EKONOMİ - 23 Ocak 2025 Perşembe 17:04

Van TSO: "Yılda en az 700 bin İranlının konakladığı Van’da konsolosluk hizmeti verilmesi gerekmektedir"

A
A
A
Van TSO: "Yılda en az 700 bin İranlının konakladığı Van’da konsolosluk hizmeti verilmesi gerekmektedir"

Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO), 25 Ocak Cumartesi günü Van’a gelecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti öncesi kentin taleplerini içeren bir rapor hazırladı.


Van TSO tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanına iletilmesi planlanan raporda 11 madde yer aldı. Van-Şırnak kara yolunun açılmasından çevreyolunun tamamlanmasına, kentin imar ve yapılaşma sorunundan Kuskunkıran Tüneli’nin ikinci tüp geçidinin yapılmasına, finansmana erişimin kolaylaştırılmasından kesintisiz demiryolu hattının yapılmasına kadar Van’ın önemli sorunları raporda detaylandırıldı. İşte Van TSO tarafından hazırlanan rapor:


“Şırnak ile ilimiz arasında 370 kilometrelik kara yolunu, 200 kilometreye düşürecek olan Van-Şırnak kara yolu projesi ile birlikte bölge ulaşım sorununu büyük ölçüde aşacaktır. Bu yol; Şırnak’ı; Van’a, Pervari’ye, Siirt’e, Çatak’a, İran’a Irak’a birleştiren en önemli ticaret yolu olacaktır. Bu çerçevede; Van-Şırnak kara yolunun ivedi şekilde tamamlanması önem arz etmektedir. Çalışmanın tamamlanması ile birlikte özellikle dış ticarette kullanılacak yol güzergahı, bölge kentlerine önemli iktisadi katkılar sağlayacaktır. Bitlis-Van kara yolu üzerinde zatı-ı alinizin Başbakanlık döneminde (2004) temeli atılan Kuskunkıran Tüneli’nin ilk tüp geçidi 2012 yılında hizmete açılmıştır. 2 bin 176 metre uzunluğundaki Kuskunkıran Tüneli’nin Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nin ulaşım bağlantısı açısından çok önemli bir kazanımdır. Aynı zamanda yük taşımacılığını kara yolu ağları üzerinden gerçekleştirenler açısından da önemli bir güzergâhtır. Ancak gidiş ve geliş yönünün aynı tüp geçiş üzerinde olması kazalara sebebiyet vermektedir. İkinci tüp geçişin yapılması bu projenin daha kullanılabilir hale gelmesini sağlayacaktır. Sanayisi gelişmemiş ve hizmetler sektöründe varlık yürüten doğu kentlerindeki tüccar ve tacirin finansmana ihtiyacı vardır. Bu anlamda bir pozitif ayrımcılık talep etmekteyiz. Örneğin Van ili; yüzde 63’lük hizmet sektörü faaliyetleri çerçevesinde şekillenmiş, sanayileşme arzusuna rağmen güncel girişimlerinde bu minvalde devam ettiği bir ekonomiye sahiptir. Şehrimiz ve benzer kentlerin son süreçte rekabet edebilme gücü zayıflamış ve sanayi kentlerine oranla daha mutsuz kentler arasında yer aldıkları görülmektedir. KOBİ’lerin krediye ulaşımı hayatidir. Finansmana erişimde finans kuruluşları tarafından talep edilen ipotekler düşük ekspertiz değerlendirmeleriyle karşı karşıya kalınmaktadır. Bununla beraber birçok banka, bölge dışında teminat talep etmektedir. Kalkınma ajanslarının kurumsal kapasitesi ve bölgelerini tanıyan, değerlendiren bir boyuta ulaşmış olmaları nedeniyle ekspertiz değerlendirmelerinde yetkilendirilmesi önem arz etmektedir. Öz sermayesi düşük olan ilimiz ve bölgemizde kredi kullanımının kolaylaştırılması ticaretimizin büyümesine ve gelişmesine imkan sağlayacaktır."



