GÜNDEM - 29 Nisan 2025 Salı 14:34

Kocadere şehitleri anıldı

A
A
A
Kocadere şehitleri anıldı

Yalova’nın Çınarcık ilçesinin Kocadere köyünde 29 Nisan 1921 tarihinde Yunan işgal kuvvetleri, Rum ve Ermeni çeteleri tarafından katledilen 830 şehit düzenlenen törenle anıldı.


Kocadere şehitlerini anma programı, Kocadere İlkokulu önündeki yürüyüşle başladı. Yürüyüşün ardından Kocadere Şehitliği’nde tören düzenlendi. Törende şehitliğe karanfiller bırakılırken 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu ve akabinde İstiklal Marşı okundu. Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından ise İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk şehitler için dua okudu. Programda ardından konuşma yapan Kocadere Köyü Muhtarı Volkan Varol ise 104 yıl önce yaşanan vahşetle ilgili şunları kaydetti:


"1920 yılının nisan ayında üç gün boyunca Şenköy ve Kocadere’de yaşayan Müslüman halka Yunan işgal kuvvetlerinin önderliğinde Rum ve Ermeni çetelerince soykırım yapılmıştır. O yıllarda milli mücadele başlatılmış, eli silah tutan herkes cephelere koşmuştur. Köylerde kadın, çocuk ve yaşlılar kalmıştır. Şenköy ve Kocadere halkından 830 masum insanımız vahşice katledilmiştir. Bir kısmı İstanbul’a gönderilmek vaadiyle Şenköy Engere’deki Rum köyüne götürülmüş, sandallara bindirilmiş, kurşuna dizilmiş, sandallar batırılmış, denizde boğularak ve türlü işkenceler yapılarak katledilmiştir. Bir kısmı Kocadere’de şu an bulunduğumuz yerde Bekir onbaşının 2 katlı evine doldurulmuş, üzerlerine gaz dökülüp, ateşe verilmiş, diri diri yakılmıştır. Kaçmaya çalışanlara türlü işkenceler uygulanmış bebekler süngülerin ucuna takılıp cansız bedenleri gezdirilmiş, hatta ufak bir çocuğun ağzından ve burnundan gaz döküp yaktıkları ve bu işkenceleri yaparken kahkaha atıp dans ettikleri görgü tanıklarınca nesilden nesile aktarılmıştır. Burada yaşana bir cephe savaşı değildir. Savunmasız masum insanlara yapılan insanlık dışı bir vahşettir, açıkça soykırımdır".


Çınarcık Kaymakamı Oğuzhan Erdi Atak ise yaşanan soykırımı unutmadıklarını ve unutturmayacaklarını belirterek, "Bugün burada insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen, Kocadere katliamına şehit düşen 830 vatandaşımızı rahmetle, minnetle ve büyük bir hüzünle anmak için toplandık. Takvimler nisan 1921’i gösterdiğinde Kocadere köyünde eşi benzeri görüşmemiş bir vahşet yaşandı. Ordularımızdan kaçan korkak Yunan milisleri silahsız, savunmasız çoğu kadın ve çocuk olan vatandaşlarımızı yakarak, boğarak ve zülüm ederek canice katledip şehit etmişlerdir" diye konuştu.


Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından şiirler okundu.


Program köy meydanında Mehter Takımı konseriyle devam etti. Sonrasında ise katılımcılara ikramlarda bulunuldu.


Öte yandan, şehitler için Kocadere Merkez Camii’nde mevlit okutuldu.


Törene, Vali Hülya Kaya, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Garnizon ve Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanı Tuğamiral Mehmet Tahir Göncüoğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Soygüzel, Çınarcık Belediye Başkanı Avni Kurt, Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele, Teşvikiye Belediye Başkanı Mustafa Nurten, Koru Belediye Başkan Kamil Yaman, Esenköy Belediye Başkanı Mehmet Temel, İl Jandarma Komutanı Albay Ercan Altın’ın yanı sıra siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı.



