GENEL - 27 Ağustos 2020 Perşembe 14:50

İki defa virüse yakalandı, babasını kaybetti

A
A
A
İki defa virüse yakalandı, babasını kaybetti

Yalova’da yaşayan ve yaklaşık 4 ay önce yendiği yeni tip koronavirüse (Kovid-19) gittiği taziyede 5 aile ferdi ile birlikte tekrar yakalanan Mehmet Seziş (57), aynı hastalıktan kaybettiği babasının acısını yüreğinde yaşıyor.

Yalova’da yaşayan ve yaklaşık 4 ay önce yendiği yeni tip koronavirüse (Kovid-19) gittiği taziyede 5 aile ferdi ile birlikte tekrar yakalanan Mehmet Seziş (57), aynı hastalıktan kaybettiği babasının acısını yüreğinde yaşıyor.


Geçtiğimiz nisan ayında rahatsızlanarak Yalova Devlet Hastanesi’ne başvuran ve burada yapılan testte Kovid-19’a yakalandığı belirlenen otobüs şoförü Mehmet Seziş, bir süre hastanede tedavi gördü. Evinde geçirdiği 14 günlük karantina sürecinin ardından sağlığına kavuşan Seziş, temmuz ayında kaybettiği kuzeninin taziyesi için ailesiyle beraber Bursa’ya gitti.


Taziyeden döndükten sonra rahatsızlanan Seziş, yeniden aynı hastalığa yakalandı. Seziş ile birlikte Kovid-19 teşhisi konulan babası Mehmet Ali Seziş (87), annesi, eşi, oğlu ve gelini de tedavi altına alındı. Tedavi gören Seziş ailesinde baba Mehmet Ali Seziş (87) hayatını kaybederken, diğer aile fertleri hastalıktan kurtulmayı başardı. Seziş, yaşadığı zor süreçle ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, insanların ikinci defa hastalığa yakalanma ihtimalinin olduğunu ifade etti.


Hastalıktan kurtulduktan sonra ikinci kez hastalanmayacağı kanaatinde olduğunu belirten Seziş, "Ben temmuz ayında çok ağır geçirdim. İkinciye olmam diye hesap ettim. Vatandaşlar rahat davranıyor. Sakın rahat davranmasınlar. Birinciye oldum, ikinciye olmam demesinler. Olmaz diye bir kaide yoktur. Hastalık geziyor. Gizlidir, sinsidir . İkinciyi ben çok ağır geçirdim. Arkadaşımız sayesinde beni İzmit Umuttepe Tıp Fakültesine götürdüler. 12 gün orada tedavi süreci yaşadım. 12 gün sonra beni taburcu ettiler. İkinciye tekrar gittim, tahlilimi verdim. Tahlilimi verdikten sonra benim tahlilim negatife döndü" diye konuştu.


Hastalık sürecinin çok zor olduğunu vurgulayan Seziş, şunları kaydetti:


"Babamı, canımı benden aldı. Bu hastalık benim en güzel varlığımı, değer verdiğim insanı, babamı aldı. Bursa’ya taziyeye gittik. Bursa dönüşü babam, annem, hanımım, gelinim ve oğlum bu hastalığa yakalandı. Benim ikinci hastalığım buradan başladı zaten. Şimdi çok şükür iyiyim."


Seziş, tedbirin elden bırakılmaması gerektiğine dikkati çekerek, "Mesafe ve maske çok önemlidir. Yürümeyecek kadar halsiz, yorgundum. Bacaklarım yok gibiydi. Tıp Fakültesine kendimi zor attım. Arkadaş beni sırtına alarak götürdü hastaneye. Hemen yatırdılar alt kata. Test yaptılar. Allah’a şükür 4. gün gözümü açtım, kendime geldim. Her geçen gün iyileştim. Tedavi sürecim iyi geldi. Hocalarımızdan, doktorlarımızdan Allah razı olsun."


