KÜLTÜR SANAT - 30 Kasım 2023 Perşembe 11:02

Bu çorba içilmiyor, yutuluyor

A
A
A
Bu çorba içilmiyor, yutuluyor

Yozgat’ın yöresel lezzetlerinden olan ve kış mevsiminde özel olarak hazırlanan hamuru ile birlikte yutulan arabaşı çorbası, kış sofralarında vatandaşları bir araya getiriyor.


Bünyesinde birçok lezzeti bulunduran mutfak kültürüne sahip illerden biri olan Yozgat’ta, özel olarak hazırlanan arabaşı çorbası, kış mevsiminde vatandaşların içini ısıtıyor. Av hayvanlarının, hindi, kaz veya tavuk etiyle pişirilen sıcak çorba ile özel olarak hazırlanmış soğuk hamurun buluştuğu arabaşı, Yozgat’ta kış mevsiminin vazgeçilmez yöresel lezzeti olarak sofralarda yerini alıyor. Yozgat’ta asırlardır devam eden arabaşı geleneği özellikle uzun kış gecelerinde yapılan ev ziyaretlerinde ikram ediliyor. Arabaşı geleneği vatandaşları bir araya getirerek birlik ve beraberliğin artmasına vesile oluyor. Kış mevsiminde gribal enfeksiyonlara karşı vücut direncini artırmasıyla da bilinen arabaşı çorbası, vatandaşlarca sıklıkla tercih ediliyor.


Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri de teorik eğitimin yanı sıra okullarının uygulama mutfağında Türk ve Dünya mutfağına ait yemekleri yapmayı öğreniyor. Öğrenciler öğretmenleri öncülüğünde Yozgat’ın yöresel lezzeti arabaşı çorbasını da yaparak soğuk kış günlerinde ikramda bulunuyorlar.


Arabaşı çorbası ve hamurun yapımının inceliklerini anlatan Tuğba Yılmaz, arabaşının Yozgat’ın yöresel lezzeti olduğunu ve kış mevsiminde tüketildiğini söyledi.


“Arabaşı içilmez, yutulur”


Vatandaşlardan Ferhat Erdem ise arabaşı yemeğinin Yozgat’ın kültürü olduğunu belirterek, “Türkiye’de birkaç ilde çorbası yapılıyor ama Yozgat’taki çorbanın yapılışı ve hamuru çok farklı. Yozgat kış memleketi, biz ekim ayında sonra ne zaman kar yağacak ve arabaşı yutacağız diye heyecanla bekliyoruz. Arabaşı içilmez yutulur, buraya gelen misafirlerimize şiddetle öneriyoruz, arabaşı ikram ediyoruz. Yozgat kültüründe arabaşı uzun kış geçelerinin vazgeçilmezidir. Kuşaktan kuşa aktarılan bir kültür, gelenektir. Arabaşı bahanedir aslında önemli olan birlik beraberlik sosyalleşmedir.” dedi.


“Birlik ve beraberliği sağlıyor”


Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Mehmet Vurmaz da, Öğrencilerinin Türk ve Dünya mutfağı yemeklerini öğrendiklerini söyleyerek, “Öğrencilerimiz uygulama mutfağında öğretmenlerimiz öncülüğünde yemeklerin püf noktalarını öğreniyorlar. Öğrencilerimiz mezun olduktan sonra hem lise diploması hem meslek hem de usta öğreticilik diploması alıyorlar. Okulumuzda aralık ayı ile birlikte yöresel yemeğimiz olan arabaşıyı öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz 15 günde bir hazırlıyor. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz arasındaki birlikteliği sağlamak maksadıyla arabaşı yemeğimizi hazırlıyoruz.” şeklinde konuştu.


