EKONOMİ - 29 Mart 2021 Pazartesi 12:20

Termal turizm yatırımlarla kabuk değiştirdi

A
A
A
Termal turizm yatırımlarla kabuk değiştirdi

Türkiye’nin ekonomik gücüne güvenerek yatırımlarına ara vermeyen Karaderili Şirketler Grubu’nin Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Karaderili, yatırımı erteleyen işadamlarına “Yatırımı durdurmayın.

Türkiye’nin ekonomik gücüne güvenerek yatırımlarına ara vermeyen Karaderili Şirketler Grubu’nin Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Karaderili, yatırımı erteleyen işadamlarına “Yatırımı durdurmayın. Şimdi yatırım yapmazsanız ne zaman yapacaksınız?” tavsiyesinde bulundu. Yaptığı tavsiyenin gereğini önce kendisi yaparak örnek olmak istediklerini söyleyen Karaderili, Yalova’da Terma City’nin çevre arazisine yapılacak olan 20 milyon dolarlık yeni yatırımın da müjdesini verdi. Karaderili, yeni tesis ile birlikte istihdam sayılarını yüzde 40 oranında artıracaklarını belirterek, “Yeni projeyle Yalova’ya yapılan yatırım miktarı 180 milyon dolardan 200 milyon dolara çıkacak” dedi.


Türkiye’de "termal turizm" tanımının altını doldurma hedefiyle yola çıkan Karaderili Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Karaderili, "Termal otelimiz sadece iyileşmek için değil, yenilenmek için de dizayn edildi. Biz buna yeni nesil termal diyoruz. Termal otellerin de "lüks tatil" ve "ekonomik tatil’’ seçeneklerini birleştirerek sunabileceğini gösteren tesisler geliştiren Karaderili Şirketler Grubu, kendiyle yarışır hale gelen bir tesis inşa etmenin mutluluğunu yaşıyor. 2200 yatak kapasitesi ile Türkiye ve Yalova’daki tek termal otel olma özelliğini taşıyarak rakipsizliğini koruyan Terma City kendisiyle yarışıyor" dedi.


Yıllar önce Yalova’da yatırım yapmaya karar verdiğinde herkesin burun kıvırdığını söyleyen Karaderili, “Sonra bizim bu yatırımımızı görenler biz nasıl oraya yatırım yapmayı düşünemedik diyorlar. Diğer illere termal yatırım yapanlar için övünerek şunu söyleyebilirim: Termalin başkenti Yalova Termal ilçesidir. Karaderlili şirketler grubu, Bodrum, Kuşadası ve Kütahya’daki otelleri ile başladığı serüveninde Yalova Terma City’nin ‘ustalık eseri’ olması için gayret etti" dedi.


Orhan Karaderili, Yalova Terma City projesinin bölgeye kattığı değerden bahsederken, bölgedeki arazilerin değerini katladığını anlattı. Karaderili, “Yalova’nın termal sularının ve turizm kapasitesinin farkına varan Araplar, akın akın bu bölgeye geliyor ancak pansiyonlarda kalıyorlardı. Konfor arayanların kalabileceği bir tesis yoktu. Artık Terma City projesi ile bu açığı kapattık. Yalova’daki tesisimizde hiçbir lüksten kaçınmadık” dedi.


Karaderili, “Müşterilerimizden gelen talepler ne denli doğru bir iş yaptığımızı gösteriyor. Onlar yatırımımıza adeta kılavuz oluyorlar. Beş otelimiz ile ekonominin çarklarının çevrilmesine destek oluyoruz. Türk ekonomisine duyduğumuz güvenle pandemi döneminde de durmadık ve yatırımlarımıza devam ettik. On iki ay hizmet veren Terma City otelimizde 1.5 milyon dolar maliyeti ile VIP Lounge‘ımızı hizmete soktuk. Termal otellerin de ‘konforlu tatil ve imkanlar’ sunabileceğini gösteren bir otel inşa ettik ve geliştirdik” diye konuştu.


Orhan Karaderili, müşterilerden ve çevreden gelen taleplerin projenin gelişmesi ve şekillenmesi için adeta kılavuz olduğunu ve gelen taleplerden doğru bir yatırım yaptıklarının ortaya çıktığını söyledi. Özel olarak dizayn edilen, 1000 metrekarelik başkanlık süiti ve 250 ile 500 metrekarelik büyüklüklere sahip 20 adet kral dairesinin bulunduğunu, önce 12 olarak planlanan sayının da gelen talepler nedeniyle 20’ye çıkarıldığını belirten Karaderili, “Aynı anda 21 devlet başkanını rahatlıkla ağırlayabilecek durumdayız. İnanıyorum ki Yalova Terma City’nin getirdiği yeniliklerle bölge turizmi ve otellerinin de kalite çizgisini artıracak” dedi.


