POLİTİKA - 02 Nisan 2019 Salı 17:04

Arslan: “Yozgat’ta milletin iradesini yok sayarak siyaset yapmak artık mümkün değildir”

A
A
A
Arslan: “Yozgat’ta milletin iradesini yok sayarak siyaset yapmak artık mümkün değildir”

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine Yozgat’tan bağımsız aday olarak giren Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, “Bundan sonra Yozgat’ta halkın, milletin iradesini yok sayarak siyaset yapmak mümkün değildir.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine Yozgat’tan bağımsız aday olarak giren Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, “Bundan sonra Yozgat’ta halkın, milletin iradesini yok sayarak siyaset yapmak mümkün değildir. Yozgat’ta siyaset yapmak isteyenler bu iradeyi dikkate almak zorundadır. Bu mesajın ne olduğunu iyi okunmak ve anlamak zorundadırlar” dedi.


Yerel seçimlere bağımsız aday olarak giren ve vatandaşların yüzde 36’sının oyunu alan Yozgat Belediye Başkan Kazım Arslan düzenlediği basın toplantısında seçim sonuçlarını değerlendirdi.


Seçimi AK Parti’nin kazandığını ancak asıl kazananın kendileri olduğu vurgusunu yapan Arslan, “Netice itibariyle halkımız bir karar verdi, milletin iradesine saygı duymak gerekir. Biz de bu nokta da olanda hayır var diyoruz. Kendi açımızdan baktığımız zaman şu cümleyi kurmanın doğru olacağı kanaatindeyim. Galip sayılır bu yolda mağlup olan demek istiyorum. Bir mağlubiyet olarak bunu kabul etmiyorum. Seçimi AK Parti kazanmıştır Yozgat’ta. Ama asıl kazananın da biz olduğumuz kanaatindeyim. Bunu şu sebeple söylüyorum. Çünkü biz iyi niyetle yola çıktık, niyetimiz sadece Yozgat’a hizmet etmekti. Niyetimiz sebebiyle de galip olduğumuza galip geldiğimize inanıyorum. Birtakım siyasi ayak oyunlarına rağmen herhangi bir kişinin ya da partisinin gölgesine sığınmadan sadece millete dayanarak Rabbime sığınarak ve kendisine inanmış hiçbir menfaat beklemeyen gönül erlerinin samimi gayretlerine dayanarak yapılabilecek bir siyasetin de başarılı olabileceğinin örneğini gösterdik. En büyük kazancımız, zaferimiz budur. Yozgat insanı hiçbir güce dayanmadan sadece millet iradesine dayalı bir siyasetin başarılı olabileceğini neler yapabileceğinin en güzel örneğini göstermiştir. Bu manada da Yozgatlı hemşehrilerimiz bütün Türkiye’ye örnek olabilecek bir siyaset tarzını da göstermiştir. Bu açıdan da Yozgatlı hemşehrilerimize teşekkür ediyorum” dedi.



“Ayrıştırıcı ifadelerin Türkiye’de de Yozgat’ta da karşılığı yoktur”


Ayrıştırıcı ifadeler kullananların Yozgat’ta karşılık bulamadığını söyleyen Arslan, “Bu ifadelerin Yozgat ve Türkiye siyasetine olumlu katkısı olmayacağı inancındayım. Kendisi gibi olmayan kendisi gibi düşünmeyen insanları ötekileştiren, dışlayan, kamplaştıran, hain gibi ihanet gibi birtakım nitelemelerde bulunan bir siyasetin Yozgat’ta da bundan sonra karşılığı yoktur. Türkiye’de de böyle bir siyasetin karşılığı yoktur. Türk milleti kamplaştırmalardan, ötekileştirmelerden çok çekti. Hala eski dönemin siyasi alışkanlıklarını devam ettirmenin manası yok. Cumhurbaşkanımız bile seçimlerin ardından yaptığı konuşmada birlik beraberlik vurgusu yaparken kardeşlik vurgusu yaparken Yozgat’taki birtakım siyasilerin, parti yöneticilerin zafer sarhoşluğu içerisinde ötekileştiren bir siyaset yapmalarını, kamplaştıran bir siyaset yapmalarını hain, ihanet edebiyatı üzerinden siyaset yapmalarını doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum. Netice itibariyle ortada çok büyük bir başarı yoktur, evet belediye kazanılmıştır. Kazanan arkadaşımıza da başarılar diliyorum. Şayet bizden istifade etmek isterse her zaman yardımcısı oluruz asıl olan Yozgat’tır, Yozgat’ın geleceğidir. Bu noktada her türlü tecrübemizi aktarmaya hazır olduğumuzu ifade ediyorum” şeklinde konuştu.



