POLİTİKA - 19 Ocak 2024 Cuma 16:37

Yalova’da Mavi Vatan’a 4 yeni güç

A
A
A
Yalova’da Mavi Vatan’a 4 yeni güç

Yalova’nın Altınova ilçesindeki Sefine Tershanesinde “Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Savunma sanayimizin sağladığı teknolojik kabiliyetlerin bir araya gelmesiyle kahraman ordumuz, terör örgütünün hareket kabiliyetini bitme noktasına getirmiştir" dedi. İnsansız hava araçları gibi Marlin, insansız deniz aracının da Türk donanmasına önemli katkılar sağlayacağını belirten Güler, "Yerli ve milli silah sistemlerimizle teçhiz edilen şanlı ordumuz, geniş bir coğrafyada aktif roller üstlenirken müzakere masalarının mimarı ülkemiz küresel bir aktör haline dönüşmüştür" diye konuştu.



Yalova’da “Yeni Deniz Platformları ile insansız deniz aracı Marlin’in hizmete alım törenine katılan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, günün ilk saatlerinde Türkiye’nin bilim ve uzay alanındaki ilerlemesinin yeni bir adımına büyük bir gurur ve heyecanla şahitlik ettiklerini belirterek, "İlk kez bir Türk vatandaşımız Hava Kuvvetlerimizin seçkin bir personeli olan Albay Alper Gezeravcı, uzay bilim misyonumuz çerçevesinde uzay yolculuğuna çıktı. Bu yolculuk Türkiye Yüz yılında gerçekleştireceğimiz uzay çalışmaları için kıymetli ve tarihi bir adım olmuştur. Bu vesileyle Albay Alper Gezeravcı’ya ve onu takip edecek ufku geniş Türk gençlerine başarılar diliyor, onların asil milletimizin umudu olarak ülkemizi çok daha ileriye taşıyacaklarına yürekten inanıyorum" dedi.



Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde önemli ilerlemeler gerçekleştirdiğine dikkat çeken Güler,


"Bunun arkasındaki temel etken şüphesiz ki sizin liderliğinizde ortaya konulan güçlü siyasi irade ve savunma sanayine sağlanan destektir. Her alanda tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız bu yolda ülkemiz yerli ve milli kaynaklarımızı kullanarak başlattığı teknoloji hamlesiyle, başta savunma sanayi olmak üzere birçok platformda kendi kendine yeter bir konuma ulaşmıştır.


Nitekim yerli ve milli silah sistemlerimizle teçhiz edilen şanlı ordumuz, geniş bir coğrafyada aktif roller üstlenirken ülkemiz müzakere masalarının mimarı ve vazgeçilmez bir üyesi olarak uluslararası alandaki etkisini arttırmış küresel bir aktör haline dönüşmüştür. Ayrıca bugün kendi imkanlarımızla tasarlayıp ürettiğimiz ve sahada kendini kanıtlayan sistemlerimizin uluslararası ortamda da kabul görmesi ve her geçen gün marka değerini arttırması gurur vericidir. Bu yüksek seviyeye ulaşmamızda zatı aliniz engin belirleyici bir faktör olmuştur" dedi.



"Savunma sanayimizin sağladığı teknolojik kabiliyetler ile kahraman ordumuz terör örgütünün hareket kabiliyetini bitme noktasına getirmiştir"


Savunma sanayinin katkısının Türk Silahlı Kuvvetlerinin özellikle terörle mücadelede yurt içi ve sınır ötesindeki operasyonlarda elde ettiği başarılarda açıkça görüldüğünü ifade eden Güler, "Personelimizin kahramanlığı ve savunma sanayimizin sağladığı teknolojik kabiliyetlerin bir araya gelmesiyle kahraman ordumuz harekat sahasında büyük bir üstünlük sağlamış ve terör örgütünün hareket kabiliyetini bitme noktasına getirmiştir. Mehmetçiğin karşısında aciz kalan ve çaresizliğe mahkum olan alçak teröristler son çırpınışlarını vermektedirler.


Ancak teröre karşı sürdürdüğümüz amansız mücadelemizde maalesef şehitlerimizde oluyor. Acımız büyük olsa da evlatlarımızın intikamını almak için kudretimiz daha büyük irademiz ve kararlılığımız ise tamdır. Bu vesileyle hain terör örgütünün son saldırılarında şehit olan silah arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum" dedi.



