ÇEVRE - 19 Ocak 2026 Pazartesi 11:29

Uzmanından Van Gölü Havzası için kritik uyarı: 10-20 yıl içinde su krizi yaşanabilir

A
A
A
Uzmanından Van Gölü Havzası için kritik uyarı: 10-20 yıl içinde su krizi yaşanabilir

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası’nın kapalı bir havza olduğuna dikkat çekerek, "Bu havzaya dışarıdan su getirme şansımız yok. Su yönetimini başaramazsak, önümüzdeki yıllarda ciddi içme ve kullanma suyu sorunlarıyla karşı karşıya kalırız" dedi.


Van Gölü Havzası’nın kapalı bir havza olması nedeniyle suyun bilimsel ve bütüncül bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, yeraltı su seviyelerindeki düşüşün ve küresel iklim değişikliğinin ilerleyen yıllarda ciddi içme ve kullanma suyu sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Kapalı bir havza özelliği taşıyan Van Gölü Havzası’na dışarıdan su getirilmesinin son derece maliyetli olabileceğini vurgulayan uzmanlar, bu nedenle mevcut suyun doğru yönetilmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.


Son yıllarda özellikle içme suyu ihtiyacının önemli bir bölümünün yeraltı sularından karşılandığını belirten Prof. Dr. Alaeddinoğlu, aşırı ve kontrolsüz kullanım nedeniyle yeraltı su seviyelerinin sürekli düştüğünü, bunun da hem tarımsal üretimi hem de ekosistemi tehdit ettiği kaydetti. Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası’nın önümüzdeki 10-20 yıl içinde ciddi bir su kriziyle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.



"Tüm canlıların bu sürecin içine dâhil edilmesi gerekmektedir"


İHA muhabirine konuşan Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, suyu doğru ve bilimsel bir şekilde yönetmek zorunda olduklarını belirtti. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, "Havzaya düşen yağış miktarını biliyoruz. Havzada yaşayan nüfusu, tarımsal faaliyetlerin türünü ve ürün çeşitliliğini, sanayide kullanılan su miktarını da biliyoruz. Dolayısıyla bütün bu verilerin iyi hesaplanması gerekiyor. Ancak sadece insan ihtiyaçlarını düşünmek yeterli değildir. Havza, göllerin, göletlerin ve sulak alanların sayıca fazla olduğu, çok sayıda canlı türüne ev sahipliği yapan bir ekosistemdir. Van Gölü ve gölde yaşayan, bölge ekonomisi açısından son derece önemli olan inci kefali bu ekosistemin en önemli unsurlarındandır. İnci kefalinin tuzlu-sodalı sudan tatlı sulara yaptığı göçler, su yönetimi açısından hayati öneme sahiptir. Su yönetimi denildiğinde, havzanın bir bütün olarak ele alınması ve tüm canlıların bu sürecin içine dâhil edilmesi gerekmektedir" diye konuştu.



"Havzaya düşen yağışı yönetmek zorundayız"


Havzaya dışarıdan su getirmenin maliyetinin çok yüksek olacağını, hatta bazı durumlarda imkânsız olabileceğinin altını çizen Alaeddinoğlu, "Hem içme suyu hem tarımsal sulama hem de sanayide kullanılan suyun tamamı için dengeli ve sürdürülebilir bir yönetim modeli oluşturulmalıdır. Bugün havzanın içme, kullanma ve özellikle tarımsal sulama ihtiyacının büyük bölümü yeraltı sularından karşılanmaktadır. Yeraltı suyu kullanımı her geçen yıl artmakta, buna bağlı olarak taban su seviyesi sürekli düşmektedir. Bu durum büyük bir risk oluşturmaktadır. Çünkü yeraltı sularını besleyen yağışlar her yıl aynı düzeyde gerçekleşmeyebilir. Ayrıca artan buharlaşma, düşen yağışın faydalı olmasının önüne geçebilir. Özellikle havzanın güneyinde yer alan Kavuşşahap Dağları çevresi karstik bir sahadır. Bu alanlarda yağışın önemli bir bölümü yeraltına sızarak yeraltı su kaynaklarını beslemektedir. Bu nedenle bu sahalardaki yeraltı suyu kapasitesinin ve potansiyelinin bilimsel yöntemlerle detaylı biçimde tespit edilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde sadece yeni sondajlar açarak su ihtiyacını karşılamak mümkün değildir" şeklinde konuştu.



