EĞİTİM - 26 Ekim 2024 Cumartesi 13:51

Okul başkanlığı seçimi genel seçimleri aratmadı

A
A
A
Okul başkanlığı seçimi genel seçimleri aratmadı

Van’ın Özalp ilçesindeki 3 Nisan İlkokulunda yapılan okul başkanlığı seçimi, genel seçimleri aratmadı.


3 Nisan İlkokulundaki 501 öğrenci arasından 9 adayın yarıştığı okul başkanlığı seçiminde öğrenciler pankartlar hazırladı, bir hafta boyunca propaganda yaptı. Sandığın kurulduğu ve oy kabininde oyların kullanıldığı seçimlerde, normal bir seçimin tüm kuralları uygulandı. Üzerlerinde adayların fotoğrafının yer aldığı oy pusulalarının basıldığı gizli oy kullanılarak genel seçimleri aratmayan başkanlık seçimini 83 oy ile Mete Han Kurt kazanırken, 82 oy alan Elif Özler ise başkan yardımcısı seçildi.


Okul Müdürü Yusuf Açar, görevlerinden birinin de demokrasi bilincini çocuklara aşılamak olduğunu ifade ederek, "Demokratik bir seçim gerçekleştirmek istedik. Okulumuzda çocukların kıran kırana mücadele ettiği bir seçim oldu. 9 adayımızın çeşitli vaatleri oldu. Biz de kurallara uygun bir seçim yaptık. Gizli oy kullanıldı, açık sayım yapıldı. Demokratik kurallara uygun, ülkemizdeki yasalara uygun bir şekilde seçimimizi gerçekleştirdik, hayırlı olsun. Sorumluluğunu, haklarını bilen, kendi sorunlarına çözüm üreten bireyler yetiştirmek adına böyle bir etkinlik düzenledik" dedi.



