ÇEVRE - 19 Eylül 2025 Cuma 09:12

Van Ferit Melen Havalimanı’nda 3 vardiyalı hummalı çalışma

A
A
A
Van Ferit Melen Havalimanı’nda 3 vardiyalı hummalı çalışma

Van Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkanı ve havalimanı pist yenileme işini yürüten firmanın yetkilisi Zahir Kandaşoğlu, havalimanında asfalttan güvenlik duvarına, kablo döşemeden dolguya kadar 3 vardiya halinde çok özel bir çalışma yürüttüklerini belirterek, "Yüce Rabbim’in izni ve kuvvetiyle Devlet Hava Meydanlarının belirlediği sürenin çok çok öncesinde bitirmeye gayret ediyoruz" dedi.


Van’ın hava ulaşımı için kritik öneme sahip Ferit Melen Havalimanı pistinde yürütülen çalışmalar 3 vardiya şeklinde devam ediyor. Doğu Kandaş Mühendislik firması tarafından yürütülen söküm işlemlerinin ardından asfalt serimi yürütülürken, ışıklandırma çalışmaları için de tesisat yenilemesi yapılıyor. Havalimanının en kısa sürede yeniden daha güvenli ve konforlu bir şekilde hizmet vermesi için ekipler faaliyetlerini sürdürüyor.



"3 vardiya şeklinde çalışıyoruz"


Van Ticaret ve Sanayi Odası Eski Başkanı ve firma yetkilisi Zahir Kandaşoğlu, "Hem bölgemiz adına, hem ilimiz adına büyük bir önem arz eden Van Ferit Melen Havalimanı’nın onarım ve tadilat işini yapmaktayız. Bu işe mayıs ayında başladık. Gece gündüz çalışma ile ikinci bir pist yaptık. Uçakların daha rahat edebilmesi için, park alanları daha geniş olabilmesi için, bekleme alanları, taksi durakları daha fazla sıkıntı oluşturmaması için 2. pistimizi 2 kilometreyi bitirdik ve hizmete aldık. Şimdi tabii ki ana piste geldik. Ana pistti Devlet Hava Meydanlarının belirlediği gibi kapatmak zorunda kaldılar. Onun için Van’da uçaklar şu anda gidip gelemiyor. Uçaklar gidip gelemediği için de halk arasında çok ciddi bir şekilde bir gündem var. Ciddi bir şekilde sorun sıkıntı var. Biz de bu sorun ve sıkıntıları bildiğimiz için biz de 3 vardiya şeklinde çalışıyoruz" dedi.



"Kaliteden taviz vermeyen bir firmayız"


Bugüne kadar yaptıkları bütün işleri kaliteli ve zamanından çok önce teslim ettiklerini söyleyen Kandaşoğlu, "Bizim bir duruşumuz var, bir sözümüz var, bir kararımız var. Bizim gücümüz yetmediği işe girmeyiz. Yapamayacağımız işlere de giremeyiz. Türkiye genelinde işini zamanda bitiren, sorun oluşturmayan, kaliteden taviz vermeyen bir firmayız. Bugün de Yüce Rabbim’in izni ve kuvvetiyle Devlet Hava Meydanlarının belirlediği sürenin çok çok öncesinde bitirmeye gayret ediyoruz. Çok ciddi bir gayretimiz var. Gördüğünüz gibi çok büyük bir sahaya büyük bir makine parkı getirdik. Şu anda 30 tane kamyonumuz nakliye yapıyor. Asfalt malzemesi taşıyor. Bir grubumuz PMT taşıyor. Bir grubumuz aşıma taşıyor. Bir grubumuz kaya dolgu taşıyor. Tüm makine parkımızı buraya topladık. Bir an önce havaalanı işi bitsin, uçaklar Van’a gelip gidebilsin diye çalışıyoruz. Planımızın, hedeflerimizin çok önünde gidiyoruz" diye konuştu.