"Su yönetimini başaramazsak yeraltı su kaynakları da tükenecektir"


Öncelikli olarak yapılabilecek en önemli adımlardan biri, içme suyu altyapısının iyileştirilmesi olduğunu ve mevcut şebekelerdeki kayıp-kaçak oranları oldukça yüksek olduğunu hatırlatan Alaeddinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu oranlar düşürüldüğü takdirde, kentin içme suyu ihtiyacının önemli ölçüde karşılanması mümkündür. Eğer bu süreci yönetemezsek, bugün yaşamadığımız sorunlar 10-20 yıl içerisinde ciddi tehditler hâline gelecektir. Yatırım kararları rastgele değil, bilimsel verilere dayalı olarak alınmalıdır. Çünkü Van Gölü Havzası tek bir havza gibi görünse de içinde Erçek Havzası gibi 21 adet tali havza barındırmaktadır. Her bir tali havza kendi özelinde yönetilmelidir. Bu nedenle özel bir su yönetim biriminin kurulması, aktif ve sürekli çalışan bir yapının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bilimsel veriler ışığında hareket edilmediği takdirde, artan sıcaklıklar, sıklaşan sıcak hava dalgaları, artan buharlaşma ve azalan yağışlar havzayı ciddi tehditlerle karşı karşıya bırakacaktır. Eğer su yönetimini başaramazsak, önümüzdeki 10-20 yıl içinde yeraltı su kaynakları da tükenecektir. O zaman havzanın içme, kullanma ve sulama suyunu nereden karşılayacağımız sorusu kaçınılmaz olacaktır."



