YEREL HABERLER - 04 Temmuz 2012 Çarşamba 14:22

HAS PARTİ`DEN KAPATILAN İLÇE ADLİYELERİNİN YENİDEN AÇILMASI ÇAОRISI

A
A
A
HAS PARTİ`DEN KAPATILAN İLÇE ADLİYELERİNİN YENİDEN AÇILMASI ÇAОRISI

Bursa`nın Kestel ilçesinde bir dizi ziyaretlerde bulunan HAS Parti İl Başkanı Ali Mollasalih, ilçe adliyelerinin kapatılmasının vatandaşa zulüm olduğunu söyledi.
Kestel ilçesinde bir dizi ziyarette bulunan HAS Parti İl Başkanı Ali Mollasalih, Belediye Başkanı Yener Acar`ı da makamında ziyaret etti. Kestel`de yaşanan sıkıntıların masaya yatırıldığı görüşmede Başkan Mollasalih, Kestel`deki adliye binasının kapatılmasının hatalı olduğunu ileri sürdü. Kapatılan ilçe adliyelerinin tekrar açılması gerektiği çağrısında bulunan Başkan Mollasalih, "İlçelerdeki vatandaşlarımız davalarını takip etmek için defalarca il merkezine gidip gelmek zorunda kalıyor. Adliyelerin kapanması vatandaşa zulüm oldu" dedi.
Son yıllarda mahkemeye intikal eden dava sayılarında da büyük artış yaşandığını kaydeden Mollasalih, bu artışla birlikte ilçelerden gelen dosyaların merkez adliyesinin iş yükünü da arttığını ve vatandaşın bu durumdan da rahatsız olduklarını dile getirdi.
Ayrca Mollasalih, Kestel TOKİ`de yeterli cami bulunmadığını söyledi. Başkan Acar ise, Mollasalih`in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiriye ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Destici, dönemin çatışma ortamında Anadolu’da faaliyet gösteren Ermeni silahlı grupların saldırıları karşısında uygulanan tehcirin, devletin bekası ve sivil halkın güvenliğini sağlamaya yönelik bir tedbir olarak hayata geçirildiğini belirtti. Osmanlı Devleti’nin sistematik bir yok etme amacı olsaydı, bu denli kapsamlı ve maliyetli bir sevk politikası yerine farklı yöntemler tercih edilebileceğine dikkati çeken Destici, buna karşılık Devletin, güvenlik gerekçesiyle nüfusun yer değiştirmesini esas aldığını dile getirdi. Destici, ""Bugün tek taraflı mağduriyet söylemi kuranların Anadolu’da Türklerle birlikte Kürtlerin de ağır kayıplar yaşadığı gerçeğini görmezden gelmesi en hafifiyle ciddi bir tarihi eksikliktir. Dün sivil Müslüman halkı hedef alan saldırılarla, yakın dönemde Hocalı’da yaşanan ve Ermeni askerlerinin sebep olduğu soykırımı yok sayarak, geçmişte zorunlu devreye sokulan güvenlik tedbirlerini suç gibi sunmak, geçmişi düşmanca art niyetli ve tek boyutlu okumaktır, hakikati inkardır. Ermeni çetelerince katledilen kendi halkının kanı üzerinden siyaset yapıp, bugün o kanı dökenlerin yasını tutmak siyasi bir tercihten öte, tarihi bir utanç ve celladına aşık bir kimliksizliktir" açıklamasında bulundu. "DEM Parti’nin gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" Tehcir sürecinde tek bir tarafı sorumlu tutmanın hakkaniyetli olmadığını kaydeden Destici, "Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyor, katledilen binlerce Müslüman-Türk ve Kürt vatandaşımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.