Pist asfaltlama işini çok çok erken bitireceklerine de değinen Kandaşoğlu, "Büyük bir makine parkı topladığımız asfalt işini çok çok erkenden bitireceğiz inşallah. Ancak bunun yanında havaalanının açılması için tümü ile bitmesi lazım. Tümü ile bitmesi için, uçaklara izin verebilmesi için kesinlikle bizim hiçbir yetkimiz yok. Bu yetki Devlet Hava Meydanlarına aittir" dedi



Havalimanı için Çin’den kablo getiriliyor


Ferit Melen Havalimanında 7’den 70’e pistin tüm altyapısının değiştirildiğini söyleyen Kandaşoğlu, şöyle devam etti:


"Bizim şu anda en büyük işimiz enerji hattıdır. 300 bin metre yalnız kablo döşeniyor. Bu kablo da Türkiye’de üretilen bir kablo değil. Çin’den gelen bir kablodur. Çin’den geliyor. Burada kullandığımız tüm malzemeler Türkiye genelinde iki tane firma getirebiliyor. O iki firmanın dışında bu malzemeleri hiçbir firma getiremiyor. Biz bu iki firmaya mahkumuz. Firma ne derse onu yapıyoruz. Kablo falan gün gelecek, bizim bir itirazımız olmuyor. Malzeme falan gün gelecek itirazımız olmuyor. Burada gördüğünüz gibi yalnız asfalt işi yok. Keşke yalnız asfalt işi olsaydı. Buradaki bu ana pistin tüm altyapısı değişiyor. Özellikle yeni döktüğümüz asfaltın daha değişik bir özelliği var. Bu asfalt normal bir asfalt değil. Belirli bir dereceye gelmeden o asfaltı çıkarıp getiremezsin. 850 mil ısınması lazım. 850 mile gelmeden biz getiremiyoruz. Uçakların pist dışına çıkması ihtimaline karşılık da tedbir alıyoruz. İnce malzeme ve kum malzemelerini kenarlara yerleştirdik. Allah göstermesin bir uçak pisten çıktığı zaman o malzemenin içine rahatlıkla batabilsin, başka bir yere gitmesin. Çok özellikleri var, çok iş var. Altyapısı tümüyle değişiyor. Zemin değişiyor. Tümüne kaya dolgu yaptık."



"Burada çok hassas bir iş var"


Havalimanı etrafında güvenlik duvarıyla birlikte ikinci pist ile ana pistin bağlantısını da yaptıklarını ifade eden Zahir Kandaşoğlu, "İkinci pist havaalanının uçak yükünü alacak. Peş peşe uçaklar gelecek. Bu pist o yükü kaldıracak. Uçaklar taksi durağında bekleyecek. Uçakların kalkış ve inişine engel olamayacak. Burada çok hassas bir iş var. 4 kilometre hat kazılmış ve 300 bin metre boru döşenmiş. Bu boruların içerisinde de kablo geçecek. Bu gördüğünüz bütün kapaklar kontrol kapaklarıdır. Burada bilindiği gibi yalnız asfalt işi yok. Burada uçakların tüm güvenliğini sağlayacak, güvenli bir şekilde inip kalkış yapabilecek tüm altyapısı yenilendi. Bir kere enerji hattının tümü değişti. Gördüğünüz gibi pistin sağına soluna kanal kazıldı, beton döküldü. Betonun arasında borular döşendi. Hassas bir yerdir burası. Allah göstermesin uçak geldi, iniş yaptı ve lambalar yanmadı. Lambalar yanlış bir sinyal verdi. Bunlar çok özel işlerdir" diye konuştu.



"Van gerçekten bir merkezdir"


Aldıkları işleri çok büyük bir başarıyla hızlı bir şekilde yaptıklarını dile getiren Zahir Kandaşoğlu, "Benim resmi sürem 2026’nın Haziran ayına kadardır. Benim hemen bitirme mecburiyetim yok. Bu iş halkımızı ilgilendiği için, bölgemizi ilgilendirdiği için biz de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Van gerçekten bir merkezdir. El ele vermişiz, bu işi Allah’ın izni ve kuvvetiyle en kısa sürede bitireceğiz. Yoksa bizim resmi süremiz çok uzundur. Memleketi ilgilendiren işler hep bize geliyor. Depremde Van Emniyet Müdürlüğünün binası yıkıldı. Van Emniyet Müdürlüğünün bütün şubeleri şehre dağıldı. Biz 2,5 yılda bitecek Van Emniyet Müdürlüğü binasını bir yılın içerisinde bitirdik. Bölge Hastanesi Kavşağı’nı da biz 45 günde bitirdik. İlimizin hassas işleri olduğu zaman, ilimizin ekonomisini, turizmini, hareketliliğini, sağlığını ilgilendiren konularda hiçbir kar gözetmeden çalışıyoruz" şeklinde konuştu.



