GENEL - 09 Ağustos 2017 Çarşamba 13:28

Gölcük: "ABD Rusya’yı Altınova’dan dinledi"

A
A
A
Gölcük: "ABD Rusya’yı Altınova’dan dinledi"

Kocaeli Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, 2.

Kocaeli Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika’nın Rusya’yı Altınova’da kurulan üsten dinlediğini ileri sürdü.


Yalova’nın Altınova ilçesinde, "Türk-Amerikan İlişkilerinin Altınova Arkeolojisine Yansımaları" konulu bir sunum yapan Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, Sovyet astronot Gagarin’in uzaya gittiğini dünyada ilk öğrenen yerin Altınova olduğunu belirterek, “Altınova’dan da bu bilgi Amerika’ya gitti. Amerika Rusya’yı Altınova’dan anbean dinliyordu. Kayıtlarda Stalin’in konuşması var. Stalin’in, ‘Amerikalılar bizi nasıl dinler’ diye çıldırdığı anlar var” dedi.


"2. Dünya Savaşı’nın bitiminin hemen ardından Sovyetler Birliği bölgede genişleme çabası içerisine girdi" diyen Gölcük, "1945 yılında ülkemizi çok yakından ilgilendiren 3 konferans oluyor. İlki Yalta Konferansı. Burada Sovyetler Birliği Boğazları istiyor, Boğazlar konusunda söz sahibi olmak istiyor ve Kars-Ardahan’ı geri istiyor. Ardından Potsdam Konferansı’nda Sovyetler Birliği’nin Türkiye’den toprak talebi gündeme geliyor ve Türkiye hızla İngiltere’ye gidiyor ve diyor ki: ‘Sovyetler Birliği beni sıkıştırıyor. Böyle bir durum var.’ İngiltere de, savaştan yorgun çıktığını belirterek, Amerika Birleşik Devletleri’ni adres olarak gösteriyor. Fakat Amerika Birleşik Devletleri henüz yeni bir büyük devlet ve diyor ki; ‘toprak istekleri beni ilgilendirmez, ben bu konunun içine dahil olmayacağım’ diyor ve Rus tehdidini hafife alıyor. Fakat İngilizlerin büyük bir uyarısı var Amerika’ya, ’bölgeyi boş bırakma, müttefik ülkelerimize destek ver’ diyor. Amerika’nın bu politikasının altında yatan şey James Monroe. Onun 19. Yüzyıldaki anlayışı şu; ‘biz topraklarımıza bakacağız, sınırlarımızın dışı bizi ilgilendirmez’ idi. Ve o tarihte ilginç bir olay oldu. 1944 yılında Amerikan Büyükelçimiz Mehmet Münir Ertegün vefat etti. Türkiye cenazeyi istedi. Fakat Amerika, savaşı öne sürerek cenazeyi göndermedi. 1946 yılına gelindiğinde Amerika, ’cenazeyi geri gönderiyoruz’ dedi. Büyükelçi öldükten 2 yıl sonra topraktan çıkartıldı ve Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük savaş gemisine kondu. Missouri Savaş Zırhlısı’nın içinde bin 600 personel çalışıyordu. Ve cenaze Türkiye’ye gönderildi. Türkiye’de ve tüm bölgede müthiş bir gürültü koptu. Gazeteler manşet attı. Dolmabahçe Camii’nde, Kız Kulesi’nde ‘hoş geldin’ yazıları yazıldı. Çünkü bu sadece basit bir cenaze getirme hadisesi değildi. Türkiye’nin konumunu, bölgesel konumunu korumak için de yapılmış bir şeydi. Ve ardından Missouri’nin gelişiyle ilgili posta pulları, hatıra defterleri basıldı" ifadelerine yer verdi.


1950’lerde yapılan anlaşmalarla kurulan askeri üslerden birinin de Karamürsel’e yapıldığını anlatan Gölcük, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bugün Altınova topraklarında bulunan askeri üstür. 1958’de kurulmuştu. Bizi Kıbrıs’a çıktık. Amerika dedi ki: ‘Sana ambargo koyuyorum.’ Türk hükümeti de dedi ki: ‘Üsleri boşalt. Ben de seni istemiyorum.’ Ve Karamürsel’de üssün boşaltılma kararı alındı. Üste birçok sosyal faaliyet de yürütüldü. Süt tozu dağıtmaya varana kadar faaliyetleri oldu. Hatta içeride yatılı okulları vardı, liseleri vardı. Ülkenin ilk beysbol takımını burada bulabilirsiniz. Bu üssün kurulmasının tek gayesi burada bulunan elephant cage denilen fil çanağıydı. O çanakla Amerika Birleşik Devletleri Sovyetler Birliği’ni dinliyordu. Üssün amacı dinleme yapmaktı. Peki bu üste neler dinlediler? Yıl 1961, 12 Nisan, sabah 9’u 7 geçiyor. Dakikasına kadar biliyoruz, çünkü kayıt altına alındı. Sovyetler Birliği uzaya ilk insanı gönderiyor, Gagarin... Ve bunun dünyada ilk öğrenildiği yer Altınova. Gagarin’in uzaya gittiğinin öğrenildiği ilk nokta burası. Bunu Sovyetler Birliği biliyor. İkincisi de Altınova biliyor. Altınova’dan da Amerika öğreniyor. Müthiş önemli bir üstü buradaki üs. Biliyoruz ki Hersek, bu Körfez’in en dar noktasından birisi. Roma’sından Bizans’ına, Osmanlı’sına varana kadar Körfez’i geçtikleri nokta tam da burası. Yani, Amerikan üssünün kurulduğu nokta Helenapolis antik kentinin üstündeydi."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın: "Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, sezon başındaki kadroyu kendisinin kurmadığını söyleyerek, "Kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Beşiktaş, sahasında Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Zor bir gece oldu bizim için. Taraftarın bu kadar protesto etmesi oyuncuların motivasyonunu bozdu. Zaten bozuk olan bir motivasyon vardı. Ama bu atmosferde maç oynamak çok zor. Ligin sonu çok da önemsemiyoruz bu durumu. İki taraf da rölantiye oynadı. Göreve başlarken zor bir sezon olacağını, taraftarın acı çekeceğini söylemiştim. Bunun da Beşiktaş’ın geleceği için olacağını vurguladım. Bunun yüzde 30’unu devre arasında yaptık. Eksilerek güçlendiğimizi düşünüyorum. Devre arası çok para harcamadık, devre arasını karlı kapadı. Camiaya ekonomik zarar vermedik. Takımın doğru yolda olduğunu düşünüyorum. Sezon sonunda yapılacak transferlerle daha güçlü, organize ve hedefe oynayan takım yapabiliriz mantığındayız. Böyle bir plan yaptık ama futbol zor bir oyun. Bir gol sizi kral yaparken, yenen bir gol sizi minimum seviyeye düşürebiliyor. Konya’da son dakikada yediğimiz gol tüm motivasyonu düşürdü. Bugünkü maça da yansıdı. Taraftarın tepkisi çok normal. Tepkilere karşı yönetimin de topçunun da direnç göstermesi gerekiyor. Beşiktaş doğru yolda. Doğru işler yapılıyor. Takım iyi bir organizasyonun içine giriyor. Bunlar göründüğü için belki de aşağı çekmeye çalışıyorlar. Serkan’la beraber güzel bir değişim yaptığımızı düşünüyorum. Gördüğüm durum sağlıklı değil. Tribündeki tepkilerin çok normal olduğunu düşünmüyorum. Beşiktaş taraftarı her zaman takımına, hocasına, yönetimine sahip çıkmıştır ama son 5 sezondur kötü gidişat artık sabrı minimuma indirmiş durumda. Biz de bundan nasibimizi aldık. Bizim için üzücü taraf buydu" ifadelerini kullandı. "Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım" 53 yaşındaki teknik adam, hem taraftar hem de camia için kırılma noktasının Konyaspor maçının son dakikasında yenilen golle başladığını da aktararak, "O zaman bizim için sezon bitti. Bugünkü maçı baz almıyorum. Bizim için önemli değil. Oyuncular zor bir 3-4 gün geçirdi. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum. Benim için üzüntü veren tarafı bu. Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Sezon başında ‘şampiyon olacağız’ gibi cümleler kurmadım. Camianın hedefleri büyük olabilir ama kurduğun kadronun hedeflerle örtüşmesi gerekiyor. Sezon başı kurulan kadro, beklentilere cevap verecek kadro değildi. Bunu bilince göreve geldim. Biz bütün planlamamızı uzun döneme yapıyoruz. ‘Beşiktaş 4. olmamak için mi bu kadar oyuncu aldı?’ diyorlar. Evet, dördüncü olmamak için o kadar oyuncu olduk. Bir kadro kurarken camianın hedeflerine uygun olmalı. İlk geldiğimiz sezonda da bunları yaptık. Bugünkü kadro bugünün konusu değil, ocak ayının konusu. Takım maç kaybetmediği için buralara geldi. Devre arasında yaptığımız değişimle taraftarlara hayal kurdurduk, inanırlar herhalde dedik. Hedefe oynayan bir takım haline geldik, sabretmek lazım. Son 5 sezondur gelen problemler taraftarda da camiada da güven anlamında ciddi problemler oluşturmuş. Ben ve ekibim de bundan nasibimizi aldık. Hayat devam ediyor, biz nasıl düzeleceğimizi biliyoruz. Biz devre arasında para falan harcamadık. Kulübün en az 40-50 milyon Euro karı var. Bunları anlatmıyoruz, kimse bilmiyor. Devre arasında kulübün maaş bütçesi 2 milyon Euro aşağı indi. Bu doğru değişimle ilgili bir durum. Beşiktaş benden önceki 3 tane hocanın maaşını ödüyor hala. Santos’un maaşının ödemesi daha yeni bitti" şeklinde konuştu. "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" diyen Yalçın, şöyle devam etti: "Taraftarımız ‘bırak’ diyorsa bırakırız. Bir şeyleri yapmaya çalışırken bunları yaşamak bir teknik direktör için üzücü. Ben bu kulüpte 11 yaşında oynamaya başladım. Futbolcuyken kaç tane kupada katkım var bir bakın. Biraz sabır istedik fakat sabır ve güven kalmamış. Ekibim de üzülüyor. Sezon başı ekibim eleştirildi, benim teknik direktörlüğüm eleştirildi. Ciddi bir kaos var."
Adana Adana Demirsporlu taraftarlar küçük çocuğa alkol şişesi fırlattı Adana’da Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları sırasında Adana Demirsporlu taraftarlar bir çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan çocuğun babası tepki gösterdi. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında evinde Antalyaspor ile karşılaştığı mücadeleyi 4-2 skorla kazanarak 26. şampiyonluğunu ilan etti. Galatasaray’ın şampiyonluğu Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da da büyük coşkuyla kutlandı. Yüzlerce taraftar, merkez Seyhan ilçesindeki Gençlik Meydanı’nda toplanıp meşale ve havai fişeklerle şampiyonluğu kutladı. Adana Demirspor taraftarları şişeyle saldırdı Bir grup Adana Demirsporlu taraftar ise meydana gelip Adana Demirspor lehine slogan attı. Gruptan bir kişi, Ç.T. (7) isimli çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle grup, biber gazı sıkılarak uzaklaştırıldı. "Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist" Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan Ç.T.’nin babası Sedat Taşkın tepki gösterdi. İHA muhabirine konuşan Sedat Taşkın, "Bir grup taraftar geldi Adana Demirspor lehine slogan attı çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattılar. Böyle rezil bir Adana Demirspor taraftar grubu olmaz. Çocuğun kaşı yarıldı, bu namussuzluk. Millet buraya eğlenmeye geliyor bunlar çeteleşmiş. Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist. Allah belalarını versin" dedi.