"Yılda en az 700 bin İranlının konakladığı Van ilinde konsolosluk hizmeti verilmesi gerekmektedir"


Raporda, Kalecik, Şemsibey, Abdurrahman Gazi, Şabaniye, Cevdetpaşa mahallelerinde 10 ayrı 1/5000 ölçekli uygulama imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının tamamlanması ve uygulamaların hayata geçmesi gerektiği de belirtilerek, "Kentin imar plan yapma yetkisinin Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü’nden alınarak işin asıl muhatabı olan yerel yönetimlere devredilmesi önem arz etmektedir. Ticari kümelenmeler açısından hazine tahsislerinin yapılması, organize yenilenebilir enerji bölgelerinin oluşturulması, sahil yolunun kesintisiz olarak tamamlanması, Van Gölü kıyı planlarının ivedilikle bakanlık eliyle tamamlanması. Bölgenin yöneten ve yönlendiren kenti konumunda bulunan ilimizin gelişmesi ve kalkınmasında önem arz eden çevre yolunun; İmar Kanunu’nun 18. Madde Uygulamasıyla açılması ve burada yapılan uygulamaların iptal edilmesi süreci gecikmesinde en önemli etken olmuştur. Talebimiz; İmar Kanunu’nun 18. Madde Uygulamalarının ivedilikle çözülmesi, kalan yapım işleriyle ilgili varsa ihalelerin yapılarak tamamlanması, bağlantı yollarının tamamlanması ve çevresinin imara açılması yönündedir. Son zamanlarda, İran ile turizm konusunda önemli bir ticari işbirliği yakaladık. Bu noktada kesintisiz demiryolu ağı önemli bir yer tutmaktadır. Mevcut sistem maddi ve zamansal kayba neden olmaktadır. Batı’dan Van’a ürün getirmek isteyen bir firma ürününü vagonlara bindirmektedir. Tatvan’a geldikten sonra önüne 2 seçenek çıkıyor; ya vagonları feribota bindirip karşıya geçecek ya da yükü vagonlardan indirip kara yolu ile karşıya geçecek. Maliyet hesapları dikkate alındığında firmalar çoğu zaman kara yolunu tercih ediyor. Ürünlerin birkaç kez yükleme-boşaltma maruz kalması zaman kaybının yanı sıra, ürüne de zarar vermektedir. Bunun yanı sıra tüm dünya ülkeleri raylı ulaşımı daha fazla kullanırken, ülkemizde bu oran düşük seviyelerde seyretmektedir. Özellikle turizm amaçlı tren yolunu kullanan turist sayısı oldukça fazladır. Bunun en canlı örneğini Doğu Ekspresi aracılığı ile bölgemizde yer alan Kars ilinde görmekteyiz. Kesintisiz Van Gölü Demiryolu Hattı’nın hayata geçirilmesi yukarıda bahsedilen ticari faaliyetlerin yanı sıra ilimiz ve bölgemiz turizmine de etki edecektir. 1 milyon 127 bin 612 nüfusuyla en kalabalık 19’uncu şehri olan ilimiz, ülkenin en doğusunda yer alan ve uzaklık nedeniyle ulaşımda genellikle havayolunun tercih edildiği bir kenttir. Her yıl artan yolcu sayısı şehrimizin potansiyelini ortaya koyarken günlük 7 ile 10 arasında değişen uçak seferi, kentin ihtiyacına karşılık verememektedir. Başta İstanbul ve Ankara uçuşları olmak üzere halkımızın uçak seferleri konusunda yaşadığı soruna ivedilikle çözüm bulunmalı ve Türk Hava Yolları başta olmak üzere diğer özel havayolu şirketleri sefer sayılarını artırmalıdır. Havayolu bağlantı ve hizmetlerinin geliştirilmesi özellikle Ferit Melen Havaalanı’nın yolcu ve yük kapasitesinin artırılması, Van ilinin doğrudan uçuş seferlerinin artırılması, havalimanının teknik altyapı eksikliklerinin giderilmesi ayrıca önem arz etmektedir. 300 kilometre kara sınırı olan, yaklaşık 700’ü aşkın İranlı tüccarın faaliyet yürüttüğü, 300’ü aşkın İranlı öğrencinin eğitim gördüğü, yılda en az 700 bin İranlının konakladığı Van ilinde konsolosluk hizmeti verilmesi gerekmektedir. 80 kilometrelik mesafede ülke değiştiren insanlar herhangi bir belge için 400 kilometreyi aşkın bir uzaklıkta olan Erzurum’a gitmek zorunda kalmaktadır. Turizm ve dış ticaret potansiyelimiz ile komşuluk ilişkilerimiz göz önüne alınarak konsolosluk hizmetinin Van’da verilmesi hususu önemlidir" denildi.



