EKONOMİ - 23 Ekim 2024 Çarşamba 16:10

Karaderili Şirketler Grubu’ndan iddialara yanıt

A
A
A
Karaderili Şirketler Grubu’ndan iddialara yanıt

Karaderili Şirketler Grubu’na bağlı otellerde savcılık tarafından yürütülen dolandırıcılık soruşturmasındaki suçlamalarla ilgili iddialara düzenlenen basın toplantısıyla yanıt verildi. Toplantıda Karaderili Şirketler Grubu datalarını ele geçiren bir grubun dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdiğine vurgu yapıldı ve kafalardaki soru işaretlerine cevaplar verildi.


Karaderili Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Elvan Karaderili ve şirket avukatları yapımı devam eden Terma Garden Oteli’nde basın toplantısı yaptı. Toplantıda dolandırıcılık suçlamalarıyla savcılık soruşturması gerçekleştirilen grupla ilgili iddialara yanıt verildi. Karaderili Şirketler Grubu olarak 30 yıldır turizm sektöründe bulunduklarını, yaptıkları proje ve otellerin ortada olduğunu söyleyen Elvan Karaderili, Yalova’ya bugüne kadar 230 milyon dolarlık bir yatırım yaptıklarını söyledi.


Yalova’da spordan sağlığa, kongre ve kültür turizmine kadar her alanda faydalı olacak oteller yaptıklarını dile getiren Karaderili, yatırımlarının sürdüğünü ifade ederek, "Yalova’da ikinci otelimizi 2 yıl önce inşa etmeye başladık. 432 oda bin 427 yatak kapasiteli ikinci yatırımız ile toplamda Yalova’da 3 bin 627 yatak kapasitesine ulaşarak ülke turizmine ve ekonomisinin çarklarının dönmesine Türk turizm sektörünün 2028 hedeflerine ulaşmasına Yalova yatırımları ile katkı sağlamayı temel ilke kabul ettik. Yalova’ya yıllık 300 bin yabancı turist getirdik" diye konuştu.


Karaderili, Türk cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Asya ülkelerine kadar geniş kapsamlı bir pazarlama ağıyla Yalova’da yabancı turistleri ağırladıklarına vurgu yaparak, "Yeni yatırımımız Terma Garden ile yıllık yabancı turist ağırlamalarımızı 3 katına çıkararak ülkemize ve Yalova’mıza döviz girdisi sağlamayı hedefleyen tüm çalışmalarımızı tamamlamıştık. Yatırımlarımız ile Yalova’nın turizm kapasitesini 3’e hatta 4’e katlamıştık. Şimdi yeni projemiz Terma Garden’la bu 5’e hatta 6’ya yükselecek seviyeye getirdik. Biz sadece bölge esnafından yılda 600 milyon liralık alım yaptık. Yerli-yabancı turist, Yalova ve yakın şehirlerde yaptıkları alışverişlerle bölge ekonomisine ortalama 20 milyon dolarlık gelir sağlıyor. Türkiye’den kazandığımızı ülkemize yatırıp sadece Yalova’daki yeni otelimizde Yalova halkı başta olmak üzere 3 bin ile 800 kişi aralığında istihdam oluşturularak ülkenin ve Yalova’nın büyümesine katkı sağladık" dedi.



"Rant sağlayan dernek ve avukatlar"


Ulusal ve uluslararası birçok organizasyona Yalova’da imza attıklarını kaydeden Karaderili, kendi şirketleri üzerinden rant sağlayan bir grubun olduğu kaydederek, "Yıllardır paravan şirket dediler olmadı, bunlar bu oteli yapamaz kandırıyor dediler olmadı, bu denli büyük bir oteli dolduramaz dediler olmadı, bu dağın tepesine otel yapılmaz bunlar dolandırıcıdır dediler olmadı, ikinci otel yapamazlar dediler olmadı. Şimdi soruyorum oteller burada, konaklayan sayıları burada, her şey şeffaf her şey ortada. Ortada olan başka bir şey daha var o da dernek ve sözde avukatların sağladığı rant" dedi.