Okul başkanlığı seçimi genel seçimleri aratmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da altyapı çalışmasında doğalgaz borusu patladı Malatya’da yürütülen altyapı çalışması sırasında iş makinesinin doğalgaz borusuna zarar vermesi sonucu gaz sızıntısı meydana geldi. Olay mahallede paniğe neden olurken, ekiplerin müdahalesiyle gaz akışı yaklaşık 45 dakikalık çalışmanın ardından kesildi. Olay, öğle saatlerinde Yeşilyurt ilçesi Karakavak Mahallesi Bahçelievler Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede sürdürülen inşaat çalışması sırasında su ve kanalizasyon hattı bağlantısı için kazı yapıldığı esnada iş makinesi yer altındaki doğalgaz borusuna temas etti. Borunun zarar görmesiyle birlikte çevrede yoğun gaz sızıntısı oluştu. İhbar üzerine bölgeye polis ve doğalgaz ekipleri sevk edildi. Bölgede geniş güvenlik önelimi alan ekipler caddeyi çift taraflı ulaşıma kapatırken gaz akışının kesilmesi için çalışma başlatıldı. Yaklaşık 45 dakika süren müdahalenin ardından doğalgaz akışı kontrol altına alındı. "Arkamı döndüm patlama sesi geldi" Olayın kendilerine ait bir parsel içerisinde meydana geldiğini aktaran inşaat müteahhidi Mehmet Emin Yıldız, "Sabah kanalizasyon ve su bağlantısı için çalışmaya başladık. Bende çalışmaları takip ediyordum herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için. Kısa bir süreliğine telefonla görüşmek için biraz uzaklaştım. Arkamı döndüm patlama sesi geldi toprak yığını havaya fırladı iş makinesinin camları kırıldı. Allah’tan ateşleme olmadı. Çok şükür can kaybımızda yok ama çok fazla bir gaz akışı oldu" diye konuştu
Ordu Ordu’da kahverengi kokarcaya karşı 335 bin hane ilaçlandı Ordu’da, fındık başta olmak üzere tarımsal üretime zarar veren kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele kapsamında son 6 ayda 335 bin 245 hanede ilaçlama çalışması gerçekleştirildiği bildirildi. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, il genelindeki 19 ilçenin tüm mahallelerinde 15 Kasım 2025 tarihinde başlayan kışlak ilaçlama çalışmalarının 24 Nisan 2026 tarihinde tamamlandığı, bu süreçte toplam 335 bin 245 hanenin ilaçlandığı ifade edildi. Kahverengi kokarcanın kışlaklardan çıkış dönemine girildiği belirtilirken, bundan sonraki süreçte ‘cezbet-yok et’ yöntemiyle mücadelenin sürdürüleceği kaydedildi. Feromonların, zararlının yoğun bulunduğu alanlarda meyvesiz kültür bitkileri ile kokarağaç ve çınar gibi peyzaj bitkilerine asıldığı, bu alanlarda belirli aralıklarla ilaçlama yapılacağı aktarıldı. Feromonların ev, depo ve ambar gibi alanlara asılması durumunda biyosidal ürünlerle mücadele edilmesi gerektiği belirtilirken, ilaçlama sırasında feromonların kimyasal ürünlerle temas ettirilmemesi gerektiğine dikkat çekildi. 60 bin feromon tuzak dağıtıldı Mücadelede mekanik, biyolojik, kimyasal ve biyoteknik yöntemlerin birlikte kullanıldığı vurgulanırken, zararlının yoğun görüldüğü bölgelerde kullanılmak üzere üreticilere 60 bin feromon tuzak dağıtıldığı kaydedildi.
Van Van’da taze otlu peynir sezonu başladı: Bereketli yağışlar yüzleri güldürdü Van’ın tescilli lezzeti olan coğrafi işaretli taze otlu peynir, bu yıl etkili olan yoğun yağışların ardından sezonu erken açarak tezgahlardaki yerini aldı. Van’da yüksek kesimlerde yetişen mendi, heliz, sirmo, siyabo ve kekik gibi endemik bitkilerin karışımıyla hazırlanan, bölgenin asırlardır vazgeçilmez geleneksel lezzeti otlu peynirde yeni sezon hareketliliği başladı. Kış ve ilkbahar aylarında bölgede etkili olan yoğun yağışlar, hem peynirin erken piyasaya çıkmasını sağladı hem de meralardaki bolluk sayesinde peynirin yağ oranını ve kalitesini artırdı. Tarihi Peynirciler Çarşısı’nda taze otlu peynir, kalitesine göre kilogramı 350 ile 400 lira arasındaki fiyatla satışa sunuluyor. "Nefis bir tadı var" İHA muhabirine konuşan Tarihi Peynirciler Çarşısı esnafı Hazar Keremoğlu, bu yıl yaşanan yoğun yağışların üretime olumlu yansıdığını belirtti. Keremoğlu, "Bu yıl maşallah diyelim, yağışlar çok yoğundu. Yağışlardan dolayı peynirimiz bu sene erken de çıktı. Hem çok yağlı hem de çok güzel, nefis bir tadı vardır. Köylü hemşehrilerimiz yaylalara gitmeye başladı. Yaylalarda üretilen yoğun otlu peynir daha yağlı ve güzel oluyor yani daha mükemmel bir peynir elde edebiliyoruz. Fiyatlarda geçen seneye göre fazla bir fark yoktur. Geçen sene malum 250-300 liraydı, bu sene de 350-400 lira arasında bir fiyat var. Kaliteli peynir, tadına ve görüntüsüne bakarak, bir de yağ oranından anlaşılır. Çünkü yağsız oldu mu o peynirin bir kalitesi yoktur, yoğun yağlı olduğu zaman o peynir kalitelidir" dedi. "Bu sene bereketli bir yağış vardı" Çarşıda 27 yıldır peynircilik yapan esnaf Mehmet Nar ise, bereketli yağışların piyasaya bolluk getirmesini beklediklerini ifade ederek, "Bu sene bayağı güzel, bereketli bir yağış vardı. İnşallah bu yağışın peynirimize ve bütün gıdalara güzel bir bereketi olur. İnşallah bu sene peynir bayağı bol olur da halkımız da rahat bir şekilde tüketir, alımını da kolaylıkla yapar. İnşallah fiyatlar biraz düşer, uygun olur biz de satışımızı sunarız" diye konuştu. "Peynirin kaynatılmış sütten yapılması gerekiyor" Tüketicilere taze peynir alırken dikkat etmeleri gereken hususlar hakkında da bilgi veren Nar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Otlu peynir ilk etapta taze çıktığı zaman malum ıslaktır. Kıvama gelmesi, kendini tutması için tuzla bekletilmesi lazım. Bunun bir 1-1,5 aylık süreci var. Şu an alırken otuna dikkat ediyoruz, yeşilimsi, taze otu tercih ediyoruz. O, peynire daha güzel bir aroma veriyor. Peynirin koyun sütünden olmasını tercih ediyoruz. İnek sütünü çok fazla tüketmiyoruz, almıyoruz. Koyun sütünden olsa daha iyi olur. Bir de tuz kıvamı önemli, çok aşırı tuzlu da olmayacak, çok tuzsuz da olmayacak, buna dikkat ediyoruz. Özellikle en önemli konulardan biri de peynirin kaynatılmış sütten yapılması gerektiğidir. Çünkü kaynatılmış süt olmazsa peynirde brucella tehlikesi olur ki o da bu pazarda çok satılmaz. Çünkü bütün esnaf bu konuda bilinçlidir."
