POLİTİKA - 24 Kasım 2019 Pazar 14:44

Muharrem İnce "komplo" dedi, CHP Genel Merkezini işaret etti

A
A
A
Muharrem İnce "komplo" dedi, CHP Genel Merkezini işaret etti

CHP’li Muharrem İnce, "Beştepe’ye gitti" iddialarının komplo olduğunu belirterek, “Dedikoduyu kim çıkarıyor.

CHP’li Muharrem İnce, "Beştepe’ye gitti" iddialarının komplo olduğunu belirterek, “Dedikoduyu kim çıkarıyor. Dedikodu AK Parti Genel Merkezinden mi, CHP Genel Merkezinden mi çıkıyor? Bu, CHP Genel Merkezinden çıkmıştır" dedi.


Türkiye’nin gündemine oturan ‘Beştepe’ye giden CHP’li Muharrem İnce’ iddialarına Muharrem İnce, memleketi Yalova’nın Elmalık köyünde düzenlediği basın toplantısı ile cevap verdi. Bu haberin ortaya atıldığında kendisinin isminin çıkacağını hissettiğini ifade eden Muharrem İnce, “Türkiye’nin tek gündemi bu oldu. Türkiye Erdoğan, Trump görüşmesini bitirdi. Suriye ve terör sorunun bitirdi. Muharrem İnce Beştepe’ye gitti mi? Gitmedi mi? Sadece bunu konuşuyor. Yalan haber çıkınca hissettim tezgah var dedim. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 21 Kasım günü sabah programına çıktı. Sunucunun sorduğu ‘Siz saraya giden bir CHP’li var ne diyorsunuz’ sorusuna ’şaşırmadım’ dedi, cevap verdi. Şaşırmadığına göre demek ki önceden biliyor dedim. Ancak ’ismini açıklayamam’ deyince partinin kaosun içerisine gideceğini ve yara alacağını hissettim. 21 Kasım saat 11.23’te kendisiyle 8 dakika 19 saniye telefonda konuştum. Burada bir yalan olduğunu ve partinin yara alacağını söyledi. Yanınıza geleyim birlikte görüntü verelim. Hiçbir CHP’li bunu yapmaz dedim. Bana haber vereceğini söyledi ve kapadı. Daha dönüş sağlanmadı. Ben görevimi yaptım. Ben partimi gözüm gibi sakınırım. Partime yara gelsin, zarar gelsin istemem” dedi.


Bu haberin yalan olduğunu ve Muharrem İnce’nin gitmediği gibi kimsenin de gitmeyeceğine dikkat çeken İnce, “Ancak derdimiz bu değil artık burası kapandı. Bir tezgah var ortada, bu tezgahın sorumluları açığa çıkarılmalıdır. CHP yönetiminin 82 milyona borcu vardır. 24 Haziran seçiminden itibaren iftira komplosuyla karşı karşıyayım. Dedikoduların hepsi CHP Genel Merkezinde üretilmiştir. Bunu rakiplerim değil, partideki bir küçük grup üretmiştir. 24 Haziran akşamından bu yana bu grup dedikodu üretmeye devam etmektedir. Bunların İnce’den çekinmeleri bana gurur veriyor. Madem siyasette en güçlü dönemdeymiş niye İnce ile uğraşıyorsun. CHP’ye bu kadar gönlünü veren insanların üzerinden entrika çevirmelerinden utanç duyuyorum. Beni yıpratmak için harcadıkları enerjiyi AK Parti’ye harcasalar iktidar olacağız. Bu kumpasçılar CHP’nin ayağındaki prangadır. Bunu kırmadığı sürece temiz siyaset yolunda ilerlemesi imkansız hale gelecektir. Bu komployu bu tezgahı ortaya çıkarır, cezalandırır, komployu kuranları partiden atarsak emin olun yeniden şahlanırız temizleniriz. Kılıçdaroğlu’u saray komplosu deyip işin içinden çıkmamalıdır. Ben sarayı aklamıyorum. Sarayla ciddi mücadele edelim diyorum. Erdoğan, çıktı meydan okudu. Ben kimseyle görüşmedim. ‘Görüştüğümü ispatlasınlar Cumhurbaşkanlığından istifa ederim’ dedi. Saray bu memlekete çok kötülük yapmış olabilir ama bu başka bir şey, Erdoğan’a malzemeyi kendin veriyorsun. Kendin komplo kurarak Erdoğan’a malzeme veriyorsun” diye konuştu.


