GENEL - 31 Ağustos 2020 Pazartesi 23:48

Marmara Denizi’nde balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedi

A
A
A
Marmara Denizi’nde balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedi

Marmara Denizi’nde balıkçılar ‘Vira Bismillah’ diyerek av sezonunu açtı.

Marmara Denizi’nde balıkçılar ‘Vira Bismillah’ diyerek av sezonunu açtı.


1 Eylül itibarıyla tüm Türkiye’de olduğu gibi Marmara Denizi’nde de balıkçılar ‘Vira Bismillah’ diyerek av sezonunu açtı. Korona virüs salgınından dolayı geçen sezonu erken kapatan balıkçılar, bu yıl daha umutlu olduklarını dile getirdiler. Yalova’nın Armutlu ilçesine bağlı Kapaklı Mahallesi’nde havai fişeklerle sezon açılışı gerçekleştirildi.


Yalova İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, Yalova’nın Marmara’da balıkçılık anlamında önemli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, “Yıllar itibarıyla ciddi anlamda avcılık faaliyetleri yürütülüyor. 2019 yılı itibarıyla 13 bin 400 tona yakın istihsal, buna karşılık da 210 milyon TL gelir elde edilmişti. Bugün itibarıyla av sezonu açılıyor. Bizler bunun bereketli olmasını temenni ediyoruz. Halkımız bu yıl hem balığa, balıkçılarımız da elde edeceği gelirle geçimlerini sürdürürler” dedi.


Pandemi sürecinin devam ettiğini vurgulayan Parıldar, “Bu sene gemilerimiz sahaya inecekler, bu anlamda almaları gereken tedbirleri bildirdik. Dikkatli olmamız gerekiyor. Bu süreçte bir kazaya rastlamamamız gerekiyor. Balık popülasyonu hakkında da 4 yıla ışık tutacak tebliğ yeni yayınlandı. Bu tebliğ ile birlikte hem denizdeki popülasyonun kontrol edilmesi hem de balıkçıların gelirlerini muhafaza etmek adına tedbirler alınıyor. Bizim de Yalova’daki denetim teknelerimiz geçen yıl itibarıyla 145 gün denizde devriye attı. Bu yılda da devam edecek. Bu devriyeler denizlerdeki popülasyonu koruma ve balıkçıların evlerine ekmek götürmesi içindir” diye konuştu.