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Bugün küslük değil kenetlenme zamanıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bugün küslük değil kenetlenme zamanıdır. Bugün dağılma değil derlenme, tükenme değil toparlanma zamanıdır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen "Türk Gençliği Büyük Kurultayı"nda konuştu. Bahçeli, konuşmasında 19 Mayıs ruhu, Türk gençliğinin sorumlulukları, Ülkü Ocakları’nın misyonu ve milli teknoloji hamlelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında 19 Mayıs’ın tarihi önemine vurgu yapan Bahçeli, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını "istikbal seferinin başlangıcı" olarak nitelendirerek, "19 Mayıs, mahzun kalmış milletimizin miracıdır. 19 Mayıs, esarete terk edilmek istenen mukadderatın Türk eliyle yeniden yazılmasıdır. 19 Mayıs, karanlığa terk edilmek istenen bu coğrafyada fecrin ilk ışıklarıdır. Çünkü 19 Mayıs, Samsun’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın attığı o ilk adımla 107 yıl önce başlayan ve ilelebet sürecek istikbal seferinin adıdır. Bugün sizlere düşen vazife de bu seferin en ön saflarında birer nefer olmaktır" ifadelerini kullandı. "O halde korkmayacaksınız, kaçmayacaksınız" Gençlere hitabında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Şayet bir gün, çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun" sözünü hatırlatan Bahçeli, "O halde korkmayacaksınız. Kaçmayacaksınız. Satmayacaksınız. Savrulmayacaksınız. Rüzgâr belki sert esecek, yollar sarpa saracak; zaman zaman hissenize Bozkurt yalnızlığı düşecek, bazen kimse sizi anlamayacak" diye konuştu. Ülkücü gençliğin "çetin zamanların nöbetçisi" olması gerektiğini belirten Bahçeli, "Güneşli günlerin yolcuları değil; çetin zamanların nöbetçileri, puslu havalarda ocaklarının bekçileri, Türk milliyetçiliği davasının yegâne hancısı olacaksınız" ifadelerini kullandı. Bahçeli, konuşmasında merhum yazar Hüseyin Nihal Atsız’ın dizelerine de yer vererek, "Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan. Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan?" mısralarını okudu. Bahçeli, "İşte o kahramanlar bir bayrak gibi karşımda duran ülkücü Türk gençliğidir. İşte o kahramanların mayasını elinde bulunduran, o yiğitlerin hamurunu yoğuran, genç dimağları başıboşluk uçurumlarından kurtarıp mesuliyet terazisine koyan müessesenin, hepimizin yetiştiği o yuvanın adı Ülkü Ocakları’dır" dedi. "TeknOcak bugün iftihar kaynağımızdır" Ülkü Ocakları bünyesinde yürütülen teknoloji çalışmalarına da değinen Bahçeli, TeknOcak projelerinin milli teknoloji hamlesi açısından önemli olduğunu söyledi. Bahçeli, "TeknOcak; elektronik ve robotik sistemlerden yazılım ve yapay zekaya, enerji ve çevre teknolojilerinden savunma ve uzay çalışmalarına kadar geniş bir sahada Türk gençliğine üretim ufku açan milli bir teknoloji seferberliğidir" ifadelerini kullandı. Batı taklitçiliğine karşı olduklarını belirten Bahçeli, "Kendi kimliğimizden kopmadan çağın bilgisini üretme, çağın tekniğini kavrama, çağın araçlarını Türk milletinin büyük hedeflerine bağlama gayesindeyiz" diye konuştu. Bahçeli, üniversiteli gençlerin geliştirdiği projelere dikkat çekerek, "Başta isim banisi olduğumuz Göktay Yarış Arabası ve Türkhan İnsansız Hava Aracı olmak üzere üniversiteli gençlerimizin geliştirdiği 100’ü aşkın proje bizim için şeref payesidir" dedi. "Ülkücü gençlik fırtınalara yön veren kaynaktır" Konuşmasının devamında bölgesel gelişmelere ve güvenlik tehditlerine değinen Bahçeli, "Kuzeyimizde savaşın gölgesi, güneyimizde kan ve gözyaşı, doğumuzda güç mücadelesi, batımızda savunma telaşı, siber alemde ise sinsi kimliksizleştirme operasyonları kol gezmektedir. İnsanlık bir taraftan teknolojiyle geleceğe uzanırken, diğer taraftan merhametten, adaletten, vicdandan ve hakkaniyetten uzaklaşmanın sancısını yaşamaktadır. Böyle bir zamanda delikanlı çağında bir genç olmak kolay değildir. Böyle bir zamanda ülkücü bir genç olmak ve ülkücü kalmak ise hiç kolay değildir" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında gençlere büyük sorumluluk düştüğünü söyleyen Bahçeli, "Bu yük, siyasi bir hedef değildir. Anaların gözyaşını dindirmenin, evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın, kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin kızıl elmasıdır" dedi. Konuşmasının sonunda birlik mesajı veren Bahçeli, merhum şair Dilaver Cebeci’nin "Kalın ordu nerde olsa görülür. Ülkülere birlik ile varılır Yoldaşlarımız, gök pusatlar darılır. Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır?" dizelerini okuyarak, "Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır?" diye sordu. Bahçeli, "Hayır, bin kere hayır. Bugün küslük değil kenetlenme zamanıdır. Bugün dağılma değil derlenme, tükenme değil toparlanma zamanıdır. Yolumuz makam için değil dava için; alkış için değil Allah rızası için baş koyanların yoludur" ifadelerini kullandı.