KÜLTÜR SANAT - 25 Haziran 2019 Salı 11:41

Arkeolojik kazıda "testi kebap" izledi

A
A
A
Arkeolojik kazıda "testi kebap" izledi

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan Pteria Antik Kenti olarak da bilinen Kerkenes’te kazı çalışmalarını sürdüren Arkeolog Doç.

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan Pteria Antik Kenti olarak da bilinen Kerkenes’te kazı çalışmalarını sürdüren Arkeolog Doç. Dr. Scott Brating, M.Ö. 600 yıllarında halk tarafından yiyecekleri pişirmekte kullanılan çanak ve çömlek bulguları üzerinden Yozgat’ın yöresel lezzetlerinden olan ‘testi kebabı’na dikkat çekti.


Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı köyü yakınlarında Kerkenes Harabeleri olarak da bilinen ‘Pteria Antik Kenti’nde kazı çalışmaları başladı. M.Ö. 600 yıllarında demir çağında medeniyetlerin yaşadığı tahmin edilen Kerknes antik kentinde yaklaşık 27 yıldır kazı çalışmaları yürütülüyor. 7 kilometre sur duvarları bulunan ve 2,5 kilometrekarelik bir yerleşim alanına sahip antik kent, kazıldıkça tarih fışkırıyor.


Kazı çalışmalarını yürüten ABD’li Arkeolog ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Scott Brating, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Brating, bu süre içerisinde önemli bulgular elde ettiklerini belirterek Frigce yazıtlar, kurt ve köpek betimli kemik üzerine yapılmış plaka, bir mobilyaya ait fildişi süsleme parçası, öğütme taşları, yanmış tohum ve mutfakta kullandıkları çanak ve çömlek parçaları gibi birçok tarihi eseri çıkardıklarını söyledi.



Yozgat’ın yöresel lezzeti Testi kebabına dikkat çekti


ABD’li Arkeolog ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Scott Brating, kazı çalışmalarında mutfak bölümünde çanak ve çömlek içerisinde et ve hayvan kemiklerinin bulunduğunu söyleyerek Yozgat’ın yöresel lezzetlerinden olan testi kebabına da dikkat çekti. Brating açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:


“Biz bayramdan sonra geldik. Kerkenez kazı bir hafta önce başladık bir ay daha devam edeceğiz. Kerkenes demir çağının en büyük kenti. Burada Frigler yaşamış, Frig kralı var. Projeye 1993 yılında başladık ve 27 yıldır kazı yapıyoruz. Bu yıl şehrin bloklarını açıyoruz. Burada fildişi plakaları var. Bunlar Ankara’da müzede sergileniyor. Şimdi daha küçük plaklar çıkartıyoruz. Bu yerleşim yerinde mutfakta bölümleri bulundu. Topraktan çanak parçaları var, demir kaplar var. Yanmış tohumlar var. Çanaklarda yemek bulguları gördük. Şimdiki testi kebap gibi. Çanak mutfaklarda çok fazla var, çanakta et var, hayvan kemikleri var. Muhtemelen kebap gibi, testi kebabı gibi diyebiliriz.”


Ayrıca Bakanlığın bu yılki çalışma programında kuzey yapı adası dışında kale diye bilinen kentin en yüksek noktasında jeofizik çalışmaları da yapılacak. Jeofizik çalışmalar sonucunda yeraltındaki yapılaşmalar görüntülenecek ve bu yapılaşma görüntülendikten sonra oradaki yaklaşık 2 metre yüksekliğinde harçla örülmüş ve günümüze kadar sağlam kalmış sur duvarlarının ortaya çıkarılması için 2020 yılı itibariyle bir çalışma başlatılacak. Böylece Kerkenes’in görselliği ve turist potansiyelinin birkaç sene içerisinde artması amaçlanacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.