ÇEVRE - 11 Kasım 2025 Salı 15:53

Van Gölü’nde şaşırtan görüntü: Mikrobiyalitten tatlı su fışkırdı

A
A
A
Van Gölü’nde şaşırtan görüntü: Mikrobiyalitten tatlı su fışkırdı

Van Gölü’nün çekilmesiyle Gevaş’ta gün yüzüne çıkan bir mikrobiyalitte fışkırır şekilde görülen su çıkması, görenleri hayrete düşürüyor.


Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle su seviyesi her geçen yıl azalan Van Gölü’nde, çekilme sonucu ortaya çıkan mikrobiyalitler görenleri şaşırtmaya devam ediyor. Van’ın Gevaş ilçesine bağlı İnköy Mahallesi sahilinde, göl sularının çekilmesiyle gün yüzüne çıkan mikrobiyalitlerden birinden fışkırır şekilde tatlı su çıktığı gözlendi. Mevsimsel değişiklikler, kuraklık ve buharlaşmanın etkisiyle su seviyesinde belirgin düşüş yaşanan Van Gölü’nde kıyılarda ortaya çıkan mikrobiyalitler, bilim insanlarının, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.


İHA muhabirine konuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün eşsiz bir ekosisteme sahip olduğunu belirtti. Van Gölü’nden dışarıya hiçbir su çıkışı olmadığını ifade eden Öğretim Üyesi Akkuş, "Ayrıca göl, dünyada eşi benzerine az rastlanır şekilde adeta yanardağlarla çevrilmiştir. Yani Van Gölü’nün hemen güneyinde Nemrut Dağı volkanik, Süphan Dağı volkanik, biraz daha kuzeye geçtiğimizde Tendürek ve Esruk Dağı gibi volkanik dağlar bulunur. Yani Van Gölü, volkanlarla çevrili bir arazide yer alan bir göldür. Bu nedenle suyu tuzlu ve sodalı bir yapıdadır. Çünkü eriyen kar suları ve yağmur suları, bölgedeki sodayı ve bikarbonatı çözerek Van Gölü’ne taşır. Böylece göl zaman içerisinde tuzlu ve sodalı bir hale bürünür" dedi.



"Gölün ortasında tuzlu sularla çevrili bir alanda tatlı su içme imkânınız var"


Van Gölü’nün altındaki çatlaklardan devasa su çıkışlarının olduğunu dile getiren Akkuş, "Özellikle Reşadiye’ye doğru giderseniz, gölün altında 1 metre çapında, adeta borudan yüzeye fışkırır tarzda su çıktıları bulunur. Burada ilginç olan nokta şu: Van Gölü’nün suyu tuzlu ve sodalı, fakat tabandan yüzeye doğru çıkan sular tatlı sudur. Yani gölün ortasında tuzlu sularla çevrili bir alanda tatlı su içme imkânınız vardır. Gölün tabanından çıkan sular kalsiyumca zengin tatlı sulardır. Göl ise sodalı ve tuzlu olduğu için, tabandan çıkan tatlı sudaki kalsiyumla göldeki karbonatların birleşmesi çökellerin oluşmasını sağlar. Bu çökellerde faaliyete geçen plankton ve siyanobakteriler, adeta soba borusu ya da küçük su borusu gibi yapıların oluşmasına sebebiyet verir" diye konuştu.



"Bu yapılar, Van Gölü’nün gizemli güzelliklerinden sadece birkaçıdır"


Gevaş ilçesinin İnköy ve Ağin Koyu bölgelerinde gölle karanın birleştiği noktalarda yerden çıkmış su borusu şeklinde yapılar görüldüğünü ifade eden Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"İçlerinden tatlı suyun çıktığı bu yapılar, Van Gölü’nün gizemli güzelliklerinden sadece birkaçıdır. Bu yapılar aslında gölün birçok yerinde mevcuttur. Gölün tabanında dalış yaptığınızda, tatlı su çıkışlarını görebilirsiniz. Ağın Koyu’ndaki ve İnköy’deki yapılar ise yüzeye çıkmış oldukları için insanlara görsel bir şölen sunar."