"Sınır ticaretinin başlaması bölgeye önemli bir istihdam kapısı olacaktır"


Rapor şöyle devam etti:


"Sınır kenti olan ilimizde Kapıköy Gümrük Kapısı’nın yanı sıra, Başkale ilçesinde Gelincik Sınır Kapısı ve Çaldıran ilçesinde Çilli Sınır Kapısı bulunmaktadır. Her iki sınır kapısına da ulaşım konusunda herhangi bir sorun bulunmamaktadır. İran ile olan ticaretimizin gelişmesi adına her iki sınır kapısının açılması ve burada Serbest Ticaret Merkezi (STM) kurulması gerekmektedir. Bu gelişmeyle birlikte; sınır ticareti ile bölge halkının ihtiyaçları mahallinde temin ve tedarik edilebilecek ve bölge ekonomisine canlılık gelecektir. Sınır ticareti ile birlikte bölge insanına daha ucuz mal sağlanacaktır. Sınır ticareti ile kaçakçılık asgari düzeye çekilecektir. Sınır ticaretinin başlaması bölgeye önemli bir istihdam kapısı olacaktır. Bu şekilde bölge halkının refah düzeyi yükselecektir. Sınır ticaretinin en önemli ekonomik katkılarından biri de insanlarda girişimcilik ruhunun gelişmesi ve insanların ticari faaliyetlerde bulunarak bölgesine katkıda sağlaması olacaktır. Sınır ticareti bölge ekonomisi ile birlikte ülke ekonomisine de katkıda bulunacaktır. Gündeme getirmiş olduğunuz Kalkınma Yolu Projesi, kentimiz ve bölgemizin ihtiyaç duyduğu ve heyecanla takip ettiği bir çalışmadır. Bu çerçevede, Irak-Kürdistan Bölgesi ile son dönemlerde ticari ve sosyolojik anlamda ilişkilerimiz gelişmekte ve bu durum bölgesel kalkınma açısından bir umut ışığı taşımaktadır. Kentimizden Irak’a en yakın giriş-çıkış kapısı durumunda olan Üzümlü ve Serzêr Sınır Kapıları’nın modernize edilmesi en büyük beklentiler arasında yer almaktadır. Ayrıca Hakkâri Derecik Umurlu Sınır Kapısı’nın uluslararası ticaret açısından öneminin dikkate alınması; başta ihracat olmak üzere tüm ticari faaliyetlere artı değer katacaktır. Ülkemizin genç nüfusu ortalaması son TÜİK verilerine göre 33.5’dir. Van ilinde bu oran 22’dir ve ilk 7 il içerisinde yer almaktayız. Bu durum iktisadi anlamda önem arz ederken, Van ili sahip olduğu potansiyeli ile gelişmiş kentler arasında yer alması gerekirken kişi başı gelirde 54 bin 272 TL ile 81. sırada yer almaktadır. Kocaeli ise 302 bin 772 TL ile birinci sıradadır. OECD az gelişmiş bölge ile çok gelişmiş bölge arasındaki kabul edilebilir farkın yüzde 30 olmasının normal olduğu belirtilmektedir. Ancak bizim Kocaeli ile aramızdaki fark 6 kattır. 