TEKNOLOJİ - 24 Nisan 2025 Perşembe 09:49

Uzmanlardan, ’beklenen olağan sarsıntı ve panik yapılmaması uyarısı

A
A
A
Uzmanlardan, ’beklenen olağan sarsıntı ve panik yapılmaması uyarısı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Kumburgaz segmentinde meydana gelen orta büyüklükteki depremin beklenen ’büyük Marmara depremi’ olmadığını söyledi.


Marmara Denizi’nde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul başta olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Vatandaşlar sokağa dökülürken, telefon hatlarında yoğunluk yaşandı. Uzmanlar ise panik yapılmaması, ancak dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Depremin merkez üssünün Kumburgaz segmenti olduğu belirtilirken, uzmanlar yaşanan sarsıntının "beklenen ve olağan" olduğunu ifade etti. Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, depreme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.



"Olağan ve beklenen bir depremdir"


İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, 6.2 büyüklüğündeki sarsıntının ana şok olarak kabul edilebileceğini belirtti. Ana şoktan sonra artçıların büyüklüğünün azaldığını belirten Alkan, "Marmara Denizi içerisindeki Kumburgaz segmenti üzerinde meydana geldi. Bu deprem aslında olağan ve beklenen bir depremdir. Çünkü Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun mekanizmasına baktığımızda, doğudan batıya doğru bir hareketin, özellikle Marmara Denizi içerisinde açık bir şekilde gerçekleştiğini biliyoruz. Bu depremin üzerinde duracak olursak, 6.2 büyüklüğünde bir depremi ‘ana şok’ olarak kabul edebiliriz. Çünkü artçı şokları takip ettiğimizde, depremlerin büyüklüklerinin azaldığı net şekilde görülüyor. Dolayısıyla bunları artçı şoklar olarak değerlendirebiliriz. Arada yalnızca bir tane, büyüklüğü 5.2 olan bir deprem var; o da ana şoktan yaklaşık 10-12 dakika sonra gerçekleşti. Onun haricindeki depremlerin büyüklükleri daha küçük. Bu nedenle bu depremin ana şok olduğunu söyleyebiliriz" dedi.



"Depremin mekanizması detaylı incelenmeli"


Depremin derinliğine dair kurumlar arasında farklılık olduğuna dikkat çeken Alkan, "Bu depremin çözümüyle ilgili yeniden çalışılması gerekiyor. Şöyle ki: USGS’in yaptığı çözüme göre bu deprem sığ ve yaklaşık 10 kilometre derinlikte görünüyor. Kandilli’nin çözümünde ise 13 kilometre derinlikte. AFAD’ın çözümüne göre ise 7 kilometrede ve doğrultu atımlı bir mekanizma olarak görünüyor. Fakat meydana gelen 20’ye aşkın artçının derinliklerine baktığımızda, depremler derinlere doğru devam ediyor. Dolayısıyla, Kumburgaz segmenti normal olarak benzer şekilde bir deprem üretmesi gerekirken, artçılar derine doğru gidiyor. Bu durum, iksel çözümlerden mi kaynaklanıyor, yoksa gerçek çözüm böyle mi? Orada bir ters mekanizma mı var? Bu sorulara yanıt aramak gerekiyor" diye konuştu.



"Orta veya uzun vadede büyük bir deprem beklentimiz hâlâ devam ediyor"


Depremin Marmara Çukuru’nun doğusundaki yaklaşık 65 kilometrelik segmentte gerçekleştiğini belirten Alkan, bölgedeki ters fay yapısına da dikkat çekerek, "Çünkü bu, Kumburgaz segmentinde meydana gelen orta büyüklükte bir deprem. Bahsedilen ’Büyük Marmara Depremi’ değil, o bambaşka bir olay. Ancak bu deprem ne yapar? Enerjiyi doğudan batıya doğru taşır, yani Kumburgaz’dan sonra Tekirdağ segmentine doğru bir enerji transferine neden olur. Marmara Çukuru civarında, orta veya uzun vadede büyük bir deprem beklentimiz hâlâ devam ediyor" şeklinde konuştu.



İstanbul depremi öngörüleri gerçekleşti


2025 yılı başında yayımlanan bilimsel çalışmalarına da değinen Alkan, "O çalışmamızda bu bölgede 6 büyüklüğünde bir depremin ihtimalinin yüzde 60’tan fazla olduğunu belirtmiştik. Bu deprem, öngörümüzü doğruladı. Bilimsel açıdan çok değerli bir veri" dedi.


Orta büyüklükteki depremin dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Tekrar belirtmek gerekirse, bu deprem büyük deprem değil; orta büyüklükte bir depremdir ve sadece Kumburgaz segmentiyle ilgili geleceğe dair küçük bir senaryo olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, bu olayı dikkate alıp, geleceğimizi buna göre planlamamız gerekiyor."



Uzmanlardan, ’beklenen olağan sarsıntı ve panik yapılmaması uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli Acil Durum Hastanesinde son hazırlıklar tamamlanıyor Denizli’de inşaat çalışmaları tamamlanan 500 Yataklı Acil Durum Hastanesi’nde ameliyathane, poliklinik ve servis odalarındaki tıbbi malzemelerin yerleştirilme çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor. Modern yapısı ve ileri teknoloji tıbbi cihazlarla Denizli’de sağlık hizmetlerinin sunumunda önemli bir yeri olacak olan, 47 bin metrekare kapalı alana sahip 104 yoğun bakım yatağı ile birlikte toplam 500 yatak kapasitesine sahip Acil Durum Hastanesi’nde; 106 poliklinik, 14 ameliyathane, anjiyografi ünitesi, MR, BT, mamografi, röntgen, USG ve kemik dansitometri gibi ileri teknoloji tıbbi cihazlarımız bulunuyor. Hastanede son teknolojik tıbbi cihazlarla donatılan ameliyathaneler, ferah ve geniş poliklinik alanları, hasta ve yakınlarının konforu düşünülerek tasarlanan servis odalarında da hummalı çalışmalar devam ediyor. Birimlerde kapsamlı temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri devam ederken, bir yandan da tıbbi cihazların kurulumu yapılıyor. Poliklinik ve servis odalarında hasta yatağı, televizyon, buzdolabı gibi araç ve gereçler yerleştiriliyor. Hastanede yürütülen son çalışmalarla ilgili açıklamada bulunan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk Acil Durum Hastanesi’nin Denizli için önemli bir sağlık yatırımı olduğunu vurgulayarak, hastanedeki mefruşat yerleşimi ve cihaz kurulumlarının büyük bir hızla devam ettiğini söyledi. Son hazırlıkların tamamlandığını ifade eden İl Sağlık Müdürü Öztürk, "Ameliyathanelerimizden polikliniklerimize kadar hastanemiz en güncel standartlara uygun şekilde donatılıyor. Ekiplerimiz gece gündüz hastanemizi Denizli halkımızın hizmetine sunmak için çalışıyor. Yakın zamanda hastanemizin kapılarını vatandaşlarımıza açacağız" dedi.