SAĞLIK - 24 Ekim 2025 Cuma 12:58

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ‘cross-linking’ yöntemiyle tedaviye başlandı

A
A
A
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ‘cross-linking’ yöntemiyle tedaviye başlandı

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniğinde ilk kez "cross-linking" (çapraz bağlama-ışın tedavisi) ameliyatları başarıyla gerçekleştirildi.


Halk arasında "gözün sivrileşmesi hastalığı" olarak bilinen keratokonus rahatsızlığında uygulanan bu tedavi, hastalığın ilerlemesini durdurarak görme kaybının önüne geçiyor. Daha önce başka merkezlerde ücretli olarak yapılabilen bu işlem, artık Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Kliniğin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman kadro sayesinde yaklaşık 50 hastanın tedavisi başarıyla tamamlandı.


Konuya ilişkin konuşan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, Göz Kliniğinin yaklaşık iki yıl önce uzman doktorların öncülüğünde kurulduğunu belirtti. Başhekim Doç. Dr. Sarıkaya, "Şu anda kliniğimizde hem uzman hekimler yetiştiriyoruz hem de kliniğin kurulmasıyla birlikte tedavi seçeneklerimizi önemli ölçüde artırdık. Hastalarımız artık burada, ileri teknoloji ve tecrübe gerektiren modern tedavilere de erişebiliyor. Bugün ‘cross-linking’ tedavisinden bahsedeceğiz. Bu tedavi, keratokonus hastalığında ilerlemeyi durduran bir yöntemdir. Daha önce hastanemizde uygulanmayan bu tedavi, yaklaşık 2 aydır hocalarımızın tecrübesi ve uygun teknik altyapımız sayesinde başarıyla yapılmaya başlanmıştır ve şu ana kadar belli bir hasta sayısına ulaşılmıştır. Keratokonus hastalığının ilerlemesi durumunda ciddi görme problemlerine yol açabildiği göz önüne alındığında, bu tedavinin hastanemizde uygulanabiliyor olması hem bizi hem de hastalarımızı oldukça mutlu ediyor" dedi.



"Göz kaşıma şikayeti varsa mutlaka bir göz hekimine muayene ettirmeli"


Keratokonus hastalığının, halk arasında ‘gözün sivrileşmesi hastalığı’ olarak da bilindiğini dile getiren Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Burhan Başkan ise "Gözün kubbe şeklindeki şeffaf tabakası olan korneada incelme ve sivrileşmesiyle seyreden bir hastalıktır. Bu şekil bozukluğu, göze gelen ışığın yeterince odaklanamamasına ve buna bağlı olarak görme keskinliğinde azalmaya neden olur. Peki, bu hastalıktan ne zaman şüphelenmek gerekir? Eğer gözlük numaralarınızda sık ve hızlı değişiklikler oluyorsa, gözlükler artık yeterli gelmiyorsa, ışık hassasiyeti ve kamaşma yaşıyorsanız ve özellikle gözde kaşıma veya ovalama ihtiyacı hissediyorsanız mutlaka bir göz hekimine muayene olmanız gerekir. Bu hastalıkta gözü kaşıma veya ovalama davranışı, genetik olarak yatkın korneayı mekanik baskıyla daha da zayıflatmakta ve hastalığın ilerlemesini hızlandırmaktadır. Bu nedenle özellikle çocuk ve genç hastalar büyük risk altındadır. Aileler, çocuklarında göz kaşıma şikayeti varsa mutlaka bir göz hekimine muayene ettirmeli ve varsa alerji tedavisini ihmal etmemelidir" diye konuştu.



"50’ye yakın hastayı başarıyla tedavi ettik"


Keratokonus hastalığında iki ana hedeflerinin olduğunu ifade eden Başkan, "Bunlardan birincisi Hastalığın ilerlemesini durdurmak, ikincisi görme keskinliğini artırmak. Hastalığın ilerlemesini durdurmak için ‘cross-linking’ adını verdiğimiz tedavi yöntemini uyguluyoruz. Bu tedavinin amacı korneayı güçlendirmek, yani tabakayı sıkılaştırmaktır; görme keskinliğini artırmak değildir. Görme keskinliğini artırmak için ise sert kontakt lensler, korneal halka ve kornea nakli gibi yöntemler uygulanmaktadır. Hastanemize yaklaşık 2 ay önce bu cihaz kazandırıldı ve o zamandan bu yana 50’ye yakın hastayı başarıyla tedavi ettik" şeklinde konuştu.



Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ‘cross-linking’ yöntemiyle tedaviye başlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Hacca gitmek için çıktığı yolda geçirdiği kazada hayatını kaybetti Aksaray’da hacca gitmek için yola çıkan ve devrilen tır kazasında yardım etmek için yola duran araca arkadan çarpan otomobilde bulunan adam kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza sabah saat 04.30 sıralarında Aksaray - Konya Karayolu 18. kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aksaray’dan Konya istikametine seyreden Mustafa C. (52) idaresindeki 42 AKK 368 plakalı Mercedes marka hayvan yemi yüklü tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak refüje devrildi. Aynı istikamete seyreden ve Bingöl’den Manisa’ya giden Mehmet Bingöl (53) yönetimindeki 06 FRZ 429 plakalı Citröen marka araç sürücüsü, kazayı görünce yardım etmek için dörtlü flaşörlerini yakarak yolun sağına durdu. Arabadan inmek istediği esnada yine aynı istikamete giden Gökhan T. (38) idaresindeki 68 AAY 367 plakalı Toyota marka otomobil duran aracı fark etmeyerek arkadan çarptı. İlk kazada tır sürücüsü Mustafa C. yaralanırken, meydana gelen ikinci kazada da arkadan çarpan Toyota marka araç sürücüsü Gökhan T. ve araçta yolcu olarak bulunan Halil İbrahim T., Perihan T., Elif T. Abdullah Tokdemir (65) olmak üzere toplam 6 kişi yaralandı. Hacca gitmek için Konya Havalimanına yola çıktığı öğrenilen 65 yaşındaki Abdullah Tokdemir kaldırıldığı Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Hatay Mesleğine ömrünü adayan tahta beşik ustası, sanatını yaşatacak çırak bulamadı Hatay’da yaşayan 75 yaşındaki Ömer Solak, babasından öğrendiği tahta beşik yapımına yıllarını adasa da çıraksız kalmış durumda. Günümüzde çok fazla tercih edilmeyen tahta beşikleri talebe özel 1 günde üretebilen Solak, 3 bin TL ve 4 bin TL fiyatlarla beşikleri satışa sunuyor. Hassa ilçesi Katranlık Mahallesi’nde yaşayan 75 yaşındaki Ömer Solak, tahta beşik yapımını babasından öğrendi ve ömrünü adadı. Evlatlarını tahta beşik yaparak büyüten ve hayata kazandıran emektar usta, şimdiyse çırak bulamamaktan dert yanıyor. İlerleyen yaşına rağmen gelen talepleri geri çevirmeyen Solak’ın bir günde ürettiği tahta beşikler 3 bin TL ve 4 bin TL’den alıcı buluyor. Tahta beşiklerin sağlıklı ve taşınması kolay olduğu için tercih edildiğini söyleyen Solak, tahta beşik çok fazla tercih edilmediği için çırak bulamadığını söyledi. "Unutulmaya yüz tuttuğu için kimse öğrenmek istemiyor" Tahta beşikleri ilerleyen yaşına rağmen azmiyle 1 günde yapabildiğini dile getiren Solak, "Tahta beşiklerin yapımı bir gün sürüyor. Beşiklerimiz sağlıklı, salladıkça tıkırtısından bebek uyur. Beşiğin tamamının hepsinin yapımı bana ait. Ceviz, kavak ve kasnak ile yapıyorum. Kışın sıcak olur ve sağlıklı olur. Beşiklerin fiyatı; 3 bin TL ve 4 bin TL. 70 yaşını geçtim, babamdan öğrendim hala devam ediyorum. Unutulmaya yüz tuttuğu için kimse öğrenmek istemiyor. Taşınması kolay, araba arkasına ve kanepe altına sığar. Yer meşguliyeti az ve her yere gider" dedi.