Uzmanından Van Gölü Havzası için kritik uyarı: 10-20 yıl içinde su krizi yaşanabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Emre Belözoğlu: "Kasımpaşa’ya layık bir sezon sonu yaşatmak istiyoruz" Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Corendon Alanyaspor galibiyetinin ardından, "Önümüzde 4 maç var. 12 puanın hepsine talip bir şekilde, işimize konsantre, Kasımpaşa’ya layık bir sezon sonu yaşamak ve yaşatmak istiyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Kasımpaşa, konuk ettiği Corendon Alanyaspor’u 1-0 mağlup ederek puanını 31’e yükseltti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu değerlendirmelerde bulundu. Sözlerine ilk olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlar için baş sağlığı dileyerek başlayan Belözoğlu, "Bugün maç özelinde oyuncularımı tebrik ederim. Çalıştıklarımızı uygulamaya çalışan bir oyuncu grubum var. Kasımpaşa serüvenimiz iyi başlamadı ama sonra sonuçların geldiği bir takım ortaya çıktı. Son haftalarda tüm rakiplerimize karşı oyun üstünlüğü kurduk. Çalıştıklarımızın karşılığını aldığımız bir hafta oldu. Bundan dolayı mutluyum. Ama ne yazık ki işimiz daha bitmedi. Önümüzde 4 maç var. 12 puanın hepsine talip bir şekilde, işimize konsantre, Kasımpaşa’ya layık bir sezon sonu yaşamak ve yaşatmak istiyoruz" diye konuştu. "Bugün çok önemli bir oyuncuyu milli takıma hazır şekilde göndereceğiz" Milli futbolcu İrfan Can Kahveci ile ilgili de değerlendirmeler yapan Emre Belözoğlu, "İrfan Can’a karşı rakip olarak Gençlerbirliği’nde oynadığı dönemde Başakşehir ile rakip oldum. O günden itibaren ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu ön görmüştüm. Başakşehir’in de o dönemki yönetiminde bir yatırım yapıldı. O yatırımın içinde bizim de fikrimiz alınmıştı. Sonra Fenerbahçe’ye transferinde yine ben sportif direktördüm. Bugün burada yaşadığımız dostluğa binaen Kasımpaşa’yı tercih etmesinde farklı durumlar olsa da yine bana karşı sevgisinin olduğunu biliyorum. Bugün bence çok önemli bir oyuncuyu milli takıma hazır bir şekilde göndereceğiz. Bize daha katkısının devam edeceğini düşünüyorum. Hem iyi bir insan hem de iyi bir futbolcu. Onu buradan mutlu, güçlü bir şekilde inşallah sezon sonuna göndermek en büyük isteğimdi. Bugün baktığınızda son 3 haftadır çok iyi oynuyor. Ondan önce de elinden geleni yapmaya çalıştı. Cenk Tosun, Becao, Kerem Demirbay gibi büyük takımlardan gelen bütün oyuncular elinden geleni yapmaya çalışıyor. Bugün burada bütün oyuncu grubunu tebrik etmem gerekiyor. Onlar bu işin baş mimarı, aktörleri" ifadelerini kullandı. "İrfan çok özel bir oyuncu" Son olarak kendisinin de Fenerbahçe forması giyerken Sivasspor’a kornerden gol atmasının hatırlatılması üzerine Belözoğlu, "Benim golüm bu kadar güzel değildi. Sol ayaklı olup da bu kadar yüksek seviyede oynamış oyunculardan biri de benim. İrfan çok özel bir oyuncu. Zaten bence büyük oyuncuları diğer oyunculardan ayıran en büyük özellik nerede ne yapacaklarını kestirebilmeleri. Nerede güçlü ve nerede zayıf olduklarını bilmesi. İrfan da bunu çok iyi biliyor. Bugün attığı gol kilit açan ve bizi çok rahatlatan bir goldü. Hem kulübümüz adına hem onun adına çok mutluyum. Benim de onun gelişiminde ve fiziksel olarak değişiminde faydam olduysa ne mutlu bana. Futbol da biter, her şey bir gün biter ama dostluklar, arkadaşlıklar her zaman devam eder. Ben bunlara çok değer veren biriyim. O yüzden İrfan’a faydam olursa benden mutlusu olmaz. Kasımpaşa’ya karşı da sorumluluklarımız var. O da bunu hissedecek. Daha 4 haftamız var" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Joao Pereira: "Utanıyorum, sahada hiçbir şey yapmadık" Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Kasımpaşa maçında oynadıkları oyundan utandığını belirterek, "Böyle bir hocayım. Çünkü sahada hiçbir şey yapmadık" dedi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Corendon Alanyaspor, deplasmanda karşılaştığı Kasımpaşa’ya 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Bugün utanıyorum. Böyle bir hocayım. Çünkü sahada hiçbir şey yapmadık. Bugün aslında iki takım için de kötü bir maçtı. Net pozisyon yoktu. İyi bir pas oyunu da yoktu. İki takım da kötüydü biz sadece daha kötüydük ve duran toptan yediğimiz bir golle mağlup ayrılıyoruz. Utanıyorum ama utanmanın kaynağı kaybetmemiz değil. Bazen kaybettiğimiz maçlardan sonra mutluydum. Bugün oyuncularımı savunabileceğim bir şey yok elimde. Hata onlarda ve bunu kabul etmeleri gerekiyor. 3 pas üst üste yapamadık. Kasımpaşa’nın hak ettiğini söyleyemem. Kasımpaşa da iyi oynamadı. 3 puanı hiç kimse hak etmedi ama biz daha da hak etmedik. Oyuncularla bu konuda bir konuşmamız olacak. Lig bitti diye mi düşündüler bilmiyorum, lig daha bitmedi. Kupaya mı odaklandılar, bunu da bilmiyorum. Taktik olarak da rakip beklediğimizden farklı bir şey yapmadı. O yüzden böyle kötü bir futbol sahaya sergilemek imkansız. Futbol oynamaya çalışan bir takımız ama bugün bunu yapamadık, 3 puanı hak etmedik, alamadık. Hatta 1 puanı bile alamadık" şeklinde konuştu.