POLİTİKA - 04 Mart 2017 Cumartesi 13:04

Adalet Bakanı Bozdağ: “Türk Adalet Bakanının konuşturulmaması Alman demokrasisine aykırıdır”

A
A
A
Adalet Bakanı Bozdağ: “Türk Adalet Bakanının konuşturulmaması Alman demokrasisine aykırıdır”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye Adalet Bakanının konuşturulmaması Alman demokrasisine, Almanya’da hakim olan insan haklarına aykırıdır” dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye Adalet Bakanının konuşturulmaması Alman demokrasisine, Almanya’da hakim olan insan haklarına aykırıdır” dedi.
Adalet Bakanı Bozdağ, Almanya’nın Gaggenau kentinde katılacağı ve konuşma yapacağı toplantının iptal edilmesine ilişkin Yozgat’ta açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin Adalet Bakanı’nın Almanya’da konuşturulmamasının, Alman demokrasisine ve insan haklarına aykırı olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Bu müdahaleyi Alman istihbaratı mı yaptı yoksa federal hükümet mi yaptı onu müdahaleyi yapanlar daha iyi bilir. Hayatın olağan akışına baktığımızda bir müdahale olması çok açık. Bu müdahale sonucu belediye bu toplantıyı iptal etmiştir. Bize göre toplantının iptali belediyeyi aşan bir irade neticesinde olmuştur. Ve aynı iptalin Sayın Nihat Zeybekçi’nin toplantıyı yapacağı yerde olması, bu iradenin ortak bir irade olduğunu her yerde geçerli bir irade olduğunu da açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bunu belediyenin aldığı bir karar olarak görmüyorum. Bunu belediyeye aldırılan bir karar olarak görüyorum değerlendiriyorum. Sayın Merkel biz ifade hürriyetine saygılıyız diyor. Bu kararda dış işleri bakanı bir etkimiz yok diyor. Ama ikisi de kararı eleştirmiyor. Kararı alan belediye yanlış yapmıştır demiyor. Türkiye adalet bakan bakanının konuşturulmaması alman demokrasisine Almanya’da hakim olan insan haklarına aykırıdır belediye büyük bir yanlış yapmıştır diye bir açıklamaları yok. Böyle bir değerlendirmeleri ikisinin de olmadı. Belediyeyi eleştiren kınayan bu yanlış olmuştur diyen Alman anayasasına, Alman demokrasisine Almanya’da hakim olan özgürlükler düzenine bir leke düşmüştür şeklinde hiçbirinin bir açıklaması yok” dedi.
Bakan Bozdağ, “Ben buradan soruyorum Türkiye Adalet Bakanının konuşturulmaması Sayın Merkel Almanya’daki insan haklarına uygulamasına uygun mudur değil midir. Alman anayasasına uygun mudur değil midir. Almanya’nın taraf olduğu insan hakları sözleşmesine uygun mudur değli midir. Belediye doğrumu yapmıştır yanlış mı. Çok açık bir biçimde Alman hükümeti bu belediyenin tavrını kınamamıştır, eleştirmemiştir, yanlış bulduğunu ifade etmemişlerdir” şeklinde konuştu.
Almanya’ya çağrıda bulunan Bozdağ, “Ben buradan Almanya’ya çağrıda bulunuyorum. Eğer Türkiye’de toplantı yapmak isteyen bir Alman siyasetçi varsa buyursun gelsin dilediği gibi toplantı yapsınlar. Almanya’da da seçimler var. Türkiye’de de oy kullanacak Alman vatandaşları var. Türkiye’nin neresinde istiyorlar gelsinler burada diledikleri şekilde toplantı yapsınlar bizim kapılarımız sonuna kadar açıktır. Bunu çok net bir şekilde ifade ettik aynı şekilde onlar bunları söyleyemiyorlar. Söyleyeceklerini de sanmıyorum çünkü ırkçılık ayrımcılık yabancı düşmanlığı islamafobya gibi Avrupa Birliğinin üzerinde yükseldiği değerlerin düşmanı olan hastalıklar demokrasinin düşmanı olan hastalıklar Almanya’da hızla yayılmaktadır. Bu hastalığa kapılanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Eğer bugün Türk Adalet Bakanlığına yapılan haksızlık karşısında susan Alman siyasetçiler yöneticiler ülkelerinde sürekli artan aşırıcılık karşısında tavır geliştirmezlerse bu anlayış, Almanya’nın her bir tarafını tuttuğu zaman Sayın Merkel bile konuşacak yer bulmakta zorlanabilir. Aşırılıklara karşı demokrasiyi, insan haklarını, hukuku korumak hepimizin görevidir. Bize yapılan uygulama; faşist ve demokratik değerlerin çiğnendiği bir uygulamadır" ifadelerine yer verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’na dans eden insansı robot ilgi odağı oldu MediaMarkt Türkiye, İstanbul’da düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen iş ortaklarıyla bir araya geldi. Yapay zekâ ve omnichannel vizyonunun perakende sektöründeki etkilerinin ele alındığı etkinliğe, sahneye çıkarak Erik Dalı eşliğinde dans eden insansı robot dikkat çekti. Perakende sektörünün dijital dönüşüm, yapay zekâ, müşteri deneyimi ve omnichannel vizyonuyla geçirdiği büyük değişim, MediaMarkt Türkiye’nin düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirildi. İstanbul’da gerçekleşen buluşmaya MediaMarkt Türkiye’nin ülkenin