2023-2025 ve Eylül ayında açıklanan 2025-2027 Orta Vadeli Program’ın iş ve yatırım ortamı başlığında yer alan perspektifin yerel ve bölgesel olarak ele alınması ve bölgesel yeteneklerin incelenerek yeni bir politik bakışın geliştirilmesi; finansal destek mekanizmalarının titizlikle devreye konulması gerekmektedir. Hayvancılık, turizm, yenilenebilir enerji, tekstil başta olmak üzere üretim alanlarının genişletilmesi, çağrı merkezlerinin istihdam rakamlarının artırılması yönünde motive edilmesi, dış ticarete bağlantılı olarak lojistik merkezin önemi, ayrıca sınır kenti olmamızdan kaynaklı İran-Türkiye Ortak Organize Sanayi Bölgesi kurulması kent ekonomisi ve istihdamına katkı sunacaktır. Son olarak; istisnalar, vergi muafiyetleri, pirim desteği, yatırım yeri tahsisi ve istihdam süreçlerinin desteklenmesi çok kıymetli bir durumdur. Bu bakış açısının daha kullanılabilir bir programla bölgesel bazda yeniden ele alınması gerekmektedir. Bununla birlikte; mutlak suretle devletimizin bölgemize yatırımcı yönlendirmesi elzemdir.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’da kız meselesi kavgası: 6 yerinden bıçaklandı Manisa’da sokakta karşılaşan şahıslar arasında kız meselesi yüzünden çıkan ve bir gencin 6 yerinden bıçaklandığı kavganın dehşet anları çevredeki güvenlik kameralarına anbean yansıdı. Olayın ardından kaçan 2 şüpheli, polis ekiplerince gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, olay, dün akşam saat 21.25 sıralarında Kayadibi Mahallesi 56 Sokak üzerinde meydana geldi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Kırkağaç Meslek Yüksekokulu öğrencisi Emrullah D. isimli genç ile sokakta karşılaştığı Mustafa Burak K. ve Mesut Can A. arasında kız meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine şüpheliler, Emrullah D’yi darp ederek yere düşürdü. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde şahısların yere düşen üniversite öğrencisinin kafasına sopayla vurdukları ve şahsı bıçakla yaraladıkları görüldü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağ omuz kısmından 1, sağ bacak kısmından ise 5 adet olmak üzere vücudunun 6 yerinden bıçakla yaralanan Emrullah D. ilçe devlet hastanesine kaldırılarak müşahede altına alındı. Yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olayın ardından çalışma başlatan emniyet ekipleri, şüpheliler Mustafa Burak K. ve Mesut Can A’yı yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheliler hakkında "Kasten Yaralama" suçu kapsamında işlem başlatıldığı ve bugün adliyeye sevk edilecekleri bildirildi. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.
