TEKNOLOJİ - 04 Aralık 2024 Çarşamba 10:13

Van’da “kapsüllenmiş maya” üretildi

A
A
A
Van’da “kapsüllenmiş maya” üretildi

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde (Van YYÜ) hayata geçirilen projeyle nanoteknoloji ile probiyotik mikroorganizmaların ekmek gibi temel gıdalarda canlı kalması sağlandı. Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Raciye Meral, bu yenilik sayesinde probiyotiklerin bağırsaklara kadar sağlıklı bir şekilde ulaştığını ifade ederek, “Kolon kanserini önleme, bağırsak faaliyetlerini düzenleme gibi önemli etkiler sağlayabilir. Ekmek, halkımızın beslenmesinde temel bir yer tuttuğundan bu projeyle hem besleyiciliğini artırmayı hem de fonksiyonel bir gıda olarak kullanılmasını hedefledik” dedi.


Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Raciye Meral ve doktora öğrencisi Aslıhan Alav’ın geliştirdiği “kapsüllenmiş maya” teknolojisi probiyotiklerin gıdalarda dayanıklılığını artırırken, besin değerlerini koruma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Çalışma, probiyotiklerin ısıl işlemden sonra bile etkisini kaybetmeden insan sağlığına fayda sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Van YYÜ İnovan Girişimcilik Merkezi’nin desteklediği ve patent başvurusu yapılan projede laboratuvar ortamında yapılan testlerde de probiyotiklerin sindirim sisteminde canlılığını koruduğu tespit edildi.



“Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor”


İHA muhabirine konuşan Doç. Dr. Raciye Meral, probiyotiklerin ısıl işleme dayanıklılığını artırmak için geliştirilen bu projenin Aslıhan Alav’ın doktora tezinin bir parçası olarak yürütüldüğünü belirtti. Probiyotiklerin oksijen ve sıcaklıktan olumsuz etkilendiğini, bu sebeple insan sağlığına olan olumlu etkilerini kaybedebildiğini ifade eden Doç. Dr. Meral, “Probiyotik mikroorganizmaları nanoteknolojinin sağladığı avantajlarla nanoliflere entegre ederek, ekmek gibi gıdalarda korumayı hedefledik. Yaptığımız analizler, pişirme süreci sonrasında da bu mikroorganizmaların canlı kaldığını gösterdi ancak bu yeterli değildi; sindirim süreçlerine de dayanıklı olmaları gerekiyordu. Laboratuvar ortamında yaptığımız testlerde probiyotiklerin sindirim sisteminde de canlılığını koruduğunu tespit ettik. Bu çalışma dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor” dedi.



“Bağırsaklara kadar sağlıklı ulaşıyor”


Bu yenilik sayesinde probiyotiklerin bağırsaklara kadar sağlıklı bir şekilde ulaştığının altını çizen Meral, “Kolon kanserini önleme, bağırsak faaliyetlerini düzenleme gibi önemli etkiler sağlayabilir. Pandemi sonrası probiyotiklere olan ilgi artış gösterdi. Ekmek, halkımızın beslenmesinde temel bir yer tuttuğundan bu projeyle hem besleyiciliğini artırmayı hem de fonksiyonel bir gıda olarak kullanılmasını hedefledik” diye konuştu.



“Pişme sonrası canlılıklarını tespit ettik”


Doktora öğrencisi Aslıhan Alav ise projeyle ekşi maya fermantasyon sürecini 10 günden 1 güne indirdiklerini belirterek, “Geleneksel yönteme göre pişme sonrası canlılıklarını tespit ettik. Daha sonra bu pişme sonrasında da bağırsağa inip inmediklerini tespit ettik ve bu canlı organizmaların pişme sonrasında da bağırsağımıza inebildiğini ve yaklaşık 9 bin koloni olduğunu tespit ettik. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, çalışmamızın değerini daha da artırıyor” dedi.



“Patent başvurusu yapıldı”


Projeyi destekleyen İnovan Girişimcilik Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Erol Kına, merkezin Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ve Van YYÜ ortaklığıyla kurulduğunu belirtti. Üniversitede geliştirilen projelerin genellikle fikir aşamasında kaldığına dikkat çeken Kına, “Biz projelerin ticarileşmesi ve şirketleşmesi için mentörlük ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Şu an kuluçka programında devam eden nanobiyotikler projemiz de bu kapsamda yer alıyor. Patent başvurusu yapıldı ve çalışmalar devam ediyor. Bu proje hem bölgemiz hem de ülkemiz için önemli bir inovasyon” şeklinde konuştu.