Van Ferit Melen Havalimanı’nda 3 vardiyalı hummalı çalışma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’ın beklediği 13 kilometrelik çevre yolu ihalesi sonuçlandı AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, kent trafiğini rahatlatacak 13 kilometrelik dev çevre yolu projesinin ihale sürecinin tamamlandığını duyurdu. Zonguldak’ta şehir trafiğine nefes aldıracak 13 kilometrelik çevre yolu projesinin ihale süreci tamamlandı. Kentin ulaşım altyapısında bir milat olarak görülen yatırımın hayata geçtiği haberini AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan kamuoyu ile paylaştı. Projenin Zonguldak için önemine dikkat çeken Çağlayan, büyük bir heyecan ve mutluluk yaşadıklarını ifade etti. Çağlayan, projenin detaylarını ve teşekkürlerini içeren açıklamasında şunları söyledi: "Çok heyecanlıyız, çok mutluyuz. Emek verdik, gayret gösterdik ve hamdolsun neticesini aldık. Zonguldak’ımızın yıllardır beklediği Çevre Yolu ihalesi gerçekleştirilmiştir. 13 kilometre uzunluğundaki bu dev proje, şehir içi trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak, hemşehrilerimizin yaşam konforunu artıracak ve şehrimizi geleceğe taşıyacaktır. Proje kapsamında; toplam uzunluğu 2x9.543 metre olan 6 adet çift tüp tünel, 2x1.111 metre uzunluğunda 8 adet çift köprü, 540 metre uzunluğunda 7 adet tek köprü, 4 adet farklı seviyeli kavşak yer almaktadır. Bu yatırım, Zonguldak’ın ulaşım altyapısında tarihi bir dönüşümün başlangıcıdır. Şehrimizin gelişimi, büyümesi ve geleceği adına atılan bu kıymetli adım için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlun’a, Valimiz Sayın Osman Hacıbektaşoğlu‘na kıymetli Milletvekillerimiz Sayın Muammer Avcı‘ya Sayın Saffet Bozkurt‘a Sayın Ahmet Çolakoğlu‘na, Karayolları Genel Müdürümüz Sayın Ahmet Gülşen’e, bürokratlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Zonguldak’ımıza hayırlı, uğurlu olsun."
Ankara HAK-İŞ’ten Sudan ile dayanışma eylemi HAK-İŞ, Sudan’da 2023 yılından bu yana devam eden iç savaşın yol açtığı insani krize dikkat çekmek amacıyla Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) ile birlikte Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçiliği önünde eylem düzenledi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Sudan SWTUF Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve konfederasyon üyeleriyle birlikte Birleşik Arap Emirlikleri’nin Ankara Büyükelçiliği önünde düzenlenen eyleme katıldı. Sudan’daki darbecilerin bölünmesinden sonra ortaya çıkan taşeron örgütlerin arkasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin olduğunu belirten Arslan, "Birleşik Arap Emirlikleri’ni protest etmek için buradayız. Birleşik Arap Emirlikleri, siyonist devlet İsrail’le iş birliği yaparak nasıl ki Gazze’deki katliamlara destek vermişlerse, nasıl ki Arap Birliği’ne, Filistin halkına ihanet etmişlerse, şimdi de Sudan halkına ihanet ediyorlar. Sudan halkına bir kısım paralı askerlerle, bir kısım vekil güçlerle saldırıyorlar ve Sudan halkına büyük bir acı yaşatmaktadırlar. Bu vekil güçleri kullanma geleneği ne yazık ki dünyada yaygınlaşıyor. Birleşik Arap Emirlikleri dediğimiz ülke, 15 Temmuz Türkiye’deki darbe girişiminin de arkasında olduğu söylenen bir ülke. Aynı zamanda Somali’de, Afrika’daki istikrarsızlıkların arkasında yer alan bir ülke. Bunlar paralarıyla her şeyi satın alacağına inanıyorlar. Bunların zihniyeti bu" dedi. "2 milyon 200 bin nüfus olan şehir 400 bine düştü" Filistin ve Sudan halkına karşı yapılan soykırıma karşı olduklarını belirten Arsalan, "İslam dünyasına en büyük hançeri vuran, Filistin halkını satan, Sudan halkına her türlü acıyı yaşatan bu alçaklara karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Paralı askerlerin özellikle Faşir kentinde yaptıkları katliamları bütün dünyaya duyurmak için mücadele ediyoruz. Faşir, Darfur bölgesinin başkenti. 