Kutsal vatan topraklarını ve sınırları teröristlerden korumaya çalışırken mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatleri en iyi şekilde muhafaza etmek için faaliyetleri aralıksız olarak sürdürdüklerini dile getiren Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Bu kapsamda deniz ve hava gücümüzü daha da kuvvetlendirmek için büyük gayret sarf ediyor. Bugün de şahit olduğumuz üzere üstün gayretlerimizin karşılığını birer birer alıyoruz. Hizmete giren gemilerimiz ve insansız deniz aracımız, askeri ve sivil tersanelerimizin omuz omuza çalışarak ortaya koyduğu başarının en güzel örnekleridir. Bu gemilerimizle birlikte, deniz kuvvetlerimizin harekat kabiliyeti ve etkinliği daha da artacaktır. Aynı şekilde operasyonlarda yoğun bir şekilde kullandığımız insansız hava araçlarımız gibi Marlin, insansız deniz aracımızda şanlı donanmamıza önemli katkılar sağlayacaktır. Savunma sanayi alanında güçlü ve bağımsız olamayan milletlerin istikballerine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Bu doğrultuda sürekli daha ileri gitmek ve sürekli daha gelişmişini üretmek mecburiyetindeyiz. Elde edeceğimiz her başarıyı bir sonraki büyük ve güçlü adımın öncüsü olarak görüyoruz. Çok iyi biliyoruz ki başarı bir yolculuktur. Bir varış noktası değildir. Cumhuriyetimizin ikinci asrında başladığımız bu kutlu yolculukta sizin liderliğinizde ve Türkiye Yüz Yılı hedeflerimiz doğrultusunda ecdadımıza yakışır yeni başarıları tarihimizin altın sayfalarına yazdırmak en büyük hedefimizdir. Bu anlayışla Milli Savunma Bakanlığı olarak yerli ve Milli sanayimizin geliştirilmesi dahil ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gece gündüz demeden çalışmaya, daha büyük, daha güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz" diye konuştu.


Güler sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Ayrıca 34 yıl önce 20 Ocak tarihinde hür ve bağımsız Azerbaycan için Bakü’de barışçıl bir şekilde gösteri yaparken acımasızca katledilerek şehadet makamına ulaşan can kardeşlerimizi rahmetle yad ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kahraman bahriyelilerimize de diyorum ki, denizleriniz sakin, provanız neta, yolunuz ve bahtınız açık olsun."