Armutlu Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Dönertaş ise iyi bir sezon geçirmeyi istediklerini belirterek, “Denizlerde balık azalsa da bitmiş anlamına gelmiyor. Sonuçta tekneler denize çıkacak ve balık tutacaktır. Yeni yasa ile birlikte bilinçsiz avcılığın önüne geçilecek. Fiyatların biraz yüksek olmasını bekliyoruz. Balıkçı kazancında bir şey kaybetmese de halk balığı biraz pahalı yiyecek. Bekleyeceğiz ve göreceğiz. Benim görüşüm bu yıl uygun balık yiyeceğimizi sanmıyorum. İnşallah denizde daha çok balık vardır ve herkes ucuz balık yerler” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya "Re-New Nature Kütahya" sergisi kapılarını açtı Kütahya Belediyesi’nin destekleriyle Kuzey Kıbrıs Seramikçiler Derneği tarafından düzenlenen "Re-New Nature Kütahya" temalı seramik sergisi, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ve çok sayıda sanatseverin katılımıyla Kemer Hamamı’nda açıldı. Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Müdürlüğü’nün katkılarıyla hayata geçirilen organizasyon; Kütahya Fotoğrafçılar, Çiniciler ve El Sanatları Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile Acar Frit Masse ve Endüstriyel Hammaddeler firmasının destekleriyle gerçekleştirildi. Sergide, Kuzey Kıbrıs Seramikçiler Derneği sanatçılarının hazırladığı özgün eserler sanatseverlerle buluştu. Açılış programında konuşan Dernek Başkanı Özge Refik Kutsay, firma Yönetim Kurulu Başkanı Sabit Acar ve UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına sahip Mehmet Gürsoy, serginin sanat ve zanaat dünyası açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ise serginin, Kütahya’nın turizm ve kültür vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, kentin "Zanaat ve Halk Sanatları" alanındaki gücünü uluslararası düzeyde görünür kılmayı hedeflediklerini ifade etti. Kahveci ayrıca usta-çırak geleneğinin yaşatılması ve genç sanatçıların desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle açılışı yapılan sergide, doğa temasıyla hazırlanan eserler ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.
Çanakkale Çanakkale’de binlerce kişi, 57’nci Alay’ın izinde yürüdü Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü anma törenleri kapsamında binlerce kişi, 57’nci Alay Vefa Yürüyüşü gerçekleştirdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ’57’nci Alay Vefa Yürüyüşü’ne katılanlar, ilk olarak Eceabat ilçesine bağlı Kocadere köyünde kamp kurdu. Yürüyüş öncesinde katılımcılara tümü şehit düşen 57’nci Alay askerlerinin son yemeği, kırık buğday çorbası dağıtıldı. Sabah namazı kılındı Ardından, 111 yıl önce şehit düşen askerler gibi sabah namazı kılındı. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Avukat Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferhat Vural, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, kurum müdürleri, askeri erkan, sivil toplum kuruluşları, il kurum temsilcileri, öğrenciler, izciler ve çok sayıda rütbeli askerin de yer aldığı katılımcılar, saat 06.00’yı gösterdiğinde harekete geçti. 57. Alay’ın İzinde, Çanakkale Ruhunu Yaşatmak İçin Yürüyoruz" sloganıyla gerçekleştirilen yürüyüş güzergâhı boyunca, 2. Kolordu Komutanlığı tarafından hazırlanan temsili savaş canlandırmaları ile Çanakkale ruhu bir kez daha yaşatıldı. Atalarına yürüdüler Yarbay Mustafa Kemal’in 25 Nisan 1915 sabahı düşman çıkarmasını haber alınca, savaşların kahraman birliği 57’nci Alayı Conkbayırı’na gönderdiği ve "Size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum" sözleriyle tarihe geçen o günkü tarihi yürüyüş, bir kez daha hayat buldu. Yaklaşık 6 kilometrelik yürüyüş, 1,5 saat sonra Conkbayırı’nda sona erdi. Yürüyüşe binlerce kişi katıldı.
Gaziantep Gazianteplileri vazgeçilmez yemeği: Kelle paça Gaziantep’te mevsim geçişlerinde bağışıklığını güçlü tutmak isteyen vatandaşlar, geleneksel lezzetlerin başında gelen kelle paçaya yöneldi. Ürkütücü görüntüsüyle ilk bakışta çekinmeye neden olsa da, damakta bıraktığı eşsiz lezzet ve verdiği tokluk hissiyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Özellikle soğuk algınlığı ve halsizlik gibi şikayetlerin arttığı dönemlerde tercih edilen kelle paça, içerdiği kolajen, protein ve mineraller sayesinde vücut direncini desteklediği düşünülüyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren restoranlarda yoğunluk oluşturan vatandaşlar, hem şifa bulmak hem de bu geleneksel tadı deneyimlemek için uzun kuyruklar oluşturuyor. Görüntüsüyle ürküten ama lezzetiyle kendine hayran bırakan kelle paça, Gaziantep’te mevsim geçişlerinin en çok tercih edilen lezzetlerinden biri olmaya devam ediyor. Kelle paçanın porsiyonu ise 340 TL’den satılıyor. "12 saat boyunca ağır ateşte pişirilir" Kelle paçanın yapılışını anlatan usta Ahmet Çadır, "Kelle paça, yüzyıllardır hem bölgemizde hem de dünyanın farklı yerlerinde tüketilen köklü bir yemektir. Ancak her bölgenin yapılışı ve sunum şekli farklılık gösterir. Gaziantep usulünde öncelikle kelle özenle temizlenir ve büyük kazanlara alınır. Yaklaşık 12 saat boyunca ağır ateşte pişirilir. Pişen kelleler daha sonra çıkarılarak; dil, yanak, beyin ve göz gibi kısımları ayrı ayrı ayıklanır ve servise hazır hale getirilir. Servis aşamasında kelle paça, kendi kolajen açısından zengin suyuyla birlikte sunulur. İçine isteğe göre acı biber, sarımsak, limon ve sirke eklenir. Ayrıca kuzunun beden yağı da ilave edilerek lezzeti artırılır. Sarımsağın doğal bir antibiyotik olması, limonun C vitamini içermesi ve sirkenin faydaları bu yemeği özellikle mevsim geçişlerinde daha da tercih edilir hale getirir" dedi. "Vücut direncini destekleyen ve eklem sağlığına katkı sağladığı düşünülen bir besindir" Sağlığa olan faydalarını anlatan usta Çadır, "Kelle paça, yüksek kolajen içeriği sayesinde vücut direncini destekleyen ve eklem sağlığına katkı sağladığı düşünülen bir besindir. Eskiden daha çok gece tüketilen bir yemekken, günümüzde günün her saatinde tercih edilmektedir. Hatta artık çocuklar da bu lezzete alışmış durumdadır. Gaziantep’te kelle paça yılın 12 ayı boyunca tüketilir. İşletmeler genellikle yazlık ve kışlık paça olarak iki farklı şekilde hazırlar. Kışın daha yoğun ve kolajen açısından zengin bir kıvam tercih edilirken, yazın daha hafif bir versiyon sunulur. Ayrıca yaz aylarında söğüş olarak da tüketilebilmektedir. Fiyatı ortalama 340 lira civarında olan kelle paça; kelle ve ayaktan yapılan bir sakatat yemeğidir. Beyran ile sıkça karıştırılsa da aralarında fark vardır. Beyran, sakatat içermez; kuzunun boyun ve kürek etinden yapılır ve yine uzun süre pişirilir. Her iki yemekte de sarımsak ve acı kullanılsa da, biri sakatat ağırlıklı, diğeri ise kemikli etten yapılan farklı lezzetlerdir" şeklinde konuştu. Tadını çok beğeniyoruz Sıklıkla kelle paça tükettiğini anlatan vatandaş Mehmet Salih Kılıç, "Kelle paça Gazianteplilerin vazgeçilmezidir. Bizde sağlığa iyi gelmesinden dolayı sık sık tüketiyoruz. Tadını çok beğeniyoruz" diye konuştu.