GENEL - 18 Ocak 2020 Cumartesi 19:36

Yeliz Yeşilmen, Bakanlıktan plaket bekliyor

A
A
A
Yeliz Yeşilmen, Bakanlıktan plaket bekliyor

Sosyal medyasında Türkiye’nin turizm bölgelerinin tanıtımını yaptığını söyleyen ünlü oyuncu Yeliz Yeşilman, “Ben hala Türkiye topraklarında turizm acentesi gibi gönüllü bir şekilde devam ediyorum.

Sosyal medyasında Türkiye’nin turizm bölgelerinin tanıtımını yaptığını söyleyen ünlü oyuncu Yeliz Yeşilman, “Ben hala Türkiye topraklarında turizm acentesi gibi gönüllü bir şekilde devam ediyorum. Kültür Bakanlığı bana bu anlamda umarım sahip çıkar. Plaket bekliyorum, insanlara maaş, para veriyorlar. Türkiye turizmini tanıtsın diye. Ben kendim yapıyorum bunu. Farkında olurlar umarım bir gün” dedi.



Ünlü oyuncu Yeliz Yeşilmen, okulların yarıyıl tatile girmesini fırsat bilerek çocuklarıyla birlikte Yalova’nın kaplıcalarıyla ünlü Termal ilçesindeki Terma City Otel’de tatilini geçiriyor. Yeşilmen, tüm ailesiyle birlikte tatili geçirdiklerini belirtti. Tatilinde Termal’in şifalı sularında yararlanan Yeşilmen, ilk kez Yalova’ya geldiğini söyledi.



“Evli, çocuklu gezgin” adında sosyal medyada bir sayfası olduğunu anlatan Yeşilmen, “Artık bir gezginim. Türkiye’nin çok farklı topraklarını Mardin’den Diyarbakır’a, Yalova’dan, Alaçatı’ya her yeri, gezilmeyen görülmeyen yerleri paylaşıyorum tüm detaylarıyla. Kafeleriyle, otelleriyle, turizmiyle. Mesela Yalova’nın şelalesi varmış, yaz olsa gidecektik. Bir de botanik bahçeleri varmış. Oraya gideceğim” diye konuştu.



Gezmeyi sevdiğini ifade eden Yeşilmen, “Şirince’den geldim. Şirince’ye gittik, üç gün önce sömestr başladı. Herkes yurt dışına gidiyor, Dubai’ye gidiyorlar, kayak merkezlerine yurt dışına gidiyorlar. Ben hala Türkiye topraklarında turizm acentesi gibi gönüllü bir şekilde devam ediyorum. Kültür Bakanlığı bana bu anlamda umarım sahip çıkar. Bunu niçin insanları tutuyorlar. Plakette bekliyorum, insanlara maaş, para veriyorlar. Türkiye turizmini tanıtsın diye. Ben kendim yapıyorum bunu. Farkında olurlar umarım bir gün” ifadesini kullandı.



Mehmet Ali Erbil’i farklı şehirlerde olduğu için sık ziyaret edemediğini fakat kızıyla irtibatlı olduğunu ve bilgileri ondan aldığını söyleyen Yeşilmen, şunları kaydetti:


“İyileşti, tekrar yoğun bakımda. Maalesef vücut hastalığa teslim olduğunda ne kadar dirayetli de olsan mücadele de etsen bir daha bir daha yenilebiliyorsun. Benim için çok değerli, çok kıymetli. Hayatımdaki birçok şeyi ona borçluyum. Türkiye’ye bir Mehmet Ali Erbil gelmedi. Hem zekâsıyla, hem halka olan ilgi alakası, halkın onu çok sevmesi, muzip esprileri her ne kadar belden aşağı da olsa halk onu kaldırdı. Şuan birisi çıkıp yapsa herhalde taşlarlar. Ama bir tek ona yakışıyordu, belden aşağı espriler, bir tek anlıyordu, o güldürüyordu. Bu kötü bir şey, yüzümüzü güldüren insanların azalması kötü bir şey.”



"Cem Yılmaz’ı komik bulmuyorum"


Türk sineması ve televizyon tarihinde Mehmet Ali Erbil’in önemli bir figür olduğuna dikkati çeken Yeşilmen, günümüzdeki komedi filmlerini beğenmediğini belirterek, “Bir Cem Yılmaz var. Açıkçası Cem Yılmaz’ı komik bulmuyorum. Gösterilerini beğeniyorum ama filmlerini beğenmiyorum. Şahan var. Ama bunların halkla diyaloğu yok. Toplumun böyle bir insana ihtiyacı vardı, öyle birisi ekranda yok. Zaten magazine döndü, saçma sapan yarışmalar, programlar. Şifa diliyoruz, dua ediyoruz. Savaşır inşallah. Keşke birilerini yetiştirseydi ama kimse kimsenin boşluğunu dolduramaz. Belli olmaz tekrar karşımıza çıkabilir” dedi.



İleride televizyonla ilgili projeler düşündüğünü kaydeden Yeşilmen, “Gece magazini yapmak istiyorum. Hep sabah yapıyorlar, gece masaya oturup tek başıma giflerimle, biraz sanal bir magazin yapmak istiyorum. Haftanın 5 günü canlı yayın istiyorum. Dizi olayı düşünmüyorum. Belki sinema olabilir. Artık çalışma hayatına döndüm. Sosyal medyada çalışıyoruz artık bir nevi. Bunu televizyona taşımak istiyorum. Kadınlar makinelerine başladık. Mesela Yalova’da kadınlar matinesi yapalım, organize edin. Yalovalı kadınlar eğlensin, stres atsın. Burada bu tür etkinliklerin çok olması lazım. Televizyon ve sinema olabilir. Yalova sokaklarında limuzinle gezdik. Sahili de çok temiz ve güzel görünüyordu, yazın da gelmek isterim. Yazın daha çok organizasyon olur bizler de daha çok geliriz umarım.” şeklinde konuştu.



Kaldığı oteldeki odada daha önce Bülent Ersoy’un kaldığını hatırlatılan Yeşimen, “Bülent Hanım kalmış bana nasip oldu. Bülent Hanım’ın kaldığı bir oda. Bir kraliçeden, bir sultana devir olurdu diye düşünüyorum. Ben daha çok tadını çıkarıyorum. Süt banyom falan var. Bülent Hanım çok vakit geçiremedi, ben 3-4 gün vakit geçirmek istiyorum. Havasını her yerde hissediyorum. Benden sonra kime nasip olacak merak ediyorum” açıklamasında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.