“Yozgat’ta siyaset yapmak isteyenler millet iradesini dikkate almalılar”


Yozgat’ta iktidar partisi kadar oy almış bir bağımsız hareketin olduğunu belirten Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Burada en büyük memnuniyetim şudur. Bağımsız hareket Yozgat’ın bütün kesimlerini, bütün siyasi görüşten insanlarını bir araya toplayan hareket olmuştur. Zorlama ittifaklar vardır seçim stratejisi gereği. Ama Yozgat’ta hiçbir zorlama olmaksızın halk kendi ittifakını oluşturmuş. Sevdiği insanın etrafında gönül verdiği insanın etrafında topyekün Yozgat sevdiği insanın etrafında sadece Yozgat’a hizmet düşüncesi ile birleşmiştir. Bunun çok iyi değerlendirilmesi kanaatindeyim. Bundan sonra Yozgat’ta halkın, milletin iradesini yok sayarak siyaset yapmak mümkün değildir. Yozgat’ta siyaset yapmak isteyenler iradeyi dikkate almak zorundadır. Bu mesajın ne olduğunu iyi okumak ve anlamak zorundadırlar. Şayet bunu yapmayıp bunu bir mağlubiyet, galibiyet meselesi ile karşısındaki insanları ötekileştirerek, kamplaştırarak bir siyaset yapılırsa bunun mutlaka bir başka seçimde milletimiz tarafından kesilen bir faturası olacaktır. Böyle bir duruma kimsenin hakkı olmadığı kanaati taşıyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon DOKA Genel Sekreteri Akpınar: "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Trabzon’da desteklenen sektörler, başvuru koşulları ve süreçle ilgili bugün bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantının açılışında konuşan Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar, "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı, 2025 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulamaya koyulmuş bir programdır. Her ilde 4 tane yatırım konusu seçilmiştir. Normalde Trabzon’un 3. bölge teşviklerinden faydalanma imkânı olurken daha yoğun teşviklerden faydalanmasını sağlayan bir enstrüman olarak tasarlandı" dedi. "Geçen yıl Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" diyen Akpınar "Geçen sene Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Türkiye’de hem ön başvuru süreçleri açısından hem nihai başvuru süreçleri açısından hem istihdam rakamları açısından hem de yatırım tutarı açısından Türkiye’nin en başarılı ajansı olduk. Bu manada bu başarıyı bu yıl da inşallah sürdürmek istiyoruz. 2025 yılındaki yatırım konularına ilişkin sunumlarımızı yaklaşık 3-4 hafta önce komiteye sunduk, onların neticelenmesini bekliyoruz. Teşvik belgesine bağlanarak inşallah bölgemizde çok ciddi anlamda bir yatırım ivmesi yakalanacağına inanıyoruz. Trabzon’da geçen yıl özellikle entegre su ürünleri işleme sektöründe çok güzel bir başvuru aldık. Ciddi anlamda hem istihdamı hem ihracatı hem de ürün çeşitliliğini destekleyecek başvurular aldık. Yine elektrikli tekne imalatı, yat imalatı sektörlerinde başvurular aldık. Bu yıl da 4 tane yatırım konusu belirlendi. 2030’a kadar her yıl, her sene ocak ayında 4 tane yatırım konusu belirlenerek ilimizdeki, bölgemizdeki ekonomik çeşitlenme desteklenecek" şeklinde konuştu. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi ise yaptığı konuşmada "2025 yılında verilen teşviklerden entegre su ürünleri ve tıbbi aromatik bitkiler bu yıl da devam ediyor. Bunlara konaklama tesisi dışı alternatif turizm yatırımları ve mobilya sektörü eklendi. Su ürünleri sektörüyle ilgili geçen yıl 18 başvuru aldık, 8 tanesi onaylandı. Endüstriyel ağ ve elektrikli yat üretimiyle ilgili birer başvuru da onaylandı. 2026 için alternatif turizm yatırımlarını önemsiyoruz. Turistin zaman geçireceği macera parkları, aktivite noktalarının artmasını istiyoruz. Çok ciddi bir şekilde, 10’un üzerinde başvuru var. Bu da sevindirici, demek ki doğru yoldayız. Süremiz 15 Mayıs’ta bitiyor. 