2 milyon 200 bin nüfus olan bu şehir, ne yazık ki düştükten sonra 400 bine düştü nüfusu. Birleşmiş Milletler’in açıklamasına göre üç gün içerisinde 6 bin Faşirli’yi, Darfurlu’yu, Sudanlı’yı katlettiler. Sadece bir hastanede 400 hasta ve yakınını katlettiler. Bunlar katiller, bunlar hainler, bunlar alçaklar. İnsan hakları bunların defterinde yok" şeklinde konuştu. "Burada savaş falan yok, paralı askerlerin katliamı var" Sudan’da karşılıklı bir savaşın söz konusu olmadığına dikkat çeken Arslan, "Onlar hedeflerine ulaşmak için bu paralı askerleri kullanıyorlar. Kolombiya dahil 17 ülkeden paralı askerler çalışıyor. Burada savaş falan yok. Paralı askerlerin katliamı var. Bu alçaklar sadece katliam yapmıyor, hırsızlık yapmıyorlar. Paralı askerler Sudan’da ne bulursa çalıp satıyorlar. En son Birleşmiş Milletler, uluslararası kırmızı bültenle de aranarak yaklaşık 9 bin tane çalınan araç başka ülkelerden geri getirilmişti. Bu hırsızlar, bu katiller, bu iki yüzlü sahtekarların arkasında bunlar yatıyor. Onları bir kez daha lanetliyoruz. Bir kez daha hesap vermeye çağırıyoruz" diye konuştu. "Sudan halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi bağlar sarsılmaz şekilde güçlü" İşgalin sonra ermesi için uluslararası toplumu ayağa kalkmaya davet eden Arslan, "Gazze’deki katliamlara, Yurttan’daki katliamlara, İran’a saldırıya karşı sessiz kalan uluslararası toplumdan, Birleşmiş Milletler’den, Arap Birliği’nden, Afrika Birliği’nden ne bekleyebiliriz? Ama biz bütün bunlara rağmen bu çalışmaları, bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Sudan deyip geçemeyiz. Sudan ile Osmanlı Cihan Devleti bünyesinde kardeş bir ülke olarak, kardeş halk olarak beraber yaşadık. Sudan halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi bağlar sarsılmaz şekilde güçlü ve devam ediyor. O nedenle SWTUF’un mücadelesine destek olduğumuz gibi Sudan halkının yaşadığı acılara, Sudan halkına yapılan zulümlere karşı da Sudan halkıyla beraber mücadele etmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Sudan halkıyla da dayanışma içinde olmamız gerekiyor" Türkiye’nin Sudan halkının yanında olması gerektiğini belirten Arsalan, "Bütün tesisleri bombalanmış. Bütün tesislerini yok etmek için uğraşmışlar. Onun için Türkiye’nin daha fazla destek vermesi gerekiyor. Bizlerin Filistin’de olduğu gibi, Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğumuz gibi Sudan halkıyla da dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Çünkü bu halk gerçekten Türkiye’nin dostu bir halk. Bakın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilk kez Sudan’dan Türkiye’nin bu darbe girişimine karşı gösterdiği kararlılığı, başarısını kutlamak ve Kızılay Meydanı’nda HAK-İŞ’le beraber olmak için Abdülkadir Bey SWTUF adına buraya geldi" dedi. "Sudan kurtulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" Paralı askerlerin Sudan’ı bir an önce terk etmesi gerektiğini ve Sudan’daki katliam sona erene kadar mücadele edeceklerini söyleyen Arslan, "Sudan’daki işgalin, bu katil sürülerinin Sudan’dan bir an evvel çıkarılmasını istiyoruz. SWTUF’un durdurulan ve gerçekten bugüne kadar serbest bırakılmayan mal varlığının serbest bırakılmasını istiyoruz. SWTUF’un üyelerine yönelik