dört bir yanından gelen iş ortakları yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte şirketin vizyonu ve geleceğe yönelik hedefleri paylaşıldı. Geleceğin teknolojileri sahneye çıktı Etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Unitree markasının G1 modeli insansı robotunun sahne performansı oldu. Erik Dalı eşliğinde dans eden robot, katılımcılarla etkileşime girerek etkinliğin en çok konuşulan anlarından birine imza attı. MediaMarkt Türkiye’nin haziran ayında seçili mağazalarında müşterileriyle buluşturmayı hedeflediği Unitree G1 modeli; yapay zekâ destekli yapısıyla kullanıcılarla sohbet edebiliyor, komutları anlayabiliyor ve günlük hayatta ev işlerine yardımcı olabilecek görevleri yerine getirebiliyor. Türkçe ses desteğine de sahip olan robotun ilk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir’deki seçili mağazalarında tüketicilerle buluşturulması planlanıyor. MediaMarkt Türkiye "Deneyim Şampiyonluğu" vizyonunu paylaştı Robotun ardından sahneye çıkan MediaMarkt Türkiye Ticari Operasyonlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Uslukılınç (CCO), yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Perakende sektörü bugün yapay zekâ, omnichannel vizyonu ve değişen müşteri beklentileriyle birlikte büyük bir evrim geçiriyor. Artık mağazalar yalnızca ürün satılan alanlar değil; deneyimin, güvenin ve teknolojiyle birebir etkileşimin merkezine dönüşüyor. MediaMarkt Türkiye olarak biz de mağazacılığı bir ‘deneyim sahnesi’ olarak görüyor ve ’Deneyim Şampiyonluğu’ vizyonumuzla müşterilerimize fiziksel ve dijital dünyayı kesintisiz bir şekilde bir araya getiren bir deneyim sunuyoruz. 4 bini aşkın çalışanımız, 250’den fazla iş ortağımız ve 10 milyon üyeye ulaşan MediaMarkt CLUB ekosistemimizle, Türkiye’de teknoloji perakendesinin geleceğine yön veren markalardan biri olmayı sürdürüyoruz."
Sakarya Sakarya’da aranan 376 kişi yakalandı Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, aranan şahısların yakalanmasına yönelik son bir ay içerisinde yürütülen çalışmalar neticesinde, çeşitli suçlardan hapis cezası ve yakalama kararı bulunan toplam 376 şahıs adalete teslim edildi. Operasyonlarda, hakkında yaklaşık 30 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir hırsızlık firarisi de yakalandı. Sakarya’da huzur ve güven ortamının sağlanması amacıyla İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki birimler tarafından firari şahıslara yönelik operasyonlarda bir aylık süreçte yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, aralarında çok yüksek süreli hapis cezası bulunan şahısların da olduğu geniş bir liste ele geçirildi. Hırsızlık suçundan aranan firariler yakalandı Yapılan çalışmalarda özellikle hırsızlık suçundan uzun süredir aranan ve yüksek oranda kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıslar da yakalandı. Yakalananlar arasında; hırsızlık suçundan 29 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 21 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 21 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 20 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, emniyetin titiz çalışması sonucu yakalandı. Emniyet birimlerinin verilerine göre bir aylık bilançoda; ifade vermeye yönelik aranan 252 şahıs, 0-5 yıl arası cezası bulunan 86 şahıs, 5-10 yıl arası cezası bulunan 18 şahıs ve 10-20 yıl arası cezası bulunan 16 şahıs gözaltına alındı. Toplamda 376 şahsın yakalandığı operasyonlar sonucunda, emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslar adli makamlara sevk edildi. Kesinleşmiş hapis cezası bulunanlar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kastamonu Kastamonu’da ulusal lojistik ve tedarik zinciri ele alınıyor Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi başladı. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde ve Lojistik Derneği (LODER) iş birliğiyle düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi, İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, LODER Başkanı Mehmet Tanyaş ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesinin ardından açılış konuşmalarına geçildi. Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Erol Tekin, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin artık yalnızca bir sektör olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu alanın ülkelerin rekabet gücünü artıran, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve krizlere karşı dayanıklılığı güçlendiren stratejik bir unsur hâline geldiğini ifade etti. Kongre kapsamında lojistiğin farklı boyutlarının ele alınacağını belirten Prof. Dr. Erol Tekin, etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir ise, kongrenin bilimsel iş birliklerini güçlendiren önemli bir platform olduğunu vurguladı. Lojistik faaliyetlerin yalnızca taşımacılıkla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kandemir, küresel rekabet ortamında tedarik zinciri yönetiminin stratejik bir önem kazandığını dile getirdi. Türkiye’de taşımacılığın büyük ölçüde karayolu üzerinden gerçekleştirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kandemir, mevzuat düzenlemeleri, gümrük süreçleri, paketleme ve sigorta sistemlerinin lojistik verimlilik açısından kritik rol oynadığını söyledi. Küresel ticarette özellikle Afrika başta olmak üzere yeni pazarlara yönelik tedarik zinciri modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Kandemir, üniversite-sektör iş birliğinin artırılması ve öğrencilerin ulusal lojistik yarışmalarına katılımının önemine değindi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük de kongrelerin yalnızca akademik bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bilimsel organizasyonlar olduğunu ifade etti. Üniversitenin eğitim faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik projeler yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Küçük, sosyal sorumluluk çalışmaları, öğrenci etkinlikleri ve bilimsel organizasyonlardaki aktif rolün önemine dikkat çekti. Programda konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise, kongrenin yalnızca bir sektör buluşması olmadığını sürdürülebilir üretim, doğal kaynakların korunması ve bölgesel rekabet gücü açısından önemli çıktılar ortaya koyacağını ifade etti. Kastamonu’nun zengin orman varlığı sayesinde Türkiye’de "ormancılığın başkenti" olarak anıldığını belirten Baltacı, orman ürünleri tedarik zincirinin ham maddeden nihai kullanıcıya kadar stratejik bir yapı oluşturduğunu söyledi. Başkan Baltacı, ayrıca dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve entegrasyonun geleceğin lojistik sistemlerini şekillendireceğini belirterek akıllı lojistik sistemleri, düşük karbonlu taşımacılık ve veri temelli planlamanın sektörün yeni yol haritası olduğunu vurguladı. Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı ise, lojistiğin yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Ulaşımın temel bir hak olduğuna dikkat çeken Kubalı, insanların ürünlere, hizmetlere, eğitime, sağlığa ve adalete erişiminin güçlü lojistik altyapıları sayesinde mümkün olduğunu ifade etti. Sürdürülebilir, çevre dostu ve insan odaklı ulaşım politikalarının önemine değinen Kubalı, kongrenin Kastamonu’nun ulaşım ve lojistik vizyonuna katkı sağlayacağını dile getirdi. Akademi ile sektör temsilcilerini bir araya getiren kongre kapsamında üç gün boyunca lojistik yönetimi, sürdürülebilir tedarik zincirleri, dijital dönüşüm, yeşil lojistik uygulamaları ve bölgesel kalkınma başlıklarında bilimsel oturumlar gerçekleştirilecek.
Hakkari Yüksekova’da Dünya Çiftçiler Günü kutlandı Hakkari’nin Yüksekova Ziraat Odası, Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlediği programda ilçenin tarımsal potansiyelive bölge ekonomisindeki yeri ele alındı. Verimli ovaları, geniş meraları ve su kaynaklarıyla bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olan Yüksekova’da, son yıllarda özellikle sebze üretimi, seracılık ve yem bitkisi ekiminde kaydedilen artış dikkat çekiyor. İlçede yetiştirilen doğal ürünler, yerel pazarların yanı sıra çevre illere de sevk edilerek bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Programa katılan Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, ilçenin zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu belirterek, üretime verilen desteğin artarak devam edeceğini vurguladı. Kaymakam Akın, "Şu anda tükettiğimiz pek çok nimet bu topraklarda yetişiyor. Burası o kadar zengin bir coğrafya ki, bunun meyvelerini her geçen gün daha fazla toplayacağız. Çiftçilerimiz oldukça atılgan ve üretmeyi seviyor. Bizler de devlet olarak desteklerimizi esirgemeyeceğiz. İnanıyoruz ki ileriki dönemlerde domatesimizi, salatalığımızı ve biberimizi tamamen kendi imkanlarımızla yetiştireceğiz" dedi. Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen ise çiftçilerin emeğinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade etti. Üretimin her geçen yıl büyüdüğünü belirten Geçirgen, "Davetimize icabet eden tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Bizler her zaman çiftçilerimizin yanındayız ve onları başımızın tacı olarak görüyoruz. Çiftçilerimiz ürettikçe bizler toplum olarak daha güçlü olacağız" diye konuştu.