya oturduğu anda tüm anılarının bir film şeridi gibi gözünde canlandığını belirtti. "Öğretmenlerimle meslektaş oldum" Okulda güzel günler geçirdiğini ifade eden Arısoy, aradan geçen 5 yılın ardından bir zamanlar öğrenci olduğu okula bu kez öğretmen olarak geldiğini belirterek, "Bu okulda hem ortaokul hem de lise eğitimimi tamamladım. Lise mezuniyetimden sonra üniversite sınavına girdim ve 1989 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Giyim Üretim Teknolojisi Bölümünü kazandım. Üniversite eğitimimi Konya Selçuk Üniversitesi’nde tamamladım. Daha sonra yeterlilik sınavına girdim ve sınavı kazandım. Öğretmen olunca Sam Köyü’ndeki ilkokulda göreve başladım. Orada çalışmak çok keyifliydi. Oradaki insanlara, yetişkinlere ders vermek benim için güzeldi. Tabi biz halk eğitim bünyesinde görevlendirildik. 9 ay da Araban ilçesinde görev yaptım. 1993 yılında kendi okulumda çalışmaya başladım. Çok keyif vericiydi ve ayrıca aynı zamanda da çok stresliydi. Okulda göreve başladığımda yıllarca bana ders veren öğretmenlerimle birlikte meslektaş olmuştum. Bu benim için hem çok gurur verici hem de çok heyecanlıydı. Ben o dönemde büyüklerime saygımdan dolayı öğretmenler odasına dahi giremiyordum. Girdiğim zaman oturacak bir köşe arıyordum. Çünkü öğretmenlerim gerçekten benim için özellikle de branş öğretmenim bana örnek oldu. Bana örnek olan insanlardı. Onları hep örnek almıştım. Saygıyı ve hürmeti biz onlardan öğrendik" dedi. "30 yıldır mezun olduğum okulda görev yapıyorum" Meslek lisesi öğretmeni olmanın gururunu yaşadığını belirten Arısoy, "30 yıldır bir zamanlar öğrencisi olduğum okulda görev yapıyorum. Sağlığımı el verdiği müddetçe görevimi devam ettirmeyi düşünüyorum. Çünkü öğretmenlik mesleğini seviyorum. Ben ülkem için kalkınmanın eğitimle olabileceğini düşünüyorum. Eğer eğitimde gerçekten kaliteyi yakalayabilirsek gerçek anlamda çocuklarımızı sadece mesleki anlamda değil hayat öğretisi anlamında da eğitebilirsek en büyük kazancımız bu gençlerimiz olacaktır" ifadelerini kullandı. "Derya hoca gibi kendi okulumuzda öğretmen olmak istiyoruz" Öğretmenlerinin hem eğitim hem de sosyal etkinlikler konusunda kendilerine yardımcı olduğunu dile getiren öğrenciler ise, "Bu bölüme gelirken Derya hocamız bize çok yardımcı oldu. Bizim buraya gelmemiz için bize rehberlik yaptı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Kendisi bizimle çok ilgileniyor. Derslerimizde bize çok yardımcı oluyor. Özel hayatımızda da bize yardımcı oluyor ve bize annelik yapıyor. Derslerde bize ciddiyetimizi korumamızı öğretiyor. Bize mesleğimizde ne kadar ileri gidebileceğimizi anlatıyor. Bunun için bizim çaba göstermemizi bekliyor. Derya hoca gerçekten çok iyi bir hoca ve onu çok seviyoruz. Bizde onun gibi kendi okulumuzda öğretmen olarak görev yapmak istiyoruz" diye konuştular.