ÇEVRE - 28 Nisan 2026 Salı 13:17

Van’da tilkinin avı dron kamerasına yansıdı

A
A
A
Van’da tilkinin avı dron kamerasına yansıdı

Van’ın karla kaplı yüksek kesimlerinde aç kalan bir tilkinin, avını yakalamak için sergilediği ustalık ve kararlılık dron kamerasına yansıdı.


Doğu Anadolu’nun doğal güzellikleriyle öne çıkan Van, bu kez yaban hayatına dair etkileyici bir görüntüyle gündeme geldi. İpekyolu ve Çatak ilçesi kırsalında, beyaz örtüyle kaplı arazide yiyecek arayışına çıkan kızıl tilki, uzun süren takibin ardından hedefine kilitlendi. Karın altındaki sesleri dinleyerek avının yerini tespit eden tilki, ani bir hamleyle metrelerce yükseğe zıplayarak karların arasına daldı. Kar örtüsünün yer yer etkisini sürdürdüğü arazide yiyecek arayan tilki, bir süre çevresini dikkatle gözlemledikten sonra aniden harekete geçti. Hızlı ve çevik hareketleriyle avına yönelen tilki, başarılı bir av gerçekleştirdi. Ortaya çıkan görüntüler, yaban hayatının doğallığını ve avcılık içgüdüsünü gözler önüne sererken, izleyenleri de adeta belgesel sahnelerini aratmayan bir yolculuğa çıkardı.