Yataktayken bir daha ayağa kalkamayacağını düşündüğünü dile getiren Seziş, "Ben açık ve net söylüyorum. Hastaneden çıkamayacak gibi hissettim. Sonuçta kötüsün ve bir yanda baban hastanede yatıyor. Annem, eşim, gelinim, oğlum hasta. Hepsi bir arada. Stres, depresyon, insana çok ağır şeyler yaşatıyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa limanları 2026’nın ilk çeyreğinde net tonda liderliğini korudu İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şubesi nisan ayı olağan meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, Aliağa limanlarının 2026 yılının ilk çeyreğinde yaşanan düşüşlere rağmen net ton elleçlemede Türkiye genelindeki liderliğini sürdürdüğünü açıkladı. Toplantı, Meclis Başkanı İsmail Önal başkanlığında ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda 2026 yılının ilk çeyreğine ait Aliağa limanları yük ve konteyner istatistikleri hakkında bilgi veren DTO Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, limanların performansının genel olarak istikrarlı olduğunu ancak bazı kalemlerde gerileme yaşandığını belirtti. İlk çeyrekte TEU bazında elleçlenen konteyner trafiğinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,14 azalarak 362 bin 810 adet olarak gerçekleştiğini ifade eden Şimşek, "Limanlarımız bu performansla beşinci sırada yer almaktadır. İlk çeyrekte limanlarımıza uğrak yapan gemi sayısı ise 1.409 adet olmuştur. Bu rakamlarla gemi uğrak sayısında yüzde 8,56 oranında azalış gerçekleşmiş ve Kocaeli’nin ardından ikinci sıradaki yerimizi korumuş bulunuyoruz." dedi. Net tonda liderliğini sürdürüyor Aliağa limanlarında gross ton bazında elleçlenen yük miktarının 28 milyon 899 bin 509 ton olduğunu kaydeden Şimşek, "Bu rakamla Aliağa limanlarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,77 oranında azalış yaşandı. Buna rağmen Aliağa limanları, gross ton elleçlemede Kocaeli’nin ardından Türkiye genelinde ikinci sıradaki yerini korudu. Aynı dönemde net ton bazında elleçlenen yük miktarı ise 21 milyon 910 bin 607 ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde 22 milyon 907 bin 125 ton olan net ton elleçleme miktarına kıyasla ilk çeyrekte yüzde 4,35 oranında azalış gerçekleşmiştir. Buna rağmen Aliağa limanları net tonda liderliğini sürdürmüştür." ifadelerini kullandı. Boşaltma işleminde birinci sırada Limanlarda gerçekleşen yükleme ve boşaltma oranlarına da değinen Adem Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: "2026 yılının ilk çeyreğinde limanlarımızda gerçekleşen yükleme net ton miktarı 8 milyon 201 bin 355 ton olmuştur. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 4,67 oranında düşüş yaşanmış ve Aliağa limanları bu alanda Ceyhan’dan sonra ikinci sırada yer almıştır. Öte yandan, boşaltma net ton miktarı 13 milyon 709 bin 252 ton olarak kaydedilmiştir. Bu rakamla Aliağa, en fazla boşaltma işlemi gerçekleştirilen birinci liman konumundadır. Boşaltma tonajında ise geçen yıla göre yüzde 4,15 oranında azalış yaşanmıştır."
