EKONOMİ - 17 Ocak 2023 Salı 15:43

Terma City, Berlin Sağlık Turizmi Fuarı’nda tanıtıldı

A
A
A
Terma City, Berlin Sağlık Turizmi Fuarı’nda tanıtıldı

Terma City’nin yeni girişimi konaklamalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Berlin Sağlık Turizmi Fuarı’nda tanıtıldı.

Terma City’nin yeni girişimi konaklamalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Berlin Sağlık Turizmi Fuarı’nda tanıtıldı.


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sağlık Sektör Meclisi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Hizmet İhracatçılar Birliği ile Ticaret Bakanlığı’nın da desteklediği Sağlık Turizmi Fuarı, 16- 17 Ocak 2023 Ocak tarihleri arasında Almanya’nın Berlin şehrinde düzenleniyor. Türkiye’nin önde gelen sağlık hizmet sağlayıcılarını Almanya ve çevre ülkelerdeki kuruluşlarla tanıştırmak ve ilgili ülkelerdeki sektör aktörleri arasındaki ağı güçlendirmek amacıyla düzenlenen fuara yoğun katılım oldu.


Karaderili Şirketler Grubu, fuarda Yalova’daki oteline ciddi yatırım yaparak hayata geçirdiği Yalova Terma City Aqua & Physiotherapy Center Projesi ile boy gösterdi. Karaderili Şirketler Grubu CEO’su Tevfik Talas, fuarda Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden sektörün önce gelenleri ile bir araya gelme fırsatı buldu.


"Uluslararası tanıtım faaliyetlerimize hızlıca başladık"


Berlin Sağlık Turizmi Fuarı’nı değerlendiren Karaderili Şirketler Grubu CEO’su Tevfik Talas, Türkiye’nin uluslararası standartlarda vermiş olduğu sağlık hizmetleriyle dünyada adından söz ettirdiğini kaydetti. Talas, Türkiye’nin en yüksek teknoloji ile donatılmış sağlık kadrosuyla dünya sağlık turizminin en önemli destinasyonlarından biri haline geldiğin ifade etti.


Türkiye’nin termal turizm alanında son on yılda reformlar yaşadığımı belirten Talas, düzenlemeler sayesinde ülkemizin dünya termal turizm pazarında yükselişini sürdürdüğünü ifade ederek şöyle konuştu:


“Karaderili Şirketler Grubu’na bağlı Yalova Terma City Oteli’nde konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi olarak hizmet vermeye başlayarak uluslararası tanıtım faaliyetlerimize hızlıca başladık. Fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezimiz ‘Termal Suyun Gücü’ ile birleşerek yerli ve yabancı turistler için fuar boyunca cazibe merkezi haline gelerek çok ilgi gördü. Yalova Terma City otelimizde tam donanımlı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi kurarak hizmet listesine sağlığı da eklemenin büyük gururunu yaşıyoruz. Yaptığımız yatırımımızın Berlin’de bu denli ilgi görmesi de hem yatırımımızı taçlandırdı hem de bizi çok mutlu etti."


"Yabancı turistler için çok cazip bir seçenek sunuyor"


Yalova’nın hava ulaşımdaki kolaylıklar sebebi ile de uluslararası hastaların en çok tercih ettiği iller içinde yer aldığını anlatan Talas, “Sağlık turizmi için gelenlerin konaklama ile ilgili sıkıntılarını da ortadan kaldırmayı planlamak amaçlı düşündüğümüz Terma City Aqua & Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, cazip fiyatlı lüks konaklama seçenekleri ve termal suyun gücü ile birleşerek yabancı turistler için çok cazip bir seçenek sunuyor. Tüm bu imkanlarla fuar boyunca ziyaretçi akınına uğradık” dedi.


"Sağlık turizmi 12 ay yaşayan, sezonu olmayan bir sektör"


Talas, termal otellerin de ‘lüks tatil ve imkanlar sunabileceğini gösteren bir otel inşa ettiklerini ve bunu da geliştirdiklerini söyledi. Termal otellerin sadece iyileşmek için değil, yenilenmek için dizayn edildiğini ifade eden Talas, “Biz buna yeni nesil termal diyoruz” dedi. Türkiye’nin termal turizmi alanında son on yılda reformlar yaşadığını ve bu düzenlemeler sayesinde dünya termal turizm pazarında yükselişini sürdürdüğüne dikkati çeken Talas, “Şimdi yeni akım bir proje oluşturarak sağlık sektöründeki yerimizi de aldık. Sağlık turizmi, turizmin diğer alanlarından farklı olarak yılın 12 ayı hiç hız kesmeden devam eden ve Türkiye’ye ciddi katma değer girdisinin olduğu alanlardan birisi. Son yıllarda ciddi olumlu bir ivmelenme yaşıyoruz. Türkiye 2017 yılından beri sağlık turizminde ivmelenerek büyüyor. Sağlık turizmi 12 ay yaşayan, sezonu olmayan bir sektör” açıklamasında bulundu.


Fuarı ziyaret eden Berlin Büyükelçisi Ahmet Başar Şen ile de sohbet eden Talas, Yalova Terma City Aqua & Physiotherapy ile ilgili bilgi verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Bursa Gürsu tarıma yeni destek Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki "Gözlü Kasa Üretim Kalıbı" desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak" diye konuştu.
Ankara DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.