Van’da tilkinin avı dron kamerasına yansıdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi ile Kırgız Milli Üniversitesi arasında iş birliği Kastamonu Üniversitesi ile Kırgız Milli Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında iki üniversite arasında eğitim, araştırma ve akademik değişim alanlarında yeni iş birlikleri geliştirilecek. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kırgız Milli Üniversitesi’ni ziyaret etti. Kırgız Milli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dogdurbek Çontoev tarafından kabul edilen ziyarette, iki üniversite arasındaki akademik ve kurumsal iş birliği imkanları ele alındı. Rektör Çontoev, Kırgız Milli Üniversitesi’nin genel faaliyetlerine ilişkin bilgi vererek, kurumun önde gelen uluslararası üniversitelerle başarılı ortaklıklar yürüttüğünü ifade etti. Türkiye’deki üniversitelerle iş birliğinin giderek genişlediğini vurgulayan Çontoev, bu kapsamda Kastamonu Üniversitesi ile gerçekleştirilen görüşmenin özel bir önem taşıdığını belirtti. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise geçmişte kurulan iş birliği zeminini yeniden canlandırmak amacıyla ziyareti gerçekleştirdiklerini belirterek, akademik hareketlilik, karşılıklı deneyim paylaşımı, Orhun Değişim Programı kapsamındaki çalışmalar ve özellikle lisansüstü düzeyde ortak çalışmalara önem verdiklerini ifade etti. Görüşmede ayrıca üniversiteler arası diyaloğun geliştirilmesi, kültürel ve akademik etkileşimin artırılması ile eğitim alanında ortak çalışmalar yürütülmesine yönelik konular değerlendirildi. Ziyaret kapsamında Kastamonu Üniversitesi ile Kırgız Milli Üniversitesi arasında ikili iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol ile iki üniversite arasında eğitim, araştırma ve akademik değişim alanlarında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Denizli Merkezefendi Basket, Avrupa kupalarına katılma iddiasını sürdürdü Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde Yukatel Merkezefendi Belediyesi Basket, kritik bir virajda önemli bir galibiyete imza attı. Üst üste aldığı üç yenilginin ardından toparlanmayı başaran Denizli temsilcisi, sahasında Mersin Spor’u mağlup ederek normal sezonun bitimine iki hafta kala Avrupa kupalarına katılma iddiasını sürdürdü. Ligde son haftalarda düşüş yaşayan Merkezefendi ekibi, taraftarı önünde oynadığı karşılaşmada baştan sona yüksek tempolu bir performans sergiledi. Özellikle hücumda ritim bulan ev sahibi ekip, üç sayı çizgisinin gerisinden bulduğu isabetlerle fark oluşturdu. Takımın skor yükünü çeken isimler arasında Miles, Roko ve Cazalon öne çıkarken, bu üçlünün dış atış katkısı galibiyetin anahtarı oldu. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan başantrenör Zafer Aktaş, oyuncularının ortaya koyduğu performanstan memnun olduğunu dile getirdi. Deneyimli çalıştırıcı, şu ifadeleri kullandı: "Hücum performansımız gerçekten etkileyici. Öncelikle oyuncularımı tebrik ediyorum. Özellikle Miles, Roko ve Cazalon ciddi anlamda üç sayı çizgisinin gerisinden şut bulup sayıya çevirdi. Mersin takımı hücum gücü çok yüksek bir ekip. Gördüğünüz gibi çok erken atış kullanıyorlar. Buna rağmen oyuncularım sahada çok iyi mücadele etti." Avrupa hedefi sürüyor Bu galibiyetle birlikte 11. zaferine ulaşan Merkezefendi Belediyesi Basket, sezon hedefi doğrultusunda önemli bir adım attı. Denizli temsilcisi, sezonun son haftalarına girilirken aldığı bu galibiyetle moral depolarken, Avrupa yolunda umutlarını canlı tutmayı başardı.
İstanbul Başkan Bingöl Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nde incelemelerde bulundu Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, Tuzla Belediyesi ve Vehbi Koç Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Akfırat’ta yapımı süren merkezde gelinen son duruma ilişkin bilgi alan Başkan Bingöl, projenin tamamlandığında sahipsiz hayvanlar için önemli bir yaşam alanı olacağını vurguladı. İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Bingöl, "Can dostlarımızın uzman ekiplerce sağlıklı ve güvenli şartlarda tedavi edileceği, bakımlarının yapılacağı merkezimiz bir şifa ve sevgi yuvası olacak. Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’mizin inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Sokaklarımıza huzur, can dostlarımıza yaşam hakkı" ifadelerini kullandı. "3 yıl boyunca çivi dahi çakılmamış" Merkez sahasında detaylı incelemelerde bulunan Başkan Bingöl, projenin kapsamına ilişkin de bilgi verdi. Tuzla’da hem sokakların huzurunu hem de sahipsiz hayvanların yaşam hakkını korumayı hedeflediklerini belirten Bingöl, alanın 2021 yılında Tuzla Belediyesi’ne tahsis edildiğini belirterek, "yaklaşık 3 sene boyunca çivi dahi çakılmamış bir alandı" dedi. Serbest dolaşım alanı olacak Yaklaşık 2 bin hayvan kapasiteli bir rehabilitasyon merkezi inşa ettiklerini ifade eden Bingöl, "Burada ameliyathanelerimiz olacak ve kısırlaştırma faaliyetlerini de bu alanlarda gerçekleştireceğiz. Ameliyat sonrası bakım ünitelerinde hayvanlarımız uluslararası standartlara uygun şekilde dinlenecek ve tedavi süreçleri tamamlanacak. Tesisimizi diğer merkezlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, serbest dolaşım alanlarında çok sayıda köpeğin konaklayabilecek olması. Aynı zamanda oyun alanlarıyla da desteklenecek" dedi. Projede iş birliğinin önemine dikkat çeken Bingöl, Vehbi Koç Vakfı’na katkılarından dolayı teşekkür ederek, Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nin Tuzlalılar için hayırlı olmasını temenni etti. Bin 400 köpek ve 500 kediye barınma, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verilecek Tuzla Belediyesi ve Vehbi Koç Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nin temeli, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde atıldı. 