ASAYİŞ - 01 Ağustos 2023 Salı 13:01

Çiftlikköy’deki binanın havalandırma boşluğunda yangın

A
A
A
Çiftlikköy’deki binanın havalandırma boşluğunda yangın

Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde bir binanın havalandırma boşluğunda çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.


Alınan bilgiye göre, Sahil Mahallesi Leylak Sokak’ta bulunan bir binanın havalandırma boşluğuna atılan yanıcı madde nedeniyle yangın çıktı. Yangına Çiftlikköy Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri müdahale etti.


Yangını söndüren ekipler ardından soğutma çalışması gerçekleştirdi. İtfaiye yangın sonrası havalandırma boşluklarında yanıcı madde atılmaması konusunda uyarıda bulundu.


Çiftlikköy’deki binanın havalandırma boşluğunda yangın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Ceylanpınar’a 15 yıl aradan sonra tren geldi Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde Suriye iç savaşı nedeniyle 2011 yılından itibaren seferleri duran tren. yeniden ilçede görülünce büyük sevinç yaşandı. Suriye’de yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle 2011 yılında durdurulan ve bölge halkının uzun yıllardır hasretle beklediği tren seferleri için Ceylanpınar’da somut adımlar atılmaya başlandı. 15 yıl aradan sonra ilçe merkezinde duyulan tren sesi, demir yolu hattının yeniden hayata geçeceğinin habercisi oldu. Stratejik bakım süreci başladı Demir yolu hattının güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde hizmet verebilmesi için yetkililer düğmeye bastı. Edinilen bilgiye göre süreç iki aşamalı olarak ilerleyecek. Uzun süredir kullanılmayan hattın ilk etapta zemin iyileştirme, ray bakımı ve teknik onarım çalışmaları gerçekleştirilecek. Ekiplerin zemini tamamen modernize etmesinin ardından hattın mukavemeti ölçülecek. Aktif seferler için geri sayım Zemin ve altyapı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, Ceylanpınar hattının hem yük hem de yolcu taşımacılığına açılması hedefleniyor. 15 yıllık sessizliği bozan bu gelişme, ilçenin ekonomik kalkınması ve lojistik ağının güçlenmesi açısından hayati bir önem taşıyor. Vatandaşlar, raylar üzerindeki bu hareketliliği bölgenin normalleşmesi ve ticaretin canlanması adına büyük bir umutla karşılıyor. Uzun yıllar sonra yeniden tren görmenin sevincini yaşayan ilçe sakini Orhan Sağlam, "Ceylanpınar’ımızda, Suriye iç Savaşı’ndan sonra 15 yıl aradan sonra ilk kez tren sesi duyuyoruz. İnşallah iyi bir gelişme olur. Ceylanpınar’da güzel yatırımlar inşallah olur. Ceylanpınar her şeyi hak ediyor. Gerçekten kör tepede bir ilçe, her şeyden mahrum, urfa’dan mahrum, Mardin’den mahrum ikisinin arasında kalmış, sıkışmış bir ilçedir. İnşallah sesimiz duyulur daha iyi yatırımlar yapılır" diye konuştu.