Adıyaman Besni’de Gençlik Haftası coşkusu başladı Adıyaman’ın Besni ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen Gençlik Haftası etkinlikleri, bugün Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Hafta boyunca ilçede spor, sanat ve kültür alanlarında birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Besni Kaymakamlığı önündeki Atatürk Anıtı’nda düzenlenen törende saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Programa Besni İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Demirel, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Metehan Adıgüzel, okul ve kurum yöneticileri, öğretmenler ile öğrenciler katıldı. Besni Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen etkinlikler kapsamında ilk gün saat 12.00’de Besni İlçe Spor Salonu’nda Gençler Masa Tenisi Turnuvası yapılacak. Aynı gün saat 14.00’te ise Gülşah Boy Gençlik Merkezi’nde Resim Sergisi açılacak. Etkinlikler kapsamında 16 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’da Besni Millet Bahçesi’nde "Merkezim Her Yerde" etkinliği düzenlenecek. Aynı gün saat 19.00’da Gülşah Boy Gençlik Merkezi’nde gençlerin katılımıyla Online Bilgi Yarışması (Kahoot) gerçekleştirilecek. 17 Mayıs Pazar günü saat 15.00’te 33 Basketbol Turnuvası düzenlenecek. 18 Mayıs Pazartesi günü ise gençler Karaoke Müzik Şenliği’nde buluşacak. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı programı ise saat 10.00’da Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı’nda düzenlenecek törenle başlayacak. Saat 11.00’de Besni İlçe Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek kutlama programında güreş, karate ve Muay Thai gösterileri, halk oyunları, gençlik korosu dinletileri ve şiir etkinlikleri yer alacak. Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında ayrıca 20 Mayıs’ta Gençler Voleybol Turnuvası, 21 Mayıs’ta ise film gösterimi yapılacak.
Adıyaman Adıyaman Adliyesi’nde down sendromlu çocuklardan "sevgi davası" 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Adıyaman Adliyesi’nde anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Adıyaman Down Sendromlular Derneği’ne üye çocuklar, adliyede gerçekleştirilen programda cübbe giyerek temsili mahkemeye katıldı, "Adalet ağacı" oluşturdu. Etkinlikte Down sendromlu çocuklar ile hakim ve savcılar, parmak izleriyle hazırlanan "Adalet ağacı" çalışmasına katkı sundu. Hazırlanan eser, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Şahin ile adliye personeline takdim edildi. Program kapsamında oluşturulan temsili mahkemede hakim ve savcı koltuğuna oturan çocuklar, "Sevgi davası" için karar verdi. Çocuklar, "Dünyadaki tüm kötü sözlerin yasaklanmasına ve herkesin birbirine gülümsemesine" hükmetti. Adıyaman Down Sendromlular Derneği Başkanı Zeynel Abidin Şenlik, etkinlikte yaptığı konuşmada, Down sendromlu bireylerin toplumda eşit haklara sahip olması gerektiğini belirterek, onların yeteneklerinin fark edilmesi ve sosyal hayata tam katılımlarının en büyük hedefleri olduğunu söyledi. Çocukların giydiği cübbelerin yalnızca bir kıyafet olmadığını ifade eden Şenlik, "Bugün çocuklarımızın giydiği o cüppeler; onların potansiyellerinin, haklarının ve toplumun vicdanındaki yerlerinin simgesidir" dedi. Şenlik, etkinliğe ev sahipliği yapan Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Şahin’e, hakim ve savcılara teşekkür ederek, "Unutmayalım ki sevgi ve adalet varsa, engel yoktur" ifadelerini kullandı. Etkinlik sonunda Down sendromlu çocuklar, hakim ve savcı cübbesi giyme törenine de katıldı. Çocuklar, ayrımcılık ve önyargılarla mücadele edeceklerine ve her zaman sevgiyle tebessüm edeceklerine söz verdi.
