SAĞLIK - 13 Kasım 2019 Çarşamba 10:51

Özgül öğrenme güçlüğünün ilk tanısı evde başlıyor

A
A
A
Özgül öğrenme güçlüğünün ilk tanısı evde başlıyor

Normal ya da normalin üstünde zeka seviyesine sahip çocukları, okuma, yazma, aritmetik gibi akademik becerilerin yanı sıra günlük hayatta ihtiyaç duyulan becerilerden de yoksun bırakan Özgül Öğrenme Güçlüğü erken tanıyla sorun olmaktan çıkıyor.

Normal ya da normalin üstünde zeka seviyesine sahip çocukları, okuma, yazma, aritmetik gibi akademik becerilerin yanı sıra günlük hayatta ihtiyaç duyulan becerilerden de yoksun bırakan Özgül Öğrenme Güçlüğü erken tanıyla sorun olmaktan çıkıyor.


Yozgat Şehir Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Çiğdem Toklu Yalvaç, kimi zaman zeka geriliğiyle karıştırılan ‘Özgül Öğrenme Güçlüğü’ konusunda ebeveynlere uyarılarda bulundu.


Kendi içerisinde 3 farklı çeşidi bulunan Özgül Öğrenme Güçlüğü’nün, zihinsel yetersizlik, sosyal/kültürel yoksunluk ve olumsuz çevresel faktörler etkili olmaksızın akademik başarıyı olumsuz etkileyen; öğrenme, okuma-yazma ve aritmetik becerisine ilişkin bu güçlüklere neden olduğunu söyleyen Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Çiğdem Toklu Yalvaç, ebeveynlerin çocuklarını gözlemlemesi konusunda uyardı.


Erkeklerde 3 kat fazla görülüyor


Özgül Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocukların okul başarısının akranlarından düşük olduğunu belirten Dr. Yalvaç, bu bireylerin standart eğitime rağmen yaşına ve zekasına uygun başarılar gösteremediğini dile getirdi. Genetik ve çevresel faktörlerin Özgül Öğrenme Güçlüğü gelişimine neden olabildiğini kaydeden Yalvaç, “Beyin hasarı geçirme, gebelik enfeksiyonları, doğumda ya da doğum sonrasında yaşanan problemler, psikiyatrik sorunlar ve sosyoekonomik güçlükler gibi durumlar Özgül Öğrenme Güçlüğünün ortaya çıkmasında etkili olabilmektedir” dedi.


Yapılan çalışmalar sonucunda toplumda yüzde 5-17,5 oranında Özgül Öğrenme Güçlüğü görüldüğünün altını çizen Yalvaç, erkek çocuklarında kız çocuklarına oranla 3-5 kat daha fazla rastlandığını bildirdi.


Okul çağında özgül öğrenme güçlüğü


Özgül Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocukların okul çağlarında yaşadıkları zorluklara değinen Dr. Yalvaç sözlerine şu ifadelerle devam etti: “Okul çağındaki çocukta kelime/harf atlama, ekleme, uydurma, d-b gibi çizgi uzunluğu ve konumsal yönleri ile ayırt edilen harfleri ayırmada zorluk, yavaş okuma, okuduğunu anlamda güçlük, başkası okuduğunda daha iyi anlama, sayıları öğrenememe, toplama-çıkarma işaretlerini karıştırma, + yerine x kullanma, sayı kavramlarını anlamakta güçlük, 6-9, 4-7, 2-5,12-21 gibi sayılar karıştırma, saati öğrenememe, çarpım tablosunu ezberlemede zorluk, kötü el yazısı, yavaş yazma, ters yazma, kelimeleri cümle içinde doğru yerleştirememe, kelimeleri unutma, noktalama işaretlerinin ve büyük harfin nerede kullanılacağını kestirememe gibi belirtiler görülebilir”