CHP’nin genel başkan yardımcısının bir günde partiden atıldığını hatırlatan İnce, “Bu haini atmayacak mısınız? Bugün İnce’ye yarın Kılıçdaroğlu’na bu komplo kurulur. Birlikte temizleyelim dedim kabul etmedi. Ancak tek başıma kalsam da ben yine mücadele edeceğim. Çünkü doğru yaptığıma inanıyorum. En büyük üzüntüm, ben ne iftiralarla karşılaştım. 40 yıldır bu partide hiçbir yere gitmeden partinin tuvaletlerini yıkayarak, çay getirerek, partinin bayraklarını asarak, broşürlerini dağıtarak buralara geldim. Kılıçdaroğlu’nun da o soru sorulduğunda ‘Ben emekli olduktan sonra geldim. İnce çocukluğundan beridir CHP’de, İnce’ye bu yakışmaz. Sadece İnce’ye değil CHP’nin hiçbir evladına yakışmaz. Bu yalandır inanmıyorum’ demesi gerekiyordu. Partinin sözcüsü bile ağzını açmadı. Ne diye savunmuyorsunuz arkadaşlar ciğerimi yakıyorlar bugün partiyi yönetenler. Kim oluyorsunuz da savunmuyorsunuz. Bu ülkede 16 sene milletvekilliği yaptım. Erdoğan ile görüşürüm. Bahçeli, Akşener ve Karamollaoğlu ile de görüşürüm. Ancak gitmeden önce partinin genel başkanına sorarım. Ancak bu komploda, parti sözcüsü bile ‘CHP’lilere güveniyoruz. Gizli görüşmeye gitmez’ dememesi ciğerimi dağlıyor. CHP’ye kumpas mı var? Sen malzeme verirsen kumpası kurarlar. Dedikoduyu kim çıkarıyor. Dedikodu AK Parti Genel Merkezinden mi? CHP Genel Merkezinden mi çıkıyor? Bu CHP Genel Merkezinden çıkmıştır. Bunu bulmak boynumuzun borcudur” dedi.


