POLİTİKA - 19 Ocak 2024 Cuma 18:18

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Oyunları boza boza bugüne geldik"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Oyunları boza boza bugüne geldik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükçekmece’de başörtülü bir kadına ve medya mensuplarına yapılan saldırı üzerinden CHP’ye eleştiri yönelterek, "Hırsızlıkları, yolsuzlukları; belediyelerde kurdukları soygun düzenleri ortaya çıkınca gazetecilere saldıran, kadınlarımıza dil uzatan, hakaret eden küfreden edepsizler bunlar. "Siyasette seviyeyi daha ne kadar düşürebilirler, kendilerini daha ne kadar rezil edebilirler, küstahlaşabilirler" dedikçe her gün yeni bir skandalla çukurlaşan yine bunlar. 14 Mayıs seçimlerinde "sırf kendilerine oy vermediler" diye depremzedelere en aşağılık hakaretleri savurmuşlardı. Bugün de aynı kepazeliği yaşını başını almış kadınlar ve gazetecilere sergiliyorlar. Büyükçekmece’de İstanbul’da başörtülü yaşlı teyzeye saldırıyor ve boğazından adeta gırtlaklıyor. Utan utan, utan. Hani kadına şiddet yoktu. Annen yaşındaki bir kadına bu şekilde saldırmanın izahı olmaz. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. 31 Mart’ta son oyununuzu oynuyorsunuz" dedi.


Yalova’da Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılıp partisinin ilçe belediye başkan adaylarını tanıtan Erdoğan, gördüğü ilgi karşısında mutlu oldu.


"Meclise tünel kazıyorlar"


Mahalli idareler seçiminin ayrı bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Bizim ittifakımız tek millet, tek bayrak, tek vatan tek devlet şiarı altında birleşenlerin ittifakıdır. CHP gibi istismar siyaseti yapanların sonu DEM gibi bölücü emeller peşinde koşan partilerin elinde oyuncak olmaktır. Bu zihniyet 18 yıl hapse mahkum olmuş bir teröristi meclise taşımak için hukukun altından tünel kazmakla kalmıyor, şimdi işi daha ileri götürüp mahalli seçim işbirliği kisvesi altında cezaevindeki terör örgütü mensuplarını salmanın hesabını yapıyorlar. "3-5 oy daha fazla alacağız, 2-3 belediyede oylarımızı arttıracağız" diye hoyratça çiğnenmedik hiç bir ilke, hiç bir değer bırakmadılar. Gazi Mustafa Kemal’in partisini götürdüler, siyasi kariyerleri uğruna bölücü örgütün demine rehin verdiler. Gel bakalım Muharrem dediler Feto taktikleri ile tasfiye ettiler. Bay Kemal’i günah keçisi ilan edip yalnızlığa iterek CHP’nin başına Özgür Efendi’yi getirenlerin ilk işi bu partiyle bölücü örgütün güdümündeki partiyi demlemek oldu" dedi.


"Başörtülü kadınlara dil uzatan, gazetecilere saldırınlar bunlar"


CHP ve DEM partinin yedikleri içtiklerinin ayrı olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkenin ve milletin aleyhine her işte CHP ve DEM birlikte hareket ediyor. Aynı şekilde ülkenin ve milletin lehine ne iş varsa hepsine CHP ve DEM birlikte takoz koyuyorlar. Teröre karşı en etkili silahınız olan SİHA’lar rahatsız olanlar bunlar. Bölücü emellere set çeken sınır ötesi harekatlarımızdan rahatsız olanlar bunlar. Türkiye’nin nüfuz alanının genişlemesinden rahatsız olanlar bunlar, 30 yıllık işgalin ardından Karabağ’ın özgürleşmesinden rahatsız olan bunlar, Filistin’de hakkı ve adaleti savunmamızdan rahatsız olanlar bunlar. İsrail Filistin arasında ne yazık ki İsrail’in yanında yer alanlar bunlar, ülkemizin mazlum ve mağdurlara el uzatmasından rahatsız olanlar yine bunlar. Hırsızlıkları, yolsuzlukları belediyelerde kurdukları soygun düzenleri ortaya çıkınca gazetecilere saldıran, kadınlarımıza dil uzatan hakaret eden küfreden edepsizler yine bunlar. "Siyasette seviyeyi daha ne kadar düşürebilirler, kendilerini daha ne kadar rezil edebilirler, küstahlaşabilirler" dedikçe her gün yeni bir skandalla çukurlaşan yine bunlar. 14 Mayıs seçimlerinde sırf kendilerine oy vermediler diye depremzedelere en aşağılık hakaretleri savurmuşlardı. Bugün de aynı kepazeliği yaşını başını almış kadınlar ve gazetecilere sergiliyorlar. Büyükçekmece’de İstanbul’da başörtülü yaşlı teyzeye saldırıyor ve boğazından adeta gırtlaklıyor. Utan utan, utan. Hani kadına şiddet yoktu. Annen yaşındaki bir kadına bu şekilde saldırmanın izahı olmaz. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. 31 Mart’ta son oyununuzu oynuyorsunuz. Onun için Yalova inşallah 31 Mart’a kadar durmadan usanmadan, sandıkları patlatarak tüm belediyeleriyle beldeleriyle birlikte burada bir destan yazacak" diye konuştu.