Gaziantep Ressam Ağbal SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açtı Ressam Bünyamin Ağbal, "Bünyamin Ağbal ile Toprak Renginde Zaman Ötesi" resim sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Bünyamin Ağbal, sergi açılışında yaptığı konuşmada "Zamanın Sessiz Tanıklarının", izleyiciyi Anadolu’nun kadim geçmişiyle çağdaş sanat arasında kurulan güçlü bir bellek yolculuğuna davet ettiğini söyledi. Sergide yer alan eserlerde; tarih, mitoloji ve kültürel hafızayı, tuval üzerinde özgün bir plastik dil ile yeniden yorumladığını anlatan Ağbal, "Resimlerimde özellikle Hitit Uygarlığına ait semboller, figüratif anlatımlar ve mitolojik göndermeler ön plana çıkıyor. Toprak, mavi ve turkuaz tonlarının hâkim olduğu renk paleti; zamanın katmanlarını, insanın doğayla ve geçmişle kurduğu ilişkiyi görünür kılıyor. Her bir eserim, geçmişin sessiz ama güçlü tanıklığını bugünün izleyicisine aktaran görsel bir anlatı niteliği taşımaktadır" dedi. Öğretmenlik ve sanat eğitmenliği kimliğinin de etkisiyle, üretimlerinde yalnızca estetik bir arayış değil; kültürel süreklilik, bellek ve toplumsal sorumluluk duygusunun da ön planda yer aldığına değinen Ağbal, "Zamanın Sessiz Tanıkları", geçmişi romantize eden bir bakıştan ziyade; onu sorgulayan, yeniden okuyan ve çağdaş bir yorumla bugüne taşıyan bir sergi olarak dikkat çekiyor" dedi. Ağbal, serginin, izleyicileri yalnızca resimlere bakmaya değil zamanın izlerini, toprağın hafızasını ve Anadolu’nun kadim anlatılarını düşünmeye davet eden güçlü bir sanat buluşması sunduğuna dikkat çekti. Gaziantep kültür ve tarih deneyimi oldu Eserlerini SANKO Sanat Galerisi ev sahipliğinde Gaziantepli sanatseverlerle buluşturmaktan duyduğu memnuniyete vurgu yapan Ağbal, "Gaziantep benim için sadece bir sergi şehri değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve tarih deneyimi oldu" diye konuştu. Gaziantep’in zengin kültürel mirası, tarihi ve eşsiz güzellikleriyle özel bir şehir olduğuna değinen Ağbal, "Gaziantep’in tarih kokan sokaklarını keşfetmek, köklü kültürünü hissetmek ve dünyaca ünlü Gaziantep mutfağının eşsiz lezzetlerini tatmak benim için çok özel bir deneyim oldu. Çorum ve Gaziantep’in, Hitit uygarlığı dolayısıyla bağı ortak noktamız. Bu atmosfer içinde Hitit temalı eserlerimi sanatseverlerle buluşturmak da ayrı bir anlam taşıdı. Eserlerimi Gaziantepli sanatseverler ile buluşturan SANKO Sanat Galerisi Yönetimine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından öğretmen ressamlar Aysel Sayın ve Nurten Çatıkkaş, SANKO Holding‘in yayınladığı "Belkıs Zeugma ve Mozaikleri" isimli kitabı Bünyamin Ağbal’a takdim etti. Sergi açılışına SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek, SANKO Park AVM Genel Müdürü Sait Can Gizir, Amasya Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Korkut Şahin, Görsel Sanatlar Öğretmeni Erhan Çakır, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, Ressam Hasan Erdoğan ve sanatseverler katıldı. "Bünyamin Ağbal ile Toprak Renginde Zaman Ötesi" resim sergisi SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisinde 3 Nisan 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 saatleri arasında gezilebilecek.
Gaziantep Kadir Gecesi’nde Şahinbey Millet Cami doldu taştı Şahinbey Belediyesi, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V)’e ait mübarek Sakal-ı Şerif’i Şahinbey Millet Camii’nde vatandaşlarla buluştururken Kadir gecesini idrak etmeye gelen on binlerce vatandaş caminin içini ve avlusunu doldurarak dualar ettiler. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V) ait mübarek Sakal-ı Şerif, Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi’nde vatandaşların ziyaretine açıldı. Manevi atmosferin yoğun olarak hissedildiği gecede, on binlerce vatandaş cami içerisinde ve avlusunda saf tutarak dualar etti. Kadir Gecesi’ni idrak etmek isteyen vatandaşlar akşam saatlerinden itibaren Şahinbey Millet Camii’ne akın etti. Okunan Kur’an-ı Kerim tilavetleri, ilahiler ve yapılan dualarla gece boyunca duygu dolu anlar yaşandı. Sakal-ı Şerif’i görmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluştururken, ziyaret sırasında zaman zaman duygusal anlar yaşandı. "Bu mübarek geceyi hep birlikte idrak etmenin huzurunu yaşıyoruz" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Kadir Gecesi’ni idrak etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ne kavuştuk. Rabbimize şükürler olsun. Şahinbey Millet Camimizin içi-dışı, külliye bölümü, kütüphanesi ve dışarıya kurduğumuz çadır doldu taştı. Vatandaşlarımız ile birlikte teravih namazımızı kıldık. İbadetlerimizi yapıp dualar okuduk. Ramazan ayı boyunca teravih namazından sonra Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V)’e ait Sakal-ı Şerif’i vatandaşlarımızla buluşturmaya devam edeceğiz. Bu mübarek emaneti görmek isteyen vatandaşlarımızın yoğun ilgisi bizleri son derece memnun etti. Rabbim edilen duaları kabul eylesin" dedi. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik ayı olduğunu vurgulayarak, bu tür manevi programların toplumun kaynaşmasına büyük katkı sağladığını ifade etti. Kadir Gecesi’nin bereketini hep birlikte yaşayan vatandaşlar düzenlenen programdan duydukları memnuniyeti dile getirerek emeği geçenlere teşekkür ettiler.
Van Van TSO Başkanı Takva: "Van Shoopping Fest’i bu yıl iptal ettik" VAN (İHA) – Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Van Shoopping Fest ile İranlı turistlerin Van ekonomisine ciddi katkılar sunduğunu vurgulayarak, "Komşu ülke İran’da ateş varken, festival havası içerisinde insanların eğlenceye yönelmesini sağlayacak bir yaklaşımı etik bulmadık ve bu nedenle Van Shoopping Fest’i bu yıl iptal ettik" dedi. Van’daki yerel ve ulusal basın mensuplarının katılımıyla ’Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Geleneksel İftar Programı’ düzenlendi. İftar programı sonrası Van TSO Yönetim Kurulunun katılımıyla ’Basın İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi. Toplantıda basın mensuplarının sorularını cevaplayan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva; ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı sonrası başlayan savaşın Van ve bölge ekonomisine ektileri, Van Shopping Fest (Van Alışveriş Günleri), kamu ihale kanunu ve Oda adaylık süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Van’ın batısında deniz, doğusunda İran var" Van Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde düzenlenen ve büyük ilgi gören Van Shoopping Fest’in bu yıl ABD ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik başlattığı savaş ve çatışmalar nedeniyle iptal edildiğini söyleyen Başkan Takva, "Gerçekten üzgünüm. Haritadan Van’ın coğrafyasına baktığınız zaman, Van’ın batısında deniz var, doğusunda İran var. Ne batıya gidebiliyoruz, ne de doğuya. Van’ın güney ve kuzey ekseni var. Dolayısıyla kentin bu coğrafi gerçekliği içerisinde şehir her zaman kendine yeni, özgün alanlar oluşturmak zorunda. İlk festivali yaptığımız zaman hatırlarsanız 2015 yılında Van Shoopping Fest adıyla o zaman İstanbul’da, bir iki semti ilgilendiren festival vardı. İkincisini biz düzenledik. Gayemizde şuydu; özellikle 15 Mart- 5 Nisan tarihleri arasında o dönem strateji anlamında yüzümüzü İran’a döndüğümüz yeni bir tanıtım süreci vardı. Görece bir hareketlilikte vardı. 2012 ve 2013’de 46 bin kişinin şehrimize giriş yaptığını görmüştük" dedi. "İranlı turistlerin şehrimizde daha fazla zaman geçirmelerini sağladık" Geçen yıl itibari ile 777 bin yabancı turistin Kapıköy Sınır Kapısı’ndan giriş yaptığını söyleyen Başkan Takva, şöyle konuştu: "Bizim geçen yıl koyduğumuz hedef 1 milyon İranlı turistti. Malumunuz İranlılar nevruz tatilini çok uzun süreli kutluyorlar. Gayemiz nevruz tatili döneminde ülkemize giriş yapan İranlı turistlerin şehrimizde daha fazla zaman geçirmelerini temin etmek, burada alışveriş yapmalarını sağlamak. Kentin günü birlik ticaretinde fark oluşturacak bir çalışmaydı. Bu yıl dokuzuncu kez yapacaktık. Pandemide ve 2016 yılında yapamamıştık. Bu yıl da aslında büyük bir heyecanla çalışma başlatmıştık. Biz 2017 yılında projeyi büyükşehir belediyesine devretmiştik. Murat Zorluoğlu projeyi sahiplendi. Bizde gönüllü olarak devrettik. Şehrin gece ışıklarını görüyorsunuz. Hatırlar mısınız bilmiyorum ama şehrin ilk gece ışıklarını bizim çalışma arkadaşlarımız yapıyorlardı. Bir hafta boyunca vinçler kiralamıştık ve Beşyol Meydanı’nı ışıklandırmıştık. Daha sonra o ışıkları Hacıbekir Caddesi’ne kadar Cumhuriyet Caddesi’ni kapsayacak şekilde yaygınlaştırdık. Bütün çalışmaları biz odamızın bütçesi ile yapıyoruz. Oldukça başarılı süreçler oldu." "1 milyona yakın bütçe ayırmıştık" Van Shoopping Fest ile İranlı turistlerin kent ekonomisine ciddi katkılar sunduğunu vurgulayan Takva, "Biz her yılın sonunda sizlerle yaptığımız değerlendirmede Kredi Kartları Merkezi’nden almış olduğumuz rakamları paylaşıyoruz. Bir önceki yılla kıyaslıyoruz. Çünkü bizim ne kadar bir ekonomik gelir elde ettiğimizi başka yerde ölçme şansımız yoktu. Sadece o dönem kredi kartları üzerinden aldığımız tutarlar ve işlem hacmini sizlerle paylaşıyorduk. Kaldı ki o rakamların içerisinde biliyorsunuz İran’daki bankacılık sistemi bizimle uyumlu olmadığı için buraya gelen İranlı turistlerin tamamı nakit alışveriş yapıyorlar. Böyle bir başarılı süreç vardı. Bu yılda baktık ki belediye bu işi üstlenmeyecek. Biz biraz da merkez belediyelerinde bu işi desteklesin, sahiplensin istedik. Bunu şehrin her alanına yaygınlaştıralım gibi bir hedef koymuştuk. Ama ne yazık ki ilçe belediyeleri bu işi hiçbir zaman üstlenmediler. Dolayısıyla biz bunu tekrar yapalım istedik. Kent meydanını kiraladık. Oraya yurt dışında Noel zamanlarında Noel Fest diye küçük alışveriş alanları, hediyelik eşyalarında satıldığı renkli, şık mekanlar oluşturuyorlar ve her kentin böyle merkezinde akşamları, ailelerin dolaşabildiği, cıvıl cıvıl, el ürünü malzemelerin satıldığı bir alan oluşturacaktık. Bunun için 25 tane modern çadır satın aldık. Bu yıl odamızda yaklaşık 1 milyona yakın bütçe ayırmıştık. 1-2 tane de eş zamanlı konser düzenleyecektik. Belediyede oranın enerji ve diğer lojistik alt yapısı konusunda bize destek vereceklerini söylemişti. Fakat savaş patlayınca bunları yapamadık" ifadelerini kullandı. "Van Shoopping Fest geleneğini sürdürdük" "Komşu ülke İran’da ateş varken, festival havası içerisinde insanların eğlenceye yönelmesini sağlayacak bir yaklaşımı etik bulmadık ve bu nedenle Van Shoopping Fest’i bu yıl iptal ettik" diyen Takva şunları söyledi: "Burnumuzun dibinde, komşumuzda ateş varken kalkıp burada bir festival havası içerisinde insanların eğlenceye yönelmesini sağlayacak bir yaklaşımı etik bulmadık. Bundan vazgeçtik. Fakat bu geleneği sürdürmekte gerekiyordu. Arkadaşlarımız birkaç gündür tüm esnafı, bizim daha önce hazırladığımız stickerları asmak suretiyle bir farkındalık düzeyine taşımaya çalıştılar ve esnafa da bir çağrıda bulunduk. İndirim yapın ama yerel esnafı önceleyen bir yaklaşım içinde de hem alışveriş festivali dönemini en azından esnafın mağduriyetini önceleyecek bir bakış açısıyla bertaraf edelim, hem de yerel esnafı önceleyen bir zihinsel iklim olsun istedik. Böyle bir çalışmamız var ve devam ediyor. Bir hafta sonra bunun ölçümlemesini yapacağız. En azından yerelde biz bize ne kadar etki oluşturuyoruz." "Çağrımız olacak" Van Kapıköy Sınır Kapısı’nda yapılan yayınların iç turizmini de etkilediğini belirten Başkan Takva, "İranlı turistlerin Van’a gelip gelememesi üzerine bir okuma yapmamak lazım. Amerika her gün biliyorsunuz uyarılarda bulunuyor. ‘Türkiye’nin doğusunda, güneydoğusunda bulunmayın’ gibi listeler yayınlıyor. İster istemez sadece İranlı turist hareketliliğini etkilemiyor. Bu çağrıları bütün Avrupa ülkeleri yapıyor. İster istemez iç turizmi de etkiliyor. Şimdi bütün ulusal, uluslararası