SPOR - 23 Aralık 2019 Pazartesi 14:40

Erkoç: "242 bin TL’lik bütçe ile dev takımlara kafa tutuyoruz"

A
A
A
Erkoç: "242 bin TL’lik bütçe ile dev takımlara kafa tutuyoruz"

Tekerlekli Sandalye Basketbol 1.

Tekerlekli Sandalye Basketbol 1. Ligi’nde şampiyonluğu kovalayan Yalova Ortopedikler Spor Kulübü (YOSK) yönetimi ilk yarı değerlendirmesinde bulundu. Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe ile birlikte Türkiye’yi Avrupa’da temsil edeceklerinin altını çizen YOSK Başkanı Alpaslan Erkoç, 242 bin TL bütçe ile yola çıktıklarını ve 1. Lig’de Türkiye’nin dev bütçeli takımlarına karşı mücadele ettiklerini söyledi.


Yalova Ortopedikler Spor Kulübü Başkanı Alpaslan Erkoç, ”Ligin ilk yarısı bitti. Salonun tadilatı sebebiyle 11 maçımızın tamamını deplasmanda oynadık. Engelli kardeşlerimiz dinlenmeden maça çıktılar. YOSK bu yıl 15. senesine giriyor. Kulübümüz, ilimizi ve ülkemizi dünyanın her yerinde temsil edecektir. Tarihimizde bir ilki yaşıyoruz. 12 engelli sporcumuzun da tamamı Yalovalı. Bunun gururunu yaşıyorum. Yalova’nın kendi çocuklarıyla, kendi yetiştirdiği antrenörle beraber ilk yarıyı dördüncü bitirdik. Sadece kendi yetiştirdiğinizle olmuyor. Dışarıdan da takviye gerekiyor. İkinci yarıda ligi ilk 3’te bitirip Süper Lig’e çıkarak Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe’yi yenecek kadromuz olacaktır. YOSK’un bütçesi 242 bin TL. Bu rakamın birinci kalemini Avrupa oluşturuyor. 110 bin TL’yi İtalya ve üst turdaki Almanya ya da İspanya oluşturacak. Türkiye ligi deplasmanını 30 bin TL’lik konaklama bütçesiyle bitirdik. Deplasman giderimizin 17 bin TL’lik kısmını KKTC deplasmanına harcadık. Diğer 13 bin TL’lik kısmı da ülkemiz içindeki deplasmanlarda harcadık. Kısıtlı imkanlarla deplasmanlarımızı bitirdik. 102 bin TL’yi de kısıtlı kadromuzdaki oyuncularımıza dağıttık. Şu anda da sporcularımızın yarı alacağı bulunmakta. Dünyanın en zor işini yapıyoruz. Ligimizde büyük sponsor desteği alan takımlarla mücadele ediyoruz. Beni en çok mutlu eden, Yalova bizden çok şey bekliyor. İnsanlarımızın bizim maçlarımızı merak ederek bizleri araması bize mutluluk veriyor. Kısıtlı imkanlarla büyük işler yapıyoruz. Bu isteği bitirmeyeceğiz. Önümüzdeki günlerde hocamızla da görüştük. İki dünya yıldızı oyuncu var listemizde; ancak bunlardan sadece birini alabilecek bütçemiz var. İkinci devre için yerli ya da yabancı olabilir; bir oyuncuyla kadromuzu güçlendireceğiz. Süper Lig’e çıkacağımıza inanıyorum. Yarım kalan serüvenimizi başarıyla tamamlayacağız. Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe gibi takımlarla Avrupa’da ülkemizi temsil edeceğiz. Bu bize ayrı bir gurur veriyor. Avrupa’dan da kupayla dönmek istiyoruz. Bunu daha önce yapmıştık, yine yapmayı hedefliyoruz. Türkiye’yi Avrupa kupalarında temsil eden 4-5 takım varsa bir tanesi de YOSK. Ayrıca Avrupa’dan her yıl bize düzenlenecek olan turnuva için davet geliyor. 102 bin TL’lik bütçeyle Avrupa’yı sallayacağız. İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenecek Euro Cup’ta tur atlayacağımıza inanıyoruz. Sonraki hedefimiz Almanya’nın Münih şehrine giderek oradan da kupa getirmek" diye konuştu.