Bölgenin gerek termal, gerekse yaz turizmi açısından yüksek potansiyele sahip olduğunu ve turistlerin geldiklerinde sadece otelde kalmadığını söyleyen Karaderili, "İstanbul’a en yakın termal bölge olma özelliğini taşıyan Yalova’nın turizm kapasitesini 3’e hatta 4’e katladığını belirtti. Sadece kendilerinin bölge esnafından ayda 4 milyon liralık alım yaptıklarını anlatan Karaderili, "12 ay hizmet veren otelimizde Yalova bölgesi gerek termal, gerekse yaz turizmi açısından potansiyele sahip. Turistler geldiklerinde sadece otelde kalmıyorlar. Yalova ve yakın illeri de gezmek istiyorlar. Bu durumda Yalova bölgesi ve yakın şehirlerin ekonomisine de katkı sağlıyorlar. Yerli-yabancı turist, Yalova ve yakın şehirlerde yaptıkları alışverişlerle bölge ekonomisine ortalama 20 milyon dolarlık gelir sağlıyor. Direkt Yalova’ya gelen turistlerimiz için İstanbul’u da kapsayacak şekilde paket turlar düzenliyoruz‘’ dedi.


Sadece Yalova Terma City’deki otelde bin 100 kişiye iş verdiklerini söyleyen Orhan Karaderili, ‘’Türkiye’den kazandığımızı ülkemize yatırıp, bin 100 kişiyi istihdam edip ülkemizin büyümesine katkı sağlıyoruz. Bizim tavsiyemiz yatırımlarını askıya alan iş adamları asıl bugünlerde çalışmalarına hız vermeli’’ dedi.


Hedef hem tatil hem de sağlığın adresi olmak


Karaderili, ‘’Yalova uluslararası hastaların en çok tercih ettiği illerin içerisinde yer alıyor. Sağlık turizmi için gelenlerin konaklama ile ilgili sıkıntılarını da ortadan kaldırmayı planlamak amaçlı düşünülen projeyle Terma City Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, cazip fiyatlı lüks ve konforlu konaklama seçenekleri ve termal suyun gücü ile birleşerek yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi olacak. Terma City’e bu yeni akım proje ile yurt dışından 50 bin yurt içinden 100 bin olmak üzere yılda toplam 150 bin hasta getirmeyi hedefliyoruz. On iki ay hizmet veren 2 bin 200 yatak kapasitesi ile yurdun her köşesinden de rahatlıkla hasta kabul edebileceğiz. Şimdi yeni akım bir proje oluşturarak sağlık sektöründeki başarılı markalarla güçlerimizi birleştirip turizm gelirini ve turist sayısının arttırılması hedeflemekteyiz. Bu proje ile yerli-yabancı 150 bin hasta getirmeyi de hedefliyoruz. Otelimizde donanımlı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi kurmak için kurumsal firmalar ile görüşmelere başladık’’ dedi.


Yalova Terma City, hedef kitle olarak Ortadoğu’yu belirlese de Amerika’dan Avrupa Birliği’ne ve Asya ülkelerine kadar geniş kapsamlı bir pazarlama faaliyeti içerisinde. Küresel çapta etkin olan acentelerle anlaşmalar imzaladıklarını söyleten Karaderili, "Bu çabalarımızla dünyanın en kaliteli termal sularını kullanıma sunan tesisimizi ve Türkiye’nin doğal hazinesini herkese tanıtmayı hedefliyoruz. Bizim amacımız ülkemizin kazanması” diye konuştu.


"Termal’in yanına ’turizm’ eklemek için uğraştık"


Türkiye’de "termal" kelimesinin sonuna "turizm" kelimesini eklemenin yıllar aldığını ama bunu başardıklarına inandıklarının altını çizen Orhan Karaderili sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"Türkiye jeotermal kaynaklar açısından dünyada ilk yedi ülke arasında yer almakta olup, Avrupa’da kaynak potansiyeli açısından birinci, kaplıca uygulamaları konusunda ise üçüncü sıradadır. Ülkemizdeki öz ve yenilenebilir olan jeotermal kaynakların daha verimli kullanmasına yönelik olarak geleneksel kaplıca kullanımından farklı bir anlayış ve yaklaşım geliştirmeye çalışılmaktadır. Termal Turizminin geliştirilmesi yönünde kür parkı, kür merkezi ve konaklama entegrasyonu sağlayan tesisleri bünyesinde bulunduran uluslararası standartlara sahip nitelikli tesislerin sayısı ile birlikte, turizm geliri ve turist sayısının arttırılması hedeflenmekte".