Okul öncesi belirtiler


Özgül Öğrenme Güçlüğünün genellikle akademik yaşamda ortaya çıktığını belirten Dr. Yalvaç, okul öncesi dönemde, aileleri çocuklarını iyi gözlemleri konusunda uyardı. Yalvaç, motor koordinasyon sorunu olarak da belirti veren Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocukların el kaslarını ilgilendiren becerilerde olduğunu belirtti. Yalvaç, “Ayrıca bu çocuklarda sıraya koyma becerisi ile ilgili sorunlar yani haftanın günleri, aylar, mevsimler, sayıları doğru sırayla sayamama, okuduğu bir öyküyü anlatması istendiğinde öykünün başını sonunu karıştırma görülebilir. Çatal-kaşık kullanma, ayakkabı bağlama, kalem tutma gibi el kaslarını ilgilendiren becerilerden yoksun olabilirler” şeklinde konuştu.


Özgül öğrenme güçlüğü tanısı


Özgül Öğrenme Güçlüğü tanısından şüphe edilen her çocuğun mutlaka Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanına yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr.Yalvaç, “Özgül Öğrenme Güçlüğünün, öğrenmeyi zorlaştıran diğer durumlarla ayrımı yapılmalıdır. Özgül Öğrenme Güçlüğü olguları kliniğe çoğunlukla okul başarısızlığıyla gelir, ancak okul korkusu, davranım bozuklukları, bedensel yakınmalar, gece korkuları, konuşma bozukluğu yakınmalarının altında da Özgül Öğrenme Güçlüğü olabileceği düşünülmeli ve bu yönde incelemeler yapılmalıdır. Tedavi, tanı alan her çocuk için bireyselleştirilmiş eğitim planı ile yapılmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı rehberlik araştırma merkezlerinde her çocuğun eğitim ihtiyacı titizlikle belirlenmektedir. Erken tanı ile eğitim programlarına başlandığında Özgül Öğrenme Güçlüğü kısa sürede sorun olmaktan çıktığı görülmektedir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de dolandırıcılık şebekesi çökertildi: 100 milyonluk para trafiği ortaya çıktı Mersin polisinin yaptığı çalışmada 100 milyon liralık para trafiği oluşturan dolandırıcılık şebekesi çökertildi, yakalanan şüphelilerden 7’si tutuklandı. Vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve telefon hattı açtırıp dolandırıcılık yapan şüphelilerin 120 kişiyi mağdur ettiği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik belirlenen bir şebekeye yönelik planlı çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve GSM hattı açtırdıkları, bu hesap ve hatları dolandırıcılık eylemlerinde kullandıkları, para transferlerini yönlendirdikleri ve bir uygulama üzerinden organize şekilde hareket ettikleri tespit edildi. Bunun üzerine operasyon yapan polis 12 şüpheliyi yakaladı. Şüphelilere ait ev görünümlü ofisler ile araçlarda yapılan aramalarda ise 3 adet ruhsatsız tabanca, 45 adet fişek, 32 adet cep telefonu ile çok sayıda SIM kart, 410 bin TL, 6 adet laptop, farklı şahıslara ait çok sayıda kimlik ve banka kartı ele geçirildi. 100 milyon liralık para trafiği ortaya çıktı Polisin yaptığı detaylı incelemelerde şüphelilerin şu ana kadar 120 kişiyi mağdur ettiği, banka hareketlerinde ise yaklaşık 100 milyon TL üzerinde para trafiği bulunduğu tespit edildi. Emniyette işlemleri yapılan şüphelilerden 1’i ifadesi sonrasında serbest kalırken, 11’i adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden 7’si tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Operasyona ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Kayseri Recep Uçar: "İki tane kırılma anı bizim puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" Çaykur Rizespor Teknik Direktör Recep Uçar, Kayserispor maçının ardından, "İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Çaykur Rizespor, deplasmanda Kayserispor’a 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, açıklamalarda bulundu. Uçar maçta iki tane kırılma anı olduğunu söyledi. Kayserispor’un beklenenden çok daha iyi mücadele ettiğini belirten