75 dönümlük alan üzerine kurulan merkez, tamamlandığında aynı anda 1.400 köpek ve 500 kediye barınma, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunacak. Doğal yaşam davranışlarının sürdürülmesi hedefleniyor Türkiye’de örnek bir model olması hedeflenen merkezde; kısırlaştırma, aşılama ve tedavi hizmetlerinin yanı sıra yatar hasta bakım alanları, yavrulu anne ünitesi, kedi evi, karantina binası, tedavi sonrası bakım alanları, mama ve ilaç depoları, idari bina ve açık alan patipark gibi birçok bölüm yer alacak. Tesis, hayvanların doğal yaşam davranışlarını sürdürebileceği şekilde tasarlandı.
Antalya Onkoloji uzmanından sosyal medya kürlerine uyarı: "Masum görülen bitkilerin içinde birçok kimyasal var" Türk Tıbbi Onkoloji Derneğince Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi’nde konuşan Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının geleneksel, bitkisel ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan kür, krem ve benzeri ürünleri doktorlarına danışmadan kullanmamaları gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" dedi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi", Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre için Antalya’da bulunan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, geleneksel ve bitkisel ürünler ile sosyal medyada sıkça gündeme gelen kür, krem ve benzeri uygulamaların kanser hastaları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kanser hastalarının tedavi sürecinde bilimsel kanıtı olmayan ürünlere yönelmesinin ciddi riskler taşıyabileceğine dikkat çeken Karabulut, hekimlerin bu tür uygulamalara yaklaşımının "karşı çıkmak" olarak değil, "güvenli bulmamak" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak için ömrümüzü adadık" Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının yaşamlarını kurtarmak ve onları konforlu bir şekilde yaşatmak için çalıştıklarını vurgulayarak, "Biz kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak, onları konforlu yaşatmak için hayatımızı adadık. Onlara iyi gelebilecek herhangi bir şeye karşı çıkmayız. Doktorların bu işe karşı olduğu yönündeki yaklaşıma kesinlikle halkımız inanmasın. Biz bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. Basit bir örnek vereyim. Evinize giderken ağacın kenarında iki tane mantar buldunuz. Evinize gidip bu mantarı kavurup yemezsiniz herhalde. O da bitki, o da bir gıda ama ölebilirsiniz" diye konuştu. "Bitkileri masum gibi görüyoruz ama içinde birçok kimyasal var" Bazı bitkilerin yanlış kullanımında ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirten Karabulut, zakkum örneği üzerinden uyarısını sürdürdü. Karabulut, "Zakkum senelerce bu ülkede gündeme geldi. İnsanlar bunun ekstresinden belki de öldü. Çünkü bizim geleneksel dilimizde ‘zıkkım ye’ diye bir laf vardır, o zakkumdan gelir. Bunun birazcık dozunu kaçırırsanız insan ölebilir. Biz aslında bitkileri masum gibi görüyoruz ama onların içinde birçok kimyasal var. Bu nedenle güvenli bulmuyoruz" dedi. Bir maddenin kanser hücresini öldürmesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Karabulut, laboratuvar düzeyindeki bazı sonuçların doğrudan hastalarda güvenle kullanılabileceği anlamına gelmediğine dikkat çekerek, "Bir şeyin kanser hücresini öldürmesi yetmiyor. ‘İspatlandı’ denilen şeylerin de çoğu hücresel düzeyde. Ama bunun zararlı olmadığını da göstermek lazım" ifadelerini kullandı. "İlaçla etkileşiyor mu, yan etkiyi artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu" Kanser tedavilerinin hekim kontrolünde ve belirli riskler gözetilerek yürütüldüğünü söyleyen Karabulut, kanıtlanmamış ürünlerin bu sürece dahil edilmesinin hastalar açısından tehlikeli olabileceğini belirterek, "Biz zaten yeterince riski olan tedaviler yaparken, kanıtlanmamış, kanser hücresiyle ya da ilaçla nasıl etkileştiği bilinmeyen; ilacın yan etkisini artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu ya da kanser hücresini besliyor mu gibi birçok güvenlik verisine sahip olmayan bir şeyi hastalarımıza uygulamayız" konuştu. "Bu işte uzmanlığı olmayan kişilerin sözüyle hareket etmesinler" Karabulut, kanser hastalarının tedavi sürecinde hekimlerinden habersiz herhangi bir kür, krem, bitkisel ürün ya da sosyal medyada önerilen uygulamaya yönelmemesi gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, onlara bilgi vermeden, kesinlikle bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" ifadelerini kullandı.