Van Gölü’nde şaşırtan görüntü: Mikrobiyalitten tatlı su fışkırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Muratpaşa Kent Meydanı’nda Ramazan buluşmaları devam ediyor Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla kurduğu Ramazan Çarşısı’nda etkinliklerine gelecek hafta da dolu dolu devam ediyor. Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’nda kurulan çarşı, her gün 11.00 ile 22.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Yöresel ürünlerden yiyecek ve içeceklere, hediyelik eşyalardan el emeği tasarımlara kadar birçok standın yer aldığı çarşı, aynı zamanda Ramazan’ın dayanışma ve paylaşma ruhunu yansıtan sosyal bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Gelecek hafta da meydanda geleneksel Ramazan eğlenceleri sahnede olacak. Hacivat ile Karagöz’ün atışmaları, meddah gösterileri ve orta oyunları, izleyicilere nostaljik Ramazan akşamları yaşatacak. Dolu dolu bir hafta 7 Mart Cumartesi günü 16.00-19.00 saatleri arasında meydanda Ramazan temalı sirk gösterileri ve karakter kortejleri gerçekleşecek. Saat 19.30’da çocuklara yönelik yüz boyama ve balon şişirme etkinlikleri düzenlenecek. Program, 19.45’te Karagöz ile Hacivat gösterisiyle devam edecek. Gece, 20.15’te Alican Gebetto ve Orkestrası’nın "Eski 45’likler" konseriyle sona erecek. 8 Mart Pazar günü de 16.00-19.00 saatleri arasında sirk gösterileri ve karakter kortejleri gerçekleştirilecek. Saat 19.00’da çocuk atölyeleri düzenlenecek, ardından Antre Sahne, "Kırmızı Başlıklı" adlı oyununu izleyiciyle buluşturacak. Program 19.45’te gerçekleştirilecek meddah gösterisiyle sona erecek.
Elazığ Kapalı damarı Almanya’da açılmayınca, Elazığ’a gelip sağlığına kavuştu Almanya’nın Frankfurt kentinde yaşayan 2 çocuk babası Mustafa Katrancı, bacaklarında yaşadığı damar tıkanıklığını oradaki hastanelerde tedavi ettiremeyince, Elazığ’a gelerek ameliyat olup sağlığına kavuştu. Almanya’nın Frankfurt kentinde yaşayan 55 yaşındaki 2 çocuk babası Mustafa Katrancı, bacaklarındaki damar tıkanıklığı nedeniyle günlük hayatını sürdürmekte zorlanıyordu. Gün içinde 100 metreden fazla yürüyemiyor, kısa mesafelerde bile şiddetli ağrı yaşıyordu. Frankfurt’ta başvurduğu hastanede yapılan kontrollerde bir bacağındaki damarın yüzde 70, diğerinin ise tamamen tıkalı olduğu ortaya çıktı. Kısmen tıkalı olan damar açıldı ancak tamamen kapalı olan damar için doktorlar riskli olduğu gerekçesiyle müdahale edemeyeceklerini, bu nedenle bypass ameliyatı olması gerektiğini belirtti. Açık ameliyat olmak istemeyen Mustafa Katrancı, başka bir çözüm arayışına girdi. Memleketi Elazığ’da görev yapan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Necati Dağlı ile iletişime geçen Katrancı, yapılan değerlendirme sonrasında Elazığ’a gelerek Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Burada gerçekleştirilen işlemle hem tamamen tıkalı olan bacak damarı hem de karın bölgesindeki tıkalı damar ameliyatsız bir yöntem olan anjiyografi ile açıldı. Özel ilaçlı balon tekniği kullanılarak yapılan başarılı müdahale sayesinde hasta açık ameliyat olmaktan kurtuldu. İşlem sonrasında yürüyüş mesafesi belirgin şekilde artan Mustafa Katrancı bypass olmaktan kurtulmuş bir şekilde sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Almanya’da yaşadığını belirten Mustafa Katrancı, "Almanya’dayken iki bacağımda sorun vardı. Birinde yüzde 70 bir diğerinde ise yüzde 100 tıkanıklık vardı. Orada geçen ay anjiyo oldum. Yüzde 70 tıkalı olan bacağımı açtılar, yüzde 100 tıkalı olan bacağımı ’açamayız, bypass olman gerekiyor’ dediler. Necati hocamı duymuştum ondan dolayı Elazığ’a geldim. Şu anda tıkalı olan damarlarımı açtılar. Şükürler olsun sağlığıma kavuştum kendimi iyi hissediyorum" dedi. Hastanın Almanya’nın Frankfurt kentinden geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Necati Dağlı, "Hastamıza orada karın damarı yani eksternal iliak tam çıkış yerinden yüzde 100 tıkalıydı. Göbeğinin alt kısmında kasığını alt kısmına kadar yüzde 100 tıkanıklık vardı. Yan damarlardan doluş sağlanmaktaydı. Bunun üzerine Almanya’da yapılan anjiyo grafiklerinde hastanın kesinlikle açılamayacağını, anjiyo ile olmayacağını mutlaka karın damarından bacak damarına doğru, bypass ameliyatının olması gerektiğini bunun da çok yüksek riskli ameliyat olduğu için ölüm riskinin olduğunu belirtmişler. Hastamız bize ulaştı. Hastamıza yaptığımız muayeneler sonrasında tıkalı damarı açabileceğimizi ifade ettik. Daha sonra anjiyo grafi ile karnın alt kısmında kasığın altına kadar yüzde 100 tıkalı damarı, anjiyo ve ilaçlı balon yöntemiyle stent koymadan tedavi etmiş olduk. Buradaki avantajımız, stentler kendi damarına göre bir tık bacak damarlarında daha kısa süreli tıkandığını gözlemlenmiş. İlaçlı balonlar, özellikle iliak damara uygulanan ilaçlı balonların daha yeni bir yöntemdir. Daha önceden sadece stentle açılabileceği söyleniyordu ama yeni yayınlarda ilaçlı balonlarla da bu damarın açılabileceği bilimsel literatürde ifade edilmişti. Dolayısıyla bizde karın damarından çıkan bu damarı, ilaçlı balonla açarak hastamızı sağlığına kavuşturduk. Dün yaptığımız 1 saatlik işlemle hastamız sağlığına kavuştu. Bugün de hastamızı taburcu edeceğiz. Almanya’da yapılamaz denilen şey, muhtemelen doktorların eksikliğinden kaynaklanıyor. Tüm dünyada yapılan bir işlemi yaptık. Elazığ’da da yaklaşık 13 yıldır bu işlemi yapıyorum. 2012 yılından beri, yüzde 100 tıkalı bacak, karın ve kalp damarları yapıyorum" ifadelerini kullandı.