Uçar, "Maçtan önce de zor bir maçın beklediğini söylemiştim. Nitekim tahmin ettiğimiz gibi bir maç. Aslında maçı zor kılan unsur oyunun kendisi değil, biraz Kayserispor’un telafisi olmayan bir durumda bulunması. Bugün burada oluşturulan ambiyans maçın zorluk derecesini ciddi oranda artırdı. Aslında baktığımızda onlar; desteğin de etkisiyle daha agresif başladıkları, daha coşkulu başladıkları bir oyun ama sonrasında bizim oyunu dengelediğimiz hatta kontrol ettiğimiz bir oyun. İlk yarı genelinde maçın ikili mücadeleler şeklinde geçen bir oyun ama bence iki tane kırılma anı var. Birincisi bizim attığımız VAR’dan dönen gol. O pozisyonda hem iptal edilmesi hem de iki tane oyuncumuzun sarı kart görmesi. Devre arasına çok büyük moralle gireceğimiz bir oyunda hem golümüzün iptal olduğu hem de cebimizde iki tane sarı kartla girdiğimiz bir oyun bizi negatif anlamda etkilediğini söyleyebilirim. İkinci yarı girdiğimiz pozisyonda her ne kadar ofsayt bayrağı kalksa da yüzde 100 ofsayt olmayan bir pozisyon, muhtemelen VAR’dan dönüp lehimize bir gol olarak geçecekti. Belki de Kayseri adına daha zor bir maç geçecekti. Sonrasında oyunu kazanma hamleleri yaptık, hatta çift santrfora dönerken merkezden bize yakışmayan bir gol yedik. Sonraki bölümde yaptığımız hamleler olsa da ceza sahasından yediğimiz gol bizim adımıza maçı daha zor hale getirdi. İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi. Bu dosyayı kapatacağız, Rizespor olarak 3 maçımız var. Hedefimiz ilk 8 sıra içerisinde bitirme hedefimiz. Aynı kararlılıkla devam edeceğiz, önümüzdeki 3 maçtan maksimum puan alıp yolumuza devam etmeye çalışacağız. Alacağımız dersleri alacağız. Kayserispor’a kalan maçlarda başarılar dilerim" ifadelerini kullandı.
Denizli Denizli’de çocuklar "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" çağrısına kulak veriyor Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara unutulmaz anlar yaşatan etkinliklerle kutlamaya devam ediyor. Kutlamalar kapsamında DBB Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen "Çocuk Okuma Şöleni", çocukların kitaplarla iç içe vakit geçirdiği, adeta bir yaşam alanına dönüşen renkli görüntülere sahne oldu. Etkinliğin merkezinde ise Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin dijital bağımlılıkla mücadele amacıyla hayata geçirdiği "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi yer aldı. Proje kapsamında çocuklar, ekranlardan uzaklaşarak kitaplarla buluşturuldu ve ücretsiz kitap dağıtımıyla okuma alışkanlığına teşvik edildi. Çocukların kitap seçerken yaşadığı heyecan, projenin ne kadar yerinde bir adım olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Minderlere oturup kitap okuyan çocukların oluşturduğu samimi atmosfer, ailelerin de yoğun ilgisiyle daha da anlam kazandı. Veliler, çocuklarıyla birlikte kitap sayfaları arasında vakit geçirerek hem keyifli hem de bilinçlendirici bir gün yaşadı. "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi kapsamında yapılan yönlendirmelerde çocuklara, dijital ekranlara alternatif olarak kitap okumanın önemi anlatılırken, görevli eğitmenler ve kütüphane personeli de çocuklarla birebir ilgilendi. Etkinlik boyunca bazı çocuklar aldıkları kitapları hemen okumaya başlarken, bazıları ise arkadaşlarıyla kitaplarını değişerek paylaşım kültürünü de deneyimledi. Kütüphane içinde oluşan bu canlı ve sıcak ortam, projenin sadece bir kampanya değil, aynı zamanda bir farkındalık hareketi olduğunu ortaya koydu. Denizli Büyükşehir Belediyesi, "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesiyle çocukları dijital bağımlılıktan uzaklaştırmayı, onları kitapla, bilgiyle ve hayal gücüyle buluşturmayı hedeflerken 23 Nisan etkinlikleriyle de bu yaklaşımını daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyor.