KÜLTÜR SANAT - 08 Nisan 2023 Cumartesi 10:32

Ramazan davulcusu liseliler Osmanlı’dan kalan 200 yıllık geleneği yaşatıyor

A
A
A
Ramazan davulcusu liseliler Osmanlı’dan kalan 200 yıllık geleneği yaşatıyor

Osmanlı’dan günümüze kalan ve yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan davul eşliğinde maniler okuyarak sahura kaldırma geleneğini Yalova Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü öğrencileri yaşatıyor.

Osmanlı’dan günümüze kalan ve yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan davul eşliğinde maniler okuyarak sahura kaldırma geleneğini Yalova Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü öğrencileri yaşatıyor.


Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nde okuyan müzik bölümü öğrencileri, Ramazan ayı geleneğini bir proje ile yaşatıyor. Proje çerçevesinde Ramazan davulcusu kıyafetleri giyen öğrenciler, hafta sonlarında okullarının bulunduğu Safran köyünü davul eşliğinde sokak sokak gezerek maniler eşliğinde vatandaşları sahura kaldırıyor.


Proje ile ilgili bilgi veren Yalova Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Haydar Kılıç, her hafta sonu 2-3 öğrenci ile etkinliği gerçekleştirdiklerini belirtti. Günümüzde sadece davul çalındığını dile getiren Kılıç, “Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan davul çalma, mani söyleme geleneğini günümüzde pek görememekteyiz. Bu sadece davul çalma tarafıyla kalıyor. Okul olarak bulunduğumuz Safran köyünde öğrencimizle bu geleneği yaşatıyoruz” diye konuştu.


Öğrencilerin projeyi benimsediğini ve istekli olduğunu ifade eden Kılıç, bunun da kendilerini memnun ettiğini söyledi. Kılıç, öğrencilerin projede yer almak için sıraya girdiğini dile getirdi.



“Bu geleneği eski adetlere göre uygulamak hoşumuza gidiyor”


Müzik bölümü öğrencisi Ali Sönmez ise yaptığı işten ve görevden dolayı memnun olduğunu dile getirerek, “Arkadaşlarla 2’şer, 3’erli gruplar halinde davul çalışıyoruz sahur vakti. Kendi bölümümüz, kendi enstrümanımızı çaldığımız için mutluyuz. Safran köyünde bu geleneği eski adetlere göre uygulamak hoşumuza gidiyor” dedi.


11. sınıf öğrencisi Hasan Batuhan Tekin ise manevi bir özelliği olan Ramazan ayında arkadaşıyla davul çalıp mani söyleme şansı bulduğu için mutlu olduğunu anlattı. Osmanlı’dan kalan kültürü yaşatan bir projenin içinde yer almaktan dolayı mutlu olduğunu kaydeden Tekin, “Geleneğimizi kültürümüzü yansıtmak çok önemli bir şey. Çok mutluyum, bu geleneği devam ettirmek çok güzel bir duygu. Gelecekteki hayalim müzik öğretmeni olmak. Bugün de Ramazan davulculuğunu sergiledim” ifadesini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Son dönemde artış gösteren dijital dolandırıcılık yöntemlerine karşı uzmanlar uyarıyor Anadolu Üniversitesi’nden uzmanlar, özellikle gençler arasında yayılan ’IBAN kiralama’ yönteminin ve yapay zekâ destekli yeni nesil dolandırıcılıkların ağır hapis cezalarına yol açan bir suç ortaklığı olduğu konusunda kritik uyarılarda bulundu. Son yıllarda özellikle gençler arasında yaygınlaşan "IBAN kiralama" yöntemi, dolandırıcılık suçlarının önemli bir parçası hâline gelmiş durumda. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karakehya ile Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik, son dönemde artış gösteren IBAN kiralama yöntemi ve yapay zekâ destekli dolandırıcılık faaliyetleri konusunda vatandaşları uyardı. Uzmanlar, bu yöntemin hem teknik işleyişine hem de doğurabileceği ağır hukuki sonuçlara dikkat çekti. Dolandırıcılıkta "IBAN kiralama" yöntemi İnternet bankacılığının yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcıların kimliklerini gizlemek için başkalarına ait banka hesaplarını kullanmaya yöneldiğini belirten Prof. Dr. Hakan Karakehya, bu yöntemin halk arasında "IBAN kiralama" olarak bilindiğini ifade etti. Karakehya, dolandırıcıların paranın izini kaybettirmek amacıyla başkalarına ait hesapları kullanmaya çalıştığını belirterek şu bilgileri verdi: "Dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler, mağdurlardan elde ettikleri parayı aktarabilecekleri başkalarına ait hesapları temin etmeye çalışıyor. Bunun için de hesap sahiplerine belirli bir ücret teklif ederek hesaplarını kiralıyorlar." "Savcılıkla ilk karşılaşan kişi hesap sahibi oluyor" Bu yöntemin özellikle paranın izini sürmeyi zorlaştırmak amacıyla tercih edildiğini vurgulayan Karakehya, soruşturma süreçlerinde ilk olarak hesap sahibinin karşılarına çıktığını söyledi. "Savcılık bir soruşturma başlattığında karşılarına çıkan ilk kişi, hesabını dolandırıcılara kullandıran kişi oluyor" diyen Karakehya, bu durumun hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Karakehya ayrıca IBAN kullandırmanın; dolandırıcılık suçuna iştirak, müşterek faillik ya da suça yardım etme kapsamında değerlendirilebildiğine dikkat çekti. "Haberim yoktu" savunması çoğu zaman geçerli olmuyor Hesaplarını kullandıran kişilerin çoğu zaman suç işlemediklerini düşündüklerini belirten Karakehya, bu durumun önemli bir yanılgı olduğunu söyledi. "Birçok kişi ‘Ben kimseyi kandırmıyorum, parayı ben almıyorum, sadece hesabım kullanılıyor’ diye düşünüyor. Ancak ceza hukuku açısından durum böyle değerlendirilmiyor" diyen Karakehya, kişinin hesabının bu tür bir eylemde kullanılabileceğini öngörmesine rağmen riski kabullenmesinin "olası kast" kapsamında değerlendirilebildiğini ve Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu ifade etti. Dolandırıcılıkta yeni dönem: Yapay zekâ Yapay zekâ teknolojilerinin dolandırıcılık yöntemlerinde giderek daha fazla kullanılmaya başladığını belirten Çelik, deepfake teknolojisinin özellikle yeni riskler doğurduğunu söyledi. "Kısa bir ses kaydından bir kişinin sesini taklit etmek ya da görüntülü görüşmelerde yüz değiştirme teknolojileriyle başka biriymiş gibi davranmak artık mümkün. Bunlar saldırı tarafında kullanılan yeni yöntemler" diyen Çelik, aynı teknolojilerin bankacılık sistemlerinde şüpheli işlemleri tespit etmek amacıyla savunma tarafında da kullanıldığını ifade etti. Dijital güvenlik eğitimi müfredata girmeli Dijital güvenlik konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Çelik, bu konunun eğitim sisteminde daha fazla yer alması gerektiğini söyledi. Çelik son olarak "Dijital ortamda karşılaşılabilecek risklerin eğitim müfredatına ders olarak girmesi önemli. Bunun yanında finansal okuryazarlığın geliştirilmesi ve uygulamalı atölyelerle desteklenmesi gençlerin bu tür tuzaklara karşı daha bilinçli olmasını sağlayacak" dedi.