basın kuruluşu Van’dan yayın yapıyor. İşte gördük, duyduk, böyle oldu, patlama sesi var bilmem ne var gibi yayınlar bir nevi bizim şehrimizi kamuoyunda iç turizmi açısından da etkiliyor. Olay sadece kentin turizm açısında izolasyonuna yol açmıyor. Yerel manadaki hareketliliği de ortadan kaldıran uluslararası çağrılar var, aynı zamanda insanların psikolojik olarak kendilerini bulundukları mekanda güvende hissettiren ihtiyacı oluşmuş durum var. İnsanlar şuanda bir hevesle bayram alışverişi duygusuyla hareket etmiyorlar. Bizim şehrimizin böyle bir talihsizliği var. Biz şimdi bir hazırlık yapıyoruz önümüzdeki bir hafta içerisinde de bayram alışverişi bilgilerine de ulaşabilirsek bir ölçümleme yapıp özellikle; hükümete, karar vericilere, politik yapıcılara bir çağrımız olacak" diye belirtti. "Kriz içinde kriz yaşayan bir kent konumuna geldik" Van esnafının bayram için hazırlık yaptığı ve mal aldığını aktaran Takva, alınan malların esnafın elinde kaldığını söyledi. Takva, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dolayısıyla bizde tam bu esnada bu pazar meselesini nasıl çeşitlendirebiliriz diye yönetim kurulumuzla görüşüyoruz. Şimdi uluslararası camia ‘doğuya gitmeyin’ gibi çağrılarına karşı bizim Ermenistan pazarını değerlendirelim ya da Kürdistan’a tekrar gidelim. Dolayısıyla biz kriz içinde kriz yaşayan bir kent konumuna geldik. Bunun etkilerini de bertaraf etme konusunda afet bölgelerine uygulanan öteleme, taksitlendirme taleplerimiz olacak. Bu konuda özellikle küçük esnafımız ve orta ölçekli tacirlerimiz bundan etkileniyor. Lojistik, tekstil, konaklama, yeme-içme ve kozmetik. Bu 5 sektör bundan doğrudan etkileniyor. Biz raporlarımızı hazırlayıp özellikle bir afet durumuyla karşı karşıya olduğumuz gerçeği var. Bundan şu anda Türkiye’de en fazla etkilenen kentlerin başında geliyoruz. Bizim basınımızın da bu meseleyi, bu zaviyeden değerlendirmesi lazım. Olayı sadece İran üzerinden okumamalısınız. Van sadece kendine hizmet eden bir şehir değil ki. Hakkari’den Muş’a, Ağrı’ya hatta Erzurum’a kadar Van bir çekim merkezi haline geldi. Bu çağrılar, bütün bu yayınların Van’dan olması ister istemez Van’ı izole ediyor. İnsanların bölgesel hareketliliğini de olumsuz etkiliyor. Bu çerçeveden de bakmak gerekiyor. Dediğim gibi duyarlılığınızla süreci endişe ile takip etme durumumuz devam ediyor. Umuyor ve diliyorum ki bir önce savaşın sona ermesi, dediğim gibi doğrudan etkilenen kentlerin başında biz geliyoruz ama bütün dünya bundan etkileniyor maalesef." "Ülkenin demokratikleşme sorunu olarak görüyoruz" Kamu ihalelerinin doğrudan temin usulüyle belli firmalara verilmesine yönelik kendisine yöneltilen sorulara cevap veren Takva, "Bir ülkenin kamu mal ve hizmet alım süreci yani ihale süreci o ülkenin demokrasi sorunudur. Orada uygulanan yöntem, o ülkenin ne kadar demokratik, şeffaf, sürdürebilir ve yönetilebilir olduğunu gösterir. Bir ülkenin salt demokrasi sorunu sadece Kürtlerin dil sorunu değildir. Kürtlerin üzerindeki iddia ettikleri ya da maruz kaldıkları basit sorun değildir. En önemli meselelerden bir tanesi Van Ticaret ve Sanayi Odası nasıl görüyor biliyor musunuz? Biz bu ihale meselesini ülkenin demokratikleşme sorunu olarak görüyoruz. Bakın bu çok önemli bir meseledir. Yani