Türkiye’deki 82 milyon vatandaşın vicdanına seslendiğini ifade eden İnce, “Ben bunun neresindeyim. Adımı CHP Genel Merkezinde karalayarak lekeleyerek yandaş gazeteci bularak haber yaptırarak tartıştırmak doğru mu? Yazık günah değil mi? Meydanlara umutları doldurmadım mı? Kendiniz aday olamadınız mecbur kaldınız beni aday yaptınız. Otobüsüme binmek için torpil yapmadınız mı? Yazık değil mi, bu millet bunu görmüyor mu? Ne kötülük yaptım size? Kötü insanlardan iyi yönetici olmaz. Ben bu partinin her kademesinde bulundum. Kendim için ne mücadele edeceğim. Bu tarlalarda inek otlatıyordum. Kitapları okurken ben başardım. Zaten kişisel derdim yok. Derdim ülkem, derdim memleket sadece bunun peşindeyim. Öfkesini de sevgisini de içinde tutamayan olduğu gibi anlatan Muharrem İnce’yim. Düz, milli, doğruları söyleyen İnce olmaya devam edeceğim. CHP benim için yaşam biçimidir. Ben CHP’yi dilekçe ile kurulmuş parti değil, Atatürk’ün emaneti gözüyle bakıyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklama yaptı. Talat Atilla da konuşmalıdır. Bu CHP’liyi kime doğrulattı. Kılıçdaroğlu bu işin içerisinde dersem partim çok yara alır. Ben bunu söylemem. Genel başkana tekrar çağrıda bulunuyorum. Benim partililiğimi parti içerisinde tartışacak bir Allah’ın kulu yoktur. Partinin aleyhinde miting yapanlar mı benim partililiğimi sorgulayacak. Genel başkanla oturup bu kumpası çözmemiz lazım” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencilerinden oluşan korunun konseri büyük beğeni topladı Kastamonu Üniversitesi’nde 40 öğrenciden oluşan koronun 3 aylık çalışmanın ardından icra ettiği tasavvuf musikisi konseri büyük beğeni topladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından 20. yıl kuruluş etkinlikleri kapsamında Tasavvuf Musikisi Konseri düzenlendi. Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen konser, Prof. Dr. Sıtkı Akarsu yönetiminde yaklaşık 40 öğrenciden oluşan koro ve orkestra tarafından icra edildi. Konserde 14 farklı eser icra edildi, klasikleşmiş ilahiler de seslendirildi. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal akademik ve idari personel, öğrenciler ve davetlilerin katıldığı konserin ardından katılımcılar öğrencileri tebrik etti. "Yaklaşık 40 öğrencimizle eserleri seslendirdik" Konser için yaklaşık 3 ay boyunca çalıştıklarını dile getiren Müzikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sıtkı Akarsu, "Öğrencilerimizle bir dönem boyunca hazırladığımız musiki eserlerini icra ettik. Yaklaşık 40 öğrencimizle eserleri seslendirdik. Bir de kaside okuduk. Dini musi türleri, bizim Türk Sanat Müziği repertuarı dersimizin içeriğinde yer alıyor. Genellikle normal eserleri seslendiriyorduk, ancak bu dönem hem bu türü öğrenebilmek hem de bununla ilgili bir konser verebilmek için tekke ve tasavvuf musikisinde eserler seslendirdik" dedi. Kürdi, Hicaz, Uşşak, Rast ve Segah makamlarında eserler seslendirdiklerini anlatan Akarsu, "Yaklaşık üç aylık bir çalışmanın ürünüydü. Şimdi yine aynı ders kapsamında din dışı eserlerden oluşan Nihavend makamında bir hazırlığımız var, onu da bitirirsek konserini yapacağız" ifadelerini kullandı. Konserde görev alan Müzikoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi Helin Şahin de, "Gerçekten üç ay boyunca bu eserlerimize çalıştık. Hocamızla güzel bir sonuç ortaya çıkarmaya gayret ettik. Seyircilerimiz geldiğinde tabii ki büyük bir heyecan yaşadık. Allah ve Peygamber sevgisi temalı, çok hüzünlü bir konserdi. Hazırlanırken de sahnede seslendirirken de çok duygulandık, hüzünlendik, hatta ağlayacak raddeye geldim. Bir arkadaşımızın solo performansı beni çok etkiledi. Umuyoruz ki bu konser herkesin gönlüne bir ferahlık vermiştir" ifadelerini kullandı.
Ankara TBMM Başkan Vekili Adan: "Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Celal Adan, "Birinci Cihan Harbi fırtınası Gümüşhane’yi vurduğunda, Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" dedi. Ankara’da Gümüş Strateji Grup ve Danışma Kurulu tarafından "Gümüşhane’ye Değer Katanlar 2026 Ödül Töreni" düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Törende konuşan TBMM Başkan Vekili Celal Adan, "Selçukluların, Akkoyunluların, Osmanlıların diyarı olan bu güzel memleket gönül medeniyetimizi oluşturan parçaların hepsinden nasiplenmiş, her birinden yadigar anı günümüze değin ulaşmıştır. Gümüşhane, tarihimizin her devrinde destanlar yaşayan kadim bir kilim gibi Anadolu topraklarında özleşmektedir. Memleketimizin her bir köşesini yangın yerine çeviren Birinci Cihan Harbi fırtınası bu şehri vurduğunda Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir. Gümüşhane, bu memleketin düşmanlarının karşısında asla eğilmeyeceğini, Gümüşhane’nin sıradağlar gibi dimdik duracağını böylece ispat etmiştir" diye konuştu. Celal Adan’ın konuşmasının ardından ödül sahipleri kürsüye davet edilerek ödülleri takdim edildi. Törene, MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, davetliler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.