SPOR - 15 Mayıs 2023 Pazartesi 13:47

Yozgat’ta ’Gençlik Yürüyüşü’ yapıldı

A
A
A
Yozgat’ta ’Gençlik Yürüyüşü’ yapıldı

Yozgat’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Gençlik Haftası çerçevesinde gençlik yürüyüşü düzenlendi.

Yozgat’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Gençlik Haftası çerçevesinde gençlik yürüyüşü düzenlendi.


Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce düzenlenen yürüyüş, terminal kavşağından başlayıp Lise Caddesi’nin ardından Cumhuriyet Meydanında son buldu. Dev Türk Bayrakları eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşe Gençlik ve Spor İl Müdürü Rasim Parlak, şube müdürleri, çeşitli spor branşlarının sporcuları, antrenörleri, öğretmen ve öğrenciler ile Yozgat Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) öğrencileri katıldı.


Cumhuriyet Meydanı’nda noktalanan yürüyüş sonrası Gençlik ve Spor İl Müdürü Rasim Parlak, alandaki Atatürk Abidesine çelenk sundu. Gençlik Haftası boyunca birçok etkinlik gerçekleştireceklerini belirten Parlak, bu yıl 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı Bozok Stadyumu yanındaki dış sahasında yapmayı planladıklarını söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya 117 yıllık gelenek, bu senede devam etti Sakarya’nın Hendek ilçesi Dikmen Mahallesi’nde 117 yıldır sürdürülen toplu bayramlaşma ve keşkek ikramı geleneği, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde yakılan ateşlerde pişirilen 32 kazan keşkek, bayram namazının ardından yaklaşık 10 bin kişiye dağıtıldı. Hendek’in yüksek kesimlerinde bulunan Dikmen Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan asırlık gelenek bu yıl da sürdürüldü. Hava sıcaklıklarının düşmesine ve yağışlı havaya rağmen mahalle meydanında toplanan vatandaşlar, bayramlaşmanın ardından keşkek ikramına katıldı. Mahalle sakinlerinin imece usulüyle hazırladığı organizasyonda yaşlılar ve alana gelemeyenler için de evlere servis yapıldı. "Bayrağı babamdan devraldım" Yaklaşık 28 yıldır kazan başında olduğunu belirten keşkek ustası Cevat Akdağ, "Yaklaşık 30 ila 32 kazan keşkek yapıyoruz, 10 bin kişiye yetecek şekilde hazırlıyoruz. 28 senedir babamın yanında öğrenerek bu işi sürdürüyorum. Bayrağı bana teslim etti, ben de ileride çocuklarıma bırakacağım. Bu kadar insanı bir araya getirmek kolay değil, bu yüzden çok değerli bir gelenek" dedi. "Bir kazanla başladı, bugün onlarca kazana ulaştı" Organizasyonun geçmişine değinen Sıttık Polcucu ise "Dedelerimizden kalan bir gelenek. Biz şu an dördüncü kuşağı temsil ediyoruz. Herkesin katkısıyla imece usulüyle yapılıyor. İlk zamanlarda bir kazanla başlayan keşkek ikramı bugün 30’dan fazla kazana ulaştı. Hava şartlarına rağmen katılım oldukça yoğun. Ayrıca yaşlılar ve gelemeyenler için keşkekleri evlerine ulaştırıyoruz" diye konuştu.
Trabzon Bakan Uraloğlu: "Türkiye, tüm bu karmaşanın içerisinde bir güven adası olarak konumunu güçlü bir şekilde yürütüyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Ne yazık ki bir savaş süreci içerisindeyiz. Türkiye, tüm bu karmaşanın içerisinde bir güven adası olarak konumunu güçlü bir şekilde yürütüyor" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in ev sahipliğinde Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde bayramlaşma töreni düzenlendi. Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahattin Murat Yakın, ilçe belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, mahalle muhtarları, belediye personeli ile çok sayıda vatandaş katıldı. Bakan Uraloğlu, Başkan Genç ve beraberindekiler, vatandaşlarla tek tek bayramlaşarak bayramlarını tebrik etti. Bakan Uraloğlu yaptığı açıklamada, "Bütün hemşehrilerimin bayramını tebrik ediyorum. Bir Ramazan ayını daha tamamladık ve çok şükür bayrama ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Memleketimizde sizlerle birlikte olmanın sevincini paylaşıyoruz. Bu vesileyle, sizlerin aracılığıyla tüm hemşehrilerimin bayramını bir kez daha kutluyorum. Allah-u Teala bizleri nice bayramlara eriştirsin inşallah. Elbette isterdik ki bayramı tüm coğrafyamızda