4 tane ile sınırlı kalmak istemediğimizi, olabilirse 10 sektöre destek verilmesini istediğimizi Sayın Bakanımıza ilettik. Aromatik bitkilerle ilgili çalışmalarımız var. Mobilya sektörünün de teşvik kapsamına alınmasıyla ilgili talep gelmişti. Sizlerden de gelecek yıllara ilişkin yatırım yapmak istediğiniz sektörlerle ilgili talep gelirse bunları da teşvik kapsamına alınması için bakanlığa bildireceğiz" diye konuştu. 2026 yılı için Trabzon’da Ağaç ve Orman Ürünleri ile Modüler Mobilya Üretimi, Alternatif Turizm Yatırımları, Su Ürünleri İşleme Tesisleri ile Su Ürünleri ve Tıbbi ve Aromatik Bitkilerden Katma Değerli Ürünler Üretiminin desteklendiği ve başvuruların 15 Mayıs’ta sona ereceği belirtildi. Toplantıda daha sonra DOKA Trabzon Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Murat Karaca, Yerel Kalkınma Hamlesi Yatırım Teşvik Programıyla ilgili sunum yaptı ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması ödül törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının sıkıntılı ve sancılı bir süreçten geçtiğini, bu süreçten geçerken de İslam aleminin bir duvarın tuğlaları gibi sıkıca kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Yarışmayı 11. kez düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Nisan’da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur’an sevdalısının iştirak ettiği yarışmanın finali geçtiğimiz pazar günü peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır’ımızda yapıldı. Birbirinden değerli hafız ve karilerimiz finalde sözlerin en güzeli Kur’an-ı Kerim’i çok müessir, çok latif bir surette huşu içinde teganni ettiler. Öncelikle yarışmaya katılan ve dereceye giren her bir kardeşimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan ödüllerini tevcih edeceğimiz Kur’an bülbüllerini canı gönülden kutluyorum. Ödül sahiplerini belirleyen kıymetli jüri üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" Kur’an-i Kerim’e gönül verenlerin fevkalade kıymetli bir yolda olduklarını ve bu yolun Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, İmam-ı Rabbani’nin, Abdülkadir Geylani’nin, Akşemseddin-i Aziz Mahmud Hüdayi gibi uluların yolu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur’an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki Allah yoludur. Evet, asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, eserleriyle, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah cümlesinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Onların izinden gitmeye, sıratı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müesser eylesin" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Kur’an-ı Kerim’i okumanın önemini verdiği hadis-i şeriflerle belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz. Şunu açık açık ifade etmek isterim ki; bu imtihanı verebilmek için Kur’an’a ve sünnete, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.’ Bu ayeti kerimedeki hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun.’ Kılavuzumuz, önderimiz, Hatem-ül Enbiya efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz Allah muhafaza mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlalarının misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda Filipinler’den yarışmayı birinci olarak bitiren Sadhan Zacarıa’ye, Bangladeş’ten ikinci olarak bitiren MD Osman Gani’ye ve Malezya’dan üçüncü olan Muhammed Khairi Bin Maidin’e ödüllerini takdim etti. Hafızlık kategorisinde ise Libya’dan birinci olan Sirajaldeen Maamar Miftah Kindi, Kamerun’dan ikinci olan Dini Nourou, Yemen’den üçüncü olan Shehab Mohammed Abdullah Al- Dbaeah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödüllerini aldı.