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne (OECD 2026 Skills Summit) ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşriflerinin öngörüldüğü zirvenin açılış oturumu, 27 Nisan’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek zirveye, 64 ülke ve uluslararası kuruluşun davet edildiği etkinlikte, 40’a yakın ülkenin bakan ve bakan yardımcısı düzeyinde katılacağı zirvede geniş katılımlı bir temsil hedefleniyor. Bilişim ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşanan dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri, gelecekte ihtiyaç duyulacak beceriler ve eğitim sistemlerinin bu değişime nasıl uyum sağlayacağı, zirvenin ana gündemini oluşturacak. İki gün sürecek Zirvede; örgün eğitimin yeniden ele alınması, yetişkin becerilerinin etkin kullanımı ve dezavantajlı grupların iş gücüne kazandırılması başlıkları üç ana oturumda ele alınacak. OECD tarafından hazırlanan kavram kâğıdında, yaşlanan nüfus, daralan iş gücü, dijital ve yeşil dönüşümün etkileri ile yaşam boyu öğrenmenin önemi öne çıkan başlıklar arasında yerini alıyor. Zirve kapsamında ayrıca saha ziyaretleri ve yan etkinlikler de düzenlenecek. Mesleki eğitim ve sektör iş birliklerinin yerinde incelenmesine yönelik programlarla katılımcılara, Türkiye’nin bu alandaki kaydettiği gelişmelerin yerinde gösterilmesi amaçlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, zirveye ilişkin mesajında şunları kaydetti: "27-28 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan OECD 2026 Beceriler Zirvesi, beceriler konusunda küresel diyalogda önemli bir dönüm noktası olup OECD’nin öncü bir girişimi olarak, önceki zirvelerin oluşturduğu sağlam temeller üzerine inşa edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, bu mirası sürdürmekten ve günümüzün en acil sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaktan gurur duymaktadır. Nüfusun yaşlanması gibi demografik değişimlerden dijitalleşmenin ve yeşil dönüşümün geniş kapsamlı etkilerine kadar uzanan derin ve hızlı dönüşümlerin şekillendirdiği günümüz dünyasında, bilgi ve becerilerin hayati önemi her zamankinden daha fazla görünür hâle gelmiştir. Son yıllar, belirsizlik dönemlerinde dayanıklılık, uyum sağlama kapasitesi ve hayat boyu öğrenmenin temel önemi konusunda güçlü dersler sunmuştur. Zirve’nin ana teması olan ‘Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması’, tüm bireylerin potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmelerine ve topluma anlamlı katkılar sunmalarına imkân sağlayacak bir hayat boyu öğrenme kültürünü teşvik etme çabamızı doğrudan yansıtmaktadır. Bu Zirvede, her bireyin işgücü piyasasında başarılı olmasını destekleyen bir hayat boyu öğrenme kültürünün nasıl geliştirilebileceğini ele alacağız. Türkiye, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girerken ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir. Bu vizyon, nitelikli eğitimin ve etkili beceri politikalarının insan gelişiminin ve sürdürülebilir refahın temeli olduğu anlayışıyla bütünüyle örtüşmektedir. Zirvenin, yalnızca ulusal deneyimlerimizi paylaşmak için değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirmek ve geleceğe yönelik somut stratejiler tasarlamak için de önemli bir fırsat sunacağına yürekten inanıyoruz. Hep birlikte, her bireyin sahip olduğu becerilerin daha dirençli, yenilikçi ve kapsayıcı bir küresel toplum inşa etmek amacıyla nasıl harekete geçirilebileceğini ele alacağız. Kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir şehir olan İstanbul’da sizleri ağırlamak, bizim için ayrı bir onur kaynağıdır. Katılımınızın, ulusal uygulamaların ve küresel yaklaşımların paylaşılması suretiyle müzakerelere zenginlik katacağına inanıyor; sizlerle bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." İlk kez 2016 yılında düzenlenmeye başlanan ve iki yılda bir gerçekleştirilen OECD Beceriler Zirvesi, ülkeler arası iş birliğini geliştirmeyi, iyi uygulama örneklerinin paylaşımını ve beceri politikalarına yönelik stratejilerin güçlendirilmesini amaçlıyor. Zirvenin bir önceki toplantısı 2024 yılında Belçika’da yapılmıştı.