daha huzurlu bir ortamda kutlayalım. Ancak ne yazık ki bir savaş süreci içerisindeyiz. Özellikle ifade etmek isterim ki gerek Kuzey’imizde olan gerek Ortadoğu’da olan savaş noktalarında Cumhurbaşkanımızın çok yoğun gayretinin olduğunu, savaşların başlamaması ve mevcut çatışmaların sona ermesi adına çok yoğun bir gayreti bulunmaktadır. Türkiye, tüm bu karmaşanın içerisinde bir güven adası olarak konumunu güçlü bir şekilde yürütüyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye gerçekten bir güven adası. Bayram vesilesiyle Cumhurbaşkanımız da memleketi Rize’de hemşehrileriyle bayramlaştı. Bizler de burada belediyemizin düzenlediği bayramlaşma programını tamamladık. Artık çalışma sezonuna da girmiş bulunuyoruz. Gerek belediyelerimiz gerekse diğer kurumlarımızla birlikte şehrimizde biraz daha yoğun bir çalışma dönemini görmüş olacağız. İnşallah yılı bu şekilde verimli bir şekilde geçireceğiz" dedi. Bakan Uraloğlu, daha sonra beraberindekilerle birlikte AK Parti Trabzon İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı.
Zonguldak Dört yıldır kusan kedinin midesinden buzdolabı vakumu çıktı Zonguldak’ta veteriner hekime kusma şikayetiyle getirilen ve 4 yıldır tedavi edilemeyen kedinin midesinden endoskopi yöntemiyle ameliyatsız şekilde yabancı cisim çıkartıldı. Zonguldak’ta 4 yaşındaki Mustafa isimli kedi, uzun süredir devam eden kusma şikayetiyle Veteriner Hekim Ömer Faruk Alkan’a getirildi. Yapılan tetkik ve testlerde herhangi bir bulguya rastlanmayan kedi için tomografi çekilmesine karar verildi. Tomografi sonucunda kedinin midesinin alt kısmında buzdolabına yapışan vakumlardan olduğu tespit edildi. Röntgende görülmeyen yabancı cisim, ameliyata gerek kalmadan endoskopi yöntemiyle başarıyla çıkartıldı. Tedavisine başlanan kedinin sağlığına kavuştuğunu belirten Veteriner Hekim Ömer Faruk Alkan, "İlk geldiğinde bize kusma şikayetiyle geldi. Yaklaşık 4 senedir kusan bir kediydi. Şu zamana kadar bütün tetkik ve testleri yapılan bir kediydi. Her şeyi çok düzgün çıkmıştı. Biz tomografi çekmeye karar vermiştik. Tomografide şunu gördük. Midenin alt kısmında buzdolabına yapışan vakumlardan var. Röntgende çıkmayan ama tomografide böyle durumlarda görüntü çıkabiliyor. Ameliyatsız bir şekilde endoskopi ile girdik. Artık midenin tabanına yapışmış durumdaydı. Burada onu çıkarttıktan sonra midenin geri kalan kalınlaşmasının önlenmesi için tedaviye başladık. Çok şükür 4 sene sonra üst üste arka arkaya kusmadı. Sağlığı gayet iyi durumda" şeklinde konuştu.
İzmir Gediz Nehri mercek altında İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Aylık analizlerle hazırlanan raporlar, sanayi ve tarım kaynaklı kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösterirken; bu durumun yalnızca körfezi değil, tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiği vurgulanıyor. İzmir ve Manisa’nın aylık raporlarının birleşmesiyle hazırlanacak yıllık analizler, körfez ve tarım için daha güçlü mücadeleye zemin hazırlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda Gediz Nehri’ni mercek altına alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden Büyükşehir, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri’ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor. Aylık rapor hazırlanıyor Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Gediz Nehri’nin İzmir’e giriş noktası Emiralem Boğazı’ndan başlayarak İzmir Körfezi’ne ulaştığı noktaya kadar belirlenen 7 farklı noktadan düzenli olarak numuneler alınıyor ve elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri’nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda bir araya getirilerek Gediz’in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili bir mücadele yürütülecek. Kirliliğin acısını en çok çeken il İzmir Gediz’in kirliliğinin sadece İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, "Havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir, en çok etkilenen ilimiz. Nehir, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit etmekle kalmıyor, körfez gibi büyük bir canlı