SAĞLIK - 26 Haziran 2019 Çarşamba 14:41

‘’Bağımlılık hastalıktır ancak tedavisi mümkündür”

A
A
A
‘’Bağımlılık hastalıktır ancak tedavisi mümkündür”

Yozgat Şehir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr.

Yozgat Şehir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihan Coşkun, “vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü halde bu maddelerin kullanımının bırakılamaması” olarak tanımlanan madde bağımlılığının hastalık olduğunu ancak, tedavi edilebileceğini bildirdi.


“26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü” dolayısıyla açıklamada bulunan Dr. Nihan Coşkun, ‘Ben bağımlı değilim, istediğim zaman bırakabilirim’’ diyen her kim olursa mutlaka gözlenmesi gerektiği bildirdi.



Bağımlı kimlere denir?


Bağımlılığın artık tanı kriterinde, "Madde Kullanım Bozuklukları’’ başlığı altında değerlendirildiğini söyleyen Dr. Coşkun; ‘’Bir hastaya ‘’Madde Kullanım Bozukluğu’’ tanısı koymak için, klinik olarak belirgin bozulma ve strese yol açan sorunlu madde kullanımı belirtilerden en az ikisinin 12 aylık süre boyunca eşlik ediyor olması gerekir’’ dedi.



Madde Bağımlılığının Kısır Döngüsü


“Madde kullanımı zaman, para ve ilginin tamamen madde etrafında toplanarak kişinin, hayatın diğer alanlarından çekilmesine neden olur” diyen Dr. Nihan Coşkun, şunları kaydetti:


’Bu çekilme bir anda olmadığı gibi sinsi ilerlediği için kişi, maddenin hayatı üzerindeki etkilerini kolaylıkla inkâr edebilir. Aile, eğitim, sosyal yaşam, hobiler, iş yaşamı bozulmaya uğrar. Her alandaki bozulma ayrı bir stres tetikleyicisi haline gelir ve bir noktadan sonra kişi bu strese katlanabilmenin tek yolu olarak yine maddeyi görür. Maddenin tetiklediği sorunlar bir kısır döngüye neden olarak bırakmayı güçleştirebilir.”



Erken Tedavi Ve Ailelerin Durumu Hayati Önem Taşıyor


Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihan Coşkun, ‘’Madde Kullanım Bozukluğu’’ tanısı koyulan bireyin, mümkün olan en erken zamanda tedavi edilmesi gerektiğinin altını çizdi.


Ailelerin çoğu zaman, bireyi tedaviye yönlendirme konusunda güçlük yaşadığını dile getiren Coşkun, şu bilgileri verdi:


‘’Özellikle madde kullanım yaşının daha erken yaşlara kayması ile birlikte çocuğu madde kullanan bir ebeveyn pek çok büyük bir ruhsal zorlantı içerisinde olabilir. Çocuğunun geleceği konusunda endişe eden ebeveynler, stresli, öfkeli ve suçlayıcı olabilir. Tedavi sürecinden sonuç alamayan aileler, çaresizliğe kapılıp daha çok öfkelenebilir ve kontrolsüz davranışlar sergileyebilir. Ancak çoğunlukla bu yaklaşımlar geri teper çünkü ebeveyn farkında olmadan çocuğun madde kullanım davranışlarının olumsuz sonuçlarını engellemeye çalışırken, madde kullanımının süreğenleşmesine katkıda bulunduğunu fark etmez.’’


Tedavi Yaklaşımları


‘’Madde Kullanım Bozukluğu’’ olan kişinin, motivasyonunun yüksek olduğu anda geciktirilmeden tedavisine başlanması gerektiğini ifade eden Yozgat Şehir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihan Coşkun, tedavi için kullanılacak yöntem ve ilaçların, maddeye ve kişinin duruma göre değişiklik gösterdiğini kaydetti.


‘’Madde Kullanım Bozukluğu’’ tedavisinin farklı aşamalarda yapıldığını söyleyen Coşkun tedavinin ilk aşamasına; hastanın bağımlılığı olduğu maddeden arındırıldığını ve ortaya çıkan yoksunluk hissinin kontrol altına alınarak başlandığını belirtti.


Coşkun, "Maddeden arındırılan hastada, sürdürüm tedavisi devam edilir. Sürdürüm tedavisinde hem farmakolojik ajanlar hem de psikoterapi teknikleri kullanılabilir. Madde ve etkileri hakkında bilgilendirme, motivasyonun geliştirilmesi ve korunmasını sağlamaya yönelik müdahaleler, ailelerin tedavi sürecine olumlu katılımını teşvik etmek amaçlı aile görüşmeleri de yer alabilir’’ dedi.


Tedavi devam ederken, grup terapileri gerçekleştirmenin de faydalı olacağının altını çizen Dr. Nihan Coşkun, açıklamalarına şöyle devam etti:


"Grup terapileri de yalnız olmadıklarını hissetmek, diğerlerinin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak, başkalarına yardımcı olabilmenin verdiği ruhsal doyumu yaşamak, umudu ve motivasyonu korumak açısından önem taşımaktadır. Bilişsel davranışçı yöntemler madde kullanımı için riskli durumları belirlemek, bunlara karşı önlem almak, isteği izlemek ve arttığında baş etmek için öncesinde geliştirilen teknikleri kullanmak yoluyla tedaviye katkı sağlar.’’


Dr. Coşkun, madde ya da madde yoksunluğunun pek çok sorun yaratan bilişsel, fiziksel, duygusal ve davranışsal değişimlere neden olarak bireyin işlevselliğini önemli ölçüde etkilediğinin unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.