(BMG-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da sivil toplum ve eğitim camiası iftarda buluştu Adana Sivil İnisiyatif Meclisi (ASİM) tarafından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel iftar programı, kentin mülki idare, akademi, eğitim ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Adana Öğretmenevi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programa sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri yoğun katılım gösterdi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, katılımcılara teşekkür ederek, birlik vurgusu yaptı. Sarıgeçili, "Aynı sofrada birlik, aynı duada kardeşlik şiarıyla bir araya geldiğimiz bu müstesna akşamda gönül bağlarımızı bir kez daha tazeliyoruz. Ramazan’ın bereketini, dayanışmanın eşsiz ruhuyla birleştirdiğimiz bu masalarda Adana’mızın sivil toplum gücünü paylaşmaktan onur duyuyoruz. Bizleri aynı sofrada buluşturan Rabbimize şükürler olsun" ifadelerini kullandı. ASİM Başkanı Mehmet Coşkun ise, sivil toplum kuruluşlarının kent dinamikleri açısından taşıdığı öneme değindi. Coşkun, "ASİM ailesi olarak Ramazan ayının birleştirici ve rahmet dolu ikliminde sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli temsilcileri ve kent protokolümüzle omuz omuza olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Kardeşlik bağlarımızı perçinleyen bu güzel iftar sofrasına ev sahipliği yapan Eğitim-Bir-Sen ailesine ve katılımlarıyla gücümüze güç katan tüm davetlilere şükranlarımı sunuyorum" dedi. Seyhan Kaymakamı Ekrem İnci de konuşmasında Ramazan ayının toplumsal hayattaki yerine ve sivil toplumun önemine dikkat çekti. Kaymakam İnci, "Ramazan ayı yardımlaşma, hoşgörü ve kaynaşma duygularının en üst seviyeye ulaştığı bereketli bir zaman dilimidir. Bugün burada, devletimizin kurumları ile sivil toplum kuruluşlarımızın böylesine güçlü bir bağ ve uyum içinde tek bir sofrada buluşması kentimiz adına gurur vericidir" dedi. Akşam ezanıyla birlikte açılan oruçların ardından program, edilen dualar ve kent gündemine dair karşılıklı istişarelerle sona erdi.
Çorum Osman Özköylü: "Uzun haftalar sonra kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz" Esenler Erokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, "Uzun haftalar sonra kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. İkinci yarı birçok pozisyona girdik, golü penaltıdan bulduk. İkinci golü bulabilirdik ama maalesef son dakika çok talihsiz, hiç olmaması gereken bir gol yedik, kaybettik" dedi. Trendyol 1. Lig’in 31. haftasında Esenler Erokspor, deplasmanda Çorum FK’ya 2-1 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Esenler Erokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, "Uzun haftalar sonra kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Oyunu iki devre olarak değerlendirmek lazım. İlk yarı maalesef istediğimiz, düşündüğümüz, planladığımız hiçbir şeyi gerçekleştiremedik. Oyunda çok eksik kaldık, topa sahip olamadık. Rakip ev sahibi olduğu için genel oyun anlayışının baskılı başlayıp rakibe hata yaptırmak olduğunu biliyorduk. Bu noktada biraz daha topa sahip olabilmek, çıkışlarda daha akıllı olabilmek, baskıdan çıktığımız noktalarda doğru pasları doğru oyuncularla buluşturabilmeyi hedefliyorduk. İlk yarı bunların hiçbirini yapamadık, olmaması gereken, çok kolay bir gol yedik. Bizim gibi bir takımın yememesi gereken bir gol yedik. İlk yarı bizim için tamamen hayal kırıklığıydı. İkinci yarı yapmış olduğumuz değişikliklerle oyun kontrolünü tamamen aldık, sahada Erokspor vardı. Bunun sonuçlarını gördük, birçok pozisyona girdik, golü penaltıdan bulduk. İkinci golü bulabilirdik. Psikolojik olarak biz daha güçlüydük, onlar oyun içinde fiziksel olarak da düşmüşlerdi. Ama maalesef son dakika çok talihsiz, hiç olmaması gereken bir gol yedik, kaybettik" dedi. "Biz iyi, güçlü bir takımız" Gelecek hafta Erzurumspor ile oynayacakları maça odaklanacaklarını ifade eden Özköylü, "Üzgünüz, böyle bir maçı kaybetmemek çok önemliydi. Ama yapacak bir şey yok. Önümüze bakacağız. Önümüzdeki süreçte ne yapmamız gerektiğine bakmamız lazım. Bugün oynadığımız oyunu iyi analiz edip neleri eksik yaptık, neleri doğru yaptık ya da nelere müsade ettiğimize iyi bakmak lazım. Bizim için üzücü bir akşam oldu ama biz iyi, güçlü bir takımız. Buraya kadar geldiğimize göre bu takım bir şeyleri hakediyor, bir şeyleri yapıyor. Bunun göstergesi olduğu yer. Bu takım birileri istemese de birileri arkasından dolaplar çevirse de bu takım çıkacak. Biz bu yolda inandık. Kendi içimizde güçlü bir inancımız var. Biz büyük bir kulüp değiliz, büyük bir taraftar kitlesine oynamıyoruz. Arkamızda basın yok, başka güçler, ekonomik güçler yok ama her şeyin iyi olduğu, işleyişin harika olduğu bir kulüpte çalışıyoruz. Bu da bizim işimizi rahat yapmamızı sağlıyor. Bizim başarımızın ana sebebi, başkanımızın, yönetimimizin bize sağladığı güzel imkanlar. O imkanlar karşılığında bizim de bunlara en güzel şekilde cevap vermemiz. Biz buna en iyi şekilde cevap vereceğiz. Bugün üzüntülüyüz ama biz neler yapabileceğimizi biliyoruz. Şimdi önümüzde çok kritik Erzurumspor maçı var. Kendi sahamızda bu maçı kazanarak tekrar yükselişe geçip olmamız gereken yere ulaşmak istiyoruz" diye konuştu.