YEREL HABERLER - 04 Ocak 2017 Çarşamba 13:04

Yeni kimliklere Vali, Belediye Başkanı ve Rektör birlikte başvurdu

A
A
A
Yeni kimliklere Vali, Belediye Başkanı ve Rektör birlikte başvurdu

Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan ve Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey nüfus cüzdanlarının yerini alacak yeni çipli kimlik kartı için başvuruda bulundu.
Yozgat’ta 2017 yılı ile birlikte yeni çipli kimlik kartı uygulaması hayata geçti. Yozgat İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nde düzenlenen programda Yozgat halkına örnek olmak ve işlemlerin hızlandırılması için Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan ve Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey yeni kimlik kartları için başvuruda bulundular.
Yeni kimlik kartı uygulaması işlemlerinin hızlanması ve örnek olunması için gerçekleştirilen programda açıklamalarda bulunan Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, “Teknolojik çağa uygun bir şekilde, parmak izli ve her şeyin elektronik ortamda garanti altına alındığı, güvenli bir nüfus cüzdanı verildi. Tabi bunun üzerinde Nüfus Genel Müdürlüğü’nün uzun yıllar çalıştığını biliyorum. Halkımızı bu konuda daha hassas duyarlı olmaya çağırıyorum. Zira nüfus cüzdanları güvenlik açısından yanlış yerlerde kullanılabiliyor. Artık bunun önüne geçilebilecek. Parmak izi içerisinde kayıtlı ve imzalı. Kimlik kartının üzerindeki fotoğrafı söküp başka bir fotoğrafı koyma şansınız yok. Dolayısıyla çağın gereklerini nüfus cüzdanlarımızda görmüş oluyoruz. Teknoloji insanlara bir sürü nimetler sunuyor ama bu nimetlerin yanında bunların güvenliklerinin alınması lazım. Nüfus Genel Müdürlüğü yaptığı bu çalışmayla da bizi bir bakıma emniyete almış oldu” dedi.
Yeni kimlik kartlarının duyulması açısından kimliklerini değiştirdiklerini söyleyen Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, “Nüfus Müdürlüğümüzün yeni bir uygulaması başladı. Teknoloji gelişiyor, değişiyor. Bu manada kimlik kartları teknolojinin gereği olarak yenilendi. Bunun getireceği birçok kolaylıklar var. Hayatı biraz daha kolaylaştıracak. Aynı zamanda uluslar arası sistemle de entegrasyon sağlanmış olacak yeni nüfus cüzdanlarıyla birlikte. Biz de yeni yılın ilk günlerinde kamu yöneticileri olarak geldik. Halkımızı da buna teşvik etmek için nüfus cüzdanlarımızı değiştirdik” şeklinde konuştu.
Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise yaptığı açıklamada “Şartlar değişiyor, ülke her konuda elektronik ortama geçiyor. Dolayısıyla yeni kimlikler hayatı kolaylaştırma adına çok daha önemli ve güvenli olacak. Kimlik değiştirme konusunda yığılmaya sebep olunmaması için vaktinde başvurulması ve işlerin vaktinde bitmesi çok önemli. Bizler vatandaşlarımıza örnek olmak suretiyle bu işe şimdiden başladık” görüşlerine yer verdi.
Konuşmaların ardından Yozgat Valisi Yurtnaç, Belediye Başkanı Arslan ve Rektör Karacabey’in fotoğrafları, bilgileri ve parmak izleri ile yeni kimlik kartı için yaptıkları başvuruları tamamlanarak kartların çıkarılması için merkeze gönderildi.
Diğer yandan ise yeni kimlik kartı için başvuruda bulunan vatandaşların Yozgat İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nde yoğunluk oluşturduğu gözlendi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.