SAĞLIK - 16 Haziran 2019 Pazar 13:42

Uzman Dr. Kakcı: "Kan bağışı can bağışıdır”

A
A
A
Uzman Dr. Kakcı: "Kan bağışı can bağışıdır”

İç Hastalıkları Uzmanı Dr.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Merve Kakcı, önemli bir insani görev olan kan bağışının önemine dikkati çekerek, bu konuda toplumun bilinçlenmesinin daha fazla “can bağışına” vesile olacağını bildirdi.


“Kan bağışı can bağışıdır” vurgusuna dikkati çeken Yozgat Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Merve Kakcı, “14 Haziran Dünya Kan Bağışçıları Günü” nedeniyle yaptığı açıklamada, kanın muadili olmayan bir sıvı olduğunu, bu yüzden kan bağışlamanın, hayat kurtarmak ile eşdeğer olarak görüldüğünü ifade etti. Kan bağışlayan kişide kan hücrelerinin yapımının uyarıldığını, bu nedenle kan vermenin sağlığa sayısız faydaları bulunduğunu belirten Dr. Kakcı, kimlerin kan verebileceği konusunda şunları kaydetti: “En az 19 yaşından, en fazla 66 yaşından gün almamış, ilk kez kan bağışında bulunacaklar için 61 yaşından gün almamış olma zorunluluğu vardır. 1 yıl içerisinde ameliyat olmamış, dövme, akupunktur, piercing yaptırmamış, 50 kilonun üzerinde, bulaşıcı hastalığı olmayan, kendini kan verebilecek kadar iyi hisseden, Bağışçı Sorgulama Formu’ndaki soruları doğru cevaplamış ve uygun bulunmuş kişiler, kan bağışçısı olabilir.”


Dr. Kakcı, kan bağışının nasıl gerçekleşeceği konusunda ise şu bilgileri verdi:


"Kan bağışı 4 temel adımda gerçekleşir. Bilgilendirme ve form doldurma. Kan bağışı için kan bağışı merkezlerine başvurulduğunda bağışçıyı bilgilendirme amaçlı; ’Kan bağışçısı bilgilendirme formu’ ve ’Kan bağışçısı kayıt formu’ verilir. Bağışçının bilgilerini vermesi ve temin edilecek ürünün güvenliği açısından bağışçıdan ’Kan bağışçısı sorgulama formu’nu doldurması istenir. Sorgulama formunda kişisel bilgilerin yanı sıra özel kayıt işlemi sonrasında kan merkezi doktorları doldurulan form ve fiziksel muayene sonuçlarını değerlendirir. Bağışçı adayı olarak kan bağışında bulunmanın ilk olarak bağışçıya daha sonrada ihtiyaç sahibine herhangi bir zarar vermeyecekse kan bağışı işlemine geçilir. Kan bağışı işlemi için bağışçı özel yatağa alınır. Kan bağışı işlemi; konusunda eğitim almış tecrübeli flebotomistler tarafından gerçekleştirilir. Kullanılan tüm malzemeler tek kullanımlık ve sterildir. Kan alımı işlemi en uygun bölge olan dirsek çukurunda gerçekleşir. Kan alma işlemi yaklaşık 4-8 dk sürer.”



Her bağışta tek ünite


Dr. Merve Kakcı, her kan bağışında sadece 1 ünite kan bağışlanabildiğini, 1 ünite kanın yaklaşık 450 ml olduğunu belirterek, "İşlem sona erdiğinde bağışçının kısa bir süre yatakta ardından ikram alanında dinlenmesi gerekmektedir. Kan alma yatağında istirahat ederken bağışçının kendisine gösterilen şekilde koluna bası yapması damar dışına kanama olmaması için önemlidir. İkram bölümünde mineral yönünden zengin olduğu için maden suyu ve bisküvi vb. verilmektedir. Bağışçının verilen ikramları tüketmesi olası sıvı kaybını önleyecektir. İşlem bittikten sonra; sigara içilmemesi, kan alınan kolla ağırlık kaldırılmaması, 24 saat içerisinde dikkat gerektiren taşıt kullanımı gibi faaliyetlerde bulunulmaması, alkollü içecekler tüketilmemesi önemlidir" dedi.



Bol sıvı tüketin


Dr. Merve Kakcı, kan verildikten sonraki 4 saat içerisinde bol sıvı tüketilmesi gerektiğini dile getirerek, “Tüm bunlara rağmen baş dönmesi, baş ağrısı olduğunda doktora başvurulmalıdır” uyarısında bulundu. Dr. Merve Kakcı, açıklanasının sonunda şu bileğilere yer verdi:


"Ülkemizde kan bağışı ile ilgilenen kurumlar; Sağlık Bakanlığı, Kızılay, SGK ve üniversite hastanelerine bağlı kan merkezi istasyonlarıdır. Kızılay ise ülkemizin kan ihtiyacının yüzde 82’sini tek başına karşılamaktadır. Kanlar ihtiyaç sahiplerine ulaştığında üzerlerinde bulunan barkod numarası ile telefonunuza kanın kim tarafından kullanıldığını bildiren bir teşekkür kısa mesajı gelmektedir.”


Dr. Kakcı, düzenli kan bağışı sayesinde can kayıplarının azalabildiğini, kan bağışının can bağışı olduğunun unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.