Hatay Depremin ardından inşa edilen 126’ncı cami ibadete açıldı HATAY (İHA) – Hatay’da asrın felaketinin ardından inşa edilen 126’ncı cami olan Maraşlar Camii, Vali Mustafa Masatlı’nın katılımıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Vali Masatlı, depremin ardından inşası tamamlanan 126 camiden 105’inin hayırseverlerin desteğiyle yapıldığını söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım yaşanmış ve yüzlerce bina zarar görmüştü. Depremler sonrası bölgenin yeniden inşa ve ihya inşa süreci için çalışmalara başlanmıştı. Hatay Valiliği ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde depremde kullanılmaz hale gelen camilerin yerlerine yenilerinin inşası ve ihtiyaç duyulan mahallelere cami yapımı için harekete geçilmiş ve kısa sürede çalışmalara başlanmıştı. Hatay’da asrın felaketinden bu yana inşa edilen 126’ncı cami Arsuz ilçesi Tülek Mahallesi’ne yapıldı. Maraşlar Camii ismi verilen cami, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve vatandaşların katılımıyla ibadete açıldı. "Hayırseverlerimizin destekleriyle 126 camimiz ibadete açıldı" Hatay genelinde deprem sonrası ibadet mekanlarının yeniden inşasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirten Vali Masatlı, "Bugün Arsuz ilçesi Tülek Mahallemizde Maraşlar Camii’nin açılışı için bulunuyoruz. Şehrimizin her tarafında bütün alanlarda ihya, inşa ve imar çalışmaları bir seferberlik ruhuyla vatandaşlarımızın da desteğiyle devam etti. Bugün geldiğimiz noktada şehrimizde 126 yeni caminin inşaatını tamamlayarak hizmete açmış olduk. Bu 126 camimizin 105’i, tamamıyla hayırseverlerimizin desteğiyle yapılmıştır. Diğer taraftan 50 Kur’an kursumuz, 13 gençlik merkezimiz yine vatandaşlarımızın desteğiyle yapıldı ve şu an faal olarak gençlerimize hizmet ediyor. Tabii çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor. Şu an 31 tane de yeni camimiz var. Yine hayırseverlerin katkılarıyla bunları da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere; kamu kurum ve kuruluşlarımıza özellikle camilerimiz, kuran kurslarımız ve gençlik merkezlerimiz noktasında bize destek veren Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve katkı sunan, değer katan tüm vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.
Hatay İlk işinin 4’üncü günü benzin dökülerek katledildiği ortaya çıktı Hatay’da şantiyede çalıştığı esnada kaldığı konteynerin alevlere teslim olmasıyla yanarak can veren 19 yaşındaki İbrahim Yaşar’ın ölümüyle ilgili ilk duruşma görüldü. Olayın şüphelisi olan şahsı telefonla konuştuğu için uyardıkları ve ardından 2 şahsın, akaryakıt istasyonundan aldıkları benzinle konteyneri ateşe verdikleri ortaya çıktı. Mersin’den Hatay’a 4 Mart 2025 tarihinde şantiyede işçi olarak çalışmaya gelen 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, Antakya ilçesi Emek Mahallesi’nde bir inşaatta çalışmaya başlamıştı. Hayatında ilk kez bir işte çalışan Yaşar’ın yatakhane olarak kullandığı konteyner 8 Mart tarihinde alevlere teslim olarak yandı. Yangında 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, alevlerin içerisinde kalarak can verirken aynı konteynerde kaldığı M.A.