KÜLTÜR SANAT - 04 Şubat 2019 Pazartesi 12:06

Sınırları Çizen Kadın ‘Gertrude Bell’

A
A
A
Sınırları Çizen Kadın ‘Gertrude Bell’

Yakın tarih alanında yaptığı başarılı çalışmalarla ve yazdığı kitaplarla alanında ün salan Bozok Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Yakın tarih alanında yaptığı başarılı çalışmalarla ve yazdığı kitaplarla alanında ün salan Bozok Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, ‘Sınırları Çizen Kadın’ isimli yeni kitabı ile Orta Doğu’nun şekillenmesinde etkili olan tarihteki ilk resmi kadın ajan Gertrude Bell’i bilimsel kaynaklara dayanarak anlattı.


Ortadoğu’nun sınırlarının şekillenmesinde İngiliz Ajan Gertrude Bell’in önemli rolü olduğuna dikkat çeken Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, ‘Sınırları Çizen Kadın’ isimli kitabını 2 yıllık bir çalışma sonunda hazırladığını söyledi. Kitabın hazırlanmasında tamamen bilimsel kaynaklardan yararlandığını açıklayan Karaca, “Bu iki yıllık sürede İngiliz ve Osmanlı arşiv belgelerini kullandık. Arşivdeki gazeteleri, bu kadının yazmış olduğu mektupları tuttuğu 3 bin 750 sayfa günlüğünü ve mektuplarını gün gün inceledik. Karşılaştırdık. Temelde kendi öz verilerini kullanarak bir çalışma yaptık. Dediğim gibi bu eser, Türkiye’de hatta iddialıyım Dünyada bilimsel kaynaklara dayanarak hazırlanan ilk çalışma diyebiliriz. Dünya genelinde de Gertrude Bell ile ilgili çalışmalar vardı ama hepsi roman tarzıydı. Anlatımlar kaynaksız, roman tarzındaydı. Bu denli bilimsel nitelikli bir çalışma yoktu. Hepsi İngiliz ve Amerikalı yazarların Türklere karşı duydukları kinin bir yansıması olarak kaleme alınmıştı. Hep yanlış bilgiler üzerine bina edilmiş şekilde olayları abartılı ve yönlendirme yaparak anlatmışlar. Zaten çoğu zaman da onları düzeltmek zorunda kaldım eserimde. Çalışmamın bu açıdan dünya çapında bir değer taşıdığına inanıyorum. Bu çapta bir çalışma yapılmamıştı” dedi.


Gertrude Bell’in tarihteki ilk resmi kadın ajan olduğunu ve Türklerin bu ajanı iyi bilmeleri gerektiğini belirten Karaca, “Sınırları Çizen Kadın İngiliz casus Gertrude Bell Dünya Tarihinin ilk kadın casusudur. İngiltere menşelidir. Hem dünya casusluk tarihi hem de Osmanlı Devleti sürecinde çok etkin rol oynamıştır. Osmanlı Devletinin parçalanması, Ortadoğu ve Arap coğrafyasının yeniden şekillenmesindeki en önemli aktörlerden birisi olması nedeniyle de Türkler açısından çok önem arz ediyor. Türklerin bu kadını iyi tanıması sağlamak, İngiliz İstihbarat Servisi içindeki faaliyetlerinin bilinmesi ve Ortadoğu’nun nasıl şekillendiğinin göz önüne serilmesi için bu kitabı kaleme aldık. Özellikle İngiliz belgeleri ve kendi yazdığı mektup ve günlüklerle çalışmayı şekillendirdik. Bu mahiyette bilimsel olarak Türkiye’de yazılan ilk kitap budur. Belgelere, bulgulara dayalı bir kitap olarak şekillendi. Daha önceden Gertrude Bell hakkındaki bilgiler çok yanlıştı. Bir aşk dolayısıyla Osmanlı’ya duyduğu kin nedeniyle Osmanlı’yı yıkmak istediği gibi gerçek olmayan şeyler anlatılıyordu. Gertrude Bell 1916’dan sonra profesyonel olarak İngiliz gizli servisinin elemanı olarak çalışmaya başladı. Ondan önce İngiliz gizli servisine arkeolog olarak bilgi sağlıyor ama 1916’dan sonra resmen binbaşı rütbesiyle İngiliz gizli servisi elemanı olarak çalışıyor” şeklinde konuştu.