rezervuarı da olumsuz etkiliyor. Gediz’in yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirlilik, İzmir’de hem tarımı hem de körfezi ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor" şeklinde konuştu. Kirlilik sadece körfezi değil tarımı da etkiliyor Araştırma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin hem nehir hem de körfez ekosistemi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Körfezde yaşanan alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorunlarının temel nedeninin kirlilik olduğunu vurgulayan Kurucu, bu durumun tarımsal sulamayı da olumsuz etkilediğini ifade etti. Çalışmada, kirliliğin kaynağından ziyade nehrin mevcut durumuna odaklandıklarını belirten Kurucu, kirleticilerin türü, yoğunluğu ve dağılımını tespit etmeyi amaçladıklarını söyledi. Gediz’in yıllık kirlilik raporu hazırlanıyor Kurucu, Gediz Nehri’nin İzmir’e girdiği noktadan İzmir Körfezi’ne kadar belirlenen örnekleme noktalarında İZSU ile yürüttükleri çalışmalarda aylık kirlilik raporları hazırladıklarını söyledi. Kasım ayından itibaren yapılan ölçümlerle her ay rapor çıkarılacağını belirten Kurucu, yıllık rapor sayesinde mevsimsel değişimler ve kirliliğin yoğunlaştığı noktalar tespit edilerek karar vericilere yol gösterileceğini vurguladı. Gediz’in yanı sıra Ağıl Deresi de izleniyor Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nde de izlemelere başlandığını aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, "Ağıl Deresi, Gediz Nehri’nden Süleymanlı Regülatörü’nde mansaplanarak sulama kanalı olarak devam ediyor. Sulamadan dönen sular, Menemen’deki arıtma tesislerinden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaşıyor. Dereye Maltepe Deresi de katılıyor. İZSU, aylık izlemeleri 2 noktadan 10 noktaya çıkardı ve sonuçları bütünleşik olarak değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. "Gediz Nehri her geçtiği ilde kirleniyor" Prof. Kurucu, Gediz Nehri’nin Kütahya Murat Dağı’ndan doğup Uşak ve Manisa’dan geçerek İzmir Körfezi’ne ulaştığında kirlenmiş olduğunu belirtti. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin de yürüttüğü çalışmayla, nehrin Manisa sınırları içindeki bölümünde yapılan ölçümler suyun girişten itibaren kirlendiğini gösterdi. Kurucu, "Gediz’in kaynağı temiz, ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor. Bu proje, aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül olarak ortaya koyacak. Bu çalışmalar bu güne kadar parça parça yapılmış. Kurumlar ya ayrı dönemlerde çalışma yapmış ya da bir kere örneklemişler. Biz bunu aylık olarak düzenli izleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu projeye çok önem veriyor. Su, tarımsal kullanım ve gıda güvenliği açısından çok önemli; bu nedenle İzmir ve Manisa genelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Durum ciddi; üç aylık veriler uyarıyor Kasım ayından itibaren yapılan aylık analizlerin sonuçlarını açıklayan Prof. Kurucu, "Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri ötrofikasyona yol açıyor, alg patlamaları oluşuyor ve sucul yaşam tehlikeye giriyor; balık ölümleri yaşanıyor. Ayrıca alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller de sanayi kaynaklı olarak nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılığın yan derelere veya doğrudan nehre bıraktığı sıvılar da kirliliğe katkı sağlıyor. Tüm bunlar hem nehir hem de körfez ekosistemi için ciddi bir yük oluşturuyor; herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor" dedi. Tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor Prof. Kurucu, Gediz Nehri kirliliğinin sadece körfezi değil, tarımsal sulamayı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti. Kurucu, "Durumu tespit ediyoruz: kirliliğin kaynağı sanayi ve tarım. Tarımı ve gübre yönetimini daha iyi yapmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konunun üzerine kararlılıkla gidiyor ve gıda güvenliğine de çok önem veriyor. Gediz’in suyu tarımsal üretimde kullanılıyor ve uzun vadede toprağın çoraklaşmasına yol açabilir. Bu nedenle önlem almak zorundayız" dedi.