"Şikayet eden yüzde 1 bile değil"


Şirket avukatı Hayati Yılmaz da birtakım çıkar odaklı menfaat şebekelerinin sırf kendi gelirlerini düşündükleri için yapmış oldukları bazı şikayetlerle Karaderili Şirketler Grubu’yla alakalı bir soruşturma başlatıldığını söyledi. Yaklaşık 10 yıl gibi bir sürede 1 milyon 300 bin tane üye konaklatmış şirket olduklarını kaydeden Yılmaz şöyle konuştu:


"Bunun karşılığında 167 kişilik bir grup var karşımızda. Bunu bir mukayese ettiğimizde yüzde 1 bile değil. Bir de biz hizmet sektörüyüz. Yıllar önce şirketimiz bünyesinde çalışan ve maalesef şirketteki bilgileri, dataları çalarak götürüp dışarıda bir takım menfaat gruplarıyla, bir takım meslektaş demeye dilim varmadığı avukatlarla hareket ederek insanları ikna etmeye çalışıp üyelerin tek tek bilgilerini bu insanlarla paylaşıp üyeleri arattırarak, ’gelin sizin 10 yıl önce ya da 5 yıl önce satın aldığınız üyeliğinizi yaklaşık 10-20 kat daha yüksek rakamlarla geri alacağız’ diyorlar. Buna yapan gruplar kendine dernek diyen ama asıl amacı kendi çıkarlarını düşünen şahıslarla hareket eden avukatlar maalesef bu çirkin olayın sebeplerini ve sonuçlarını bu noktaya taşımışlardır. Düşünebiliyor musunuz bir avukat 2 bin tane vekalet alabiliyor. Bu bilgileri nereden aldın, sana kim getirdi? Bu bilgiler şirketin gizli bilgileri."



"Dolandırıcı onlar mı, biz miyiz?"


Yılmaz, müştekilerden birisini örnek gösterdi. Şahsın 6 sene önce üye olduğunu ve 5 sene tatilini kullandığını ve bu gruplar tarafından harekete geçirilerek dolandırıcılık ilgili suç duyurunda bulunduğunu ifade ederek, "5 yıldızlı bir otelde bir günlük 1 kişinin maliyeti 2 bin 500 liradır. Biz burada genelde aile olarak konaklama yaptıryoruz. 4 kişilik bir ailenin maliyeti 10 bin lira. Bir haftalık tatil karşılığında 1 yıl yaklaşık 70 bin liralık maliyet var. Bu şahıs 6 sene önce 10 bin liraya aldığı yeri dava açarak 200 bin lira geri istiyor bizden çok ilginç. Bu şahsın bir yılda otele ödenmesi gereken rakam 70 bin lira. Şimdi dolandırıcı onlar mı, biz miyiz" diye konuştu.



"63 bin kapasite 35 bin üye var"


Yılmaz, üyelerinin konaklamasına yetecek kadar bir kapasiteye sahip olduklarını belirterek, "Bizim şirketlerimizin kapasitesi 63 bin kişi. 35 bin tane de üyemiz var. Bu üyelerden 2015 yılında konaklama yapan 6 bin 147 kişi. 2016 yılı 6 bin 300 kişi, 2022 yılında da 15 bin üyemiz tatil yapmış. Diyorlar ki siz nasıl konaklama yaptıracaksınız, kapasiteniz yetmez. Dalga mı geçiyorsunuz. Bütün bu sorun, bu ahlaksız diyeceğim meslektaş demeye dilimin varmadığı kişiler, bu şirketi kendilerine kazanç kapısı yapmışlar" dedi.


Mevcutta 6 bin kişinin hala tesislerde konakladığını anlatan Yılmaz, bu grup tarafından üyelerin hala aranarak yanlış söylemlerle kandırılmaya çalışıldığını söyledi.


Ünlü oyuncu Yusuf Atala’nın adı üzerinden şirkete zarar verilmeye çalışıldığını kaydeden Yılmaz, oyuncunun Elvan Karaderili’nin dayısı olduğunu yıllardır şirkette çalıştığını belirtti.



