YEREL HABERLER - 08 Ocak 2017 Pazar 12:48

Sarıkamış Şehitleri Yozgat’a anıldı

A
A
A
Sarıkamış Şehitleri Yozgat’a anıldı

Yozgat’ta Sarıkamış Şehitlerini anma etkinlikleri kapsamında Gençlik Hizmetleri ve Spor il Müdürlüğünce yürüyüş düzenlendi. Sarıkamış Harekatı’nda şehit olan 90 bin asker için yüzlerce kişi, kar altında Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Yozgat Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü önünde bir araya gelen aralarında Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürü Oğuzhan Güneşer, Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Şahin Kılınçarslan ile kurum müdürleri ile öğrenciler tekbir ve türküler eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdüler.
Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan grup Sarıkamış Şehitleri için saygı duruşunda bulundu ve İstiklal marşı okudu. Yozgat Gençlik Hizmetleri Müdürü Oğuzhan Güneşer yaptığı konuşmada “Bugün burada bu toprakların vatan olma uğrunda canlarını feda eden şühedaları anmak üzere burada toplanmış bulunuyoruz. Hepsinin ruhu şad olsun’’ açıklamalarında bulundu.
Sarıkamış Harekâtının gençlerin geçmişini öğrenmeleri adına önemli olduğuna değinen Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise “Tarihimizin her anı önemli olaylarla doludur. Bu olaylar içerisinde bazıları var ki unutulmaz ve unutulmaması gerekir. Sarıkamış şehitleri bunlardan biridir. İstiklal Savaşı yıllarımızın en önemli olaylarından ve gençliğimizin mutlaka bilmesi gereken kendilerini bir Türk evladı olarak bu memleketin değerlerini koruma adına, kimliklerini bilmeleri ve anlamaları açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Bugün üniversite gençliğinin, lise gençliğinin burada olması özellikle tarih bilinci oluşması ve çocuklarımızın tarihlerine sahip çıkmaları adına çok önemli bir olaydır. Geçmişimizi iyi bilir iyi değerlendirirsek geleceğimizi ona göre kurgular ve ona göre koruruz. Bu memleketin geleceğinin korunması ve bu vatanın Türk yurdu olarak devam etmesi, gençliğimizin geçmişini çok iyi bilmesine bağlıdır. Sarıkamış bu manada unutulmaması gerek olaylardan biridir. Sarıkamış şehitleri her zaman anılmak zorundadır. Allah hepsine rahmet etsin” dedi.
Rabia Güneş isimli öğrenci ise “Çok mutluyum. Onların neler yaşadığını anlayabiliyoruz, ama onların yaşadıklarını yaşamıyoruz. Bizim elimizde eldiven, başımızda şapkamız var. Onlarda hiçbir şey yoktu. Şu an duygusal anlar yaşıyoruz. Hepsinin mekanları cennet olsun. Unutmayacağız, unutturmayacağız” şeklinde konuştu.
Fazilet Efe isimli öğrenci ise “Sarıkamış’ta donarak ölen şehitlerimizi anmaktan ve burada olmaktan çok mutluyum. Bu hissi burada yaşayabilmek ve yaşatabilmek çok güzel. Mili bilincin uyandığını gördüğümüz için gurur duyuyoruz” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından şehitler için Kuran-ı Kerim okundu ve İl Müftüsü Sahil Sezik şehitler için dua etti. Duanın ardından ise programa katılanlara salep ikramında bulunuldu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.