YEREL HABERLER - 21 Mayıs 2012 Pazartesi 19:17

ÇANAKKALE BAROSU BAŞKANI ÖMERCİOОLU`NDAN ÇANLI AVUKATLARA VEDA ZİYARETİ

A
A
A
ÇANAKKALE BAROSU BAŞKANI ÖMERCİOОLU`NDAN ÇANLI AVUKATLARA VEDA ZİYARETİ

Çanakkale Barosu Başkanı Tülay Ömercioğlu, Çanlı avukatlara veda ziyaretinde bulundu.
Üç dönemdir Çanakkale Baro Başkanlığı yapan Tülay Ömercioğlu, yeni dönemde başkanlığa aday olmadığını açıklayarak, ilçelerdeki avukatlarını ziyaret etti. Çan`a da gelen Ömercioğlu`nu Adliye Sarayı`nda ilçede görev yapan avukatlar karşıladı. Avukatlar odasında gerçekleşen ziyarette Baro Çan Temsilcisi Erhan Dilli, Başkan Ömercioğlu`na yaptığı hizmetlerinden dolayı kendisine teşekkür etti.
Baro Başkanı Ömercioğlu, Baro Saymanı Erdener Can ile Yönetim Kurulu Üyeleri Şerefnur Çakır Demirtaş İle Gültekin Yıldız`ın da hazır bulunduğu ziyarette Çan Temsilcisi Erhan Dilli`ye hediye de verdi.
Avukatlar ziyaretin sonunda Çan Adliye Sarayı binası önünde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ten laiklik tartışmalarına sert çıkış AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, "28 Şubat tarihin çöp kutusuna atıldı" dedi. Ahmet Büyükgümüş, Tekirdağ’da katıldığı teşkilat sahurunda Ramazan ayı, laiklik tartışmaları ve 28 Şubat sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ahmet Büyükgümüş, Tekirdağ’da bir dizi programa katıldı. Program kapsamında AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Büyükgümüş, AK Parti Tekirdağ Teşkilat Sahuru’nda partililerle bir araya geldi. Sahur programında konuşan Büyükgümüş, Ramazan ayı üzerinden yürütülen laiklik tartışmalarına değinerek şunları söyledi: "Bakın Ramazan ayındaki gelişmeleri yakinen her biriniz takip ettiniz. Neymiş? Çocuklara ramazan kültürünü okullarda öğretmek, yaymak laiklik ilkesine aykırıymış. Artık öyle bazı kelimeleri istismar ederek Türkiye’de birilerinin siyasette sonuç alma devri kapanmıştır. Açık ve net. Ya cesur olacaklar kafalarının arkasında esas niyetlerini milletimizle açıklıkla paylaşacaklar. Öyle kelimelerin arkasına saklanmak yok. Neden çocuklarımızın, gençlerin ramazan ikliminden faydalanmasına, bunların okullarda öğretilmesine, böyle bir farkındalığın oluşmasına neden rahatsızsınız? Ya asıl niyetlerini söyleyecekler, biz de ciddiye alıp onlara cevabımızı vereceğiz. Ama şu tablo bize göstermiştir ki milletimizin değerlerine açıktan cephe alma vakitleri tamamen tükenmiş durumda. Onun için bu Ramazan ayında da ne yapacaklarını bir türlü bilemediler. ’Yani bu söylenene sahip çıkalım. Ne söz söyleyelim? Ne yapalım?’ Büyük bir çaresizlik içerisindeler. Yapabildikleri ancak işte yarım ağızla vesaire birtakım bu bu büyük bir kazanım değerli arkadaşlar. Milletimizin değerlerine, inancına açıktan cephe alarak siyaset üretebilecekleri zemini, platformu elhamdülillah bu teşkilatın lideriyle birlikte ortaya koyduğu irade tamamen yok etmiş durumda. Nereden geldiğimizi, neyi başardığımızı, hangi istikamette ilerlediğimizi, neleri başaracağımızı asla ve asla ne kalbimizden ne de zihnimizden eksik etmememiz lazım." "28 Şubat tarihin çöp kutusuna atıldı" 28 Şubat’ın yıl dönümüne de değinen Büyükgümüş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Esasında siyasetin en önemli fonksiyonlarından biri olan yani bakın biz inanan insanlarız elhamdülillah. İşte dün 28 Şubat’ın yıl dönümüydü. İstanbul teşkilatımızla birlikte Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle muazzam bir iftar sofrasında bir araya geldik. Bin yıl süreceğine inanıyorlardı birileri değil mi? 28 Şubat. Milletimize bir deli gömleği giydirerek ne kadar değerimiz varsa bunu kenara iterek millet ve devlet arasına bir set çekerek bu ülkenin insanını adeta esir alınmaya çalışıldığı bir girişimdi 28 Şubat. Elhamdülillah Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatımızın onun arkasında bir ve beraber olarak verdiği emekle, gayretle 28 Şubat varlığıyla, zihniyle elhamdülillah tarihin çöp kutusuna atıldı. Ama Cumhurbaşkanımız sadece bunu başarmadı. Aynı zamanda yetişmesine öncülük ettiği nesillerle birlikte siyasette, kültür hayatında, ilim dünyasında, bürokraside Türkiye’de asla ve asla bir daha böyle bir girişimin, hayalinin bile kurulmaması için büyük bir hizmette bulundu." Program, sahur ikramı ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