Malatya MTÜ’de Türk mutfağının kuşakları buluşturan lezzetleri yarıştı Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu ile MTÜ Gastronomi Topluluğu tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES Programı desteğiyle düzenlenen "Arslantepe’nin Işığında Türk Mutfağı: Kuşakları Buluşturan Lezzet Yarışması" Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yarışmanın açılış programına Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, Kale Belediye Başkanı İhsan Özbay, Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu Müdür Dr. Öğr. Üyesi Arif Yıldız, Yeşilyurt Kent Konseyi Müdürü Mehmet Ercan, Malatya Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü İbrahim Halil Kılıç, Mövenpick Otel Müdürü Ahmet Kaan Kaya, kurum ve kuruluş temsilcileri, akademisyenler, öğrenciler, yarışmacılar ile davetliler katıldı. MTÜ Gastronomi Topluluğu Danışmanı Öğr. Gör. Yaşar Can Ataş koordinasyonunda düzenlenen etkinlikte; üniversite ekip yarışması, lise ekip yarışması, genç şefler bireysel pizza yarışması, ev hanımları yarışması ve özel katılımlı ekip yarışması kategorilerinde yarışmacılar hünerlerini sergiledi.Yarışmanın jüri üyeliğini Şef Zeki Kara, Şef Mehmet Fatih Kalaycıoğlu, Şef Sedat Aksu, Şef Ahmet Karaman ve Şef Durmuş Yılmaz üstlenirken, programın sunuculuğunu Dilek Ekşi yaptı. Programın açılış konuşmalarında yarışmanın Türk mutfağının tanıtımı, gastronomi eğitimi ve kültürel mirasın genç kuşaklara aktarılması açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. MTÜ Gastronomi Topluluğu Akademik Danışmanı Öğr. Gör. Yaşar Can Ataş, yarışmanın hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkı sunan bu tür uygulamalı etkinliklerin önemli olduğunu belirtti. Ataş, farklı şehirlerden gelen yarışmacıların aynı mutfak kültürü etrafında buluşmasının gastronomi alanında paylaşma, öğrenme ve birlikte üretme kültürünü güçlendirdiğini ifade etti. Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Arif Yıldız ise meslek yüksekokulu olarak turizm, otelcilik ve gastronomi alanlarında uygulamaya dayalı eğitimi önemsediklerini belirtti. Yıldız, yarışmanın öğrencilerin mesleki becerilerini geliştirmesinin yanı sıra sektör temsilcileriyle bir araya gelmeleri açısından da değerli bir fırsat sunduğunu kaydetti. MTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, üniversitenin öğrenci odaklı, uygulamalı ve toplumsal katkı sağlayan faaliyetleri desteklediğini belirterek, ÜNİDES kapsamında gerçekleştirilen etkinliğin üniversite, gençlik, kültür ve sektör iş birliğine katkı sunduğunu söyledi. Erdem, Türk mutfağının köklü mirasının akademik çalışmalar ve öğrenci etkinlikleriyle görünür kılınmasının önemine değindi. Malatya Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü İbrahim Halil Kılıç da konuşmasında Malatya’nın tarihî ve kültürel birikimine dikkat çekerek Malatya mutfağı üzerine tanıtıcı bilgiler paylaştı. Kılıç, Arslantepe’den günümüze uzanan kültürel mirasın gastronomi alanında da önemli bir değer taşıdığını ifade ederek, Malatya’nın sahip olduğu lezzetlerin kentin tanıtımında önemli bir rol üstlendiğini belirtti. İlk Gün Yarışmalar ve Atölyelerle Başladı Etkinliğin ilk günü, yarışma kategorilerinin başlamasıyla birlikte yoğun bir programla sürdü. Gün boyunca farklı kategorilerde yarışmacılar hünerlerini sergilerken, program kapsamında gastronomi ve görsel anlatı alanlarına yönelik atölyeler de düzenlendi.Bu kapsamda Onur Aldemir tarafından 3. Nesil Kahve Atölyesi gerçekleştirildi. Katılımcılar, kahve demleme teknikleri ve üçüncü nesil kahve kültürüne ilişkin uygulamalı bilgiler aldı. Programın