"Şirketin adını kullanarak dolandırıyorlar"


Şirketin diğer avukatı Fırat Tatar ise itibar suikastı yapıldığını kaydetti. Tatar, şirketin datalarına ulaşan şahısların, üyeleri Karaderili’ye bağlı otellerden aradığını söyleyerek çeşitli yöntemlerle dolandırdığının altını çizdi. Tatar, kiralanan ve patates olarak adlandırılan ibanlara paralar gönderen üyelerin bu şekilde dolandırıldığına vurgu yaptı. Bununla ilgili çok sayıda dava açtıklarını dile getiren Tatar, "Birçok otelimiz tatil aldığını düşünen insanlarla dolu. Sayısız savcılık dosyamız var. Data hırsızlarına ilişkin, dolandırıcılara ilişkin şirketimizin bir harfini değiştirerek kurulan şirketlere ilişkin. Bunlar durmuyor, durmayacaklar. Çünkü ortada dolandırmaya müsait insanlar var. Kazanabilecek paraların çok üzerinde vaatlerle geliyorlar. İnsanları kandırıyorlar. Bu şer odakların tuzaklarına düşmesin vatandaşımız" dedi.


Diğer bir şirket avukatı Mustafa Tırtır da Karaderili Şirketler Grubu’nun bir ticari faaliyet gösterdiğini, suç örgütü olmadığını söyledi. Şirketle görüşerek iadesini almayan bir kişinin bile olmadığına da dikkati çeken Tırtır, "100-150 milyonlar iade edilmiş arkadaşlar. Burada bir dolandırıcılığın varlığından bahsedebilmek mümkün değil" ifadesini kullandı.


Yeniden söz alan Avukat Yılmaz, yapılan satışın devre mülk olmadığını devre tatil olduğuna dikkati çekti. Yılmaz, devre tatilde üyelerin sadece bir odayla sınırlı olmadığını, 6 otelin yanı sıra yurt dışında anlaşmalı otellerde de tatil seçeneklerini kullanabileceğine vurgu yaptı. Yılmaz, üyelere bir güvence olarak da tapu verildiğini sözlerine ekleyerek, "Tapuda hisseli satıştan bahsediyorlar. Bu 5 binde 1 hisse 1 oda karşılığı olan bir hisse değil. Buradaki satış güvence kavuşturulmuş devre tatildir. Devre tatillerde normalde tapu devri olmaz ama biz müşteriler kendilerini güvende hissetsin diye tapuda devirler yaptık doğrudur ama bu devirlerin karşılığı güvence kavuşturulmuş devre tatilin karşılığı" dedi.