İzmir Koklear implant ile bebekler de yaşlılar da duyabiliyor Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, işitme kaybının erken teşhis ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözülebildiğini söyledi. Özüer, koklear implantın hem doğuştan işitme kaybı yaşayan bebeklerde hem de ileri yaşta ortaya çıkan işitme kayıplarında başarıyla uygulanabildiğini belirtti. Prof. Dr. Özüer anne babalara seslenerek, "Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce tespit etmek mümkün" dedi. İşitme kayıplı kişilere yardımcı olmaya çalışırken tesadüfen telefonu bulan Aleksander Graham Bell’in doğum günü olan 3 Mart, işitme sağlığını korumak, işitme sağlığını etkileyen hastalıkların erken tanı ve tedavisi konusuna dikkat çekmek ve işitme kayıplı bireylerin karşılaştıkları zorluklara farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl Dünya Kulak ve İşitme Günü olarak kutlanıyor. Acıbadem Kent Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada her bin bebekten 1-3’ünün işitme kaybıyla dünyaya geldiğine dikkat çekti. Özüer, Türkiye’de 2008 yılından bu yana tüm yeni doğanlara işitme taraması yapıldığını, doğumdan hemen sonra yapılan taramalar sayesinde işitme kaybının erken dönemde tespit edildiğini söyledi. Tarama sonucu işitme kaybı tespit edilen bebeklerin öncelikle işitme cihazı ile desteklendiğini belirten Özüer, cihazdan yeterli fayda sağlanamayan ileri derecede işitme kayıplarında ise koklear implant ameliyatının devreye girdiğini ifade etti. İç kulaktaki hücreleri bypas ederek siniri uyarıyor Koklear implantın çalışma prensibi konusunda bilgi veren Prof. Dr. Özüer, şöyle konuştu: "Koklear implant, ses enerjisini alıp bir işlemciden geçirerek elektrik enerjisine dönüştüren bir cihazdır. İç kulakta işitmeden sorumlu tüylü hücreler hasarlı olduğunda bu hücreleri baypas ederek doğrudan işitme sinirini uyarır. Böylece ses sinyalleri doğrudan beyne iletilir. Bu yöntem sayesinde ileri derecede işitme kaybı olan çocuklar yaşıtları gibi konuşabilir, okula gidebilir ve sosyal hayata katılabilir, topluma kazandırılır. Her ne kadar ülke genelinde tarama yapılsa da bazı durumlarda işitme kaybı daha geç fark edilebiliyor. O nedenle aileler uyanık olmalı. Erken teşhis çocukların dil gelişimi ve eğitim hayatı açısından büyük önem taşıyor. Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce tespit etmek mümkün." Yetişkin ve yaşlılarda da uygulanıyor Öte yandan koklear implantın sadece çocuklara yönelik bir uygulama olmadığını belirten Prof. Dr. Özüer, erişkin ve ileri yaş hastalarda da ameliyatın başarıyla yapıldığını söyledi. Özüer, "Ani işitme kaybı, otoskleroz, Meniere hastalığı ya da kronik orta kulak iltihabı gibi nedenlerle gelişen ileri derecede işitme kayıplarında da koklear implant uygulanabiliyor. İşitme cihazından fayda görmeyen yetişkin ve yaşlı hastalarımız da bu yöntemle yeniden duyabiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde artık hem bebekler hem de ileri yaştaki bireyler işitme kaybı nedeniyle sosyal hayattan kopmak zorunda kalmıyor" dedi.
Ordu Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor Ordu’nun orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonlarında etkili olan kar yağışının fındıkta zirai don riski taşımadığı, bunun aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olabileceği belirtildi. Ancak ilerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor. İlin orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonunda etkili olan kar yağışı üreticileri tedirgin etti. Üreticiler, geçen yıl nisan ayında ülke genelinde etkili olan ve büyük zarara neden zirai don olayını hatırlarken, mevsiminde yağan karın şuan için zirai don tehlikesi oluşturmadığı, aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olduğu ancak az da olsa zirai don riskinin bulunduğu belirtildi. "Şu anda yağan kar olumlu" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, "Şu anda ilimizin yüksek ve orta kesimlerinde kar yağışı var. Meteorolojiden aldığımız bilgiye göre kısmen de olsa zirai don uyarısı var. Şu anda yağan karın çok sert soğuklarla etkili olmadığını görüyoruz. Aslında bu kar yağışı olumlu da diyebiliriz. Üreticilerimizin aklına önceki yıllarda yaşadığımız zirai don hadiseleri gelebiliyor ama şu anda etkili olan kar yağışının zararı yok, toprak ve fındık dallarımız için olumlu diyebiliriz" dedi. "Süreç ve risk devam ediyor" Soydan, geçen yıl yaşanan zir don hadisesinin nisan ayında görüldüğünü, bu nedenle sürecin ve risklerin devam ettiğini belirterek, "Geçen yıl nisan ayında ülkemiz ve ilimiz büyük bir zirai don olayıyla karşı karşıya kaldı. Bundan sonraki her geçen gün fındıkta yaprakların daha da açtığı bir gündür, bu süreçten sonra yağacak olan karın ve hava sıcaklığının sıfırın altında derecelerde seyretmesi de risk teşkil edebilir" ifadelerine yer verdi.