açılış bölümünde protokol konuşmaları yapıldı. Açılışta, Malatya’nın tarihî ve kültürel mirası ile Malatya mutfağının tanıtımına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Günün devamında Tuba Özçakmak tarafından Fotoğrafçılık Atölyesi düzenlendi. Atölyede katılımcılara fotoğrafçılığın temel anlatım olanakları ve gastronomi alanındaki görsel sunum pratikleri aktarıldı. İlk gün yarışmaların tamamlanmasının ardından katılımcılar, Battalgazi Yerleşkesi At Çiftliği’nde düzenlenen sosyal programa katıldı. At binişi etkinliği ve ardından gerçekleştirilen açık hava buluşmasıyla yarışmanın ilk günü tamamlandı. Etkinliğin ikinci günü de yarışmalar ve uygulamalı atölyelerle devam etti. Yarışmacılar farklı kategorilerde hazırlıklarını jüri üyelerinin değerlendirmesine sunarken, gün boyunca Türk mutfağının geleneksel lezzetleri ve mesleki uygulamalarına yönelik atölyeler gerçekleştirildi. Program kapsamında Tereyağlı Simit Atölyesi düzenlendi. Ardından Halil Sarıal tarafından Firik Buğdaylı Dana Tandır Atölyesi gerçekleştirildi. Atölyede, geleneksel ürünlerin çağdaş sunum teknikleriyle buluşturulmasına yönelik uygulamalara yer verildi. Günün ilerleyen bölümünde Birgül Öztürk tarafından Bıçak Atölyesi, Gözdenur Uğur tarafından ise Su Böreği Atölyesi gerçekleştirildi. Bu atölyelerde katılımcılar, mutfak becerileri, ürün hazırlama teknikleri ve geleneksel lezzetlerin uygulamalı üretim süreçlerine ilişkin deneyim kazandı. "Yarışma, gelenekten geleceğe köprü kurdu" MTÜ Gastronomi Topluluğu Akademik Danışmanı Öğr. Gör. Yaşar Can Ataş, kapanış konuşmasında yarışmanın yalnızca bir rekabet alanı olmadığını; birlikte üretmenin, paylaşmanın, öğrenmenin ve gelenekten geleceğe köprü kurmanın önemli bir örneği olduğunu vurguladı. Ataş, ülkenin farklı şehirlerinden gelen genç şef adaylarının emekleri ve yetenekleriyle yalnızca yemek değil; kültür, tarih ve sanat ortaya koyduklarını ifade etti. Yarışmaya katılan tüm yarışmacıların, elde ettikleri derecelerden bağımsız olarak Türk mutfağının geleceğine değer kattığını belirten Ataş, jüri üyelerine, şeflere, akademisyenlere, sponsorlara, kurum ve kuruluşlara katkılarından dolayı teşekkür etti.
Aydın Efeler’de 19 Mayıs coşkusu "Gençlik Şenliği" ile yaşanacak Aydın’ın Efeler ilçesinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenecek "2. Efeler Gençlik Şenliği", konserlerden sergilere uzanan etkinliklerle gençleri ve vatandaşları bir araya getirecek. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı gençlerle omuz omuza, büyük bir şenlikle kutlamaya hazırlanıyor. Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe, dinamik ve katılımcı bir yönetim anlayışı sergileyen Başkan Yetişkin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşkusunu "2. Efeler Gençlik Şenliği" ile taçlandırıyor. Toplumun her kesimine hitap eden geniş bir yelpazeyle hazırlanan şenlik, 19 Mayıs Salı günü saat 14.30’da Pınarbaşı mesire alanında başlayacak. Kadın Bandosu ve Kadın Ritim Topluluğu’nun sahne alacağı etkinliklerde, Sanat ve Kurs Atölyesi Stantları kurulurken, bayramın tarihsel bilincini ve derinliğini genç kuşaklara aktaran anlamlı bir Atatürk Fotoğrafları Sergisi de ziyaretçilerle buluşacak. Gençliğin dinamizmine yakışır hareketli spor ve alan etkinlikleriyle renklenecek olan şenlik, "Mikrofon Sende" platformu sayesinde gençlerin kendilerini özgürce ifade edebileceği interaktif bir alana dönüşecek. Kutlamaların coşkusu ise Efeler Belediyesi Kent Orkestrası Konseri ile zirveye taşınacak. Başkan Anıl Yetişkin, tüm Efeler halkını ve özellikle gençleri bu büyük coşkuya ortak olmaya davet ediyor.