Ortadoğu’nun şekillenmesinde Gertrude Bell’in büyük etkisi olduğunu da hatırlatan Karaca, “İngiltere’nin Irak’ı kurması ve şekillendirme sürecindeki en önemli isim Gertrude Bell’dir. Çünkü Bell 1889’da başlayan arkeoloji ve gezi hayatını bir şekilde Birinci Dünya Savaşı’na kadar Ortadoğu’da devam ettiriyor. Tamamen çölleri geziyor. Ortadoğu’nun hemen hemen her bölgesini geziyor. O bölgedeki halkları tanıyor ve onlar hakkında bir kimlik çıkartıyor. Bu kimlikler üzerinde raporlar hazırlıyor. Yani İngiltere o bölgeye girdiği zaman kimleri kullanacak kimlerle irtibata girecek hangi insanlar üzerinde projelerini yönlendirecek bunları tespit ederek bir yol açıyor. Yani aslında İngiliz işgalinin zeminini bilgi olarak bu şahıs ortaya koyuyor. Mükemmel derecede Arapça biliyor ve 10 farklı dile hakim durumda. Böyle bir kimlikle Ortadoğu’da Irak’ta devletin başına getirilen Kral I. Faysalı tahta oturtan, o bölgedeki Arap aşiretlerini Faysal’ın etrafında toplayan ve Faysal’ın meşruiyetini sağlayan bu kadındır. Yani Faysalı kral yapan isimdir. O kendi yaşadığı dönemde de Irak’ın taçsız kraliçesi olarak tanımlanıyor. Faysalın gayri resmi danışmanıdır. Faysal’ın nasıl hareket edeceğini nasıl politika oluşturacağını şekillendiren bu kadındır” açıklamalarında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."
İstanbul Garanti BBVA’dan melek yatırımcılık eğitimi Garanti BBVA’nın hayata geçirdiği First Venture eğitimleri, startup yatırımcılığına adım atmak isteyen müşterilerini kapsamlı bir eğitim programında buluşturdu. Özellikle melek yatırımcılık odağında yapılandırılmış bu eğitimi hayata geçiren banka, katılımcılara deneyimli uzmanlardan yatırımcı bakış açısını güçlendiren uygulamalı içerikler sundu. Garanti BBVA’nın, melek yatırımcılığa ilgi duyan ve yatırımcılık çerçevesine uygun müşterileri için hayata geçirdiği ‘First Venture: Melek Yatırımcılığı Eğitimi’ başarıyla tamamlandı. Sınırlı kontenjanla kurgulanan program, katılımcılara birebir etkileşim ve derinleşme imkânı sundu. Dört hafta süren programda, startup yatırımcılığına ilgi duyan katılımcılar, melek yatırımcılığın temel ve ileri seviye dinamikleri hakkında teorik ve pratik bilgi alma fırsatı buldu. Hibrit formatta tasarlanan First Venture eğitimleri boyunca ilham veren konuşmalar, vaka analizleri ve startup ekosistemi katılımcılara bütüncül bir bakış açısıyla aktarıldı. Ayrıca her oturumun kaydı, katılım sağlayamayan katılımcılarla da paylaşıldı. Startup ekosisteminde yatırımcı perspektifi ve girişimcilik deneyimiyle tanınan Günce Önür’ün eğitmenliğinde gerçekleşen programda, katılımcılara yatırım stratejisi oluşturmadan portföy yönetimine uzanan kapsamlı bir içerik sunuldu. Dört haftalık melek yatırımcılık eğitimleri Programın ilk haftasında global ve yerel startup ekosisteminin gelişimi ile yatırım stratejilerinin temelleri ele alındı. İkinci haftada yatırım sürecinde kullanılan hukuki yapılar, dealflow yönetimi ve due diligence süreçleri aktarıldı. Üçüncü hafta, yatırım inceleme ve karar süreçlerine odaklanıldı. Programın son haftasında ise portföy yönetimi, değer katma mekanizmaları ve büyüme destek süreçlerine mercek tutuldu. Eğitimin yüz yüze gerçekleşen oturumları Garanti BBVA ev sahipliğinde Ferko Signature, Feriye Palace ve Kolektif House Levent’te düzenlendi. Program, sertifika töreni ve networking etkinliği ile tamamlandı. Startup dünyasıyla doğrudan temas First Venture, Garanti BBVA’nın girişimcilik ve inovasyon ekosistemine verdiği desteğin önemli bir parçası olarak konumlanıyor. Girişimcilik ekosisteminin en kritik ihtiyaçlarından biri olan yatırımcı tarafını güçlendirmeyi hedefleyen program, Garanti BBVA’nın bu alanda aldığı stratejik inisiyatiflerden biri olarak hayata geçirildi. Eğitimler kapsamında girişimler için yetkin, küresel dinamikleri okuyabilen yatırımcıların yetiştirilmesi hedeflenirken, aynı zamanda Garanti BBVA müşterilerinin startup yatırımları konusunda bilgi ve farkındalık kazanmaları amaçlandı. Bu sayede katılımcıların, konvansiyonel yatırım araçlarının ötesinde farklı bir yatırım perspektifiyle tanışmaları hedeflendi. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, startup ekosistemiyle daha yakın temas kurmalarını sağlayan Global Expansion Day etkinliğine davet edildi; eğitimlerin ardından planlanan takip ve devam buluşmasıyla da yatırım yolculuklarının desteklenmesi ve edinilen kazanımların pekiştirilmesi amaçlandı. Yapılan açıklamaya göre; banka, First Venture eğitimleriyle müşterilerine finansal ürün ve hizmetlerin ötesine geçen, bilgi paylaşımı ve network odağında kurgulanmış bir değer önerisi sunuyor. Banka, bu program aracılığıyla startup yatırımcılığı alanında bilinçli ve uzun vadeli değer oluşturmaya odaklanan bir yatırımcı kitlesinin oluşmasına katkı sağlamayı ve girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir gelişimini desteklemeyi hedefliyor.