Van’da “kapsüllenmiş maya” üretildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 27 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 47 kişi tutuklandı İçişleri Bakanlığı, 27 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 77 şüphelinin yakalandığını ve bu kişilerden 47’sinin tutuklandığı açıkladı. İçişleri Bakanlığı; sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunan şahısların da içinde bulunduğu 77 şüphelinin yakalandığını belirterek, "27 ilde FETÖ’ye yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunan şahısların da bulunduğu 77 şüpheli yakalandı. 47’si tutuklandı. 23’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı, İstihbarat Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı oldukları, ankesörlü telefonlarla iletişim kurdukları, örgüt içerisindeki sorumlu şahıslar ile irtibatlı oldukları tespit edilen şüphelilere yönelik İl Emniyet Müdürlükleri TEM Şube Müdürlüklerince 27 ilde operasyonlar düzenlendi. Vatandaşlarımızın huzuruna ve refahına kasteden FETÖ ve yapılanmalarına karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Daire Başkanlıklarımızı, kahraman polislerimizi, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, Süleymaniye Camii’nde hutbe okudu Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Süleymaniye Camii’nde bayram hutbesi okudu. Arpagus , "Bu bayram, imanda sebat eden Müminlerin, elinden ve dilinden emin olunan Müslümanların, barışın, kardeşliğin, huzur ve esenliğin yani İslam’ın bayramıdır. Bu bayram, yeryüzünü ifsat edenlerin değil, ıslah edenlerin, salaha ve felaha erenlerin bayramıdır. Bu bayram, cana kıyanların, kan akıtanların ve korku salanların değil, hayat verenlerin, huzur verenlerin bayramıdır" dedi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Arpaguş, Ramazan Bayramı dolayısıyla İstanbul’daki Süleymaniye Camii’nde bayram namazını kıldırarak hutbe verdi. Bayram namazının ardından hutbe okuyan Arpaguş, bayramların birlik, beraberlik ve paylaşma günü olduğunu belirterek, "Bizleri sıhhat ve afiyetle bu kutlu sabaha ulaştıran Rabbimize hamdolsun. Bayramı hakkıyla idrak ederek yaşayanlara ne mutlu. Bayramınız mübarek olsun" ifadelerini kullandı. "Bu bayram, kan akıtanların ve korku salanların değil, hayat verenlerin, huzur verenlerin bayramıdır" Bayramın sevinç ve merhametin paylaşıldığı özel günler olduğuna dikkat çeken Arpaguş, "Bugün sevinç günümüzdür. Sevinmek ibadettir. En büyük sadaka sevinç göstermek ve taşımaktır. Müminler olarak evlerden evlere, gönüllerden gönüllere sevgi ve merhamet taşıyacağımız bir gündür. Bu bayram, imanda sebat eden Müminlerin, elinden ve dilinden emin olunan Müslümanların, barışın, kardeşliğin, huzur ve esenliğin yani İslam’ın bayramıdır. Bu bayram, yeryüzünü ifsat edenlerin değil, ıslah edenlerin, salaha ve felaha erenlerin bayramıdır. Bu bayram, cana kıyanların, kan akıtanların ve korku salanların değil, hayat verenlerin, huzur verenlerin bayramıdır" dedi. Toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yapan Arpaguş, "Bu bayram; yoksula, yetime, kimsesize ve çaresize karşı sorumluluk hissetmenin, sadakanın, zekatın, fitrenin ve yardımlaşmanın bayramıdır" diye konuştu. "Bu bayram birlik ve beraberliğe koşanların bayramıdır" İslam’ın barış ve kardeşlik dini olduğunu ifade eden Arpaguş, "Bu bayram; barışın, kardeşliğin, huzur ve esenliğin bayramıdır. Fitne ve tefrikanın karşısında duranların, birlik ve beraberliğe koşanların bayramıdır" dedi. Dünya genelinde yaşanan acılara da değinen Arpaguş, "Sevinçlerimiz gölgelidir. Kalplerimiz mahzun. Dünya Müslümanları gerçek bir bayrama hasret. Kudüs kuşatılmış, Mescid-i Aksa mahzun, Gazze mahpus" ifadelerini kullandı. Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması gerektiğini belirten Arpaguş, "Mabetlere el uzatılamaz, saygınlığına halel getirilemez, içinde ibadet edilmesine yasak konulamaz. Mescid-i Aksa derhal ibadete açılmalıdır" dedi. Savaş ve çatışmalara da dikkat çeken Arpaguş, "Çocuklar, yaşlılar ve kadınlar bombalar altında. Bütün dünya bu acılara seyirci kalıyor. Afrika’da açlık ve susuzluk, Asya’da zulüm devam ediyor" şeklinde konuştu. Bayramların aynı zamanda birlik ve dayanışma günü olduğunu belirten Arpaguş, "Sevinçlerimizi paylaştığımız gibi hüzünlerimizi de paylaşacağız. Küskünlüklere son verelim, birbirimize kol kanat gerelim. Şehirlerimizi barışın ve kardeşliğin şehirleri haline getirelim" dedi. Arpaguş, hutbesinin sonunda Ramazan Bayramı’nın İslam alemine barış, huzur ve kardeşlik getirmesi temennisinde bulunarak dua etti.
Tekirdağ Bakan Göktaş’tan bayramda birlik ve beraberlik vurgusu Tekirdağ’da AK Parti İl Başkanlığı’nca düzenlenen bayramlaşma programına katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bayram günlerinde sıcak ve samimi anların değerinin daha iyi anlaşılması gerektiğini aktararak "Ailecek kutladığımız ramazan bayramlarını çok özlüyoruz" dedi Bakan Göktaş, AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı binasında İl Başkanı Ali Gümüş tarafından karşılandı. Yoğun katılımın olduğu programda partililer, bayram dolayısıyla bir araya gelmenin memnuniyetini yaşarken, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Program kapsamında partililer birbirleriyle bayramlaşarak hatıra fotoğrafları çektirdi. Göktaş, burada yaptığı konuşmada, Ramazan Bayramının aileler için hayırlı olmasını temenni etti. Bayram günlerinde sıcak ve samimi anların değerinin daha iyi anlaşılması gerektiğini aktaran Göktaş, "Ailecek kutladığımız ramazan bayramlarını çok özlüyoruz. Yine Ramazan ayları bizim ailece vakit geçirdiğimiz, komşumuzun hatırını sorduğumuz önemli günler" dedi. Göktaş, bayramların aile değerlerinin yeniden pekiştiği özel günler olduğunu belirtti. Unutulan insani temasları yeniden hatırlamanın her zamankinden daha büyük bir önem taşıdığını anlatan Göktaş, "Bu kapsamda aslında bizim geleneğimizi sürdürmemiz, vatandaşımızın hayatına dokunurken aynı zamanda sevdiklerimizin de yanında olduğumuz, aile değerlerimizin yeniden pekiştiği önemli günler. Aslında aile değerlerimizi en kıymetli bir şekilde yaşadığımız günlerdeyiz. Bu günlerin bereketini unutmamamız lazım. Dijital çağdayız, bireyselliğin arttığı bir çağdayız ve maalesef bu temasları unutabiliyoruz, dolayısıyla bunlar çok kıymetli, insanlara dokunmak, elini sıkmak, bir kapısını çalmak bu komşuluk ilişkilerimiz içinde çok değerli aynı zamanda kendi değerlerimiz, milli değerlerimiz açısından da çok değerli olduğunu ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Orta Doğu’da önemli diplomatik çabaların gerçekleştirildiğini dile getirdi. Türkiye’nin etrafının ateş çemberi olduğunu vurgulayan Göktaş, "Etrafımız ateş çemberi malumunuz. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ateşkesin bir an önce tesis edilmesi için çok yoğun diplomatik çabalar gerçekleştiriyoruz. Bu zor günlerde dahi oralarda sükunetin sağlanması ve herkesin barış ve huzur içerisindeki günlere kavuşması için önemli çalışmalar yürütüyoruz. İnşallah en yakın zamanda İran’da Orta Doğu’da sükunete erilir ve her bir insan huzur içerisinde savaşsız çatışmasız bir ortamda yaşar" ifadelerini kullandı.