ASAYİŞ - 21 Mayıs 2019 Salı 12:31

Gelinini öldüren kaynananın ifadeleri şok etti

A
A
A
Gelinini öldüren kaynananın ifadeleri şok etti

Yozgat’ın Sorgun ilçesi Kepirce köyünde yaklaşık 3 yıl önce gelini Yasemin A.

Yozgat’ın Sorgun ilçesi Kepirce köyünde yaklaşık 3 yıl önce gelini Yasemin A.’yı av tüfeği ile sırtından vurarak öldüren ve tutuklu yargılanan kaynana Münevver A., Yozgat Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmasında gelinini çok sevdiğini ve pişman olduğunu söyledi.


Sorgun ilçesi Kepirce köyünde 3 yıl önce kaynana Münevver A. ile gelini Yasemin A. arasında yaşanan kavga sonucunda kaynana Münevver A. evde bulunan av tüfeği ile 12 yıllık gelini Yasemin A.’yı sırtından vurmuş, gelin Yasemin A. olay yerinde hayatını kaybetmişti. Olay sonrası kaynana Mevlüde A. kaçarak kayıplara karışmıştı. İlçe emniyet müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan arama sonucu yakalanan kaynana Münevver A. cumhuriyet savcılığındaki işlemlerinin ardından tutuklanarak ceza evine gönderilmişti.


2016 yılının Ekim ayı itibariyle tutuklu yargılanan kaynana Münevver A., Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. 75 yaşındaki kaynana Münevver A. ifadesinde Alzheimer hastası olduğunu belirterek, “Ben Alzheimer hastasıyım. Ne yaptığımı hatırlamıyorum. Gelinimi ben çok severdim. Çok pişmanım tahliyemi istiyorum” dedi.


Mahkemede söz alan Yasemin A.’nın ağabeyi Celalettin Şahin ise 3 yıldır mahkemenin sonuçlanmadığından yakınarak kaynana Münevver A.’nın akli dengesinin yerinde olduğunu, yalan söylediğini iddia etti. Şahin, “Sanık her şeyi hatırlıyor, akli dengesi yerinde ceza alsın” şeklinde konuştu.


Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi hakimi de sanık kaynana Münevver A.’nın akli dengesinin yerinde olmadığını ve Alzheimer hastası olduğuna dair doktor raporunun sonuçlarının İstanbul Adli Tıp Kurumundan gelmesini bekleyerek sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi ve duruşmayı 3 Eylül 2019 tarihine erteledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir BAÜN İlahiyat Fakültesinden ünlü çizer Hasan Aycın’a vefa Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) İlahiyat Fakültesi bünyesinde hayata geçirilen yeni mekanlar, düzenlenen törenle hizmete açıldı. 2023 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ödül verilen çizer Hasan Aycın’a fakültede çizimlerinin olduğu sergi alanı açıldı. İlahiyat Fakültesinde yoğun katılımla gerçekleştirilen programda, fakültenin akademik, kültürel ve sosyal altyapısını güçlendirecek önemli birimler öğrencilerle buluşturuldu. İlahiyat Fakültesi Hasan Basri Çantay Konferans Salonundaki program; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı, ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Açılış programında konuşan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özkan, fakültede yürütülen çalışmalar ve açılışı yapılan alanlara ilişkin bilgi vererek emeği geçenlere teşekkür etti. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ise konuşmasında üniversitenin tüm birimlerinde gerçekleşen iyileştirme ve yeniliklere değinerek gerçekleştirilen çalışmalara katkı sunanlara teşekkür etti. Konuşmaların ardından İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar’ın duaları eşliğinde açılışı yapılan alanlar protokol üyeleri tarafından gezildi. Bu kapsamda fakülte girişinde yer alan İlahiyat Fakültesi yazılı alan ve yayınların sergilendiği bölüm ziyaret edildi. Ayrıca Hasan Aycın karikatür sergisi incelendi. Programın devamında İmam Birgivi İhtisas Kütüphanesi ile kadın ve erkek mescitleri gezildi. Kütüphanedeki eserler incelenirken kütüphane odaları ve eski eser koleksiyonunun da ziyaret edilmesinin ardından program ikramlarla sona erdi. Açılış törenine; Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu’nun yanı sıra Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Prof. Dr. Murat Doğdubay, Prof. Dr. Fatih Satıl, Çizer Hasan Aycın’ın yine çizgi sanatçısı olan kardeşi Mustafa Aycın, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
Denizli DTO Başkanı Erdoğan, ""Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası e-ticaret olmuştur" Ticaret Bakanlığı bünyesinde yürütülen Kültürel Miras Projesi kapsamında Denizli Ticaret Odası’nda düzenlenen E-ticaret Eğitimleri yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa bakanlık temsilcileri, sektör yöneticileri, girişimciler ve iş insanları katıldı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde yürütülen Kültürel Miras Projesi kapsamında E-ticaret Eğitimleri, Denizli Ticaret Odası’nda (DTO) gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen programa Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Türkiye Ticaret Bakanlığı E-ticaret Daire Başkanı Çağatay Yasın Karaboğa, Pazarlama Satış Direktörü Enes Kuşçu, Pazarlama ve Satış Takım Lideri Hüseyin Soylu, Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, Zeytinyağı Şirket Kurucusu Hatice Avcı, genç girişimciler ve iş insanları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, dijitalleşmenin hız kazandığı ve ticaretin sınır tanımadığı bir dönemde e-ticaretin işletmeler açısından artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. Türkiye’de e-ticaret hacminin son yıllarda büyük artış gösterdiğini belirten Erdoğan, resmi verilere göre 2024 yılında sektör hacminin yüzde 60’ın üzerinde artarak 3 trilyon liranın üzerine çıktığını, işlem sayısının ise 6 milyara ulaştığını ifade etti. 2025 yılı itibarıyla sektör büyüklüğünün 4,5 trilyon liraya yaklaşmasının beklendiğini kaydeden Erdoğan, "Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası e-ticaret olmuştur" dedi. E-ticaretin özellikle KOBİ’ler için yalnızca bir satış kanalı değil, aynı zamanda dünyaya açılan bir kapı olduğunu vurgulayan Erdoğan, Denizli gibi üretim gücü yüksek, tekstil ve sanayide markalaşmış bir şehir için bu dönüşümün kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Eğitim programıyla üyelerin e-ticaret süreçlerini daha bilinçli, daha yetkin ve daha rekabetçi şekilde yönetmelerinin amaçlandığını belirten Erdoğan, marka yönetiminden lojistik süreçlerine kadar geniş kapsamlı eğitimlerin firmalara önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Denizli Ticaret Odası’nın 100. yılını geride bıraktığını hatırlatan Erdoğan, bir asırlık bilgi ve birikimi yeni dünyanın dinamikleriyle buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Projenin yalnızca ticari bir dönüşüm olmadığını kaydeden Erdoğan, aynı zamanda kültürel mirasın dijital dünyada değer bulması açısından büyük fırsat sunduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından program, sunumlar ve eğitimlerle devam etti.
İstanbul İstanbul’da 270 metreye tırmanış: Rooftop tutkunu genç gökdelenlerde adrenalin peşinde İstanbul’da yaşayan 28 yaşındaki Musa Öztaşçı, 6 yıldır rooftop ve ekstrem kültürüyle ilgileniyor. Gökdelenler, yüksek yapılar ve kulelere tırmanışlar gerçekleştiren Öztaşçı, metrelerce yüksekte yaptığı ekstrem hareketlerle adrenalin tutkusu yaşadığını söyledi. İstanbul’da yaşayan 28 yaşındaki Musa Öztaşçı, uzun yıllardır ilgilendiği rooftop ve ekstrem kültürü kapsamında yüksek binalar, gökdelenler ve çeşitli kulelere tırmanışlar yaparak dikkat çekiyor. Sosyal medya hesabında paylaştığı görüntülerle ilgi gören Öztaşçı, bu tutkunun kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti. 5-6 yıldır rooftop ekstrem alanında bulunduğunu belirten Öztaşçı, yüksek yapılara tırmanmanın sadece adrenalin değil, aynı zamanda fiziksel dayanıklılık ve mental odak gerektirdiğini söyledi. Çatılarda barfiks, dips, şınav ve denge antrenmanları yaptıklarını ifade eden Öztaşçı, bazı yüksek kulelerde ise ciddi risklerin bulunduğuna dikkat çekti. Telsiz kuleleri ve halatlı taşıyıcı sistemlere sahip yapılarda sarsıntı riskinin yüksek olduğunu dile getiren Öztaşçı, bu tür yapıları çok önermediğini belirtti. En yüksek tırmandığı yapıların Beylikdüzü ve Maslak bölgesinde bulunduğunu aktaran Öztaşçı, yaklaşık 230 ile 270 metre bandındaki yapılara çıktığını söyledi. İzin süreçlerinin bulunmaması nedeniyle çatı erişimlerini kendi yöntemleriyle sağladıklarını anlatan Öztaşçı, çevreden hem olumlu hem olumsuz tepkiler aldığını, ancak bunun kendisi için bir tutku olduğunu ifade etti. "Bu ekstrem adrenalin bir yaşam biçimi, hayatı dolu dolu yaşamayı seviyorum" Rooftop ve ekstrem tırmanış kültürünün ciddi tehlikeler barındırmasına rağmen kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Musa Öztaşçı, şu ifadelere yer verdi: "Tehlikeli ama benim için bu ekstrem adrenalin bir yaşam biçimi. Kendime özgün bir şekilde yaşıyorum, hayatı dolu dolu yaşamayı seviyorum. Bu yaptıklarım bana bir şeyler katıyor, kendimi keşfetmemi sağlıyor. Yapabileceklerim konusunda sınır tanımıyorum. Birkaç yıldır rooftop ekstrem alanındayım. Genellikle gökdelenler, yüksek gerilim kuleleri, baz istasyonları ve benzeri yüksek yapılara tırmanışlar yapıyorum. Ancak telsiz kulelerini çok önermiyorum. Ana taşıyıcıları halatlı olduğu için zirvede ciddi sarsıntılar olabiliyor. Binalarda ve çatılarda kayma, barfiks, dips, şınav gibi antrenmanlar üzerinde çalışıyoruz. Bu işin fiziksel dayanıklılık tarafı da var. Bununla ilgili kimseden izin alamadığımız için kendi yöntemlerimizle güvenlik duvarlarını aşarak çatıya erişim sağlıyoruz. Çevreden olumlu yaklaşanlar da oluyor, olumsuz bakanlar da. Herkesin düşüncesine saygı duyuyorum. Ama benim için bu bir tutku. Bugüne kadar tırmandığım en yüksek yapılar Beylikdüzü ve Maslak tarafında oldu. Tahmini 230 ile 270 metre bandındaki binalara çıktım."