Türkiye Tekerlekli Sandalye Kadın Basketbol Milli Takımı ve YOSK’un antrenörü Murat Saltan, ”Alpaslan başkanın bizdeki emeği büyük. Onun katkısı olmasa direncimiz yüksek olmazdı. İlk yarı tam istediğimiz gibi geçmedi ama beklediğimiz noktadayız. Çünkü ilk yarıdaki 11 maçın 11’ini de deplasmanda oynadık. Bu da sporcularımızda performans düşüklüğü oluşturuyor. Bunun farkındaydık ve böyle gideceğini biliyorduk. İkinci devre için takımımızın kimyasını bozmayacak şekilde hem ligde hem Avrupa kupalarında bize katkı sağlayabilecek oyuncu listesi verdim. Başkanımız da 1 oyuncu sözü verdi. Çünkü ihtiyacımız var. Biz sadece direnç olarak güçlü takımlarla karşılaşmıyoruz. Aynı zamanda ekonomik güce sahip takımlarla mücadele ediyoruz. Ligde bizimle birlikte ilk 3 kovalayan takımların ikinci sponsorları var. Bu kadar yüksek bütçeli takımlara karşı direnç göstermemiz de başarı. Bir takviye ile kendimizi Süper Lig’e atacağımızı biliyoruz. 13-15 Mart tarihleri arasında Roma’da Euro Cup 2 turnuvasına gideceğiz. Bu eleme ayağı. Burada kendimizi ilk iki içinde bulursak Münih’e finallere gideceğiz. O da 26-27 Nisan tarihlerinde olacak. YOSK için Avrupa kupaları her zaman bizim ikinci ayağımız olmuştur. Bunu da geçmişte kazandığımız galibiyetlerle elde ettik. Bundan 5 sene önce başladığımız Avrupa serüvenimizde aldığımız puanlarla buralara geldik. Bugün Süper Lig’de herhangi bir takım ‘biz Avrupa kupasına gitmek istiyoruz’ dediğinde uluslar arası federasyon o takımı almıyor. Çünkü Avrupa kupası puanı yok. Ancak YOSK’un Avrupa kupası puanı var. Bugünlere kendi tırnaklarını kazıyarak gelen bir takım var. Altyapıya da büyük önem veriyoruz. Bu konuda da çalışmalarımıza başladık. Engelli bireyleri sporla tanıştırmaya ve onları spora kazandırmaya gayret ediyoruz. Bununla ilgili rehberlik araştırma merkezi ve Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun ortak protokolü çerçevesinde; Yalova genelindeki bir taramayla sporcu altyapısı oluşturmak için 2020 yılı Şubat ayında projeye başlıyoruz. Bu sayede YOSK, milli takıma sporcu yetiştiren bir fabrikaya dönüşecek” şeklinde konuştu.



“Yalova’yı temsil ediyoruz”


YOSK’un milli yıldızı Şuayip Kablan, ”Şehrimizi Türkiye’de, daha sonra da ülkemizi dünyada temsil eden takımız. Dışarıdan oyuncumuz yok. 12 oyuncumuzun da hepsi Yalova’da yaşıyor. Bizler çoğu zaman ailelerimizden fedakarlık gösterip sabah çalışan, akşam antrenman yapan sporcularız. Belki dışarıdan basit gözükebilir ama bunlar gerçekten de zaman alan şeyler. Bu sezonun ilk yarısında hafta içi full idman yapıp, hafta sonunu seyahatle geçirerek 11 haftalık bir deplasman periyodu izledik. Bu insanüstü bir mücadele. Bu da bizi yordu ve son haftalarda istemediğimiz mağlubiyetler aldık. Ancak bunları telafi edeceğiz. Bundan sonraki bütün maçlarımızı Yalova’da oynayacağız. Yaşadığımız sıkıntıyı aşacağımızı düşünüyoruz. Süper Lig öncelikli hedef. Bu güce de sahibiz. Avrupa ayağımız var. Önce Roma’ya gideceğiz. Orada sıralamadaki durumumuza göre Almanya ya da İspanya’ya finallere gideceğiz. Ligin ikinci yarısında burada yapacağımız 11 maçta da Yalova halkını salonda tribünlerde görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.