"Cumhur ittifakı ülkenin bekası, milletin geleceği için kuruldu"


CHP’nin parti içi kavgalardan fırsat buldukça, daha büyük kavgayı millete karşı verdiğini kaydeden Erdoğan, "Safların netleşmesi memleketin hayrınadır. Yıllarca Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet istismarı yaparak milleti kandıran piyasa Atatürkçülerinin gerçek yüzleri bu kirli işbirliği ile inkarı mümkün olmayacak şekilde ortaya çıkmıştır. Eskiler "bila gayret la devlet" derler. Yani gayreti olmayanın devleti de, gücü de olmaz.


Biz ülkemizi kalkındırmanın ve büyütmenin peşindeyiz. Milletimizi müreffeh ve huzurlu hayata kavuşturmanın derdindeyiz. Milletimizin gücünü arttırmanın çabası içindeyiz. CHP ve DEM’e eleştiri sebebi de sömürgecilerin değirmenlerine su taşıyarak hedeflerimizin önünü kesmeye kalkmalarıdır. Yoksa biz ülkenin ve milletin hayrına siyaset izleyen programı ve projesi olan herkesle görüşmeye, konuşmaya, birlikte hareket etmeye varız. Cumhur İttifakı çatısı altında bunu yapıyoruz. Cumhur İttifakı milletvekili veya belediye başkanlığı pazarlığı için değil, ülkenin bekası, milletin geleceği, devletimizin bütünlüğü için kurulmuş ilkeler ittifakıdır. 31 Mart’tan sonra da bu ittifakla mecliste ve belediyelerde ülkeye ve belediyelere güzel hizmetler kazandırmaya devam edeceğiz. Yalova’nın bu seçimde kendine yakışanı yaparak sadece kendi geleceğine sahip çıkmakla kalmayıp tüm Türkiye’ye çok güzel bir mesaj vereceğine inanıyorum. Marmara bölgemizin bu nadide şehrinin hayallerine uygun ve hak ettiği hizmetleri alabilmesi için milletvekili, belediye başkanıyla, Cumhurbaşkanıyla hep birlikte çalışacak koşturacağız. Bunun için önce sizlerin sandıkları patlatması gerekiyor. Sizlerden bunun sözünü istiyorum. Bilirim ki Yalova delikanlı şehirdir, sözünde durur. Siyasette yarım asrı, belediyecilikte 30 yılı ülkeye hizmette 21 yılı geride bırakmış bir kardeşiniz olarak karşınızda bulunuyorum" diye konuştu.