Sivas Sivas’ta dağ keçileri muhtarın cep telefonu kamerasına yakalandı Sivas’ta köylüler tarafından yaz kış sık sık görülen yaban keçileri muhtar tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı Güzelyurt köyünde doğal yaşamın dikkat çeken misafirleri dağ keçileri, köy muhtarı Bayram Şirinyurt tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Genellikle köyün belirli bölgelerinde yaz kış dolaşan dağ keçileri, köy sakinlerine de uzun yıllardır komşuluk ediyorlar. Özellikle köyün dağlık alanlara yakın noktalarda gezen keçiler, zaman zaman köyün üst kesimlerine kadar iniyor. Köy halkının yaban hayatına karşı duyarlı davrandığını belirten muhtar Şirinyurt, dağ keçilerine zarar verilmediğini ve köylülerinde onların doğal yaşam alanlarının korunmasına özen gösterdiklerini ifade etti. Doğal yaşamın önemli bir parçası olan dağ keçilerinin varlığı, bölgenin biyolojik çeşitliliğini gözler önüne sererken, köy halkının gösterdiği hassasiyet de takdir topluyor. "Yaban keçilerinin burada daha rahat hareket ettiklerini görüyoruz" Köylülerin yaban keçilerini korudukların belirten Muhtar Şirinyurt, "Bu bölgemiz genellikle yaban keçilerini mesken tuttuğu kayalık araziler. Yaban keçileri için burası biraz daha elverişli. Bu bölgenin halkı da onları içten sevdikleri ve ilgilendikleri için genellikle bu bölgede yaşıyorlar. Kış yaz burada rastladığımız yaban keçilerinin burada daha rahat hareket ettiklerini görüyoruz. Bu bölgeden başka bir yere gitmiyorlar. Bölge halkımız da sağ olsunlar dışarıdan onlara gelebilecek zararlı bir etkiye karşı oldukça duyarlılar" dedi.
Aksaray Küçük barakada 62 yıllık emekle 4 çocuğunu evlendirip, evini, arabasını aldı Aksaray’da çocukken başladığı ve 62 yıldır sürdürdüğü ayakkabı tamirciliğiyle 4 çocuğu yetiştiren, okutan ve evlendiren, sonra da ev ile arabasını alan 77 yaşındaki ayakkabı tamircisi Ahmet Kaş, küçük barakasında halen ilk günkü azmiyle çalışmaya devam ediyor. Aksaray’ın Yenikent beldesinde 15 yaşında ayakkabı tamirciliği mesleğine başlayan Ahmet Kaş, kendi kendine öğrendiği mesleğiyle 62 yıldır geçimini sağlıyor. 77 yaşında olmasına rağmen ilk günkü azminden hiçbir şey kaybetmeyen Ahmet Kaş, 20 yıl süreyle Yenikent beldesinde, daha sonra da taşındığı Aksaray merkezdeki küçük barakasında çalışmasını sürdürüyor. Ahmet Kaş, evlendikten sonra ayakkabı tamirciliğiyle 4 çocuğunu yetiştirip okutan ve ardından da evlendiren Ahmet Kaş, mesleğinden kazandığı parayla evini ve arabasını da alarak yaşına rağmen çalışma azminden hiçbir şey kaybetmedi. Halen küçük barakasında çalışarak geçimini sağlayan Ahmet Kaş’ın azmi örnek oluyor. "Mesleğim çok güzel bir meslek" Çocukluğundan bugüne yaşadıklarını anlatan Ahmet Kaş, "Bu mesleğe başlayalı 62 sene oldu. İlk önce köyde başladım. Kerpeten, çekiç aldık. Kendi kendime bir şeyler yapmaya başladım, sonra öyle devam ettim. Köyde benim tarlam falan da yoktu. 20 sene boyunca köyde bu işi devam ettirdim. 20 sene sonra Aksaray’a geldik ve 42 senedir de buradayım. Mesleğim çok güzel bir meslek. Şimdi çalışana iş çok. Dürüst çalış, sabah gel akşam git kafanı kaldıramazsın. Parası da iyi işi de iyi. Ama bazıları bilmiyor. Şimdi ayakkabıcılığı yanlış görüyor. Ben 4 çocuğu büyüttüm, everdim. Evim de var arabam da var, her şeyim var. Sadece bu işi yaptım. Başka en ufak bir gelirim yok" dedi. Ayakkabı tamirine olan ilginin arttığından bahseden Ahmet Kaş, eskiden tamir işinin daha az olduğunu, şimdilerde ise hemen herkesin ayakkabıyı tamir ettirmeye getirdiğini belirterek, "Hayat pahalılığından şimdi ayakkabı tamir ettiren, ufakları kalıba koyup da genişleten çoğaldı. Eskiden atarlardı, şimdi tamir ediyorlar. Altını üstünü tamir edip giyiyorlar" dedi.