yer değiştirme, işten çıkarma ve benzeri uygulamaların artık sona ermesini istiyoruz. SWTUF’un uluslararası sendikal hareketteki yerini güçlendirmek için beraber çalışacağız ve bu işgalcilerden Sudan kurtulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. SWTUF Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ise, Darfur bölgesinin başkenti Faşir kentinde yaşananlara değinerek, şunları söyledi: "İşçilerin yaşadığı acılardan söz ederken, Sudan’ın çeşitli bölgelerinde Hızlı Destek Kuvvetleri milisleri tarafından işlenen ağır ihlallere, özellikle de Darfur bölgesinin başkenti Faşir kentinde yaşananlara değinmemek mümkün değildir. Bölgemiz, aralarında işçiler ve ailelerinin de bulunduğu masum sivilleri hedef alan korkunç şiddet eylemlerine sahne olmuştur. Bu saldırılar can kayıplarına, mülklerin tahrip edilmesine ve tüm insani değerler ile uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesine yol açmıştır. Sudan İşçi Sendikaları Genel Federasyonu olarak bu suçları en sert ifadelerle kınıyoruz. Uluslararası toplumu, bölgesel ve uluslararası emek örgütlerini Sudan halkının yanında durmaya, sivillerin korunması için çaba göstermeye ve bu ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye çağırıyoruz."
Ankara Konut ve arsa satışlarında elden ödeme dönemi 1 Temmuz’dan itibaren sona eriyor Ticaret Bakanlığı, ikinci el araç satışında uygulanan güvenli ödeme sisteminin kapsamını genişletti. 1 Temmuz’dan itibaren konut ve arsa satışlarında da artık elden ödeme yapılamayacak. Ticaret Bakanlığı, taşınmaz satışlarında 1 Temmuz’dan itibaren güvenli ödeme sisteminin zorunlu hale getirildiğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye’de taşınmaz satışlarında satış bedelinin satıcıya genellikle elden ödendiği ve bu durumun kayıt dışı işlemlere, bazen ödememe ihtilaflarına yol açabildiği, işlemlerde güvensizlik oluşturduğu, tarafların yüksek meblağda nakit taşımasına neden olduğu ve paranın çalınması gibi riskleri ortaya çıkardığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu çerçevede taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık ve hırsızlık riskine maruz kalmaması, kayıt dışılığın azaltılması, para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi amaçları doğrultusunda taşınmaz satışlarında güvenli ödeme sisteminin zorunlu hale getirilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığımız tarafından Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’te değişiklik yapılmıştır. Bu düzenleme ile 1 Temmuz’dan itibaren taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halinde satış bedelinin taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan güvenli ödeme sistemi üzerinden yapılmasının zorunlu olması öngörülmüştür. Bununla beraber Bakanlığımıza söz konusu süreyi 3 aya kadar uzatma yetkisi verilmiştir. Söz konusu sistemin zamanında ve eksiksiz şekilde uygulamaya alınabilmesi için Ticaret Bakanlığımız ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü iş birliğinde teknik çalışmalara başlanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın menfaatlerinin korunması ve emlak sektöründe istikrarlı, şeffaf ve dengeli bir piyasanın tesisi için gerekli tüm tedbirler alınmaya devam edilecektir."