ülkelerin, hükümetlerin, iktidarların mal ve hizmet alım süreçleri en önemli demokrasi sorunudur. Umuyor ve diliyorum ki bizim perspektifimizde budur. Bunu her yerde söylüyorum. Ama bu formülasyonla bugüne kadar yerel medyada ya da toplumsal duyarlılık konusunda herhangi bir duyarlılık olmadı. Bir ülkenin kamu mal alım süreci, mevzuatı ihale kanunu o ülkenin demokrasi seviyesinin göstergesidir" dedi. "Odaların görevi üyelerinin hak ve menfaatini korumaktır" Kentte son dönemlerde artan seyyar satıcı konusundaki soruya cevap veren Başkan Takva, ’Seyyara karşıyız’ diyerek şunları söyledi: "Odaların görevi esasında üyelerin hak ve menfaatini korumak ve bunun için üyelerle kamu kurumları arasında aracılık etmektir. Bizim başkada bir numaramız yok. Yazarız, söyleriz bunu raporlarız, gerekçeleriyle söyleriz. Aşağı yukarı her ay kaldırım işgalinden tutun seyyar satıcılara kadar yazılar yazıyor ve ilgili yerlere iletiyoruz. Çünkü bunlar kayıtlı ekonomiyi olumsuz etkileyen tutumlar. Biz orada seyyara karşı değiliz aslında. Bunları kurumsal bir alt yapı içerisinde vergilendirerek, bir yerde örgütleyebilseler nur ala nur. O kentsel yönetimin becerisi, marifeti olarak tanımlanır. Ama keyfe keder seyyar uygulamaların olmaması için her alanda ve her sektörde olmaması için duyarlılığımız en üst seviyede. Bu meseleye böyle bakıyoruz. Büyükşehir belediyesine de en son 3 Şubat’ta yazı yazdık." Yerel basının desteklenmesi noktasında Oda üyelerine ve tüm kesimlere çağrıda bulunan Tavka, Kapıköy Sınır Kapısı’nda devam eden sosyal tesisin ise mayıs-haziran ayı içerisinde hizmete alınmasını beklediklerini vurguladı. "Gündemimizde seçim yok" Oda seçimleri ve kendi adaylık durumu hakkında yöneltilen soruyu cevaplayan Takva, "Bizim rutin olarak oda seçimlerimizin 1 Ekim - 30 Kasım tarihleri arasında tamamlamamız gerekiyor. Türkiye’deki 367 oda/borsa seçimlerinin bu tarihler arasında tamamlanması lazım. Son 4 dönemdir seçimler ertelemeli gerçekleşiyor. Buna da kabine kararı ya da Kanun Hükmünde Kararname ile hükümet karar veriyor. Bunun bizimle bir alakası yok. Şu anda önceliğimiz Van ekonomisini, üyelerimizin ve şehrimizin önündeki zorlukları aşmak. Dolayısıyla şu anda bizim gündemimiz de böyle bir mesele yok. Kamuoyunda, sosyal medyada yapılan paylaşımların bir karşılığı da yok. Üzerimizde bir mahalle baskısı var mı var. Bu mahalle baskısını da yaklaşık 1 yıldır şehri seçim atmosferine, seçim gündemi ile yoğurmaya çalışan arkadaşlara soracaksınız. Bunun müsebbibi biz değiliz. Şu an da böyle bir gündemimiz yok. Dolayısıyla adaylık konusuna gelince görevimizin başındayız. Van için yapacak daha çok işimiz var, devam eden birçok projemiz var. Onlar devam ediyor. Üyelerimizin teveccühü, iş dünyamızın beklentileri konusunda bizde hareket edeceğiz. Besi OSB’nin tahsis süreci var, yatırım onayları var, Sera OSB kurma çalışmalarının arifesindeyiz. Eğitim Kültür Vakfı çalışmalarımız var, özel üniversite kurma çalışmalarımız var. Birçok çalışmamız var. Bunlar devam ediyor. Dolayısıyla hepimize düşen 7 aylık süreçte kamu hinterlandına girmeden Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın kazanımlarını korumak, hakkaniyetle süreci yönetmek ve görevimizi hakkaniyetle tamamlamak gibi bir hedefimiz var" şeklinde cevap verdi.