"31 Mart’ta alnımızın akıyla çıkacağız"


Geçmişimizde hem şehrimiz, hem ülkemiz, hem dünyamız için hayallerimiz vardı. Medeniyetimizin binlerce birikimini öğrendikçe ufkumuz açıldı. Ecdadın bu coğrafyayı nasıl yönettiğine vakıf oldukça arttı. Ülkemizin bulunduğu yere baktıkça adeta üzülüyor, isyan noktasına geliyorduk. Türkiye’nin potansiyeli çok daha fazlasına el verdikçe, bunları neden hayata geçiremediğimizi anlamakta zorlanıyorduk. Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak sorumluluk üstlendikçe meselelerin arka planını daha iyi görme imkanı bulduk. Asırlık korkuları, hesaplaşmaların, ataletlerin bir araya geldiği iklimi değiştirmek için çok mücadele verdik. Vesayet dediğimiz güç odakları Türkiye’nin silkinip ayağa kalkması için her yola başvurdular. Cumhuriyet mitinglerinden, gezi olaylarına, darbe girişimlerinden terör saldırılarına, kaos çıkarmadan ekonomik kaoslara kadar uzanan nice oyunları boza boza bugünlere geldik. Hala attığımız her adımda gizli veya açık pek çok tezgahla karşılaşıyoruz. Ülkemizin siyasi istikrar, sosyal huzuru, ekonomik işleyişini tehdit eden hiç bir gelişme, hadise tesadüf değildir. Hepsi de aynı oyunun parçası aynı kötü niyetlerin yansımasıdır. Amaç Türkiye’yi hem kazanımlarından etmek, hem hedeflerinden uzaklaştırmaktır. Ülkemizin her başarısı, bunların kabusu, her sıkıntısı sevinci haline dönüşüyor. Eskiler zahmetsiz rahmet olmaz derler. Elbette 2023 hedeflerimize yürürken Türkiye yüzyılı için yola çıkarken karşılaştığımız zorlukları, sıkıntıları engelleri az çok tahmin ediyorduk. Böylesine pervasız ve saldırgan tavrı beklemiyorduk. Buna rağmen Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle hepsinin üstesinden geldik. Verdiğimiz mücadelenin en önemli dönüm noktaları seçimlerdir. Her seçim Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesinde yeni bir safhayı temsil ediyor. Mayıs ayında son dönemlerin en önemli imtihanını başarıyla verdik. İnşallah 31 Mart’taki sandık imtihanından da alnımızın akıyla çıkacağız. Böylece 2028’e kadar tüm vaktimizi ve enerjimizi Türkiye yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmeye harcayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun." şeklinde konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan; Mustafa Tutuk’un Yalova Belediye Başkanlığı’nı yeniden açıklarken, Altınova’da Regaib Ahmet Özyiğit, Armutlu’da Cengiz Aslan, Çınarcık’ta Numan Soyer, Çiftlikköy’de Doktor Recep Hacı, Termal’de Hüseyin Sinan Acar’ın adaylığını ilk kez duyurdu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Tekin: "Çocuklarımızın ve gençlerimizin birbirine daha dikkatle baktığı iklimi kuvvetlendirmek zorundayız" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Çocuklarımızın ve gençlerimizin birbirine daha dikkatle baktığı, dinlerken hakkaniyeti elden bırakmadığı, konuşurken hatırı gözettiği, ortak hayatın hukukunu daha derinden hissettiği bir iklimi kuvvetlendirmek zorundayız" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli/Gölbaşı’nda gerçekleştirilen programda konuşan Tekin; Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirtti. Toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren bu tür buluşmaların toplumsal uzlaşıya katkı sağladığını ifade eden Tekin, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Eğitimin toplumsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Tekin, Türkiye’yi asırlardır bir arada tutan şeyin farklı milletlerin birbirini yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmasından kaynaklandığını ifade etti. Ayrıca Tekin, son zamanlarda ABD/İsrail ve İran arasında gerçekleşen savaşta, Türkiye olarak birlik ve beraberlik içerisinde olmaları halinde bu çatışmadan etkilenmeyeceklerini sözlerine ekledi. "Bizi asırlardır bir arada tutan şey, birbirimizi yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmamızdır" Programda açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, Ramazan ayının farklılıkları bir araya getirdiğini belirterek, "Bizi asırlardır bir arada tutan şey, birbirimizi yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmamızdır. Bir komşunun sevincine gönülden ortak olmak, konuşurken hatırı elden bırakmamak, ayrılığı husumetin ateşine çevirmeden yol yürümektir. Bu millet, ayakta kalma gücünü buralarda buldu, bugün de aynı kudretle yolunu tayin ediyor. Farklılıkları çatışmanın malzemesi haline getiren bir mizaç, bu millete hiçbir zaman istikamet vermedi. Anadolu’nun irfanı da buradan süzüldü, gönüller arasına duvar örmek yerine araya bir hukuk, bir hatır, bir muhabbet yerleştirdi. Bu milletin hafızası, bu inceliği hayatın akışı içinde yoğurdu. Aynı pazarda alışveriş eden, aynı mahallede yaşayan, aynı şehrin sevincine de kederine de ortak olan insanlar; gündelik hayatın sayısız temas noktasında birbirinin hukukunu gözeterek olgunlaştı. Dergahlar, ahi meclisleri, ocaklar, cem meclisleri ve haneler, insanların bir araya geldiği yerler olmanın ötesine geçip konuşma adabının, görüş ayrılığını edep içinde taşıyabilmenin, emanete riayet etmenin ve komşuluk hukukunun terbiye edildiği menziller haline getirdi. Bu coğrafyanın toplumsal nizamı da bu şekilde kuruldu. Kalp kırmayı ziyan sayan, kul hakkını vebal bilen, muhatabını incitmeden hakikate yaklaşmayı edep kabul eden bir hayat anlayışıyla derinleşti" ifadelerine yer verdi. "Bugün bize düşen, asırlardan süzülüp gelen bu inceliğin hayattan çekilmesine izin vermemektir" Son günlerde ABD/İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmanın bölgeyi istikrarsızlaştırdığını ve Türk toplumu olarak bu sıcak çatışmadan milli beraberlik ve kardeşlik duygularıyla çıkmanın mümkün olacağını vurgulayan Tekin, "Bugün bize düşen, asırlardan süzülüp gelen bu inceliğin hayattan çekilmesine izin vermemektir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin birbirine daha dikkatle baktığı, dinlerken hakkaniyeti elden bırakmadığı, konuşurken hatırı gözettiği, ortak hayatın hukukunu daha derinden hissettiği bir iklimi kuvvetlendirmek zorundayız. Hatır bilen, emanet taşıyan, ölçü gözeten, muhatabının haysiyetini incitmeden yol yürüyen bir nesil yetiştirmediğimiz sürece; elinizde imkan da olsa, bilgi de olsa, başarı da olsa eksik bir nokta kalacaktır. Bu millet nice badireyi, tam da böyle zamanlarda içinden çıkardığı vakar, basiret ve irfanla aştı. Kırılan yeri onaran, mesafeyi azaltan, gönüller arasında yeniden yol açan kuvveti kendi içinde bu dinamiklerle buldu. Bugün de ihtiyaç duyduğumuz şey, işte bu irfanı yeniden hayatımızın merkezine alabilmektir. Birbirimizi daha hakkaniyetli bir biçimde dinleyebildiğimiz, hatırı ve hukuku zedelemeden konuşabildiğimiz, ortak hayatı daha derin bir şuurla taşıyabildiğimiz ölçüde istikametimiz de güç kazanacaktır" diye konuştu. "Ağır sarsıntıların yaşandığı bölgemizde, milli birliğimiz ve iç cephemiz daha da güçlü olmak durumundadır" Türkiye’deki iç cepheyi takip etme yolunda kararlı irade sergileyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye şükranlarını sunan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ağır sarsıntıların yaşandığı bölgemizde, milli birliğimiz, kardeşlik zeminimiz ve iç cephemiz daha da güçlü olmak durumundadır. Bu vesileyle iç cepheyi takip etme yönünde kararlı bir irade sergileyen sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve sayın Devlet Bahçeli’ye huzurlarınızda bir kez daha şükranlarımı arz ederim. Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz de bu iradeyi gelecek kuşaklara yöneltecek bir kararlılık içerisinde hareket ediyoruz. Bütün derdimiz Anadolu’nun mayasında var olan, Anadolu’nun mayasını oluşturan, Anadolu’da birliği ve beraberliği temsil eden bu kültürü, gelecek kuşaklara aksettirmek. Bu vesileyle milli birliğimizi ve beraberliğimizi en güçlü temsil ettiğimiz dönemlerden olan Ramazan ayını da okullarımızda öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimizle ve coşkulu bir biçimde karşıladık." Programa vakıf yöneticileri, akademisyenler ve davetliler de katıldı. İftar programı, ramazan ayının manevi atmosferi içinde yapılan müzik dinletisi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.