Ankara Rıza Kayaalp: "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın" Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 13. kez şampiyon olan milli güreşçi Rıza Kayaalp, rekorunu kırmaya en yakın kişinin Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül olduğunu belirterek, "Taha’nın 11 şampiyonluğu var. Güreşe dönüp rekoru kırayım dese yapar. Şu an aktif güreş yapanlara bakacak olursak aktif güreş yapmayan rekoru kırmaya daha yakın. Zor başarı ama inşallah ülkemizden çıkan bir pehlivanın kırmasını çok isterim" dedi. Avrupa Güreş Şampiyonası ve Avrupa Halter Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil eden Rıza Kayaalp, Murat Fırat, Evin Demirhan, Furkan Özbek, Yusuf Fehmi Genç, Kaan Kahriman, Ferdi Hardal, Hakan Büyükçıngıl, Gamze Altun ve Hakan Şükrü Kurnaz’ın katılımıyla Ankara Rıza Kayaalp ve Taha Akgül Spor Kompleksi’nde basın buluşması gerçekleştirildi. Abdullah Çakmar: "Rıza için kitap değil ansiklopedi bile yazılabilir" ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar, geçen hafta yapılan Büyükler Güreş Avrupa Şampiyonası ve Halter Avrupa Şampiyonası’nda güreşte ve halterde çok üst düzey dereceler alındığını belirterek şunları söyledi: "Adeta Avrupa’yı fethettik. Özellikle efsane güreşçimiz Rıza Kayaalp’in kariyerinde 12 Avrupa şampiyonluğu vardı. Bunun yanı sıra 5 dünya madalyası ve olimpiyatta ikincilikleri, üçüncülükleri vardı. 13. Avrupa şampiyonluğu bizim için çok kıymetli ve önemliydi. Çünkü bugüne kadar aldığı toplam 12 Avrupa şampiyonluğu ve diğer dünya ve olimpiyat madalyalarına eşdeğer bir şampiyonluk kazandı. Bizim için çok önemli ve anlamlıydı. Ben kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu madalyanın alınmaması için her şey yapıldı. Allah’ın aslanı Rıza Kayaalp kardeşimiz orada da çok güzel güreşerek Türk milletinin yüzünü bir kez daha güldürerek 13. Avrupa şampiyonluğunu kazanarak Avrupa’nın bir numarası oldu. Ayrı ayrı ülkelerde mücadele edip müsabaka yapan tek sporcu ve 13 şampiyonluğu alan tek sporcu şu an yanımızda oturuyor. Ben buradan kendisini kutluyorum. Allah razı olsun çünkü çok zor bir süreçten geçti. Kendisinin bir hayat hikayesi vardı. Kendisi efsane bir sporcudur. Şu an kitap yazılsa kendisiyle ilgili çok rahat bir şekilde kitap bile değil ansiklopedi bile yazılabilir. Karakterli, nerede ne yapması gerektiğini bilen örnek bir sporcu. Özellikle olimpiyat öncesinde yaşadığı küçük bir problemden dolayı biz bunu kapatıp önleyebilirdik, önleyemedik. 1.5 yıl güreşemedi, buna rağmen geldi Arnavutluk’ta kanının son damlasına kadar güreşip, ülkemize altın madalyayı getirdi. Şu an gençlere örnek olacak, rol model olacak bir kişi göster derseniz hemen rahatlıkla Rıza Kayaalp diyebilirim. Bu milletin ve bizlerin yüzünü güldürdü. Muhammed Furkan Özbek, Dünya Şampiyonası’nda Naim ağabeyini geçmişti. Biz şöyle söylemiştik; kendisi sadece halter değil, spor tarihi kitaplarında yer alacaktır. Şimdi tekrar Avrupa rekorunu kırdı. O da inşallah Rıza ağabeyi gibi olimpiyatlara özellikle altın madalyaya aday bir sporcumuz. Yusuf Fehmi kardeşimiz o da keza yine Avrupa Şampiyonası’nda yüzümüzü güldürenlerden. Kendisine de çok teşekkür ediyorum, İstiklal Marşımızı okuttu." Rıza Kayaalp: "Rekora bu kadar yaklaşmışken bırakmak olmazdı" 2005 yılından beri ASKİ SK adına güreştiğini belirten Rıza Kayaalp, tüm başarılarını burada kazandığını kaydederek, "Her zaman şunu söylüyorum. Belediyeler amatör sporların vazgeçilmezi. Çünkü onlar sayesinde amatör sporlar aslında güç ve madalya kazanıyor. Bunlardan en önemlilerden biri de ASKİ SK. O yüzden bu kulüpte kalıp burada başarılar kazandığım için çok mutluyum. Zaten aile gibiyiz. Allah’a şükürler olsun 13. kez bu gururu halkımıza yaşattık. Kolay olmadı, zorlu bir süreçten geçtik. Sık sık da bunu dile getirdik ama bu hayatın bir kanunu. Sonuçta zorluklar çıkacak, engeller çıkacak. Ama biz bu engelleri, zorlukları her zaman aşmak için mücadele edeceğiz. Pes etmeyeceğiz. Allah’a şükürler olsun ben de pes etmedim. Rekora bu kadar yaklaşmışken bırakmak olmazdı, yakışmazdı. 