Ö. ise yaralandı. Yaşar’ın hayatını kaybettiği yangınla ilgili yürütülen çalışmada aynı şantiyede çalışan işçiler 26 yaşındaki M.K. ve 33 yaşındaki B.S. mahkemece gözaltına alınarak tutuklandı. Yangın suretiyle tasarlayarak kasten öldürme suçundan açılan mahkemede ilk duruşma 20 Nisan tarihinde Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İddianamede yer alan kamera kayıtlarında; olay günü saat 06.40 sıralarında B.S. ve M.K.’nin birlikte akaryakıt istasyonundan 5 litrelik pet şişeyle yakıt aldığı görüntüler yer aldı. İtfaiye raporlarındaysa yangının söndürülmeden atılan veya unutulan herhangi bir ateş sonucu çıktığı yer aldı. Olayda yaralanan M.A.Ö. ifadesinde, B.S. isimli şahsı olaydan 1 gün önce gece saatlerinde telefonla konuşurken uyardığını ve daha sonrasında olayın şüphelisi 2 şahısla birlikte kahve içtiklerini belirterek olay esnasında M.K.’nin konteynerin kapısını açarak selam verdiğini, ardından B.S.’nin konteynerin içerisine yanan bezi attığını ve ardından benzini yere fırlattığını söyledi. "Oğlum hayatında hiç çalışmadı, ilk çalıştığı işinin dördüncü gününde oğlum katledildi" Evladının ilk çalıştığı işinde 4’üncü gün can verdiğini ifade eden acılı baba Vedat Yaşar, "Oğlum İbrahim Yaşar, 4 Mart 2025 yılında Hatay’a çalışmaya geldi. Orada bir şirkette su tesisatçı olarak çalışmaya geldi. İbrahim’i 8 Mart’ta iki kişi üstüne benzin döküp canice yaktılar. Tanımadığımız şahıslardı ve o şahıslarla biz hayatımızda ne aynı şehirde yaşadık ne de tanışıklığımız var. Bunların niçin, ne sebeple oğlumu yaktıklarını ben de bilmiyorum. Benim oğlum da mağdur ailelerin bir bireyidir. Biz oğlumun adaletinin sağlanması için buradayız ve bugün burada umarım adalet yerini bulur. Benim oğlum liseyi bitirdi. Oğlum resimde kaldığı gibi duruyor, hayatı boyunca oğlumun gülümsemesi eksik olmadı. Hayatı boyunca evde evcil hayvanı eksilmedi ve oğlum çocukları çok severdi. Oğlum hayatında hiç çalışmadı, ilk çalıştığı işinin dördüncü gününde oğlum katledildi. İbrahim’i ben anlatamam, anlatmak için İbrahim’le yaşamak lazım" dedi. "5 litrelik bir bidona benzin doldurmuşlar, ağzına molotof şeklinde bez koyup konteynerin içine atmışlar ve çocukların üzerine kapıyı da kilitlemişler" Evladının kaldığı konteynerde yanarak öldüğünü ve canilerin cezalarını çekmesini istediğini dile getiren Vedat Yaşar, "Bu şahıslar petrolden gidip, 5 litre benzin almışlar ve kayıtlarda var. 5 litrelik bir bidona doldurmuşlar, ağzına molotof şeklinde bez koyup yakmışlar. Molotof şeklinde konteynerin içine atmışlar. Çocukların üzerine kapıyı da kilitlemişler. Ben yüce Türk devletinin adaletine inanmak istiyorum ve inanacağım da. Umarım adalet yerini bulur. İbrahim için bütün mağdur çocuklar için emsal bir karar olur umarım. Biz artık kimsenin evladının yanmasını istemiyoruz. Bütün canlarımız çok değerli, hele ki ülkemizin yeni nesil çocukları bizim için en değerlisi. Umarım emsal bir karar çıkar ve cezasızlıktan bu caniler cesaret almasınlar. Başka evlatlarımızın canı yanmasın. İbrahim’i biz bir şekilde hiçbir şekilde geri getiremeyiz. Benim üç çocuğum daha var. Bütün çocuklarımın psikolojisi şu an bozuk, ne işe gidebiliyorlar ne bir iş yapabiliyorlar. Ailecek her gün evimizden cenaze çıkıyor" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Yakıtın alındığı istasyon hakkında usulsüz satışa dair soruşturma olup olmadığına ilişkin müzekkere yazılmasına hükmeden heyet, davayı 8 Temmuz’a erteledi.