Karaderili Şirketler Grubu’ndan iddialara yanıt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Makam odasında sahur geleneği Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın her yıl geleneksel hale getirdiği gençlerle makam odasında sahur programı bu Ramazan ayında da yoğun katılımla devam etti. Nevşehir Belediyesi makam odasında düzenlenen sahur programına yaklaşık 250 genç katıldı. Yoğun ilgi nedeniyle gençler zaman zaman makam odasına sığmazken, sahur programı samimi ve renkli görüntülere sahne oldu. Gençlerle birlikte sahur yapan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ramazan ayının Nevşehir’de farklı bir atmosferde yaşandığını söyledi. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı yaptığı açıklamada, "Ramazan’ın ilk günü şöyle bir ifade kullanmıştım; her yerde Ramazan güzeldir ama Nevşehir’de bir başka güzeldir diye. Bu güzelliği yaşatmak maksadıyla gerçekten Nevşehir’de çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Ramazan’ın gündüzü ayrı güzel, akşamı ayrı güzel. İftar sofraları ayrı güzel ama bir de geleneksel hale getirdiğimiz belediyede iftar ve sahur yapma organizasyonumuz vardı. Bu gidişle gördüğünüz gibi yüzlerce gencimizle birlikte belediyenin makam diye tarif ettiğimiz odasını gençlerimizle birlikte sahur sofrasına çevirdik. Gençlerimizle çok keyifli bir sahur yapıyoruz. Bu da Nevşehir’in ve Nevşehir Belediyesi’nin her şehirden farklı olduğunun bir göstergesi. İnanılmaz keyifli bir ortam. İnşallah gençlerimiz de mutludur ama biz de gençlerimizle beraber sahur yapmanın mutluluğunu, keyfini ve o farkını hissediyoruz. Bu da bize mutluluk olarak yetiyor" dedi. Sahur programına katılan Nazlı Hilal Zeren ise etkinlikten memnun kaldıklarını belirterek, "Sahur çok güzel, yemekler çok güzel, ortam çok güzel. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyla geldik. Güzel bir şekilde sahur yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Sayit Budak da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Başkanımız her yıl bu organizasyonu düzenli olarak yapıyor. Bugün yine sahurda birlikteyiz. Ortam çok güzel, arkadaşlarımızla birlikte keyifli bir sahur yapıyoruz" diye konuştu.
İstanbul Kadıköy’de ’Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği’ uygulamasında, yüksek sesli müzik sistemi olan araç sürücüsüne ceza yağdı Kadıköy Bağdat Caddesi’nde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulamasında, kurallara uymayan sürücülere göz açtırılmadı. Denetimler kapsamında yüksek sesle müzik yayını yapan bir araç sürücüsüne 21 bin TL para cezası kesilirken, araç 30 gün süreyle trafikten menedildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Kadıköy Şaşkınbakkal mevkii Bağdat Caddesi üzerinde "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulaması gerçekleştirdi. Denetim noktalarında şüpheli görülen araçlar tek tek durdurularak arandı, sürücülerin kimlik kontrolleri yapıldı. Uygulama sırasında durdurulan bir otomobilde, çevreye rahatsızlık verecek şekilde yüksek sesli müzik sistemi olduğu tespit edildi. Ekipler, ilgili kanun maddesi uyarınca araç sürücüsüne 21 bin TL idari para cezası uyguladı. Ceza işleminin ardından otomobil, çekici yardımıyla yediemin otoparkına çekilerek 30 gün süreyle trafikten menedildi. Emniyet güçlerinin, bölgedeki huzur ve asayişi korumaya yönelik denetimlerinin kararlılıkla devam edeceği öğrenildi. Yetkililer, bu tür denetimlerin temel amacının kesinlikle cezai işlem uygulamak veya gelir elde etmek olmadığını, aksine İstanbul halkının sokağa çıktığında kendini güvende hissetmesini sağlamak olduğunun altını çizdi. Devletin tüm imkanlarıyla vatandaşın huzurunu tesis etmek için sahada olduğu belirtildi.
Edirne Edirne’de imece usulü iftar: Okul içinde Ramazan bereketi Edirne’de Ramazan ayının manevi atmosferi okul içerisinde düzenlenen imece usulü iftar programıyla yaşadı. Öğrenciler, veliler ve öğretmenler aynı sofrada buluşarak hem oruçlarını birlikte açtı hem de paylaşmanın bereketini hep birlikte hissetti. İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen programda, velilerin evlerinde hazırladığı yöresel yemeklerle kurulan iftar sofraları, eski mahalle kültürünü aratmayan görüntüler oluşturdu. Okulun salon ve koridorlarında kurulan masalarda öğrenciler aileleriyle birlikte iftar saatini bekledi. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen programda Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhu ön plana çıktı. 12. sınıf öğrencisi Damla Nur Öz, organizasyonun kendileri için farklı bir deneyim olduğunu belirterek, "Bugün çok farklı bir ortam var. Herkes evinde hazırladıklarını getirdi. Aile arasında yapıyorduk ama burada arkadaşlarımızla birlikte olmak çok güzel. Kendi aramızda büyük bir etkinlik oldu" dedi. İftar öncesinde yapılan duada katılımcılar hep birlikte ellerini açarak, "Milletimizi her türlü belalardan, musibetlerden uzak eyle. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cennet olan Ramazan’ı hayırlı eyle Ya Rabbi" duasına amin dedi. Okul yönetimi ve velilerin iş birliğiyle gerçekleştirilen imece usulü iftar programı, yalnızca bir yemek organizasyonu olmanın ötesine geçerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ramazan ayının manevi ikliminde aynı çatı altında buluşan öğrenciler ve aileler, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.