13. kez almam gerektiğinin çok farkındaydım. 4 aydır da doğru düzgün evime uğramıyorum. Kamptan geç çıkıyorum, kampa erken giriyorum. Çok konsantre olmuştum. Başımdaki olaylardan kurtulduğum için içimde büyük bir sevinç de vardı. Şükürler olsun bunun karşılığını aldığımı, ülkeme bu büyük başarıyı kazandırdığımı düşünüyorum. Uzun yıllar bizde kalacak bir rekoru kırmak benim için gururluydu" ifadelerini kullandı. "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın" Kayaalp, rekorunu kırmaya en yakın kişinin Taha Akgül olduğunu söyleyerek, "Çünkü Taha’nın 11 şampiyonluğu var. Güreşe dönüp rekoru kırayım dese yapar. Şu an aktif güreş yapanlara bakacak olursak aktif güreş yapmayanlar rekoru kırmaya daha yakın. Zor başarı ama inşallah bizim gibi ülkemizden çıkan bir pehlivanın kırmasını çok isterim. Finale kalmak ayrı bir zor, final almak ayrı bir zor. 2 kere zorluğu var olayın. Bazen finalde bir kura çekiyorsun 2-3 en iyi adam senin grubunda onlarla maç yapmak final gibi bir şey. Finale çıkıyorsun bir de diğer grubun en iyisiyle güreşiyorsun. Ben 15’te 13 yaptım. 15’te 10’da yapabilirdim, 8’de yapabilirdim. Bu benim için büyük bir istatistik oldu. Rekoru kıracak kişi 14’te 14 yapabilecek mi ya da 16 finalde 14 yapabilecek mi? Bunun için 16 yıl lazım. Hiç fire vermeden. Biraz zor. Benim bu kadar ısrarım, pes etmeyişimin sebebi yavrumun emeğini unutmuyorum. O ayrı bir şey. O rekora o kadar yaklaşmışsın, 1 adım kalmış. Buna benim ısrar etmem gerekiyordu. Yaşım kaç olursa olsun. Önemli olan kafamızın içindeki yaş. Yapabileceğine inanıyorsan ve kendini buna inandırıyorsan o zaman yapamayacağımız ya da kıramayacağımız şampiyonluk yoktur diye düşünüyorum" dedi. Muhammed Furkan Özbek: "Eksik olan olimpiyat altınını istiyorum" Muhammed Furkan Özbek de geçen sene sıkletlerin birleşmesi üzerine 65 kilograma düşüp ilk defa yapılan Dünya Şampiyonası’nda dünya rekoru kırarak kazandığını aktardı. Özbek, "Aynı istikrarla çalışarak geçtiğimiz hafta yapılan Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda ben de 3. defa şampiyon oldum. Bu başarımı da bir rekorla taçlandırarak birincilik kürsüsüne çıktım ve İstiklal Marşımızı okuttum. Aynı istikrarla çalışıp inşallah 2024 Olimpiyatları’na katıldığım gibi 2028 Olimpiyatları’na da ASKİ SK çatısı altında katılmak istiyorum. Bu sefer eksik olan olimpiyat altınını canı gönülden istiyorum. Kulübün üstün başarılarına şahitlik etmek beni ayrıca motive ediyor. Rıza ağabeyimi de aldığı üstün başarıdan dolayı tekrar tebrik ediyorum. Bu başarıları kendime feyz alarak bundan sonraki Dünya, Avrupa ve olimpiyat süreci boyunca da bu motivasyonla devam edeceğim" diye konuştu. Yusuf Fehmi Genç: "25 yıldır ülkemize gelmeyen olimpiyat altın madalyasını getirmek için çalışıyoruz" Yusuf Fehmi Genç ise ASKİ SK ile devam ettiği yolda 2 Avrupa şampiyonluğu, 1 de Büyükler dünya şampiyonluğu olduğunu kaydetti. Genç, "Bu yarışma benim için güzel geçti. Milli takımımız adına elimden gelen mücadeleyi verdim. Yaklaşık 25 yıldır ülkemize gelmeyen bir olimpiyat altın madalyası var. Mücadelemiz, çalışmalarımız onun için devam ediyor. Elimizden gelen mücadeleyi verip 2028 olimpiyatlarında altın madalyayı ülkemize getirmek istiyoruz. Olimpiyat madalya kürsüsüne çıkabilecek sporcular olarak çalışmalarımız devam ediyor" şeklinde konuştu.