Yalova’da Mavi Vatan’a 4 yeni güç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Tekin: "Çocuklarımızın ve gençlerimizin birbirine daha dikkatle baktığı iklimi kuvvetlendirmek zorundayız" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Çocuklarımızın ve gençlerimizin birbirine daha dikkatle baktığı, dinlerken hakkaniyeti elden bırakmadığı, konuşurken hatırı gözettiği, ortak hayatın hukukunu daha derinden hissettiği bir iklimi kuvvetlendirmek zorundayız" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli/Gölbaşı’nda gerçekleştirilen programda konuşan Tekin; Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirtti. Toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren bu tür buluşmaların toplumsal uzlaşıya katkı sağladığını ifade eden Tekin, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Eğitimin toplumsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Tekin, Türkiye’yi asırlardır bir arada tutan şeyin farklı milletlerin birbirini yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmasından kaynaklandığını ifade etti. Ayrıca Tekin, son zamanlarda ABD/İsrail ve İran arasında gerçekleşen savaşta, Türkiye olarak birlik ve beraberlik içerisinde olmaları halinde bu çatışmadan etkilenmeyeceklerini sözlerine ekledi. "Bizi asırlardır bir arada tutan şey, birbirimizi yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmamızdır" Programda açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, Ramazan ayının farklılıkları bir araya getirdiğini belirterek, "Bizi asırlardır bir arada tutan şey, birbirimizi yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmamızdır. Bir komşunun sevincine gönülden ortak olmak, konuşurken hatırı elden bırakmamak, ayrılığı husumetin ateşine çevirmeden yol yürümektir. Bu millet, ayakta kalma gücünü buralarda buldu, bugün de aynı kudretle yolunu tayin ediyor. Farklılıkları çatışmanın malzemesi haline getiren bir mizaç, bu millete hiçbir zaman istikamet vermedi. Anadolu’nun irfanı da buradan süzüldü, gönüller arasına duvar örmek yerine araya bir hukuk, bir hatır, bir muhabbet yerleştirdi. Bu milletin hafızası, bu inceliği hayatın akışı içinde yoğurdu. Aynı pazarda alışveriş eden, aynı mahallede yaşayan, aynı şehrin sevincine de kederine de ortak olan insanlar; gündelik hayatın sayısız temas noktasında birbirinin hukukunu gözeterek olgunlaştı. Dergahlar, ahi meclisleri, ocaklar, cem meclisleri ve haneler, insanların bir araya geldiği yerler olmanın ötesine geçip konuşma adabının, görüş ayrılığını edep içinde taşıyabilmenin, emanete riayet etmenin ve komşuluk hukukunun terbiye edildiği menziller haline getirdi. Bu coğrafyanın toplumsal nizamı da bu şekilde kuruldu. Kalp kırmayı ziyan sayan, kul hakkını vebal bilen, muhatabını incitmeden hakikate yaklaşmayı edep kabul eden bir hayat anlayışıyla derinleşti" ifadelerine yer verdi. "Bugün bize düşen, asırlardan süzülüp gelen bu inceliğin hayattan çekilmesine izin vermemektir" Son günlerde ABD/İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmanın bölgeyi istikrarsızlaştırdığını ve Türk toplumu olarak bu sıcak çatışmadan milli beraberlik ve kardeşlik duygularıyla çıkmanın mümkün olacağını vurgulayan Tekin, "Bugün bize düşen, asırlardan süzülüp gelen bu inceliğin hayattan çekilmesine izin vermemektir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin birbirine daha dikkatle baktığı, dinlerken hakkaniyeti elden bırakmadığı, konuşurken hatırı gözettiği, ortak hayatın hukukunu daha derinden hissettiği bir iklimi kuvvetlendirmek zorundayız. Hatır bilen, emanet taşıyan, ölçü gözeten, muhatabının haysiyetini incitmeden yol yürüyen bir nesil yetiştirmediğimiz sürece; elinizde imkan da olsa, bilgi de olsa, başarı da olsa eksik bir nokta kalacaktır. Bu millet nice badireyi, tam da böyle zamanlarda içinden çıkardığı vakar, basiret ve irfanla aştı. Kırılan yeri onaran, mesafeyi azaltan, gönüller arasında yeniden yol açan kuvveti kendi içinde bu dinamiklerle buldu. Bugün de ihtiyaç duyduğumuz şey, işte bu irfanı yeniden hayatımızın merkezine alabilmektir. Birbirimizi daha hakkaniyetli bir biçimde dinleyebildiğimiz, hatırı ve hukuku zedelemeden konuşabildiğimiz, ortak hayatı daha derin bir şuurla taşıyabildiğimiz ölçüde istikametimiz de güç kazanacaktır" diye konuştu. "Ağır sarsıntıların yaşandığı bölgemizde, milli birliğimiz ve iç cephemiz daha da güçlü olmak durumundadır" Türkiye’deki iç cepheyi takip etme yolunda kararlı irade sergileyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye şükranlarını sunan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ağır sarsıntıların yaşandığı bölgemizde, milli birliğimiz, kardeşlik zeminimiz ve iç cephemiz daha da güçlü olmak durumundadır. Bu vesileyle iç cepheyi takip etme yönünde kararlı bir irade sergileyen sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve sayın Devlet Bahçeli’ye huzurlarınızda bir kez daha şükranlarımı arz ederim. Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz de bu iradeyi gelecek kuşaklara yöneltecek bir kararlılık içerisinde hareket ediyoruz. Bütün derdimiz Anadolu’nun mayasında var olan, Anadolu’nun mayasını oluşturan, Anadolu’da birliği ve beraberliği temsil eden bu kültürü, gelecek kuşaklara aksettirmek. Bu vesileyle milli birliğimizi ve beraberliğimizi en güçlü temsil ettiğimiz dönemlerden olan Ramazan ayını da okullarımızda öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimizle ve coşkulu bir biçimde karşıladık." Programa vakıf yöneticileri, akademisyenler ve davetliler de katıldı. İftar programı, ramazan ayının manevi atmosferi içinde yapılan müzik dinletisi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.