Kocadere şehitleri anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt’ta yüz gerdirme ameliyatında ihmal iddiası İstanbul Beylikdüzü’nde yaşayan 42 yaşındaki Sibel Yiyin, dün Esenyurt’ta özel bir hastanede girmiş olduğu yüz gerdirme ameliyatından saatler sonra hayatını kaybetti. Aile, hastanenin ihmali olduğunu iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Olay, Esenyurt’ta bulunan özel bir hastanede meydana geldi. İddiaya göre, Beylikdüzü’nde yaşayan 42 yaşındaki Sibel Yiyin, 15 Şubat tarihinde Esenyurt’ta bulunan özel bir hastaneye giderek karın gerdirme operasyonu geçirdi. Yiyin, aynı hastaneye dün yüz gerdirme ameliyatı için gitti. Saat 15.00 sıralarında ameliyata giren kadının 17.00 sıralarında operasyonu tamamlandı. Ardından genç kadının nefes darlığı çekerek komaya girdiği öğrenildi. Koma sonrası kalbi duran Sibel Yiyin yoğun bakıma alındı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen talihsiz kadın kurtarılamadı. Yiyin’in ailesi ise kızlarının ölüm haberini akşam 22.00’de alarak apar topar hastaneye gitti. Ölümü şüpheli bulan aile yakınları savcılığa suç duyurusunda bulunarak özel hastaneden şikayetçi oldu. Hayatını kaybeden kadının cesedi ise otopsi işlemlerinin ardından Adli Tıp Kurumu morgundan alındı. 13 gün içerisinde 2 ameliyat Yüz gerdirme ameliyatı için özel hastanede bulunan Sibel Yiyin’in 13 gün önce yine aynı hastanede karın gerdirme ameliyatı olduğu bilgisine ulaşıldı. Ailesinin iddiasına göre 15 Şubat’ta operasyonu gerçekleştirilen Yiyin, 18 Şubat’ta da taburcu olmuştu. Ameliyattan çıktıktan sonra yoğun bakıma alıyorlar Kızının ameliyat sürecinden bahseden baba, "Bundan 12 gün önce karın gerdirme ameliyatı olmuş, bizim haberimiz yok. Dün de yüz gerdirme ameliyatı için hastaneye başvurmuş, ameliyatı yapılmış. Ameliyattan çıktıktan sonra yoğun bakıma alıyorlar. Komaya girdiğinde nefes alma güçlüğü, solunum yetmezliği tespiti koyuyorlar. Buna bağlı olarak da kalbi duruyor. Kalbine müdahale ettiğini söylüyor ama kardiyoloji tarafından mı edilmiş yoksa normal hemşire tarafından mı edilmiş, onun bilgisi bizde yok" dedi. Yüksek dozdan narkoz verilerek ameliyat gerçekleştirildi Kızının ölümü hakkında konuşan acılı baba Murat Yiyin, "Tansiyon hapları çantasından çıktı. Tansiyon hapı kullanıyor, tansiyonu yüksek, hipertansiyonu var. Buna rağmen bu ameliyatı 10 gün içerisinde 2 kez yüksek dozdan narkoz vererek gerçekleştiriyorlar. İkinci ameliyatı yüksek narkoz vererek gerçekleştiriyorlar. Benim tahminim narkozdan çıkamıyor" dedi. Ameliyat olacağından haberimiz yoktu Kızının ameliyatından haberi olmadığını söyleyen baba, "Haberimiz yoktu ameliyata gideceğinden. Bir gün önce konuşmuştum. Annesine nörolojiden randevu alacaktı. Tamam baba, ben randevuyu alırım, onu ben götürürüm diye konuştuk. İkinci günde kendisi ameliyata girdi. Bizim bundan haberimiz yok" dedi. Çok şüpheli durumlar var Şüpheli durumlar olduğunu söyleyen baba, "Herhangi bir telefon numarası alınmamış hastane tarafından. Herhangi bir yakını çağrılmamış. Herhangi bir adres alınmamış. Refakatçi alınmamış. Anestezili bir ameliyat gerçekleştireceksin. Hastane olarak sen bunları yapmak zorundasın. Bunları yapmazsan işte böyle hasta vefat eder, başın da ağrır" dedi. Biz ihmaller var diye düşünüyoruz Kızının ölümünde ihmaller olduğunu söyleyen baba, "İhmaller var diye düşünüyoruz. Biz bunun araştırmasının yapılmasını istiyoruz. Savcılığa gereken bilgiyi verdik. Savcılık geldi, gerekli evrakları toparladı. Sonucunu bekliyoruz" dedi. Ben böyle olduğuna inanmıyorum Kızının ölüm haberini aldıktan sonra doktorların kendisine yanlış bilgi verdiğini iddia eden Murat Yiyin, "Kızım vefat ettikten sonra hastane bize bilgi verdi, yoğun bakımda olduğunu söyledi. Hastaneye ulaştığımızda doktorlar, anestezi ve ameliyat eden doktor, kızımızın ameliyattan sonra bilinci yerine geldiğini, konuştuklarını fakat bir müddet sonra solunum yetmezliğinden komaya girdiğini, yoğun bakıma aldıklarını ve kalbinin durduğunu, geriye döndüremediklerini ifade etti. Fakat şüpheli, ben böyle olduğuna inanmıyorum" açıklamasında bulundu. Kesiyorlar, biçiyorlar, vefat etti diyorlar Kızının ameliyatı öncesi kimseye haber verilmediği hakkında sitemini tekrarlayan baba, "Ameliyattan çıktıktan sonra bizim haberimiz yoktu. Zaten ameliyat olduğundan da haberimiz yoktu. Kendi başına gidiyor. Doktorlar ne bir yakınının telefonunu alıyorlar ne bir yakınının adresini alıyorlar ne refakatçi istiyorlar. Kendi başlarına ameliyata alıyorlar, kesiyorlar, biçiyorlar, vefat etti diyorlar, başınız sağ olsun diyorlar" ifadelerini kullandı. Bize 22.00 sularında vefat ettiğini söylediler Kızının ameliyatı ve ölüm saatinden de bahseden baba, "Doktorların ifadesine göre 22.00 sularında vefat ettiğini söylediler. Ameliyata 15.20 sularında giriyor, 17.00 sularında ameliyattan çıkıyor. 27 Şubat Cuma akşamı saat 22.00’de vefat ettiğini söylediler" dedi. Yüzünde yarık oluşuyor, bu insan nasıl konuşabilir Ameliyat sonrası doktorların kızınız konuştu iddiasının doğru olmadığını düşünen baba, "Doktorların ifade ettiğine göre ameliyattan çıktıktan sonra kendine geldi ve konuştuk. Bir insan diş çektiriyor, konuşamıyor. Bu 30 santimetre uzunluğunda cildinde, yüzünde yarık oluşuyor. Bu insan nasıl konuşabilir. Bu şüpheli değil mi. Böyle bir konuşma olabilir mi, gerçekleşebilir mi. Ben inanmıyorum. Doktorlar kendini korumak, kurtarmak için böyle söylüyorlar" şeklinde konuştu. Öte yandan, Sibel Yiyin’in cenazesin yarın Beylikdüzü’nde bulunan Mevlana Camii’nde öğle namazı sonrası kılınacak cenaze namazının ardından İstanbul’da defnedileceği öğrenildi.