KÜLTÜR SANAT - 21 Ekim 2025 Salı 10:46

Kerkenes kazıları Anadolu’daki Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı

A
A
A
Kerkenes kazıları Anadolu’daki Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı Köyünde yer alan Kerkenes Harabeleri’nde süren kazılar Anadolu’na bilinen Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı.


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Geleceğe Miras’ projesi çerçevesinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izniyle gerçekleşen kazı çalışmalarında Prof. Dr. Şevket Dönmez Kazı Koordinatörü olarak yer alıyor. Kazı çalışmalarının tamamlandığı günde tarihe ışık tutacak nitelikte çarpıcı açıklamalar yapan Dönmez, bölgenin Türk tarihi açısından kritik önem taşıdığını belirtti.



"Anadolu’da Türklerin tarihinin mimarisiyle beraber 2 bin 600 yıl öncesine uzandığını tespit ettik"


Şahmuratlı Köyünün ‘Şehitlik’ adını verdiği Türkmen mezarlığı mevkiinde çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade eden Dönmez, çok önemli sonuçlara ulaşıldığını söyledi. Dönmez sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu bölgede daha önceki yıllarda tahrip edilmiş iki tane taş kurganı tespit ettik. Bunun mezar kompleksinde mimari içinde yapılmış olduğunu gördük. 60 metre çapında büyük bir dairesel yapı tespit ettik. Ön temizlik çalışmalarını gerçekleştirdik. Kurgan kompleksiyle dairesel yapıya jeoglif diyoruz. İlk defa şimdi Türkiye’nin kalbinde, merkezinde, Sorgun’da ortaya çıktı. Yeryüzüne taşlarla yapılan ve yükseklerden algılanabilen yeryüzü şekilleri demek. Kurgan yapıcılarının bu jeoglifi de oluşturarak aslında orada bir mezar yapısı ve yanında da kutsal bir yapı kut alanı oluşturmuş olduğunu gördük. Bu kut alanı ve kurgan birlikteliğini biz Türk-İslam bölgesinde Kazakistan ve Moğolistan’da özellikle İskit döneminde ve Göktürk döneminde çok güzel örneklerini biliyoruz. Bunun Anadolu’ya M.Ö.550’li yıllarda ve sonrasında yansımış olması İskitlerin yani bizim Proto-Türk diye tanımladığımız toplulukların Sorgun’da Kerkenes Dağında bu bölgede faaliyet gösterdiklerini gösteriyor. Anadolu’da Türklerin tarihinin mimarisiyle beraber 2 bin 600 yıl öncesine kadar uzandığını tespit etmiş bulunmaktayız."



"Buranın bir devlet oluşumu temelinde tartışılması gerekli"


İskitlerin bu bölgeyi bir merkez olarak seçtiklerini vurgulayan Dönmez, "Ata kültünü yaşatmak için buraya kurganlar yapmışlar. Kurganlarla ilgili detay çalışmalarımızı tamamlayamadık. Çünkü bunlar yıllar önce tahrip edilmiş ve defineciler tarafından kazılmış. Biz sadece onların kazdığı alanlardaki kurgan yapısını keşfettik. Kurgan alanıyla beraber tasarlanarak inşa edilmiş bir kut alanı tespit ettik. Anadolu arkeolojisinden bir ilk durumunda ve bu keşif Türklerin bu bölgedeki tarihini Proto-Türkler temelinde günümüzden 2 bin 600 yıl öncesine götürüyor. Bunların tabii ki sağlaması yapılacak. Kerkenes Dağı ören yerinde ve ovalık kısımda birtakım kurganların varlığı bize buranın bir merkez olduğunu da gösteriyor. Buranın bir devlet oluşumu temelinde de tartışılması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Burası şu an Türk tarihi bakımından en hayati en kritik bölge durumuna geldi"


Ünlü tarihçi Heredot’un eserine atıfta bulunan Prof. Dr. Şevket Dönmez, "Heredot ünlü tarih kitabında İskitlerin küçük Asya’da 28 yıl hakimiyet sürdüğünü söylüyor. Perslerin gelişinden önceki sürece dayanıyor. Tam da bu kurganların olduğu sürece dayanıyor. Göçebe düşüncesinde bir bozkır devletinin de varlığını yavaş yavaş bu bölgede düşünmemiz gerekiyor. Buradaki mimari projede devlet aklı ve insan gücü lazım. Burası şu an Türk tarihi bakımından en hayati en kritik bölge durumuna geldi. Burada İskit dönemine ait bir araştırma projesi başlatılırsa ve bu bölgede Kerkenes Dağı’nın yanında belli noktalarda tespit edilirse bu bölge özellikle Demir Çağındaki Proto-Türk varlığı bakımından onun tartışılması, değerlendirilmesi ve turizm noktası olması bakımından çok önemli olabilir" dedi.


Yozgat Müze Müdürü Cihat Çakır Keykavus Kalesi kazısının ikinci dönemini yaşadıklarını ve gösterilen emeklerden dolayı teşekkürlerini ifade etti.


Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci ise Kerkenes’te yürütülen çalışmaların son derece önemli olduğunu belirtti. Ekinci, "Hem Sorgun’un tarihi hem de Türk tarihi için ciddi buluşlar var. Bu haberi bana getirdiklerinde ben de çok mutlu oldum. İnşallah bu çalışmalar ciddi bir hızda yine devam eder. Buradaki önemli konulardan bir tanesi Türklerin Anadolu’da bin 600 yıl önce var olduğunun kanıtı tespit edilmiş oldu. Bu çok ciddi bir buluştur, diye düşünüyorum. Sorgun ve Yozgat için de ileriki çalışmalarda buranın biraz daha gezi alanı oluşması, turizme katkı sağlaması noktasında Sorgun Belediyesi olarak desteklerimizi devam ettireceğimizi beyan etmek isterim. Hocalarımızın ihtiyaç duyacakları bir çalışma evi, idari bölümler, bir sonraki aşamada da karşılama merkeziyle ilgili bir çalışma yapılacak. O dönemde de katkılarımız devam edecek" şeklinde konuştu.



Kerkenes kazıları Anadolu’daki Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.